MÜHÜRLÜ AŞK kitap kapağı

42. bölüm / 51

MÜHÜRLÜ AŞK

Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı

Vaveyla Yazarı: Meloria 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 51Şu an: Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı
  1. 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
  2. 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
  3. 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime
  4. 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
  5. 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
  6. 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime
  7. 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
  8. 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
  9. 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
  10. 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
  11. 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
  12. 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
  13. 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
  14. 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
  15. 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
  16. 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
  17. 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
  18. 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
  19. 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
  20. 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
  21. 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
  22. 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
  23. 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
  24. 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
  25. 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
  26. 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
  27. 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime
  28. 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
  29. 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
  30. 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
  31. 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
  32. 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime
  33. 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
  34. 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
  35. 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
  36. 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime
  37. 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
  38. 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
  39. 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
  40. 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
  41. 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime · Okuduğun bölüm
  42. 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
  43. 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
  44. 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
  45. 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
  46. 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
  47. 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
  48. 48 DUYURU146 kelime
  49. 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
  50. 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
  51. 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime

Kapıyı açtığımda, görmeyi beklediğim kişi kimdi bilmiyordum ama keskinlikle kargocu değildi. Elindeki kutuyla bana bakan adam, "Lavin Bayraktar?" dedi sorarcasına.
"Benim," dediğimde elindeki kutuyu bana uzattı.
"Size gönderildi," demesinin ardından kalemi uzattı. "Şuraya bir imza alacağım."
Kutuyu alıp imzayı attığımda kargocu iyi günler demiş ve gitmişti. Kapıyı kapatırken, "Rüzgar'dan mı sence?" diye soran Deren'e döndüm.
"Ondan başkası burada olduğumu bilmiyor." diyerek salona ilerledim.
Koltuğa oturup kargo poşetini çıkardığımda beni, toz pembe kareli bir kutu karşıladı.
"Ayy," dedi Deren yanıma oturarak. "Hediyeler falan, seninki baya pişman olmuş gibi."
Pembe kurdeleyi çözdüğümde, kutunun kapağını açarak kapağı yanımdaki boşluğa bıraktım. Tabii bunu yaparken gözlerim kutunun içinden ayrılmamıştı.
Gözüme ilk çarpan şey peluş ayıydı. Peluş ayıyı elime aldığımda ne çok küçük ne de çok büyük diyebilirdim. Yumuşak tüyleri elimde hoş bir his bırakırken kafasındaki şapkası gülümsememe sebep oldu. Beyaz pofuduk, kulaklı şapkasının uçlarından iki tane ponpon sarkıyordu. Üzerinde de kahverengi ayıcıklı bir tulum vardı.
Gülümseyerek ayıyı incelerken, "Tam senlik şeylerle dolu, affet artık şu adamı." dedi Deren.
Kaşlarımı çatarak Deren'e döndüm. "Sen Rüzgar'ın yancısı falan mısın ya?" dememle Deren oflayarak koltuğa yaslandı.
Ayıyı yanımdaki boşluğa bırakarak kutunun içindeki bardağı elime aldım. Beyaz inci gibi parlayan kupanın tutma kısmı pembe kurdelenin sarkan iki ucuydu. Çok tatlı ve hoş bir şeydi.
Kupayı da bir kenara bıraktığımda kutunun içindeki parfüm, ve minik bir parfümü daha inceledim. Parfüm benim kullandığım ve Rüzgar'ın da en sevdiği parfümümdü.
Onlarıda kenara bıraktıktan sonra elim kutunun içindeki bilindik bir markanın takı kutusuna gitti. Kutunun kapağını açtığımda minik bir not kartı beni karşıladı.
"Ne yazmış?" diye sordu Deren hemen.
Kağıttaki yazan şeyi Deren'inde duyması için sesli okudum. "Şakayık seviyorsun biliyorum ama bu kolyenin ucu dönüyor. Ellerinle oynamak yerine elin kolyene giderse hem stresin azalır hem de canın yanmaz."
Yüzümde içten bir gülümseme belirdi. Ellerimle oynamamla hoşlanmadığını biliyordum. Notu kutunun içine bıraktığımda gördüğüm kolyeye hayranlıkla baktım. Gümüş kolyenin ucunda üç boyutlu bir zambak motifi vardı. Rüzgar'ın notta da yazdığı gibi uç kısmı dönüyordu ve fazlasıyla rahatlatıcıydı. Kolyeyi tebessümle inceledikten sonra kutuyu kapatıp yanıma bıraktım. Rüzgar taksın istiyordum.
Kutuda son iki parça kalmıştı ve bunlar pembe çiçekli küçük bir defter ve yine pembe bir kalemdi.
"O ne alaka şimdi?" diye soran Deren'e cevaben dudaklarımı bilmiyorum der gibi büktüm. Hiçbir fikrim yoktu.
Defterin içini açmamla kutunun içine düşen küçük notu hemen aldım. Okuduğum yazı dudaklarımın kıvrılmasına sebep olurken Deren elimden notu aldı ve kendi sesli bir şekilde okudu.
"Bana çok sinirlisin biliyorum, benimde aklıma böyle bir şey geldi. Bu deftere bana olan bütün sinirini yazacaksın. Yazarsan sinirin azalır diye düşündüm, umarım doğru düşünmüşümdür." Deren'de okuduğu notla güldü. "İyi fikirmiş, sevdim bunu."
Kutunun içinde sadece pembe süs için koyulmuş kağıtlar kalmıştı. Kutudan çıkardıklarımı kutuya geri koydum ve odama geçtim. Kutunun kapağını kapatıp komidinin üzerine koyduktan sonra Rüzgar'dan herhangi bir mesaj geldi mi diye telefonuma baktım ama hiç mesaj yoktu.
"Ay aman," dedim kendi kendime triplenerek. "Yazma zaten."
***
Bütün günümü Deren'le geçirmiştim. Eski sevgilisine geri döndüğü için kızsam da fazla üstüne gitmemiştim. Yapabileceğim bir şey yoktu, olan Atakan'a olmuştu. Ama o Sercan denen şerefsize ayar çekmek gerekiyordu.
Hava çoktan kararmış, Deren uyumak için odasına geçmişti. Bende odamdaydım. Pijamalarımı giymiş, yatağa oturmuştum. Sırtım yatak başlığına yaslıyken kucağımda Rüzgar'ın aldığı ayı vardı ve şu an elimdeki telefona dik dik bakışlar atıyordum.
Rüzgar bugün hiç mesaj atmamıştı. İstemsizce merak ediyordum. En son dayanamayıp Rüzgar'ı aramak için telefonu elime aldığımda ekrana bir bildirim düştü. Rüzgar'dan gelen bildirimi görmek beni rahatlatmıştı.
Neden sabahtan beri yazmamıştı ki?
Boşluğuma geldiği için bildirim geldiği gibi tıklamış ve sohbete resmen ışınlanmıştım.
Mesaj beklediğim fazlasıyla belli olmuştu!
RÜZGAR'IMMM♡:Kargo teslim edilmiş. (00.22)
Siz:Evet, sabah geldi. (00.22)
Siz:Sen de anca yazıyorsun, ne kadar dakiksin maşallah. (00.22)
RÜZGAR'IMMM♡:Anlaşma fes işleriyle uğraşıyordum sabahtan beri. Bir de yeni antrenör var tabii. Uzun iş. (00.23
RÜZGAR'IMMM♡:Beğendin mi hediyelerini? (00.23)
Siz:Çoook. (00.23)
Siz:Hatta bugün ayıyla uyuyacağım, şu an da kucağımda zaten. (00.23)
RÜZGAR'IMMM♡:Acaba diyorum, o çoook beğendiğin ayıyla birlikte fotoğraf mı atsan? (00.24)
RÜZGAR'IMMM♡:Çok özledim. (00.23)
Sanki keyiften Deren'de kalmaya gelmişim gibi davranıyordu!
Siz:Atmaz mıyım? Atarım tabii. (00.24)
Telefonumun kamerasını açtım ve yüzüm gözükmeyecek şekilde bir fotoğraf çektim.
Siz:*fotoğraf* (00.26)
Rüzgar'ın tepkisini tahmin ettiğimden istemezce güldüm. Kesinlikle böyle bir fotoğraf beklemiyordu.
RÜZGAR'IMMM♡:Bir an yüzünü göreceğim diye ümitlendim biliyor musun? (00.27)
Siz:Yüzümü görmek istiyorsan ikimizin olduğu fotoğraflara bakman yeterli. (00.27)
Siz:Sonuç olarak yanımda olan şey her türlü ayı.(00.27)
RÜZGAR'IMMM♡:Ben mi ayıyım? (00.28)
Siz:Niye, değil misin? (00.28)
Siz:Bence ayıdan bir farkın yok. (00.28)
RÜZGAR'IMMM♡:Sen diyorsan öyledir güzeller güzelim. (00.29)
RÜZGAR'IMMM♡:Ayıdan hiçbir farkım yok, hatta direkt ayıyım ben. (00.29)
Rüzgar'ın mesajını okuduğumda dudaklarımdan bir kıkırtı döküldü. Affetmem için her şeyi yapıyordu ama onun asıl sınavı şu an değildi.
Siz:İşte insan ne halt olduğunu biliyor. (00.29)
RÜZGAR'IMMM♡:Şimdi ben ayıymışım ya. (00.30)
Siz:Evet öylesin. (00.30)
RÜZGAR'IMMM♡:Ayılar balı çok sever, bir yüzünü atsan bende bal görsem. (00.30)
Konuyu nasıl da aynı yere getirmişti.
Siz:Olmaz. (00.30)
RÜZGAR'IMMM♡:Hiç mi inkanı yok? (00.30)
Siz:Hiç yok. (00.31)
RÜZGAR'IMMM♡:Sadece saçını atsan? (00.31)
Siz:Hayır. (00.31)
RÜZGAR'IMMM♡:Gözlerin? (00.31)
Siz:Hayır.
RÜZGAR'IMMM♡:Çillerin? (00.32)
Siz:Hayır. (00.32)
RÜZGAR'IMMM♡:Kirpiklerin? (00.32)
Siz:Hayır. (00.32)
RÜZGAR'IMMM♡:Burnunun ucu? (00.33)
Siz:Hayır, hayır, hayır. (00.33)
RÜZGAR'IMMM♡:Ya Lavin, azıcık acı ama bana. (00.34)
Siz:Tutsaydın sözünü. (00.34)
RÜZGAR'IMMM♡:Tuttum zaten, ben kafa atmayacağıma dair söz vermiştim. (00.35)
RÜZGAR'IMMM♡:Yumruk işin içinde yoktu. (00.35)
Siz:Ben yine de seni tutmuştum. (00.36)
Siz:Ama sen hiç yokmuşum gibi bileğini çekip yapıştırdın yumruğu! (00.36)
RÜZGAR'IMMM♡:Ya vallahi özür dilerim. Yapmayacağım bir daha. (00.37)
RÜZGAR'IMMM♡:Sadece ringde var bundan sonra. (00.37)
Siz:Öyle olması lazım zaten! (00.37)
RÜZGAR'IMMM♡:Tamam öyle olacak, söz. (00.38)
İstediğim şey söz verip yemin etmesi değildi. Ben gerçekten yapmayacağını görmek istiyordum. Bunun için de sabretmem lazımdı, neyseki az kalmıştı.
RÜZGAR'IMMM♡:Ama bir arasam, sesini duysam? (00.38)
RÜZGAR'IMMM♡:Hem belki insafa gelip yüzünü gösterirsin.(00.38)
Siz:Açmam ki. (00.39)
RÜZGAR'IMMM♡:Emin misin? (00.39)
Siz:Eminim. (00.39)
Mesajı yazmamla aramanın ekrana düşmesi neredeyse aynı anda oldu ve ben dediğimi yapıp açmadım. Telefonun sesi kısık olduğu için Deren uyanır endişem de yoktu. Bir süre sonra arama sonlandı.
Kollarımı göğsümde birleştirip telefonu izlemeye devam ettim. Rüzgar, defalarca kez aramış ve en son pes etmiş gibi bir sesli mesaj atmıştı.
RÜZGAR'IMMM♡:*Sesli mesaj* (00.57)
Neden sesli mesaj attığını anlamasam da sesini duyacak olmak mesajı hemen açmamı sağladı.
"Açmayacaksın anlaşılan, benimde işim çıktı zaten." demesiyle kaşlarım çatılırken arkadan duyduğum sesle gözlerim fal taşı gibi açıldı.
Doğru duyup duymadığımı anlamak için ses kaydını baştan açmış ve sonunu yavaşlatmıştım. Kulaklarım sağır olsun isterken başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Arkadan resmen, "Aşkım." diyen bir kadın sesi geliyordu. Ve Rüzgar işim çıktı demişti!
"Geberteceğim seni!" diyerek arama tuşuna bastım. Telefonu kulağıma yasladığımda ayağa kalkmış ve dıııt dıııt diye öten sinir bozucu çalma sesini dinlemeye başladım. "Açsana artık şunu!" diye isyan ettim fakat telefon çalmış çalmış ve en son kapanmıştı.
"Öyle mi Rüzgar Bey!" dedim sinirle. Bir hışımla arabamın anahtarını almam ve odadan çıkmam bir oldu.
Ayakkabılarımı giyerken Deren'in "Ne oluyor be?" diyen uykulu sesini duysam da aklım bambaşka bir yerdeydi.
"Bir şey olmuyor, uyu sen." diyerek evden çıktım. Asansörü beklemek yerine merdivenlerden inerek arabama bindim. Yirmi dakikalık yolu resmen on dakikada gelmiştim.
Arabadan evin anahtarını alarak arabadan indim. Titreyen ellerimle kapıyı açmaya çalışsam da başaramadım. Gözlerimi yumup sakinleşmek adına nefes alıp verdiğimde birazda olsun ellerimin titremesi azalmıştı. Kapıyı açıp eve girdiğimde hızlıca ayakkabılarımı çıkardım ve merdivenlere yöneldim.
Bu yaşıma kadar kimse için asla yapmaz dememiştim. Bana göre herkes her şeyi yapardı. Ama Rüzgar... Bilmiyordum, Rüzgar yapmazdı.
Merdivenleri çıkmayı bitirmemle yatak odasının kapısını kapatarak odadan çıkan Rüzgar'ı gördüm.
Bana şaşkın şaşkın bakan Rüzgar, "Lavin?" diye mırıldandı.
Adımlayarak tam karşısında durdum. Dolmaması için büyük mücadele verdiğim gözlerle Rüzgar'a bakarken, "İçeride mi?" diye sordum.
"Kim?" diyerek soruma soruyla karşılık verdi.
"O," diye mırıldandım. Ne diye hitap etmeliydim?
Rüzgar'ı hafifçe ittirdiğimde bir adım yana kaydı. Kapının kulbunu açarken fazlasıyla garip hissediyordum. Gözlerimin önüne serilen oda bomboştu.
Rüzgar'a döndüğümde, "Gitti mi?" dedim. Öyle bir bakıyordum ki, sanki dokunsalar ağlayacak gibiydim. Gerçekten de öyleydi.
Yüzümdeki ifadeye bakan Rüzgar ağzının içinden bir küfür savurarak beni kendine çekti ve sıkıca sarıldı ama ben kollarımı dolamadım.
Rüzgar, "Özür dilerim." dediğinde gözümden bir damla yaş süzüldü. Ne Rüzgar'ın neden özür dilediğini biliyordum ne de neden ağladığımı.
"Neden özür diliyorsun?" diye sorarken burnuma sızan koku içime huzur tohumları ekti. Rüzgar'ın kokusu... Özlemiştim.
Kollarını benden ayırdığında başımı kaldırarak Rüzgar'a baktım. Oysa beklemediğim bir cevap verdi. "Gelmen için yaptım." dediğinde pişman olduğunu görmemek mümkün değildi. "Yapay zekadan o ses, aç bak istersen."
Duygularım birbirine karışmışken elimi kaldırıp Rüzgar'ın yanağına sert bir tokat attım. "Aptal!" diye bağırdığımda gözümden yaşlar süzülüyordu.
"Hak ettim." diye mırıldandı Rüzgar attığım tokadı kast ederek. "Bağır çağır, vuruyor musun, vur ama gitme be Lavin." Sesindeki tını ve bana olan bakışları özleminin dışa vurduğu sessiz bir çığlıktı.
Karman çorman olan duygularımla boğuşurken "Ben neler düşündüm, neler hissettim senin haberin var mı?" dedim sert ama bir o kadar da kırgın bir sesle. Resmen şoke olmuştum. Sesin yapay zekadan olduğunu bile kestirememiştim.
Mahçup bakışlarla bana bakan Rüzgar'a bakarken bir sürü şey hissediyordum. Hem onu görmediğim günlerin özlemi hem de yaptığı bu saçma şeyden dolayı yoğun bir kızgınlık vardı içimde.
Sırtımı dönüp merdivenlere doğru yürüdüğümde, "Lavin!" diye seslendi Rüzgar. Merdivenleri olabildiğince hızlı indiğimde Rüzgar'la konuşmak istediğimi sanmıyordum.
Ayakkabılarımı giyemeden Rüzgar peşimden gelmiş, kolumu tutmuştu. Ona dönmediğim için önüme geçti. "Lavin, önce konuşalım. Konuşalım sonra..." duraksadığında devamını ben getirdim.
"Gitmek istersem, giderim."
Söylediğim şey Rüzgar'ın hoşuna gitmesede ufak bir baş hareketiyle onayladı. Kolumu Rüzgar'ın elinden kurtarıp içeriye yürüdüm. Salonda hep açık olan loş ışık olduğu için direkt koltuğa oturdm. Rüzgar'da yanıma oturduğunda bana doğru döndü ama ben karşımdaki duvara bakmakla meşguldüm.
Sıkıntılı bir nefes verdiğinde, "Yaptığım şey hoş değildi biliyorum." diye mırıldandı. "Hatta berbat bir şeydi. Ama konuşamadık Lavin, konuşmadan nasıl sorunları çözeceğiz? Kaçmak kolayı, önemli olan kalıp yüzleşmek değil mi?"
Rüzgar'a dönmek yerine kollarımı birbirine bağladım.
"Daha öncede söyledim, bir daha yumruk, kafa veya şiddet ögesi barındıran hiçbir şey yok." dediğinde kafamı sallamıştım ki, "Ama..." dediğinde başımı hafifçe çevirmiş, göz ucuyla ona bakmıştım. Ama mı?
"Sözümün geçerli olmadığı bir kural var."
"Neymiş?"
"Aleyna ve sen. Eğer herhangi biri, sana veya Aleyna'ya yanlış bir davranışta bulunursa ve ben bunu duymuş veya görmüş olursam... Bu sözü unut." Sesi fazlasıyla emin çıkıyordu. Koyduğu şarta göre Yavuz'a attığı kafa ve ona benzer durumlarda sözü geçerli değildi.
"Benim senden beklediğim, kendini dizginleyebiliyor olman." diye mırıldandım. Benim istediğim, sinirlendiğinde yumruğunu havaya kaldırmadan önce kendini tutabiliyor olmasıydı.
Söylediğim şeye hafifçe kaşları çatıldı. Bundan hoşlanmadığı belli oluyordu. "Kendimi tabii ki dizginleyebiliyorum Lavin. Sinir hastası mıyım ben?"
Küçük bir çocuk gibi omuzlarımı kaldırıp indirdim. "Kendini tutabiliyorsan, iyi."
"Tövbe yarabbi," dedi Rüzgar büyük bir sabır çeker gibi. "Sen baya sinir hastası yapmışsın beni."
Dik dik Rüzgar'a baktım, "Kendini aldatan adam yaptığını hızlı unuttun galiba! Benimki masum kalıyor seninkinin yanında."
Rüzgar, "Tamam diğer konuyu hallettik demek ki." diyerek bağladığım kollarımı çözdü ve ellerimi tuttu. Gözlerim tırnaklarıma odaklanınca Rüzgar'a bir kez daha sinirlendim. Ben ne güzel ona tırnaklarımı tek tek gösterecektim. Normalde french yaptırırdım ama bu sefer değişiklik olsun diye desenli desenli şeyler yaptırmıştım.
"O konuya hiç girme." dedim ellerimi çekerek. "Konuşmak için yapmışsın işte bir şeyler."
Rüzgar'ın gözleri gözlerimdeyken, "Barıştık mı yani?" diye sordu ümitle.
Onaylayan bir mırıltı çıkardım. Onu fazlasıyla özlemiştim, uzatmayacaktım. Rüzgar rahatlayarak nefesini vermişti ki, "Ama," dedim.
"Söyle güzeller güzelim söyle." dedi sabırla.
"Eğer bir daha aynısı olursa..."
Rüzgar, "Olmaz, hiç devamını getirme." diyerek lafımı böldü.
"İyi," dedim. "Olmasın."
Rüzgar yanağımdan öptüğünde istemsizce gülümsedim. "Hâlime bak, pijamalarımla duruyorum." diye yakındım. Üstü askılı altı da şortlu, beyaz bir pijama takımı vardı üzerimde.
"Olumlu tarafından bak, hâlâ mükemmel görünüyorsun." Dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Her zaman olduğu gibi."
Koltukta hafifçe yana kaydım. "Yılışma hemen, beni buraya getirmek için başvurduğun saçma yoldan dolayı sana hâlâ kızgınım."
Kolumdan tutup beni kendine çektiğinde kendimi kollarının arasında buldum. "Yanımda ol da, kızgın olmana da razıyım ben."
"Gecenin köründe beni buraya kadar getirmeyi başardın ya, bravo sana." Saat neredeyse üç olacaktı.
Rüzgar tam, "Biraz ayağıma çağırmış gibi oldu, kusura bakma." demişti ki telefonu çalmaya başladı.
Kollarının arasından çıkarken "Kim o?" diye sordum hemen.
Masanın üzerinden telefonunu alan Rüzgar, ekrandaki yazıyı okuyarak "Deren." diye sorumu cevapladı.
"Beni merak etmiştir," diye mırıldandım. "Aç, aç meraklanmasın daha fazla." Evden çıkarken bir şey söylemediğim için endişelenmesi normaldi.
Rüzgar aramayı cevaplayıp telefonu kulağına yasladığında, Deren'in "Rüzgar," diyen endişeli sesini duydum. "Lavin orada mı? Kaç kere aradım açmadı."
Telefonumu Rüzgar aradığında ses olmasın diye sessize almıştım zaten şu an da telefonum nerede bilmiyordum. Ya arabada kalmıştı ya da evden çıkarken hiç almamıştım.
"Burada merak etme," dedi Rüzgar.
Deren'in rahatlayarak nefesini verdiğini duydum. Ev sessiz olduğu için duymakta zorlanmıyordum. "Tamam, o zaman. Lavin yarın uğrar diye düşünüyorum. Eşyaları burada çünkü."
Rüzgar'ın bakışları bana dönünce, "Uğrarım." dedim.
Deren, iyi geceler diyerek aramayı sonlandırdığında Rüzgar telefonunu masanın üzerine geri bıraktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

611okunma 58beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18