MÜHÜRLÜ AŞK kitap kapağı

28. bölüm / 51

MÜHÜRLÜ AŞK

Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri

Vaveyla Yazarı: Meloria 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 51Şu an: Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri
  1. 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
  2. 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
  3. 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime
  4. 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
  5. 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
  6. 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime
  7. 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
  8. 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
  9. 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
  10. 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
  11. 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
  12. 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
  13. 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
  14. 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
  15. 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
  16. 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
  17. 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
  18. 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
  19. 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
  20. 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
  21. 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
  22. 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
  23. 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
  24. 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
  25. 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
  26. 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
  27. 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
  29. 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
  30. 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
  31. 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
  32. 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime
  33. 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
  34. 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
  35. 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
  36. 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime
  37. 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
  38. 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
  39. 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
  40. 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
  41. 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime
  42. 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
  43. 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
  44. 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
  45. 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
  46. 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
  47. 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
  48. 48 DUYURU146 kelime
  49. 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
  50. 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
  51. 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime

Uykumun açılmamış olmasının etkisiyle oflayarak aynadaki kendime baktım. Resmen güneş doğar doğmaz Rüzgar tarafından uyandırılmıştım. Henüz gözlerim bile açılmıyordu.
Rüzgar, arkamdan yaklaşarak kollarını belime doladı. "Niye somurtarak bakıyorsun?" derken kokumu içine çekerek boynuma bir öpücük kondurmuştu.
Ellerimi, karnımın üzerinde duran Rüzgar'ın ellerinin üzerine koydum. "Bu saatte uyanmamızın sebebi ne?" derken gözlerimi yumdum ve başımı Rüzgar'a yasladım. Uyumak için fırsat arıyordum.
"Sen dün demedin mi özledim diye," dedi kafasını boynuma gömerek. "Bende antrenmanlarımı erteledim."
Gözlerim açıldığında başımı geriye çekerek omzumun üzerinden Rüzgar'a bakmaya çalıştım. "Gerçekten mi?"
Rüzgar "Gerçekten," dediğinde yanağıma bir öpücük bıraktı. "Hadi hazırlan, minik bir tatile çıkıyoruz."
Gülümseyerek Rüzgar'ı onayladım ve giyinme odasına doğru ilerledim. "Ne giyeceğime yardım et." derken ciddiydim, çok uykum vardı ve saçma sapan şeyler giyebilirdim.
Rüzgar, peşimden gelirken "Giymende de yardım etmemi ister misin?" dediğinde yüzündeki ifadeyi görmedim ama o imalı tonu hissetmemek imkansızdı. "Çok fenasın."
Bir buçuk, iki saat gibi bir sürede hem giyinmiş hem de bavullarımızı hazırlamıştık. "Her şey tamam sanırım." diye mırıldandım.
"Evet," dedi Rüzgar beni onaylayarak. "Her şey tamam."
Evden çıktığımızda Rüzgar'ın arabasına doğru ilerledik. Arabanın ön tamponuna bakarken "Çizik hâlâ duruyor," dedim. "Götürmeyecek misin düzeltsinler."
Arabanın bagajını açan Rüzgar "Hayır götürmeyeceğim," dedi.
Kaşlarım havalandığında "Neden?" diye mırıldandım.
"Senden hatıra kalsın,"
Rüzgar'a bakarak gülümsediğimde yanağına bir öpücük bıraktım. "Baktığın her şeyde benden bir şey görüyorsun," dedim. "Ve bunu bilerek yapıyorsun."
"Aynen öyle, karımı her yerde görmek ve her ne kadar aklımdan çıkmasa da olası bir durumda yeniden hatırlamak için."
Gözlerim Rüzgar'ın bileğindeki ipte ve dövmede gezindi. "Görünüşe bakılırsa aklından çıkmam pek mümkün değil."
"Benim de istediğim bu zaten."
***
Güneş yeni yeni tepeye çıkmaya başlamıştı. Uçuşan kuşların cıvıltısı etrafa yayılırken denizin sesi buradan bile duyuluyordu. Denize çok yakın bir sahil villasına gelmiştik.
Karşımdaki büyük villaya bakarken, "Böyle bir yer hayâl etmemiştim," diye mırıldandım. Villanın önü deniz arkası ise ormandı. Deniz kenarındaki palmiyeler, çiçekler... Ormandaki farklı ağaçlar, bitkiler... Sanki doğanın güzellikleri birleşmişti.
Rüzgar elini belime yerleştirdiğinde "Herkesten uzak bir yerde olalım istedim." dedi. Ona bakıp gülümsedim. Gerçekten de herkesten uzak bir yerdi çünkü buradaki tek ev karşımızdaki villaydı.
Eve girdiğimizde eşyalarımızı yerleştirmeden önce ellerimizi yıkamış ve amerikan mutfağa geçmiştik. İkimizde açtık ve bu şekilde eşya yerleştirmektense yemek yemek daha mantıklı gelmişti.
Patateslerin kızardığına emin olduktan sonra tabağa koydum. Bahçeye çıktığımda Rüzgar masayı hazırlıyordu.
Patatesleri masanın ortasındaki boş alana bıraktığımda gözüm masanın üzerindeki yiyeceklerde gezindi. "Çok acıktım ben," derken oldukça ciddiydim.
"Hadi otur," dedi Rüzgar bardaklarımıza limonata doldururken. Masaya oturduğumda Rüzgar'ın boş tabağını aldım. Peynir, zeytin, salatalık gibi kahvaltılıkları tabağına koyduktan sonra tabağını önüne bıraktım ve kızarmış ekmeklerden bir tanesine uzandım. Bu sırada Rüzgar da benim tabağımı almıştı.
Kızarmış ekmeğin üzerine labne ve vişne reçeli sürdükten sonra Rüzgar'a uzattım. Vişne reçelini seviyordu.
Sohbet ederek kahvaltımızı yaptıktan sonra odamıza geçip eşyalarımızı yerleştirmiş ve sahile inmek için hazırlanmaya başlamıştık.
Üzerimde siyah bağlamalı bir bikini takımı vardı. Altıma kot şort giymiştim ama üzerimde bir şey yoktu. Plaj çantamı hazırlarken "Beni izleme saatin mi geldi?" dedim Rüzgar'a bakarak.
"Seni izlememin bir saati yok," derken bakışları hâlâ üzerimdeydi. "Ama sanki olmadı bu sana."
"Ne olmadı?" dedim şaşkın şaşkın.
Rüzgar üzerimdeki bikiniyi işaret etti. "O," Gözlerimi hafifçe kısarak Rüzgar'a öyle mi der gibi baktım.
"Yani oldu da," dedi Rüzgar, lafı eveleyip gevelerken. Derdini çoktan anlamıştım ama onun söylemesini istiyordum. "Acaba diyorum benim gömleğimi mi giysen üzerine."
Gülmemek için kendimi tutarken Rüzgar üzerindeki kısa kollu beyaz gömleği çıkarmıştı bile. "Hem tarz olur belki."
"Sen şuna kıskanıyorum, desene." dediğimde elindeki gömleği almadım. "Gömleğini sen giyebilirsin."
"İyi," dedi Rüzgar. "Ben giyerim."
Deniz kenarına indiğimizde denizin hafif dalgasının sesleri geliyordu. Derin bir nefes aldığımda içime dolan huzur çok güzeldi. Buraya gelene kadar yürümüştük ve yol boyunca ellerimiz hiç ayrılmamıştı.
Boş olan şezlongların yanına gelmiştik. Rüzgar plaj şemsiyesini açarken ben şortumu çıkarma derdindeydim. Fakat bir sorun vardı, şortumun fermuarı sıkışmıştı. Sinirle "Şaka mı bu!" dediğimde Rüzgar'ın bakışları bana döndü. "Ne oldu?"
"Ne olacak," dedim Rüzgar'a dik dik bakarken. "Ne kadar istemediysen artık şortumun fermuarı sıkışmış."
Rüzgar'ın yüzünde bir gülümseme beliriyordu ki hemen onu yok etti. "Tüh," derken üzülmediği oldukça belliydi. "Şortla girersin sende denize."
"Hayatta olmaz," dedim şortumun fermuarıyla uğraşmaya devam ederken. Rüzgar sarf ettiğim çabayı izlerken elimin acımasıyla en son pes ettim.
Omuzlarım düşerken, "Açılmıyor," dedim üzgün bir kabullenmişlikle. Oysaki şortum yeniydi, alırken fermuarının sıkıntılı olduğunu fark etmemiştim.
Şezlonga oturmuş bana bakan Rüzgar derin bir nefes aldığında "Gel buraya," dedi kıyamayarak. "Bir de ben deneyeyim."
Rüzgar'ın önünde durdum ama açılacağından hiç ümidim yoktu. Elli fermuarın üzerinde durduğunda yutkunmadan edemedim. Rüzgar, fermuarı birkaç kez oynattıktan sonra yavaşça aşağıya doğru çekti ve şaşırtıcı bir şekilde fermuar açıldı. "Nasıl bir hırsla açmayı denemişsen artık," dedi kinayeli bir tonda. "Nazikçe yapsan açılacakmış."
Yüzümdeki gülümsemeyle Rüzgar'ın yanağına bir öpücük bıraktım. "Teşekkür ederim."
Şortumu çıkartırken Rüzgar'ın bakışları hemen etrafta gezinmeye başlamıştı. Oysa kimse buraya bakmıyordu, çok fazla insan da yoktu zaten.
Şortumu bir kenara bıraktıktan sonra Rüzgar'ın çenesini tutarak bana bakmasını sağladım. Gözlerinin ilk odağı gözlerim olmuştu ve hiç değişmedi. "Hm?"
"Güneş kremimi sürmen gerekiyor," dedim. "Yani sadece sırtıma, benim sürmem pek mümkün değil."
Rüzgar kafasını salladığında ikimizde sırtlarımız hariç güneş kremlerimizi sürmüştük. Rüzgar'ın dizine oturduğumda sırtım ona dönüktü. Güneş kremini sırtıma sürdükten sonra bende onun sırtına sürmüştüm.
"Hadi," dedim Rüzgar'ın bileğini tutarak. "Denize girelim." Rüzgar ayağa kalktığında en beklemediğim şeyi yapıp beni kucağına aldı. Düşmemek için kollarımı boynuna dolarken dudaklarımda bir gülümseme belirdi.
Rüzgar'ın kucağındayken denize girdiğim için suyun soğuk olup olmadığını anlamamıştım ama Rüzgar'ın kucağından indiğimde suyun bedenime değmesiyle içimde bir titreme duygusu oluştu.
"Soğukmuş," diye mırıldamdığımda Rüzgar'ın dibinden ayrılamıyordum. Kolları bedenime dolandığında "Alışırsın," dedi yatıştırıcı sesiyle.
Bir süre sonra suya alışmış ve birlikte denizde eğlenmiştik. Denizden çıkıp havluyla kurulandıktan sonra güneş kremimi tazelemiştim. Şezlonga uzanıp güneşlenmeyi hedeflerken Rüzgar başımda dikildi.
"Ne oldu?" dedim anlamaya çalışmanın verdiği masumiyetle.
"Azıcık kay bakayım," dedi Rüzgar. "Birlikte uzanalım."
Dediği şeyi hemen yaptım çünkü bende birlikte uzanmak istiyordum. Rüzgar yanıma uzandığında başımı göğsüne yasladım. Elleri saçlarımın arasında dolanırken, "Fotoğraf çekelim." dedim neşeli neşeli. "Lütfen."
Rüzgar beni kırmamış ve onaylamıştı. Güzel pozlar verdiğimiz bir sürü fotoğraf çektikten sonra zor da olsa içlerinden birini seçip hikayeme eklemiştim. Daha fazla fotoğraf çekince toplu olarakta paylaşırdım zaten.
***
Gün boyu güneşin altında kalmaktan yanaklarım hâlâ sıcacıktı.
Sabah erkenden denize girmiş, öğleden sonra sahilde yürümüş, akşamüstü ise neredeyse çocuklar gibi saçma sapan şeylere gülmüştük. Şimdiyse duştan çıkmış balkonda Rüzgar'ı bekliyordum, o da duştaydı.
Şuan yorgun olmam gerekiyordu ama değildim. Üstelik uykum da yok gibiydi. Balkondan denizi izlerken dalga sesleri kulağıma bir melodi gibi geliyordu. Hafiften esen rüzgar nemli saçlarımı geriye doğru savuruyordu.
Sürgülü balkon kapısının açıldığını duyduğumda Rüzgar'a doğru döndüm. Yüzümdeki tebessümle ona bakarken tek düşündüğüm onunlayken çok mutlu olduğumdu. Bütün yorgunluğumu silip süpürmüştü.
"Üşüteceksin," dedi Rüzgar nemli saçlarıma dokunurken.
Parladığından emin olduğum gözlerimle Rüzgar'a bakarken "Sarılarak ısıtmaya ne dersin?" diyerek bir teklif sundum.
Dudaklarından kısık sesli bir gülüş döküldüğünde bakışlarım dudaklarına düştü. Beni kollarının arasına aldığındaysa huzurla gözlerimi yumdum.
Rüzgar elini yanağıma koyduğunda nefesim hafifçe takıldı. Parmakları gün boyunca güneşte kalan tenime serin gelmişti. Usulca yanağımı okşarken kendimi tamamen ona bıraktım.
"Atakan'la olan maçıma gelmen şart, benim için çok önemli."
"Geleceğim tabii ki," dedim başımı kaldırıp ona bakarken. "Seni yalnız bırakmam."
Rüzgar'ın gözleri gözlerime odaklandı. "Seni seyircilerin arasında gördüğüm sürece kaybetmem mümkün değil."
Elimi Rüzgar'ın yanağına yerleştirerek dudaklarına bir buse bıraktım. "Merak etme," dedim yumuşak bir tonda. "Hep orada olacağım."
"Sadece orada olma," dedi kısık bir tonda. "Orada olduğunu bana hissettir."
"Hissettireceğim, söz veriyorum."
Dudaklarımız birleştiğinde günün bütün gürültüsü, kahkahaları ve yorgunluğu eriyip gitmişti. Birbirimizden ayrıldığımızda hızlanan kalbim ve nefeslerimiz yarışır bir haldeyi.
Gözlerimiz birbirine kenetliylen dudaklarım aralandı. "Yine öyle bakıyorsun,"
"Nasıl bakıyorum?"
"Dünyadaki en değerli şeymişim gibi..."
"Çünkü öylesin..."
Dudaklarımdan kısık bir gülüş döküldüğünde Rüzgar'ın nemli saçlarını karıştırdım. "Ne tatlı bir adamsın sen ya böyle."
"Sadece sana," diye fısıldadı. "Sadece böyle bir adamım."
Dudaklarımız yeniden birleştiğinde hangi ara içeriye girmiştik bilmiyordum. Öpücüğümüz hiç olmadığı kadar tutkulu ve unutulmazdı.
Sırtım yatakla buluştuğunda Rüzgar'ın bedeni üzerimdeydi. Birbirimizin gözlerinde kaybolurken gecenin devamını düşünmemeye çalışarak kendimi Rüzgar'a bıraktım.
Bu gece tamamen bize aitti.
***
Gözlerimi açtığımda odanın içi yumuşak bir sabah ışığıyla dolmuştu. Perdenin arasından görünen deniz nerede olduğumu hatırlattı. Tatildeydik.
Başımı hafifçe çevirdiğimde Rüzgar'ı gördüm. Uyanmıştı ve her zamanki gibi beni izliyordu. "Günaydın," dedim uykulu çıkan sesimle.
Rüzgar da "Günaydın," dedi ama yüzündeki gülümsemede sinir bozucu bir memnuniyet vardı.
"Neye sırıttığını sorabilir miyim?" dedim gözlerimi kısarak.
Rüzgar'ın kaşları havalandığında gözleri üzerimde dolaştı ve "Sence?" diye mırıldandı.
Gözlerim üzerime düştüğünde üzerimde bir şey olmadığını yeni fark ediyordum. Dün gece olanlar gözlerimin önünde bir bir canlanırken çarşafı üzerime çekerek başımı hızla yastığa gömdüm. Utanmıştım.
Rüzgar'ın gülüşünü duymam uzun sürmedi. "Saklanıyor musun?"
"Hayır," dedim yastıktan dolayı boğuk çıkan sesimle. "Neden saklanacağım?"
Rüzgar, eğlenen bir tavırla "Yastığa yüzünü gömmüş olman tam tersini söylüyor." dedi.
Utançtan inleyerek yüzümü yastığa daha da bastırdım. Bu sefer kahkaha attı.
"Bana bak," dedi rica eder gibi.
"Bakmayacağım."
"O niyeymiş?"
"Çünkü şuan yüzündeki ifadeyi tahmin edebiliyorum."
Yatağın hafifçe kıpırdadığını hissettim. Göz ucuyla Rüzgar'a baktığımda yanıma yaklaştığını gördüm. Başımı tekrar yastığa gömmemle Rüzgar'ın keyifli sesini yine duydum. "Dün gece bu kadar utanmıyordun."
Başımı yastıktan kaldırıp "Rüzgar!" dedim uyarır gibi. Bilerek utandırıyordu.
"Ne?" dedi masumca. "Ne dedim ki?"
Gözlerimi devirsemde gülmeden edemedim. "Gerçekten çekilmez birisin."
"Ama sevdiğin çekilmez biriyim."
"Gıcık," diye mırıldansam da sesimde sitemin eseri yoktu.
Rüzgar, kolumu kavrayıp beni kendine çektiğinde tenlerimiz birbirine temas etti. Yanaklarımın kızardığına emindim.
Yüzüm Rüzgar'ın yüzüne dönükken bakışlarından kaçmak istesem de kaçamadım. Belki de kaçmak istemiyordum.
***
Birkaç gün süren tatilimizden bugün dönmüştük. Birbirimizle geçirdiğimiz her en zihnimin ve kalbimin en güzel köşesine kazınmıştı.
Rüzgar... Benim bu hayatta en değerlimdi, en sevdiğimdi. Kalbim tamamen ona aitti ve bundan zerre pişman değildim. Ömrümün sonuna kadar kollarının arasında olsam bir an bile sıkılmaz, bir of demezdim. Hiçbir şey konuşmasak sadece otursak bile yanımdaki varlığını hissetmek yeterdi bana. Öpüşmemizde, bedenlerimizin her temasında sanki ilk defaymış gibi hızlanan kalbim, kızaran yanaklarım... Hepsi ona olan sevgimin azalmadığını aksine gün geçtikçe daha da arttığını simgeliyordu.
Televizyondaki boks maçı izlerken koltuğun kenarında uyuyakalmış Rüzgar'ı yüzümdeki tebessümle izliyordum. Antrenmanların onu yormasını unursamamış sırf özledim dedim diye birkaç gününü bana ayırmıştı. İçim gidiyordu...
Rüzgar, koltukta uyuyakalacak biri değildi ama yorgunluğu her halinden belliydi. Üstelik yarın da antrenmanı vardı.
İç çekerek yanağına tüy gibi bir öpücük bıraktım. Burada rahat uyuyamazdı, uyandırsam iyi olurdu ama kıyamıyordum da.
Telefonumdan yükselen bildirim sesini başta umursamadım ama sonra içimdeki dürtüye yenik düşerek Rüzgar'dan uzaklaştım ve masanın üzerindeki telefonuma uzandım.
Mesajın bilinmeyen bir numaradan geldiğini görünce kaşlarım çatıldı. Mesajın üzerine tıkladığımda karşıma çıkan şey ise bir video oldu.
Parmağım ürkekçe videonun üzerine tıkladığında ekranda bir güvenlik kamerası görüntüsü açıldı. Gece kaydı olduğu için görüntü cızırtılıydı. Burasının neresi olduğunu anlamadığım gibi ekranda gözüken adamı da tanıdığımı sanmıyordum. Fakat adamın arkasından gelen diğer kişiyi tanımamam imkansızdı.
Rüzgar...
Sinirli olduğu sıktığı yumruğundan bile belliyken önünden kaçar adımlarla yürüyen adamı yakaladı ve sırtını sertçe duvara çarptı. Kalbimde bir basınç hissettiğimde, adamın yüzü daha net gözükmüştü ama hayır gerçekten tanımıyordum.
Akıp giden video kaydının devamında Rüzgar adamın yüzüne defalarca yumruk atıyor ve bir şeyler söylüyordu. Karşısındaki adamın yüzünde gördüğüm tek şey korku ve pişmanlıktı. Bir süre sonra kadraja Atakan girmiş ve zar zor Rüzgar'ı adamdan uzaklaştırmıştı.
Gözlerim kamera kaydının kenarındaki tarihe ilişti. Henüz Rüzgar'la tanışmadığım zamanlardı.
Neydi bu şimdi?
Gelen bildirimle videodan çıktığımda telefonumda yeniden sohbet ekranı belirdi.
Bilinmeyen numara:Güzel video değil mi?
Bilinmeyen numara:Sence basına sızdırılsa sevgili kocanın kariyeri ne kadar sürede parçalanır?
Bilinmeyen numara:Kapının önüne çık, güzel kardeşim :)
Güzel kardeşim... Zihnimde yankılanan tek ses hayatımı mahveden kişinin ismiydi: Mert.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.266okunma 68beğeni 9yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18