MÜHÜRLÜ AŞK kitap kapağı

3. bölüm / 51

MÜHÜRLÜ AŞK

Bölüm:3 İlk Mesaj

Vaveyla Yazarı: Meloria 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 51Şu an: Bölüm:3 İlk Mesaj
  1. 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
  2. 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
  3. 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime · Okuduğun bölüm
  4. 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
  5. 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
  6. 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime
  7. 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
  8. 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
  9. 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
  10. 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
  11. 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
  12. 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
  13. 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
  14. 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
  15. 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
  16. 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
  17. 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
  18. 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
  19. 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
  20. 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
  21. 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
  22. 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
  23. 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
  24. 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
  25. 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
  26. 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
  27. 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime
  28. 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
  29. 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
  30. 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
  31. 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
  32. 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime
  33. 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
  34. 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
  35. 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
  36. 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime
  37. 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
  38. 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
  39. 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
  40. 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
  41. 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime
  42. 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
  43. 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
  44. 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
  45. 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
  46. 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
  47. 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
  48. 48 DUYURU146 kelime
  49. 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
  50. 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
  51. 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime

Hayrettin Hoca'nın röportaj ödevini verdiği günün üzerinden iki gün geçmişti. Yani bugün Atakan Karacakaya'nın maçı vardı.

Namı diğer Kara Fırtına.

Alkışlar çoğalınca bakışlarım ringe çıkmakta olan Atakan Karacakaya'ya kaymıştı ama ona olan bakışım yanındaki Rüzgar'ı görene kadar sürdü.

"Ben demiştim sana gelir diye." diyen Deren'e kafamı sallamakla yetindim. Rüzgar Bayraktar, eliyle Atakan'ın omzuna birkaç kez vurup bir şeyler söyledikten sonra geriye çekildiğinde Atakan Karacakaya ringe çıkıp rakibinin karşısında dikildi.

Deren'den öğrendiğim bilgilere göre Atakan Karacakaya bir mağlubiyetle Rüzgar Bayraktar'ın hemen altındaydı. Rüzgar Bayraktar'ın hiç yenilgisi olmamasını çok garipsemiştim. Ve beni en çok güldüren şey de Atakan'ın bir mağlubiyetinin Rüzgar'a karşı olmasıydı.

Çok ironikti gerçekten.

Deren'in iç çektiğini duyduğumda bakışlarım hızla onu buldu. İmalı bakışlarımı görünce ne var der gibi kafasnı iki yana salladı. "Adamın yakışıklılığı iç çektiriyor kızım bakma bana öyle." diye kendini savununca gözlerini devirmemek için kendimi zor tuttum. Kollarımı göğsümde birleştirerek başlayan maçı izlemek zorunda kaldım.

Yumruklar, kanlar, bağırışlar... En sevmediğim şeyler neyse hepside bu sporda vardı malesef. Maç boyunca maçı izlemek dışında her şeyi yapmıştım. Birbirlerine attıkları sert yumruk benim bile canımı yakıyorken izlemem pek mümkün değildi.

Hakemin düdüğüyle maç bittiğinde kazanan Atakan Karacakaya olmuştu. Tezahüratlar kulaklarımı sağır etmek üzereydi. Hakem Kara Fırtına'nın bileğini tutarak havaya kaldırdığında sesler daha çok yükseldi. Ardından Atakan ringden indi ve Rüzgar'la el sıkışarak içeriye doğru yürümeye başladılar. Soyunma odasına gidiyor olmalıydılar.

Deren, kolumu dürttüğünde bakışlarım ona döndü. "Lavin, tam zamanı hadi." Tedirgin bakışlarım Rüzgar'ın sırtında oyalanınca derin bir nefes alarak kafamı iki yana salladım. "Yok ben yapamayacağım galiba."

"Güzelim Hayrettin Hoca bu, eğer bunu da yapmazsan bu sefer tepkisi bence böyle olmaz." Deren'in söylediği gerçekler yüzüme vurduğunda kafamı ağır ağır salladım. "Tamam gidiyorum."

Deren, sakin olmam gerektiğini söyleyen birkaç cümle kurduktan sonra hızlı adımlarla Rüzgar ve Atakan'ın gittiği yere doğru ilerledim. Uzun koridorun sonunda konuşarak yürüyen ikiliye bakınca adımlarım geriler gibi oldu. Belki o çarpışma yaşanmadaydı böyle olmazdı!

Cesaretimi toplayarak "Rüzgar Bayraktar," dememle ikilinin bana dönmesi bir oldu. Atakan Karacakaya'nın bakışları Rüzgar ve benim aramda gidip gelirken Rüzgar tek kaşını hafifçe kaldırmış şekilde bana bakıyordu.
Ama böyle bakınca üzerimde çok baskı hissediyorum.

Ne diyeceğimi bilemez bir halde "Merhaba," diye mırıldandım. Bakışlarım Atakan'a hiç deymediği için olsa gerek Rüzgar'ın omzuna avuç içiyle iki kere vurarak yanımızdan uzaklaştı. Atakan'ın arkasından birkaç saniye bakan Rüzgar'ın bakışları beni bulduğunda kollarını göğsünde birleştirerek "Merhaba," dedi.

Şuan ne yapmam gerekiyordu? Neden Deren benim yerime konuşmamıştı ki? Resmen adamın karşısında gerim gerim geriliyordum. "Ben Lavin Yücel," dedim elimi uzatarak. Rüzgar Bayraktar bir elime bir bana bakınca ne yaptığımın farkına varıp elimi hemen indirdim.

"Evet Lavin, ne istiyorsun?" Soğuk sesi karşında resmen donakalırken güç bela "Ben Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü okuyorum." dedim. Dikkatle beni dinlediği için gözlerimi kaçırdım. Şuan bile yanaklarıma kan pompalanıyordu.

"Hocamda bir röportaj ödevi verdi ve özellikle sizinle yapmalıymışım." Kendimi açıkladığım için derin bir nefes alıyordum ki "İmkanı yok." diyen sesle nefesimi tuttum. Bakışlarım Rüzgar Bayraktar'a dönünce o da bana baktığı için göz göze gelmemiz kaçınılmaz oldu.

"Hiç mi?" diye sordum bir umut. Düz bir sesle "Hiç," deyince omuzlarım düştü. Ne bekliyordum ki hemen kabul mi edecekti? Ne yapacağımı bilemez bir hâlde karşısında dikilirken "Başka bir boksörle yap." dedi zeki şey.

"Olmaz," dedim kafamı iki yana sallarken. "Diyorum ya hocam özellikle sizinle yapmamı istedi ama anlaşılan bir hafta sonra yiyeceğim azardan kaçamayacağım."

Titreyen ellerimi saklamaya çalışırken "Kusura bakmayın, sizide rahatsız ettim." dedim. Gözlerine bakamıyordum bile ama onun bakışları benim üzerimden ayrılmıyordu. Gözlerim yerden ayrılıp gözlerine çıkınca "İyi akşamlar, Rüzgar Bey." diyerek arkamı döndüm ve yürümeye başladım.

Bir adım atmıştım ki kolumda hissettiğim parmaklar adımlarımı durdurdu. Bakışlarım kolumdaki ele gidince kalbim deli gibi atmaya başladı. Arkamı döndüğümde dibimde bulduğum Rüzgar Bayraktar yutkunmama neden oldu. Elini kolumdan çekerek "Ne zaman?" diye sorunca neyden bahsettiğini anlayamadım.

Ya da ihtimal veremedim. Şaşkınlıkla "Nasıl?" derken yüzüm kim bilir ne hâldeydi.

Karşımdaki adam derin bir nefes alarak gözlerini gözlerime dikti. "Ne zaman yapıyoruz röportajı?"

Gizleyemediğim sevinçle "Kabul ediyor musunuz?" diye sorduğumda "Sence Lavin?" dedi sanki gülecek gibiydi.
Hızlıca "Şey pardon ben öyle bir an... beklemiyordum da." diyerek bir açıklamada bulunduğumda gözleri yeşillerimde uzun uzun oyalandı ardından bir eli deri ceketinin cebine gitti. Telefonumu çıkarmasını beklemiyordum. Çenesiyle omzumda asılı olan çantamı işaret etti. "Çıkar telefonunu."

Dediğini sorgulamadan telefonumu çıkardığında numarasını söylemesini beklemiyordum. Titreyen parmaklarım söylediği her bir sayı ekranın üzerinde bulup basarken kalbim hâlâ normalden fazla atıyordu.

Numarasının tamamını söylediğinde "Eğer tanımadığım kişiler beni ararsa anında senden şüphelenirim ve dava açmaktan çekinmem." İşaret parmağıyla telefonumu işaret etti. "Bu numara ikimizin arasında."

kafamı sallayarak dediğini tekrarladım. "İkimizin arasında."

"Güzel," diyerek bakışlarını yüzümde gezdirmeye devam etti. Bunu yapması gerim gerim gerilmeme sebep oluyordu. "Uygun bir gün bulup halledelim şu işi." dedikten sonra kısa bir an duraksadı ve devam etti. "Yaz bana Lavin."

Lavin derken vurgu mu yapmıştı o?

Arkasını dönüp gidince tuttuğum nefesimi verdim. Ne zamandır nefesimi tutuyordum?Soyunma odasına doğru yürüyen adamın sırtını izlerken elimi kalbime götürerek kocaman gülümsedim. "Oldu bu iş!"
Hayrettin Hoca'nın azarından kurtulmuştum.

***

Rüzgar Bayraktar

Ben onu her seferinde bir daha görebilecek miyim diye düşünürken evren bir şekilde bizi bir araya getiriyordu. Aslına bakılırsa teklifini kabul edip etmemekte ikilemde kalmıştım çünkü gerçekten çok yoğundum. Ama o masum bakışıyla röportaj yapamayacağını kabullenip gitmeye yeltendiğinde içim el vermemişti.
Antrenmanlarım başlayacaktı ama bir şekilde ona yani Lavin'e vakit ayıracaktım.

İsmi ne kadar da güzeldi.

Lavin...

Soyunma odasına girdiğimde Atakan'ı benche oturmuş bir hâlde buldum. Siyah havlusu boynunda atkı gibi duruyordu. "Koçum," diyerek yanına oturdum. "Lakabının hakkını veriyorsun fırıtına gibi estin." Sinsice sırıtınca ne diyeceğini tahmin etmem zor olmadı. "Sıra sanada gelecek Rüzgar Bayraktar."

Kollarımı göğsümde birleştirerek sırtını arkamdaki duvara yasladım. "Sen ne kadar kinci bir insanmışsın ya böyle." Rahat rahat söylediğim şeyle kaşları çatıldı. "Kinci mi?" dedi ters ters. "Lan piç senin yüzünden bir mağlubiyetle geziyorum."

Kendimi tutamatıp kahkaha attım. "Bu yüzden rakibim bile değilsin."

"Bekle sen bekle, bir gelsin o maç günü görüşeceğiz seninle," dedi ve ardından alayla "Ringlerin Hükümdarı." diye ekledi. Ayağa kalkarak dolaba doğru yürüyünce sırıtarak onu izledim. "Görüşelim bakalım Kara Fırtına."
Dolaptan çıkardığı suyu kafasını diktikten sonra. "Neymiş hanımefendinin derdi?" diye sordu. Lavin'den bahsettiğini anlamam uzun sürmedi. "Röportaj yapmak istiyormuş," dedim karşımdaki kapıyı izlerken.

Atakan'ın "Röportaj mı?" diyen sesiyle biraz daha açıklama yaptım. "Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü okuyormuş hocasıda özellikle benimde röportaj yapmasını istemiş."

"Öyle mi?" dedi imalı imalı. "Kabul ettin mi?" Görmese bile kafamı salladım. "Ettim." Bakışları bana döndü ama ben dümdüz karşıya bakıyordum. "Ne oldu senin maçta gördüğün kıza? Hızlısın sanki benim bildiğim Rüzgar bu röportajı kabul etmezdi."

Tek elimle yüzümü ovuşturdum. "Aynı kızdı Atakan," Derin bir nefes alırken gözlerimi yumdum. "Önce maçta gördüm sonra çarpıştık şimdi de röportaj."

"Aynı kız mı? Bilinçli gibi duruyor." diyen Atakan'a ters ters baktım. "O ne demek lan!" Sert çıkan sesimle Atakan kısık sesle küfür savurarak bana dik dik baktı. "Ne yani sen hepsinin tesadüf olduğuna mı inanıyorsun? İnsanlar çok üçkağıtçı dostum."

"Saçmalama, öyle bir şey yapacak kıza benzemiyor." dedim ama ister istemez Atakan'ın dediğinide düşünmeden edemedim. Ya amacı beni oyuna getirmekse? Ya o röportajın amacı başka bir şeyse? Maçta onu görmem sonra çarpışmamız şimdi de röportaj ...

Ne düşünüyordum ben böyle? İmkanı yoktu. Eğer öyle olsaydı röportajda daha da ısrar ederdi. Peki bu da plana dahilse? Kafamı iki yana sallayarak düşüncelerimden kurtulmaya çalıştım.

Atakan, "Sen yine de yelkenleri hemen suya indirme, oyuna falan gelirsin Allah korusun." dedi ama ben çoktan yelkenleri indirmiştim. "Sokayım böyle işe, kafamı karıştırma it herif!" Kafasını olumsuz anlamda iki yana sallayan Atakan elindeki buzu patlayan kaşına tutuyordu.

Yanıma gelip otururken ceketimin iç cebinden sigara ve çakmağımı çıkardım. Paketten bir dal çıkarıp Atakan'a uzattığımda reddetmeden aldı. Ardından bende bir dalı dudaklarımın arasına koyarak yaktım.

Atakan doğru söylüyor olabilir mi diye düşünmeden edemiyordum.

Lavin Yücel

2 gün sonra...

Yatağa bağdaş kurarak oturmuş sırtımı da yatak başlığına yaslamıştım. Elimdeki telefondan mesaj sohbetine girmiş sürekli bir şeyler yazıp siliyordum. Evet, Rüzgar Bayraktar'a yazacaktım. Röportaj işini hemen halletmemiz gerekiyordu çünkü bir hafta sürem gittikçe azalıyordu.

Ve bir sorunumuz vardı mesaja nasıl giriş yapacağımı bilmiyordum. Oflayarak başımı yatak başlığına yasladım. "Deren'in gelmesini mi beklesem?" diye mırıldandım ama bugün onun dersi geç bitiyordu. Deren'in eve gelmesi falan derken saat geç olur ve yarına ertelemek zorunda kalırdım.

Cesaretimi topladım ve içimden ne geliyorsa onu yazdım.
Lavin Yücel:Merhaba Rüzgar Bey, Lavin ben hani geçen gün röportaj için sizinle konuşmuştum. Siz de uygun bir gün için size yazmamı söylemiştiniz ben de yazdım.
Tabii ki de bunu göndermedim ne saçma bir mesajdı bu böyle. "Ay Lavin hatların yandı vallahi."

Derin bir nefes alarak daha düzgün bir mesaj yazım.
Lavin Yücel:Merhaba Rüzgar Bey, ben Lavin umarım rahatsız etmiyorumdur. Röportaj için konuşmuştuk ya, onunla ilgili yazıyorum. Uygun olduğunuz bir gün ve yer var mı acaba? İsterseniz spor salonunda ya da sizin için daha rahat olacak başka bir yerde de yapabiliriz. Bana haber verirseniz ona göre ayarlayabiliriz.

Mesajı gönderdiğimde rahat bir nefes aldım. Yirmi dakikaya yakın bir süredir mesaja giriş yapmaya çalışıyordum.

Telefonumu yatağın üstüne bırakmıştım ki ekranım anında parladı. Telefonu elime aldığımda Rüzgar'ın mesaj attığını gördüm. Bu kadar hızlı dönmesini beklememiştim.

Rüzgar Bayraktar:Merhaba Lavin, bir an hiç yazmayacaksın sandım ve merak etme rahatsız etmiyorsun.

Çekindiğim için yazamadım diye doğruyu söylemek yerine minik bir yalan söyledim. Parmaklarım ekranın üzerinde gezinirken istemsizce titriyordu ama nedenini sorgulamadım. Sonuçta her gün bir ünlüyle yazışmıyordum.

Lavin Yücel:Üniversite hayatı işte, pek vaktim olmadı anca yazabildim. Kusura bakmayın.

Lavin Yücel:Röportaj için ne zaman uygunsunuz?
Rüzgar Bayraktar:Çarpıştığımız günü düşünürsek antrenman için gittiğim yerleri biliyorsunuz gibi görünüyor.

Rüzgar Bayraktar:Sana da uygunsa yarın antrenmanım bittiğinde yapabiliriz.

Lavin Yücel:Tabii antenmanınız ne zaman biter, saat kaçta gelmeliyim?

Rüzgar Bayraktar:Kafana göre takıl, öğleden sonra akşama kadar oradayım. Ne zaman gelirsen gel sana vakit ayırabilirim.

Kalbim hızlandı, istemsizce tebessüm ettim.

Lavin Yücel:Tamam o zaman, yarın öğleden sonra oradayım. Rica etsem konumu atabilir misiniz?

Rüzgar Bayraktar:Tabii.

Rüzgar Bayraktar:Konum paylaşıldı.

Rüzgar Bayraktar:Seni bekliyor olacağım Lavin, yarın görüşürüz.

Lavin Yücel:Görüşürüz Rüzgar Bey.

Sohbetten çıkıp telefonumun ekranını kapattım ve yatağa bıraktım. Ellerim hâlâ titriyordu. Bunu yadırgamadım çünkü heyecanlandığımda ellerim hep titrerdi ve ben bunu durdurmak için sürekli ellerimle oynardım.

Şuan da böyle bir durumun içindeydim. Ellerimi birbirine kenetliyor, ovuşturuyor ve parmaklarımı kütletiyordum. Derin bir nefes alıp verdiğimde ellerimin titremesi azalmıştı birazdan tamamen son bulurdu.

Yatağa uzanarak cenin pozisyonu aldım. Gözlerimi yumduğumda dakikalar önce okuduğum mesaj aklıma gelince yüzümde bir tebessüm belirdi.

Ne zaman gelirsen gel sana vakit ayırabilirim.

Gerçekten ayırır mıydı? Herhangi bir gün yanına gitsem ne olursa olsun bana vakit ayırır mıydı?

"Aman Lavin, ne düşünüyorsun." diye geçiştirdim kendimi. "Zaten röportajdan sonra bir daha görmeyeceksin sal gitsin."

Göz kapaklarım usulca düşmeye başladığında onlara direnemeyip gözlerimi kapattım ve kendimi uykuya teslim ettim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3.325okunma 128beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18