LEYLA kitap kapağı

30. bölüm / 47

LEYLA

30. Bölüm ✽

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 30. Bölüm ✽

-30-

Yusuf gözlerini araladığında, Leyla’nın onu sessizce izlediğini fark etti. O an, sabahın yumuşak ışığı odanın içine süzülüyor, Leyla’nın yüzüne huzurlu bir parıltı veriyordu.
“Erken uyanmışsın,” dedi Yusuf, sesi hâlâ uykunun ağırlığını taşıyordu.

Leyla hafifçe gülümsedi, bakışlarını ondan ayırmadan.
“Biraz öyle oldu…”

Yusuf yastıktan başını kaldırıp ona doğru döndü. Gözlerinde hem merak hem de şefkat vardı.
“Nasıl? Daha iyi misin, Leyla?” diye sordu.

Leyla boğazını hafifçe temizledi, ardından yumuşak bir sesle konuştu:
“Sen varsan, ben hep iyiyim, Yusuf Zeyd… Ama sana bir şey soracağım. Bana birkaç tane Kürtçe kelime öğretir misin?”

Yusuf’un yüzünde sıcak bir gülümseme belirdi.
“Tabii öğretirim.”

Leyla biraz daha yaklaştı, sesi merakla doluydu.
“Günlük hayatta kullandığımız kelimeleri öğrenmek isterim. Mesela… ‘günaydın’ nasıl denir?”

Yusuf hafifçe güldü, gözlerinde muzip bir ifade vardı.
“‘Günaydın’ın Kürtçesi… ‘Ez ji te hez dikim (ben seni seviyorum).”

Leyla gözlerini devirdi, dudaklarında istemsiz bir tebessüm oluştu.
“Ama bu çok uzun, resmen şiir gibi! En iyisi Türkçede kalmak… Peki ‘hoş geldin’ ne demek?”

Yusuf biraz doğrulup ciddileşmiş gibi yaptı ama gözlerindeki oyunbazlık hâlâ kaybolmamıştı.
“Bak şimdi, birkaç kelime söyleyeceğim. Aklında tut, olur mu?”

Leyla başını salladı.

“‘Çavreşamın (kara gözlüm) hoşgeldin demek, Evinamın (aşkım) nasılsın demek ‘Mirimın’… (kocam) açmısın demek anladın mı.”

Leyla hafifçe kaşlarını çattı

Yusuf gülerek devam etti:
“Bunları sadece bana karşı söyle, olur mu?”

Leyla kahkaha attı, başını iki yana salladı.
“Tamam, tamam… Sen bugün otele gitmeyecek misin?”

Yusuf derin bir nefes aldı, yüzü biraz daha ciddileşti.
“Yok. Bugün aşiretle ilgili bazı toplantılar yapmamız lazım. Arkadaşlarım gelecek, evde ağırlayacağız onları.”

Leyla’nın gülümsemesi yavaşça soldu. Sabahın huzurlu havası, yaklaşan günün ağırlığını hissettirmeye başlamıştı.

Leyla kaşlarını hafifçe kaldırdı. “Arkadaşların mı?” dedi merakla. “Nasıl insanlar bunlar, senin gibi korkulu mu, yoksa biraz daha normal mi?”

Yusuf kısık bir kahkaha attı. “Benim gibi olan bir tane yeter, fazlası dünyaya zarar,” dedi. “Ama hepsi güvenilir adamlardır. Yıllardır yanımdalar, düğünümüzde deli gibi halay çeken biri vardı hatırlıyor musun sezer, o gelicek birde”

Leyla başını salladı. “Demek bugün konak biraz daha kalabalık olacak… ve evet Sezer'i hatırlıyorum” dedi hafif alayla.

Yusuf’un yüzü bir an ciddileşti. “ Evet öyle olacak, Ama sen dikkatli ol. Derya’nın gözü üzerinde, hissediyorum.”

Leyla gözlerini kıstı. “Ben de hissediyorum. Ama korkmuyorum Yusuf. Dün ne dediysem arkasındayım.”

Yusuf, Leyla’nın çenesini hafifçe kaldırdı. “Zaten korksan, sen Leyla olmazdın.”

Kapı tıklandı. İçeri hizmetçilerden biri girdi.
“Ağam, kahvaltı hazır,” dedi saygıyla.

Yusuf başını salladı. “Tamam, Geliyoruz.”

Hizmetçi çıktıktan sonra Yusuf ayağa kalktı, gömleğini düzeltti.

Leyla da yataktan kalktı.
“Ben de hazırlanayım,” dedi ki

Ve birlikte aşağıya indiler, herkes masadaydı, evet Derya da masadaydı hemde zümra hanımın sağ köşesindeki sandalye ye oturmuştu.
Zelal, Leylayı görünce gülümsedi ona.

"Günaydın, babam nerede?" Dedi Yusuf ve Yanındaki sandalyeyi çekti Leylanın oturması için ve oturdular .

"Günaydın oğlum, hoşgeldiniz Baban otele gitti oğlum, işleri varmış" Dedi Beriwan hanım

"Hoşbulduk Beriwan anne." Dedi Leyla

Derya çay bardağını masaya bırakıp. "Hâlâ çok naziksin Yusuf Ağa, eskisi gibisin."

Bütün gözler Derya ya döndü, ama Leyla sesini çıkarmadı, zaten deryanın amacı da buydu,

Zümra hanım, Leyla'ya bakarak. "Maşallah bu sofraya her sabah en son gelen sensin. Bundan sonra ilk sen uyanacaksın, kahvaltıyı da sen hazırlayacaksın, anlaşılmayan birşey vardır? " Dedi

Yusuf cevap vermek için kendini doğrulttu ki, Leyla onu durdur du
"Burada çalışanlar var zaten? Ben niye yapayım? " Dedi

Zümra derin bir nefes verdi sinirle.

Derya gözlerini devirerek lafa atladı ve. "Neden? Ben hazırlıyordum Leylacım, sabah erkenden uyanıp, bu konağın kahvaltısını hazırlıyordum, sen beceremiyor musun? " Dedi

Leyla kendinden emin bir şekilde. "O da senin salaklığınmış Derya, ama ben hazırlamayacağım! " Diye cevap verdi.

Zelal kendini tutamadı ve kahkaha attı Derya ya bakarak.

Derya kızardı hem utançtan hem sinirden.

"Terbiyesizliğin lüzumu yoktur Leyla! " Diyerek sesini Yükseltti zümra hanım

Leyla ayağa kalktı öfkeyle, "Ben buraya temizlik yapmak, çalışmak için gelmedim, ben buraya Yusuf Zeyd Doğanın karısı olarak, Sidar Boran'ın kızı olarak geldim! Unutmayın ben hem ağa kızı hemde ağa karısıyım! Bundan sonra herkes benimle konuşurken ayağını denk alsın! Anlaşılmayan bir şey varmı? Bence yok! " Diye bağırdı.

Evet Leyla artık hayatını kabul edip akışına bırakmıştı. Bazen öyle yapmak gerekmez mi zaten? Akışına bırakacaksın ki hayatın önüne daha neler çıkaracağını görmek için. Artık Leyla için sadece Yusuf Zeyd vardı, evet onu seviyordu, ve evet şuan tek amacı Deryayı ondan uzak tutmaktı.

Ve bütün gözler onun üzerindeydi, bütün çalışanlar, kapıdaki korumalar herkes leylaya bakıyordu.

Zümra hanım da ayağa kalktı alaycı bir gülümseme vardı suratında. "Sidar ağanın meşur kızı Leyla mı? Yirmi beş yaşında olan ama Sidar ağanın daha yeni bir yıldır kızı olan Leyla mı? Yusuf Zeydin karısıyım diye haykırıyorsun her köşede! Ama sen sadece kan davası uğruna evlenip geldin bu konağa! "

Zümra hanım derin bir nefes vererek devam etti.

"Sen sadece kan davası için varsın burada! Yanımızda! Sen Zeydimin umrunda bile değilsin Leyla, hem sen kim köpeksin ki Yusuf Zeyd Doğanın karısı olacaksın? Ne haddine senin Leyla? Sen kimsin Leyla? " Diye bağırdı

Leylanın bir anlığına duydukları kafasında dönmeye başladı ama sadece babası ile olan gerçekler.

Yusuf direkt ayağa kalktı ve Leylanın elini tuttu sinirle bağırarak.
"Leyla kim diye sormuştun sanki hala? Leyla benim aşık olup, planlar yapıp istemeye gittiğim kadın, ve sonrasında evlendiğim kadın! Kimse ama hiç kimsenin söz hakkı yok Leyla ya karşı! "

Leyla şaşırarak Yusuf'a baktı. "Aşık olduğum kadın mı? " Diye tekrarladı.

Yusuf Zeydin omuzları dikleşti kaşları çatıldı. "Evet, aşık olduğum kadın! Ben Leyla ile kan davası için evlenmedim! Ben Leyla ile aşık olduğum, ve onunla geleceğimin olmasını istediğim için evlendim! Anlaşılmayan bir şey? " Dedi gür sesi ile.

Beriwan hanım gururlu ve şekilde oğluna baktı ve gözleri doldu, karısını çok güzel koruyup kollayan bir adamdı oğlu.

Zelal ayağa kalktı ve abisine sarıldı. "Canım abim helal olsun sana! Ama biliyormusun ben sanki çakmıştım Leylayı sevdiğini! " Dedi

Yusuf Zeyd gözlerini devirerek Zelale baktı ve. "Şuan sırası değil zelalcim! " Dedi.

Leyla hâlâ Yusuf Zeyde bakıyordu, büyülenmiş gibiydi.

"Bitti mi Romeo ve Juliet tiyatronuz? Bittiyse asıl bombayı patlatıcam çünkü! " Dedi Derya sinirle

Zelal ve Leyla aynı anda. "Ne bombası? " Diye sordu

"Yine neler karıştırıyorsun sen? " Dedi Yusuf

"Birşey karıştırmıyorum! Sadece gerçekler konuşacak birazdan, ben değil! " Diye cevap verdi Derya

O an konağın büyük kapısı açıldı, ve içeriye hafif esmer 5 yaşlarında bir çocuk girdi.
Çocuk Derya ya doğru yürüdü.
"Gel annecim! " Diyerek ona sarıldı Derya.

Yusuf ve Leyla direkt birbirlerine baktı.

"Ne oluyor burada Derya? " Diye sordu Beriwan hanım sinirle

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

490okunma 40beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.