15. bölüm / 47
LEYLA15. Bölüm ✽
Bölümler 47Şu an: 15. Bölüm ✽
- 1 1. Bölüm ✽1.805 kelime
- 2 2. Bölüm ✽2.059 kelime
- 3 3. Bölüm ✽1.235 kelime
- 4 4. Bölüm ✽1.473 kelime
- 5 5. Bölüm ✽1.417 kelime
- 6 6. Bölüm ✽1.903 kelime
- 7 7. Bölüm ✽1.283 kelime
- 8 8. Bölüm ✽1.196 kelime
- 9 9. Bölüm ✽1.567 kelime
- 10 10. Bölüm ✽1.259 kelime
- 11 11. Bölüm ✽1.423 kelime
- 12 12. Bölüm ✽1.345 kelime
- 13 13. Bölüm ✽1.061 kelime
- 14 14. Bölüm ✽1.261 kelime
- 15 15. Bölüm ✽1.125 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16. Bölüm ✽1.257 kelime
- 17 17. Bölüm ✽1.284 kelime
- 18 18. Bölüm ✽1.398 kelime
- 19 19. Bölüm ✽1.323 kelime
- 20 20. Bölüm ✽1.186 kelime
- 21 21. Bölüm ✽850 kelime
- 22 22. Bölüm ✽814 kelime
- 23 23. Bölüm ✽848 kelime
- 24 24. Bölüm ✽674 kelime
- 25 25. Bölüm ✽857 kelime
- 26 26. Bölüm ✽709 kelime
- 27 27. Bölüm ✽954 kelime
- 28 28. Bölüm ✽865 kelime
- 29 29. Bölüm ✽979 kelime
- 30 30. Bölüm ✽1.042 kelime
- 31 31. Bölüm ✽969 kelime
- 32 32. Bölüm ✽1.054 kelime
- 33 33. Bölüm ✽1.122 kelime
- 34 34. Bölüm ✽830 kelime
- 35 35. Bölüm ✽1.019 kelime
- 36 36. Bölüm ✽997 kelime
- 37 37. Bölüm ✽1.264 kelime
- 38 38. Bölüm ✽1.062 kelime
- 39 39. Bölüm ✽1.264 kelime
- 40 40. Bölüm ✽1.418 kelime
- 41 41. Bölüm✽1.379 kelime
- 42 42. Bölüm ✽1.108 kelime
- 43 43. Bölüm ✽1.089 kelime
- 44 44. Bölüm ✽1.240 kelime
- 45 45. Bölüm ✽1.278 kelime
- 46 46. Bölüm✽1.028 kelime
- 47 47. Bölüm ✽1.440 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-15-
Cihan içinden küfür ederek, leylanın sırtını sıvazladı, Leyla birden oturma pozisyonu alarak.
" Telefonumu getirir misin Cihan ". Dedi.
Cihan, babaannesinin odasına giderek, çekmeceden telefonu alıp, Leyla'ya verdi,
" Ben babaannem le Konuşup geliyorum leyla". dedi cihan
Ve odadan çıktı. Leyla, zelali aradı, ve ağlayarak başından geçenleri anlattı.
"Yarın beni istemeye gelicekler, ben ne yapacağım zelal". Dedi Leyla
Zelal aslında biliyordu geri dönüşü olmayan bir yol olduğunu, Leyla'yı korkutmak istemiyordu, ve sakinleştirmeye çalışıyordu,
Saatler sonra Leyla, zelal ile konuşurken uyuya kalmıştı, cihan leylanın kapısını iki kere tıklattı ve ses gelmeyince cihan hemen odaya girdi, Leyla'nın uyuduğunu görünce içi rahatlamıştı, ve üstünü örtüp odasına çıktı, yatağa girip, telefonunu eline aldı, instagrama girip, zelalin profiline girdi. Dalıp gitti o fotoğrafa baktıkça.
Cihan yumruklarını sıkarak, "Dertler bitmiyor, biri bitiyor yenisi başlıyor, sen bana yardımcı ol yarabbim, sana sığındım". Dedi
Leyla avludaki kalabalığın sesi ile irkildi, hızlıca koşarak camdan baktı ve hazırlık yapılıyordu. " Hayır! Hayır ya hayır olmaz! ". Diyerek bağırdı,
ve koşarak avluya indi. Sinirle " Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz ya ". Diye bağırdı çalışanlara.
" Hanımım sizin için hazırlık yapıyoruz, akşam sizi istemeye gelecekler ya". Dedi kadın
Leyla sabır çekerek. "İsteme falan yok, bırakın sizde hazırlık yapmayı! ". Dedi
" Kusura bakmayın Leyla hanımım, seher hanımımızın emri , ancak o isterse bırakırız işimizi". Dedi sevda
Seher hanım sırıtarak, merdivenlerden aşşağıya indi ve. "Aferin sevda! Bi ara hatırlat maaşına zam yapayım". Dedi
" Hiçbir zaman senin istediğin olmayacak bunu unutma! ". Diye bağırdı Leyla, seher hanımın yüzüne.
Birden Sidar ağanın. " Yeter yav! bıktım şu konakta ki bağırışmadan, huzursuzluktan, bir kere, huzur istiyorum bu konakta! Bir kere! " . Bağırışı ile irkildiler,
"Sidar ağa! Seher hanıma birşey söyle, beni evlendirecek, ya yeter, bıktım usandım, seher hanımın başıma açmaya çalıştığı belalardan ya! Bugün burdan gideceğim ve hiç kimse karşıma çıkamaz". Diye bağırdı Leyla, sinirden kırışan surat ifadesi ile.
" Ne evlendirmesi! ". Diyerek seher hanıma baktı Sidar ağa.
" Torunumu evlendireceğim, çok mu şey istiyorum oğul! ". Dedi seher hanım tebessüm ile.
" Ya ana bırak bu ayakları, seni gerçekten tanımasam, diyeceğim anam doğru söylüyor, yine ne yapıyorsun ana". Dedi Sidar ağa
" BORANLARIN geleceğini kurtarıyorum! son yaptığınız anlaşmayı mahvettiniz, Leylayı vereceğimiz aileden başlık parası alacağız, şirket için, ve o aile bize yardımcı olmak zorunda! Bak Oğul ben bizi düşünüyorum, benim kötü bi niyetim yok ". Dedi Seher hanım.
Sidar ağa sabır çekerek, masaya geçti, ve oturup elini başına götürdü, düşünmeye başladı,
Leyla kahkaha atarak. "Bide düşünüyormusun sidar ağa? Bravo, bravo size BORANLAR, tamam en güçlüsü, en zengini sizsiniz, okey geçmişten beridir hayatımın içine ettiğiniz gibi bi de şimdi düşünüyormusunuz! Allah kahretsin sizi hepinizi bütün boranları". Dedi
Seher hanım bağırarak. " Bağırma babana! Ayrıca birdaha pijama ile yanımıza gelme, anan sana saygı öğretmedi galiba". Dedi
"Ne babası ya? O benim babam değil ". Dedi leyla
" Yeter! Odana geç Leyla". Diye bağırdı Sığar ağa
Leyla Sidar ağaya bakarak. "Bana babalık taslama, 25 yıl önce olmadığın gibi şimdi de yoksun benim için Sidar ağa! ". Dedi
Seher hanım sinirle Leylanın kolunu tuttu. O sırada Cihan odadan geldi.
" Yine ne oluyor". Dedi .
Seher hanım leylayı kolundan ittirerek "Al şu kardeşini odasına kapat! ". Dedi
"Ablam! Odasına çıkmak isterse çıkar". Dedi Cihan , seher hanıma imalı bir şekilde
"Yazıklar olsun sana, bu Leyla , Cihanı da kendine benzetmiş vallaha! ". Dedi seher hanım
Cihan sırıtarak. " Becerebildiysem Ne mutlu bana ". Dedi
Seher hanım sinirle bakışlarını Cihan'a çevirdi, Cihan, Leylayı elinden tutarak, odasına doğru gitti, ve odaya girdiler.
" Yeterince sinirlendirdim biraz daha üstüne gitsek, ikimizi de boğar ". Dedi Cihan.
" Hadi boğulmaktan kurtulduk, peki ben evlenmekten nasıl kurtulacağım". Dedi Leyla
Cihanın gülümsemesi soldu ve. "İşte ondan kurtaramam, bu sefer beni de aşan bir mesele, ve bu işi kurcalarsam senin ölümüne sebep olabilir, kızım! Burası mardin, istanbul değil! ".diyerek odadan çıktı Cihan.
Leyla. " Madem öyle beni kurtarmıyorsunuz, bende ölüme giderim". Diyerek hazırlanmaya başladı sinirle. Seher hanımın gönderdiği paketleri açtı, ve ilk gözüne çarpan, kırmızı elbiseyi giydi, saçlarını toparlayıp , hafif bir makyaj yaptı, yatağın köşesine oturup, aynadan kendine baktı.
"Benim bir annem vardı değilmi? Arayıp ne diyeceğim, anne ben evleniyorum, birazdan istemeye gelecekler, haberin olsun bari, bunu mu söyleyeceğim, şuanlık haber vermesem daha iyi olur". Dedi kendi kendine
Konakta ki sesler daha da çoğalmıştı " Leyla kızım! ". Diye seslendi seher hanım.
" Senin kızım diyen dilini si- leyla kendine gel, geliyorum babannecim". Dedi leyla
Derin bir nefes alarak, aşşağıya indi leyla, herkes aşşağıdaydı , kapının önüne dizilmişlerdi ve konağın kapısı açıldı, kapı açıldığı gibi herkes dona kaldı...
--{}{}--
Şu an Yusuf Zeyd Doğan karşımda duruyordu… hem de takım elbisesiyle. Üzerine kusursuz oturan o koyu renk takım, geniş omuzlarını daha da belirginleştiriyordu. Elinde koca bir çiçek buketi vardı; taze çiçeklerin kokusu, konağın ağır havasına rağmen bana kadar ulaşıyordu.
Ama asıl mesele bu değildi…
Arkasında duranlar…
Berivan Hanım’ın yüzünde kocaman bir gülümseme vardı, neredeyse mutluluktan ağlayacaktı. Zelal heyecanlıydı. Ama Zümra… her zamanki gibi sinirli ve soğuktu. Amed Bey ise ciddi, ölçülü bir duruşla olanları izliyordu.
Ve onun hemen yanında…
Azad.
Bana öyle bir bakıyordu ki… içim ürperdi. O bakışta öfke vardı, nefret vardı… ve sanki beni parçalayacak kadar keskin bir şeyler.
Bir an nefes almayı unuttum.
Boran Ailesi, yıllardır düşman oldukları Doğan Ailesi’ni karşılarında görünce donup kaldı. Kimsenin beklediği dünürler değildi bunlar.
“İçeri almayacak mısınız?” dedi Yusuf.
Sesi sakindi… ama içinde garip bir meydan okuma vardı.
Ben hâlâ ona bakıyordum. Sanki gördüğüm şey gerçek değilmiş gibi.
Sidar Ağa’nın sesi duyuldu:
“Yusuf Zeyd…?”
Seher Hanım’ın eli titriyordu. Gözleri öfkeyle büyümüştü.
“Siz… Doğanlar! Ne cüretle konağımın önüne gelirsiniz!” diye bağırdı.
Yusuf en ufak geri adım atmadı.
“Evet, bizi beklemiyordunuz,” dedi. “Ama siz para istemiyor musunuz? İşte o bende var. İhtiyacınız kadar veririm. Ben Allah’ın emriyle Leyla’yı istemeye geldim.”
Kalbim… o an gerçekten durdu sandım.
Seher Hanım adamlara kaş göz yaptı. Kapının önündeki adamlar geri çekildi. Ve Doğanlar… sanki burası onların eviymiş gibi içeri girdi.
Yusuf bana doğru yürüdü.
Adım attıkça kalbim daha hızlı çarpıyordu.
Elindeki çiçekleri bana uzattı.
Ama ben… kıpırdayamadım.
Gerçek değil bu, dedim içimden. Bu olamaz.
“Alacak mısın?” dedi.
O an beynim tamamen sustu. Hiç düşünmeden uzandım ve çiçeği aldım. Ellerim titriyordu.
Bu gerçekten oluyor muydu… bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey… aklımın o an tamamen durduğuydu.
Cihan’ın bakışları Yusuf’a kilitlenmişti. İçindeki öfke yüzünden okunuyordu.
Yusuf hafifçe eğilip onun kulağına bir şey fısıldadı:
“Zelal ile aranızda ne olduğunu biliyorum. Seninle sonra konuşacağız.”
Cihan bir an duraksadı.
Sonra yumruklarını sıktı.
Ortamdaki gerilim iyice ağırlaştı.
Hep birlikte misafir odasına geçtik. O oda… yüksek tavanı, ağır perdeleri ve duvarlardaki eski tablolarla zaten insanın içini sıkıyordu. Ama şu an… nefes almak bile zordu.
Seher Hanım yerine oturdu. Yüzünde sahte bir gülümseme vardı.
“Demek,” dedi, “bu düşmanlığı kızımızı gelininiz yaparak bitirmeyi düşünüyorsunuz… öyle mi?”
Sesi yumuşaktı…
Ama içindeki zehir apaçık hissediliyordu.
Ve ben…
Ortada duruyordum.
Sanki herkesin savaşında… ortada kalmış tek kişiydim.
Öşlojfdh
Bölüm etkileşimi
