29. bölüm / 47
LEYLA29. Bölüm ✽
Bölümler 47Şu an: 29. Bölüm ✽
- 1 1. Bölüm ✽1.805 kelime
- 2 2. Bölüm ✽2.059 kelime
- 3 3. Bölüm ✽1.235 kelime
- 4 4. Bölüm ✽1.473 kelime
- 5 5. Bölüm ✽1.417 kelime
- 6 6. Bölüm ✽1.903 kelime
- 7 7. Bölüm ✽1.283 kelime
- 8 8. Bölüm ✽1.196 kelime
- 9 9. Bölüm ✽1.567 kelime
- 10 10. Bölüm ✽1.259 kelime
- 11 11. Bölüm ✽1.423 kelime
- 12 12. Bölüm ✽1.345 kelime
- 13 13. Bölüm ✽1.061 kelime
- 14 14. Bölüm ✽1.261 kelime
- 15 15. Bölüm ✽1.125 kelime
- 16 16. Bölüm ✽1.257 kelime
- 17 17. Bölüm ✽1.284 kelime
- 18 18. Bölüm ✽1.398 kelime
- 19 19. Bölüm ✽1.323 kelime
- 20 20. Bölüm ✽1.186 kelime
- 21 21. Bölüm ✽850 kelime
- 22 22. Bölüm ✽814 kelime
- 23 23. Bölüm ✽848 kelime
- 24 24. Bölüm ✽674 kelime
- 25 25. Bölüm ✽857 kelime
- 26 26. Bölüm ✽709 kelime
- 27 27. Bölüm ✽954 kelime
- 28 28. Bölüm ✽865 kelime
- 29 29. Bölüm ✽979 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 30. Bölüm ✽1.042 kelime
- 31 31. Bölüm ✽969 kelime
- 32 32. Bölüm ✽1.054 kelime
- 33 33. Bölüm ✽1.122 kelime
- 34 34. Bölüm ✽830 kelime
- 35 35. Bölüm ✽1.019 kelime
- 36 36. Bölüm ✽997 kelime
- 37 37. Bölüm ✽1.264 kelime
- 38 38. Bölüm ✽1.062 kelime
- 39 39. Bölüm ✽1.264 kelime
- 40 40. Bölüm ✽1.418 kelime
- 41 41. Bölüm✽1.379 kelime
- 42 42. Bölüm ✽1.108 kelime
- 43 43. Bölüm ✽1.089 kelime
- 44 44. Bölüm ✽1.240 kelime
- 45 45. Bölüm ✽1.278 kelime
- 46 46. Bölüm✽1.028 kelime
- 47 47. Bölüm ✽1.440 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-29-
Zümra Hanım araya girdi, gözleri Leyla’ya dikilmişti. “Senin yerin belli,” dedi soğukça. “Konakta huzur isteniyorsa, kurallara uyulmalı.”
Kısa bir sessizlik oldu; herkesin bakışları Leyla’ya çevrildi. Leyla derin bir nefes alıp, sesini duyuracak kadar yüksek konuştu: “Kurallar nelerdir, Zümra Hanım? İnsanların üzerlerine basmak mı? Eğer huzur, birinin yok edilmesiyle kuruluyorsa, ben o huzuru istemiyorum. Bu konakta da insanım. Bugün buradayım ve geri çekilmeyeceğim. Ben! Koskoca aşiretin ağası olan Yusuf Zeyd doğanın karısıyım ve bu konağında hanımıyım! Bundan sonra herkes ayağını denk alsın”
Herkes bir an için sustu. Derya’nın yüzündeki tebessüm çatladı; Zümra’nın kaşları indi. Yusuf Leyla’ya bakarken, gurur ve koruma iç içeydi.
Kapı birden açıldı ve Amed Bey yükselerek sözü aldı: “Sessizlik!” dedi, sesi titrek ama emir verircesine. “Evimizde kavga istemem. Herkes yerini korusun. Rezil olduk bütün mardin'e, herkes Yusufa kuma getirdiğimizi konuşuyor! Bu milletin ağzını nasıl kapatacaksınız? "
Beriwan hanım sinirle masadan kalkarak. "Ne kuması? Senin ağzın ne söyler ağam! Bu konağım tek bir gelini var, o da leyla, başka kimseye müsade yoktur! Herkes yerini ve haddini bilsin! ". Dedi
" Senin dilin çok uzadı beriwan! Benim yanımda bir daha böyle bağırıp çağırmayacaksın!" Dedi zümra hanım,
Yusuf rahat bir tavırla, "İstedikleri kadar konuşsunlar! Kimin ne olduğu belli zaten, fazlasına gerek yok! " . Dedi
Yusuf'un sözlerinden sonra Leyla'nın birz olsa da içini soğutmuştu.
Birden konağın kapısı sert bir şekilde açıldı.
Sidar ağa, cihan ve yasir önde, arkada da adamları vardı, ellerinde silah.
Sofradaki herkes birden ayağa kalktı.
Sidar ağa burnundan soluyordu, "Ne oluyor amed ağa! Ne demek kızımın üstüne kuma getiriyorsun sen! Bütün mardin halkı, sidar ağanın kızı Leyla Boranın üste kuma gelmiş diye konuşuyor! Yıllar önce olan bir meselenin intkamını kızım ile mi alıyorsunuz! ". Diye bağırdı
O gür sesi bütün konağın içinde yankılanmıştı, hizmetçiler merakla köşeye dizilmiş olanları izliyordu.
Amed bey, sidar ağanın yanına giderek. " Öyle bir şey yok sidar ağa! İçin ferah olsun! Geçmiş geçmişte kaldı, intikam yok, o kız ablamın misafiri, iki üç güne gidecek, merak etmeyin, leyla bize emanet! " . Dedi
Sidar ağanın sınırı ve öfkesi dinmemişti. "Mardin’in dili uzun DOĞANLAR! Bu kadın eski gelininizmiş! Ve benim kızım ile aynı yerde durması ne saçmalıktır böyle! Benim için bu mesele şereftir!”
Leyla, sidar ağanın yanına giderek. " Babacım, sorun yok, iki gün vakti var şu misafirin, eğer gitmezse, ben bu konağın hanımı olarak, yaka paça dışarı atmasını bilirim, aklın bende kalmasın! ". Dedi.
Sidar ağa gurur duyarak kızına bakar. " Tamam kızım, ben sadece uyarı yapmaya geldim, gerisi sende. " Dedi
Cihan direkt Leyla'ya sarıldı. Ve leylanın kulağına fısıltı ile. "Zümra hanımı ilk kez böyle kudurmuş bir şekilde görüyorum, aferin kız, bu kadınıda kudurttun ya! ." Dedi
Yasir, Leyla'nın omzunu okşadı, sidar ağa adamlarını geri çekti ve konaktan çıktılar.
Sidar Ağa’nın gürültüyle kapanan kapısının ardından konakta bıçakla kesilmiş gibi bir sessizlik çöktü. Sofradaki gerilim, avludan gelen adamlarının gürültüsüyle iki katına çıkmıştı. Amed Bey yorgun bir nefes vererek sandalyeye oturdu. Bu kadar yıllık ağalık hayatında, sofrasında böyle bir şeref meselesinin konuşulması onu utandırmıştı.
Zümra Hanım’ın yüzü bembeyazdı, dudakları ince bir çizgi hâlini almıştı. Leyla’nın babasına karşı kurduğu o dik cümleler, Zümra’nın otoritesini herkesin önünde sarsmıştı. Leyla ise kalkanını yeni takmış bir savaşçı gibi dimdik duruyordu.
Derya, çatlayan tebessümünü hızla toparladı ve alaycı bir sesle konuştu:
“Vay, ne kadar da ateşli bir savunma. Gelinliğini giyen, konağın hanımıyım diye bağırır olmuş. Ama unutmayın, duvarlar da kulaklıdır. Bu konak, kime neyi unutturmaz, göreceğiz.”
Berivan Hanım, Derya’ya zehir zemberek bir bakış fırlattı. “Duvarlar sana neyi hatırlatır, Derya? Kapıdan kovulmuş bir misafirin, ait olmadığı yere zorla girmeye çalıştığını mı?”
Derya daha fazla dayanamayıp sandalyesini itti. Zümra Hanım’a baktı, gözlerinde anlaşılmaz bir işaret vardı. “İştahım kaçtı. Ben odama çekiliyorum. Herkesin keyfi yerinde olsun,” dedi ve Leyla’nın yanından geçerken omzunu bilerek çarptı.
Yusuf hemen Leyla’yı kolundan tutarak kendine çekti.
“Derya!” diye gürledi Yusuf. “Sınırlarını aşma!”
Derya arkasına dönüp sırıttı. “Sınır mı? Yusuf, sen benim sınırımı yıllar önce çizdin. Sen unutsan da, ben unutmadım.”
Herkes sofradan kalkıp kendi köşesine çekildi, çalışanlar tarafından masa toplandı.
Zümra hanım, Derya'nın odasına girdi ve kapıyı kapattı. Deryanın kolundan tutup sıktı. Ve sinirle.
"Leylayı kaldıracağın masadan, kendin kalkıyorsun! Ahmak mısın sen! Seni zeki bir kadın sanardım! " Dedi
"Çok sinirlendim kendime hakim olamadım, zümra hâlâ söz bir daha hata yapmayacağım! " Dedi derya
--{}{}--
Leyla yatakta oturuyordu. " Sen şirkete çok geç kaldın ama Yusuf, gerçi senin şirketin ama! " Dedi gülerek
Yusuf gülerek. "Seni bu canavarların elinde bırakıp gidemem, aklım hep kalır, gerçi sen kendini yedirmezsin onlara! " Dedi.
Yusuf, Leyla'ya yaklaştı ve seksi bir ses tonu ile. "Demek sen Yusuf Zeyd Doğanın karısısın öyle mi! " Dedi
Leyla tatlı bir ses tonu ile. "Evet Öyleesinn" Dedi
Tam o sırada kapının Önünden tıkırtılar geldi. Leyla anladı, derya kapıyı dinliyordu. Leyla hemen ayağa kalkarak kapıyı açtı.
Derya kalakaldı.
"Evet şimdi de kapı dinlemeye mi başladın! Zümra hanımın sana verdiği sıradaki görev bumu! " Dedi leyla gülerek
"Sen- sen ne saçmalıyorsun, ben geçiyordum burdan! " Diyerek uzaklaştı derya.
Yusuf ve leyla odasından çıkmadı akşama kadar, sohbet edip gülüştüler, akşam yemeğinde odalarına getirttiler. Derya ve zümra hala masada şuan kuduruyordu.
Leyla üstünü değiştirip yatağa girdi ve Yusuf'ta girdi.
Leyla, Yusuf'un olduğu tarafa yüzünü dönerek.
"Yusuf! "
"Efendim Leyla? "
"Hani biz diğerleri gibi evlenmedik ya-"
"Diğerleri nasıl evlenmiş Leyla? "
"Yani aşık olup evlenmişler ya onlar, yani eğer sen ilerde başka birinden hoşlanıp aşık olursan, yani bu senin en doğal hakkın tabiki, beni bırakırmısın? Yani BORAN konağına geri gönderirmisin? Ya da üzüldüğün için hâlâ beni burda tutarmısın? "
Yusuf güldü. "Senin korkunu anladım ben, ama korkma çünkü sen benim son nefesime kadar bu konağın hanımı, benimde karım olacaksın! Eğer sen gitmek istersen, asla seni zorla tutmam. " Dedi
Leyla gülerek. "İyi geceler aşiretin korkulu ağası Yusuf Zeyd Doğan! ".
Yusuf kahkaha attı, ve çok gülmekten gözünden akan o bir damla yaşı sildi, " İyi geceler zümra halanın korkulu rüyası ve konağın acımasız hanım ağası Leyla Doğan! " Dedi
İkiside gözünü kapattı. yüzleri birbirine bakıyordu. Nefesleri birbirinin yüzüne çarpıyordu.
Bölüm etkileşimi
