LEYLA kitap kapağı

14. bölüm / 47

LEYLA

14. Bölüm ✽

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 14. Bölüm ✽

-14-

Leyla heyecanla etrafına bakarak "lüksiyete bakar mısın!" Dedi

Cihan Gözlerini devirerek. "Doğanlar severler gösterişi! " Dedi

Leyla yukarıya çıktı, Julas bey gelmişti, bir buçuk saatlik bir sohbetin ardından toplantı bitmişti ve Julas bey gitmişti.

Yusuf Zeyd takım giymişti geniş omuzları, kara kaşı, kara gözü, saçları... herşeyi mükemmeldi ama içinde yaşadığı acıyı Leyla görebiliyordu. Çünkü Leylanın sa içinde de çektiği bir acı vardı.

"Duydun mu Leyla? " Diye bir sesle irkildi Leyla.

Yusuf Zeyde dalmıştı, düşünüyordu daha doğrusu.
"Neyi duydum mu? " Diye tekrarladı Leyla.

Yusuf Zeyd boğazını temizleyerek. "Teşekkür ederim dedim! Paranı cihana teslim ettim dedim! Alırsın ondan dedim! " Dedi

"Hee rica ederim! " Diyerek hemen ayağa kalktı Leyla ve toplantı odasından çıktı. Kapıda Cihan vardı.

"Nasıl geçti?" Diye sordu
"Güzel geçti! " Diye cevap verdi Leyla.
Cihan, Elini Leylanın omuzuna koyarak. " Hadi gidelim! " Dedi

--{}{}--

Konağın kapısına geldiklerinde. Leylanın ayakları sanki içeriye girmek istemiyordu. Yorulmuştu artık.

Cihan kapıyı açtı.

Herkes avluda, masada öğle yemeği yiyordu.

"Selamun aleyküm! " Diyerek içeriye girdi Cihan

Toplu bir şekilde. "Aleyküm selam!" Diye ses yükseldi

"Gelin yemek yiyin! " Dedi sultan hanım.

"Aç mısın Leyla? " Diye sordu Cihan Leyla ya

Leyla evet anlamında başını salladı.

"Gel bakalım torunum sofraya otur."
Evet o ses Seher hanımdan yükselmişti.

Herkesin başı Seher hanıma döndü ve ona baktılar.

Leyla anlam veremedi ve masaya saryanın yanına geçti. Cihan da Yasirin yanına oturdu.

Sidar ağa, Seher hanıma bakarak
"Ana? Hayırdır bir şey mis isteyeceksin Leyla'dan? Güzel konuştun da kızımla ondan sordum! " Dedi

"Torunum değil mi? Bunu inkar etmiyorum, ama o da unutmazsın torunum olduğunu! " Dedi Seher hanım

"Nasıl yani? Anlamadım? " Diye sordu Leyla

"Bişeyler dönüyor yine! " Dedi cihan.

Yasir, Cihanın kulağına eğilerek. "Hemde neler dönüyor kardeşim, şirketin durumu kötü, babaannemizin bir planı varmış ama, ama kesin o da kötü bir plandır! " Dedi

"Nasıl yani abi? " diye sordu cihan merakla

"Birlikte öğreneceğiz Cihan'ım birazdan" Dedi Yasir

Seher hanım imalı bakışlar ile Leyla ya baktı. "Madem benim torunum, madem şuan benim evimde, benim gölgemin altında! O zaman bende onu torunum gibi göreceğim! Ben torunumu evlendireceğim! Benim istediğim biri ile evlenecek!" Deyince masadan aynı anda şaşırma sesleri geldi.

Leyla sinirden kahkaha atarak. "Bence ben kendimi öldüreyim, sizde kurtulun bende, ya ne istiyorsunuz seher hanım, siz benden ne istiyorsunuz! Düşün artık yakamdan, siktirip gidicem bu konaktan, sırf sidar ağa ve Cihan için kalmayı kabul ettim, ama senin huzur vereceğin yok, her saniye her dakika bana bela açmaya çalışıyorsun". Dedi

Seher hanım sinirle. "EVLENECEKSİN!" bağırdı

Sesi öyle girdi ve korkutucuydu ki herkes istemsizce ürktü.

Cihan sinirle. "EVLENMEYECEK BABAANNE! "

"Ana sen ne diyorsun, evlenme falan yok hayır! " Diye bağırdı Sidar ağa.

Yasir derin bir nefes alarak. "Şaşırmadım! " Dedi

Sarya ise şaşkınca olanları izliyordu.

Seher hanım, Sidar ağanın yanına giderek. " Şirket batıyor şirket! Soyumuzu sopumuzu kurutacaklar Sidar Ağa! Evlenecek dedim! O kızı Mardin'in en zengin adamlardan birine vereceğim! Güzelde bir başlık parası alacağım! Durumu düzelteceğim! " Dedi

Leylanın sinirden elleri titriyordu. "Satacaksın yani beni? Sedefin başlık parasını niye alıp durumu düzeltiyorsun peki? Çünkü bana garezin var değil mi!"

"Babaanne başlık parası ile şirket kurtarıldığı nerede görülmüş? " Diye sordu Yasir.

"Sen sus! " Dedi seher hanım

Leyla’nın gözleri dolmuştu ama bu sefer ağlamadı. İçinde biriken öfke, gözyaşlarından daha ağırdı. Bir adım öne çıktı, sesi titremesine rağmen kararlıydı.
“Ben mal değilim!” dedi dişlerini sıkarak. “Alınıp satılacak, pazarlık yapılacak biri hiç değilim. Siz kim oluyorsunuz benim hayatım hakkında böyle kararlar veriyorsunuz?”

Avluda bir sessizlik çöktü. Kaşık sesleri kesildi, herkes Leyla’ya bakıyordu.

Seher hanım alaycı bir gülümsemeyle başını eğdi.
“Bu dünyada herkes bir bedel öder kızım. Sen de ödeyeceksin.”

Cihan masaya sertçe vurdu.
“Yeter artık babaanne!” diye bağırdı. “Leyla’nın hayatı üzerinden plan yapamazsın. Bu kadarı da fazla!”

Sidar ağa ayağa kalktı, sesi ağır ama netti.
“Bu konu burada kapanacak ana. Kimse kimseyi zorla evlendiremez.”

Seher hanım gözlerini kısarak Sidar’a döndü.
“Sen sus! Bu konakta son sözü hâlâ ben söylerim.”

Yasir sandalyeye yaslandı, hafifçe güldü ama bu gülüşte sinir vardı.
“Son söz mü? Şirket batarken mi? Yanlış savaş seçiyorsun babaanne…”

Leyla artık dayanamadı. Sandalyeyi itip ayağa kalktı.
“Ben gidiyorum,” dedi kararlı bir şekilde. “Bu konakta kalmak zorunda değilim.”

Cihan hemen arkasından kalktı.
“Hiçbir yere gitmiyorsun,” dedi daha yumuşak ama net bir sesle. “Bu senin de evin.”

Leyla başını iki yana salladı.
“Ev mi? Burası mı? Herkesin beni bir şey olarak gördüğü yer mi?”

Birden kapıdan iki tane takım elbiseli adam geldi. " Ağam şirketten aradılar, bir yatırımcı daha anlaşmalarını ve sözleşmelerini fesh edeceklermiş!" Dedi

Yasir, cihan ve Sidar ağa aya kalktı.

"Leyla seni tek bırakmak istemiyorum ama gitmek zorundayım, sarya yengemin ve annemin yanından ayrılma! Bir şey olursa da ara hemen beni" Diyerek hızlıca çıktı Cihan

Erkekler konaktan gidince Seher hanım ayağa kalkıp, leylanın kolundan tutarak yukarıya çıkarmaya çalıştı.

"Ana? " Diye sordu sultan hanım.

"sadece konuşacağım ". Dedi seher hanım

Ve Leylayı odasına doğru ittirip kapıyı kilitledi, " Eğer istediğimi yapmazsan, o Ayça'ya varya, düşünemeyeceğin şeyler yaşatırım! Anladın mı? Balat mahallesi, elit site, bence güzel bir evde kalıyor annen, yani adamları gönderip baktırdım bayağı bi havası var evin". Dedi

Leyla korkarak elini ağzına götürdü ve "sen iyi değilsin! Hemde hiç, anneme dokunursan, asıl ben tahmin edemeyeceğin şeyler yaparım, anladınız mı beni? ". Dedi

Seher hanın sinirle leyla ya tokat atarak. " Sen kimi tehdit ediyorsun, karşında kim olduğunu asla unutma, ben SEHER BORAN anladın mı!? Seni yaşatmam, barındırmam bu dünyada, ben sana huzur vermem Leyla! Bi ahmaklık yapıp çıktın bizim karşımıza, ve huzurumuzu bozdun, şimdi ise bedelini ödeyeceksin! ". Dedi

Leyla’nın yanağı tokadın etkisiyle kızarmış, gözleri bir anlığına kararmıştı. Odanın ağır havası üzerine çökerken, konuşmaya devam etti.
" Ben sadece babama hesap sormak için çıktım karşınıza, siz benim umrumda değilsiniz". Diye bağırdı Leyla,

Seher hanımın nefesi sert ve düzensizdi. Gözleri öfkeyle parlıyor, dudakları ince bir çizgi haline gelmişti. Karşısındaki genç kızı değil, sanki yıllardır biriktirdiği tüm öfkenin sebebini görüyordu.

Leyla bağırınca, sultan hanım korkup kapıyı tıklattı. Sarya da sultan hanımın yanına geçti ve seslendi.
"Ana gel istersen, çay iç! " Dedi evet seher boran ona da korkusunu salmıştı,

"Sultan! İşine bak! ". Diye bağırdı seher hanım.

Seher hanım telefonun ekranına baktı ve, " Anan olacak o karı, şuan tek başına markette, hatta dur ben sana fotoğraf göstereyim ". Dedi

Ve, Ayça hanımın marketteki fotoğraflarını gösterdi, leyla çaresizce fotoğrafa baktı ve yere çöktü, ağlayarak.

" Yıllar önce de babamın hayatını da böyle mahvetmiştin, şimdi ise aynısını bana yapıyorsun". Dedi Leyla

"Benim adım SEHER BORAN beni hafife almayacaksın, anladın mı". Dedi , sehpanın üzerindeki leylanın telefonunu aldı ve odadan çıkıp kapıyı diğer taraftan kilitledi ve bağırarak.

" Bu odaya ne bir kap yemek nede su gidecek, anladınızmı canınızı yakarım sizin". Dedi seher hanım

Leylanın elleri titredi ve gözlerini kırpıştırarak . "Napıcam ben, napıcam ben, evlenmek istemiyorum, hayır bu şekilde olmaz, benim hayalim vardı aşık olduğum adam ile evlenecektim, olmaz bu böyle olmaz, hayatım karardı benim burada. "

" Hiç çarem yok, bu sefer çaresizim hiç kimse beni kurtaramaz ". Diyerek duvarın köşesine geçip cenin pozisyonunda uzandı, saatlerce öyle kaldı, taki akşam çökene kadar, birden odanın kapısı açıldı.

" Leyla! ". Diye bir bağırış.

Leyla titreyen sesi ile. " Cihan sen mi geldin? ". Dedi

" Ben geldim güzelim , hadi kalk o yerden". Dedi Cihan, ve leylayı kucağına alarak, yatağa uzandırdı,

"Babaanne...! ".diyerek bağırdı Cihan, resmen gözlerinden alev fışkırıyordu,

" Kuduz köpek gibi ne bağırıyorsun". Diyerek geldi seher hanım

Cihan sabır çekerek. "Bu kızın hali ne babaanne! Allah'tan babamlar dan önce geldim, yaw kızın halini görmüyormusun, kitlenmiş kalmış, Sana ben artık ne diyeyim, la havle vela kuvvete illa billahi azim ". Dedi kendini sakinleştirmeye çalışarak,

Birden seher hanım sertçe bağırarak " Evlenecek dedim o kadar! ". Dedi

.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

505okunma 48beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.