26. bölüm / 47
LEYLA26. Bölüm ✽
Bölümler 47Şu an: 26. Bölüm ✽
- 1 1. Bölüm ✽1.805 kelime
- 2 2. Bölüm ✽2.059 kelime
- 3 3. Bölüm ✽1.235 kelime
- 4 4. Bölüm ✽1.473 kelime
- 5 5. Bölüm ✽1.417 kelime
- 6 6. Bölüm ✽1.903 kelime
- 7 7. Bölüm ✽1.283 kelime
- 8 8. Bölüm ✽1.196 kelime
- 9 9. Bölüm ✽1.567 kelime
- 10 10. Bölüm ✽1.259 kelime
- 11 11. Bölüm ✽1.423 kelime
- 12 12. Bölüm ✽1.345 kelime
- 13 13. Bölüm ✽1.061 kelime
- 14 14. Bölüm ✽1.261 kelime
- 15 15. Bölüm ✽1.125 kelime
- 16 16. Bölüm ✽1.257 kelime
- 17 17. Bölüm ✽1.284 kelime
- 18 18. Bölüm ✽1.398 kelime
- 19 19. Bölüm ✽1.323 kelime
- 20 20. Bölüm ✽1.186 kelime
- 21 21. Bölüm ✽850 kelime
- 22 22. Bölüm ✽814 kelime
- 23 23. Bölüm ✽848 kelime
- 24 24. Bölüm ✽674 kelime
- 25 25. Bölüm ✽857 kelime
- 26 26. Bölüm ✽709 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 27. Bölüm ✽954 kelime
- 28 28. Bölüm ✽865 kelime
- 29 29. Bölüm ✽979 kelime
- 30 30. Bölüm ✽1.042 kelime
- 31 31. Bölüm ✽969 kelime
- 32 32. Bölüm ✽1.054 kelime
- 33 33. Bölüm ✽1.122 kelime
- 34 34. Bölüm ✽830 kelime
- 35 35. Bölüm ✽1.019 kelime
- 36 36. Bölüm ✽997 kelime
- 37 37. Bölüm ✽1.264 kelime
- 38 38. Bölüm ✽1.062 kelime
- 39 39. Bölüm ✽1.264 kelime
- 40 40. Bölüm ✽1.418 kelime
- 41 41. Bölüm✽1.379 kelime
- 42 42. Bölüm ✽1.108 kelime
- 43 43. Bölüm ✽1.089 kelime
- 44 44. Bölüm ✽1.240 kelime
- 45 45. Bölüm ✽1.278 kelime
- 46 46. Bölüm✽1.028 kelime
- 47 47. Bölüm ✽1.440 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-26-
Leyla tabağındaki zeytine uzanırken, elinin titrediğini fark etti. Sanki kaşık tutarken bile onu izleyen gözler vardı. Sofrada sessiz bir gerilim hakimdi.
Berivan Hanım hemen söze girerek ortamı yumuşattı:
“Leyla kızım, balı sever misin? Kendi arılarımızın balıdır, çok şifalıdır.”
Leyla başını eğip teşekkür etti, küçük bir parça aldı. Ardından Amed Bey yüksek sesle hizmetçilere seslendi:
“Çayın taze olsun, gelinimizin eli boş kalmasın!”
Birkaç kişi başını sallayıp hemen çay doldurmaya yöneldi.
O sırada Zümra Hanım kaşığını masaya bıraktı, sesi ince ama iğneleyiciydi:
“Eh, düğün bitti… Şimdi bakalım yeni gelinimiz evin işini, gücünü öğrenebilecek mi? Yoksa süslenip sofraya oturmakla mı kalacak?”
Masanın üzerinde bir anda sessizlik oldu. Leyla’nın kalbine ince bir sızı girdi. Ne diyeceğini bilemeden Yusuf’a baktı. Yusuf ise kaşlarını çatmıştı, zümra hanıma.
Söz almadan önce Zelal hemen araya girdi:
“Zümra hala, daha ilk gün. Leyla yorgun düşmüştür elbet. Zamanla her şeyi öğrenir. Hem onun eli hamur tutmaya alışkındır, merak etmeyin siz.”
Leyla minnetle Zelal’e baktı. Zümra Hanım ise dudaklarını büzerek tesbihini çevirmeye devam etti.
Zelal tekrar söze girdi:
“Abi bugün öğleden sonra biz yani yengemle beraber dışarı çıkalım, Mardin’i dolaşalım. Hem nefes almış olur”
Leyla önce tereddüt etti, Yusuf’un tepkisini merakla bekledi. Ama Yusuf hafifçe başını salladı:
“Olur, ama zelal adamları da göndericem sizinle .”
Amed beyde müsade edince, zümra hanım çıldırdı. "Nerede görülmüş, bir gelinin daha ilk günden gezmelere çıktığı!" Dedi hiddetle.
Yusuf çayını masaya bırakarak. "Benim karım! Ben izin verdim! DOĞAN AŞİRETİ'NİN ağası artık babam değil, Benim! Büyüğümüzsün evet sözün geçer, ama kararları ben veririm hala! ." Dedi
Zümra hanım öfkeden patlayacaktı ama kendini tutuyor gibi görünüyordu. "Evet aşiretin ağası sensin! Ama senden sonra kim olacak? Hiç düşündünmü! Ben düşündüm senin için, eğer bu BORAN kızı sana erkek bebe vermezse bak bakalım ben onu yaşatıyormuyum!. "
Yusuf , zelale bakarak. "Hadi abicim kahvaltınızı yaptıysanız, kalkın!. " Dedi
Ama Leyla’nın içindeki huzursuzluk kolay kolay dağılmadı. Zümra Hanım’ın bakışları, Seher Hanım’ın gölgeleri, Doğanların kuralları… Sanki hepsi bir yük gibi üzerine çökmüştü.
Fakat kendi kendine fısıldadı:
“Ben buraya ayakta kalmaya geldim. Annemin dediği gibi… Kendimi kaybetmeyeceğim.”
(𝗢̈𝗴𝗹𝗲 𝘀𝗮𝗮𝘁𝗹𝗲𝗿𝗶)
Leyla ve zelal birlikte konağın dışına çıktılar. Arkalarında da 2 tane adam. Dar sokaklarda gezerken çocuklar onlara gülümsüyor, esnaflar selam veriyordu. Leyla, taş evlerin arasındaki incecik ışıklara, sokaklara serilen halılara hayran kalmıştı.
Zelal kıkırdayarak Leyla’nın koluna girdi:
“Bak, burası meşhur Bakırcılar Çarşısı. mutlaka alışveriş yapmalıyız burdan kanka .”
Leyla hayranlıkla etrafa bakarak
"Zelal... Çok güzel bir yer, resmen tarihi eser gibi. " Dedi leyla
"Öyledir mardin... Ne kadar kaçmaya çalışsanda, sen içine çeker , ama bazen de kalmak istersin. " Dedi zelal
Zelal kahkahasını tutamayıp Leyla’nın elini sıktı.
“hayatımız bok gibi gitsede hâlâ gülüyoruz, hâlâ mutluyuz, önemli olan da bu. Hayat çok garip Leyla” dedi
"Öyle zelal, ama artık sorgulamıyorum, bu nasıl böyle olur, falan diye, akışına bıraktım artık. " Dedi leyla
Leyla büyülenmiş gibi etrafına bakıyordu. Her köşe başında çocuklar misket oynuyor, han kapılarında yaşlı amcalar nargile tüttürüyor, kadınlar rengârenk yazmalarıyla pencerelerden sarkıp selam veriyordu. İstanbul’un kalabalık ve gürültülü sokaklarından sonra bu toprakların dokusu bambaşka gelmişti.
O sırada, Bakırcılar Çarşısı’nda bir dükkân sahibi onlara seslendi:
“Hoş gelmişsiniz! Yeni gelin misin sen bacım? Gel, sana hediyelik bakır tepsi göstereyim.”
Leyla mahcup bir tebessümle Zelal’in peşinden dükkâna girdi. Raflarda ışıl ışıl parlayan bakır işler, oyma işlemeli cezveler göz kamaştırıyordu. Zelal şakacı bir sesle:
“şunlarda alalım mı leyla? .” diye sordu zelal.
Leyla gülerek başını salladı.
Çarşı'da ki halk leyla ya bakıyordu. Ve sesler yükseliyordu.
:doğanların ilk ve tek gelini oldu, ne kadar şanslı.
:maşallah çok güzelmiş, Yusufun yanına yakışacak, Yusuf'un önceki karısı da güzeldi ama o saygısızdı.
Leyla hepsini tek tek duyuyordu ama duymamazlıktan geliyordu.
Gümüş aynalara bakarken Leyla, zelale sordu. "Eski yengen, neydi ya adı? Hatırladım. Deryaydı, nasıl biriydi zelal?"
"Çok samimi değildik, zaten ben Mardin'den kaçtıktan sonra bir kere döndüm o da düğün içindi, düğünden bi süre sonra tekrar istanbula döndüm. 1 ay kalmış konakta derya, sonra İstanbul'a taşındılar, deryanın yüksek ısrarı üzerine, biraz soğuk biri, istanbuldayken abim sürekli, beni özlerdi eve davet ederdi, ama sanki o hiç gelmemi istemiyor gibiydi. Ama... Abimin ilk aşkıydı o-" Zelal sustu ve devam etti.
"Kusura bakma leyla, boş bi konu! ". Dedi.
Leyla içinden. " İlk aşkı... Ama aradan bir kaç sene geçti, inşallah unutmuştur" Dedi.
Tam o sırada omuzunda bir el hissetti Leyla, bağırarak arkasına döndü, Cihan gülerek ağzını tuttu Leyla'nın, Bağırmaması için.
Bölüm etkileşimi
