Bilinmeyen kitap kapağı

72. bölüm / 73

66. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 73Şu an: 66. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime · Okuduğun bölüm
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
  73. 73 Özel bölüm - 41.644 kelime

Gözlerimi açmak dünyanın en zor işiymiş gibi gelmişti. Kirpiklerim sanki birbirine yapışmıştı, başımda tatlı bir uyuşukluk vardı. Burnuma dolan o keskin ilaç ve hastane kokusuyla nerede olduğumu yavaş yavaş hatırlamaya başladım. Sancılar, o çılgın koşturmaca, Yaman’ın koridorda elimi bırakmak zorunda kaldığı o son an...

Her şey zihnimde birer birer yerine oturdu.

Başarmıştım.

İç sesim bana durmadan aynı şeyi fısıldıyordu. Bitti Elfida, bitti Efsa. Kabuslar tamamen bitti.

Kafamı hafifçe yastıkta oynattım. Odanın içi loş ve sıcacıktı. Gözlerimi tamamen aralayıp etrafıma baktığımda karşılaştığım manzara, kalbimin göğüs kafesimi delercesine çarpmasına yetti. Dünyanın en güzel, en huzurlu tablosu tam karşımda duruyordu.

Yatağımın hemen sağında annem duruyordu. Gözleri ağlamaktan şişmişti ama yüzünde öyle rahatlamış, öyle anne şefkati dolu bir gülümseme vardı ki, içimdeki tüm yorgunluk saniyeler içinde eriyip gitti. Beni uyanık görünce hemen eğilip saçlarımı narin hamlelerle okşadı.

"Uykucu kızım benim... Uyandın mı?" diye fısıldadı annem, sesi titreyerek. "Çok şükür yarabbim, çok şükür."

"Anne..." dedim. Sesim kupkuru, çatallı bir fısıltı gibi çıkmıştı. "Bebekler... Onlar iyi mi?"

Annem cevap vermek yerine gözleriyle yatağın sol tarafını işaret etti. Bakışlarımı o yöne çevirdiğimde boğazıma koca bir hıçkırık düğümlendi.

Babam tekli koltukta oturuyordu. O her zamanki sert, disiplinli duruşundan eser kalmamıştı. Kollarının arasında, mavi hastane battaniyesine sımsıkı sarılmış minicik bir bebek tutuyordu.

Babamın kucağında oğlum duruyordu.

Babam, o koca çınar adam, hayatımda ilk defa gördüğüm bir narinlikle torununu göğsüne bastırmış, gözlüklerinin üzerinden ona hayranlıkla bakıyordu. Benim uyandığımı fark edince kafasını kaldırdı, gözleri dolmuştu.

"Hoş geldin güzel kızım," dedi babam, sesi ilk defa bu kadar babacan ve kırıktı. "Bak, oğlun tıpkı sana benziyor. Şimdiden çok inatçı, hiç susmadı seni beklerken."

Gülümsemeye çalıştım ama gözyaşlarım yanaklarımdan süzülmeye başlamıştı bile. "Baba..." dedim hıçkırarak. "Çok güzel görünüyor."

"Güzel tabii, annesi gibi," dedi babam, torununu incitmekten korkarak hafifçe sallarken.

Peki o neredeydi?

Benim koruyucu canavarım, o kimseden korkmayan adam neredeydi?

Gözlerim panikle odanın içinde gezinirken, yatağımın ayak ucundaki o devasa karaltıyı gördüm.

Yaman, yatağın köşesine ilişmiş, kollarının arasında dünyaları taşıyormuş gibi duruyordu.

Yaman’ın kucağında kızımız vardı.

Minicik kızımızı o damarlı, kocaman elleriyle öyle bir kavramıştı ki, incitmekten ölesiye korktuğu her halinden belliydi.

Gözlerini bir saniye bile kızımdan ayırmıyordu.

O dipsiz karanlık gözlerinde, ömrüm boyunca görmediğim kadar narin, sadece bize ait olan o sonsuz şefkat parıldıyordu.

Benim sesimi duyunca yavaşça başını kaldırdı. O koyu gözleri doğrudan gözlerimin içine kilitlendi. Dudaklarının kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı, o dünyanın en güzel tebessümü yüzüne yayıldı.

"Geldim küçük ördek," dedi Yaman. Sesi o kadar boğuk, pürüzlü ve derinden çıkmıştı ki ruhumun titrediğini hissettim. "Bak, bizim küçük prenses de geldi. Sözümü tuttum, seni bir saniye bile yalnız bırakmadım."

"Yaman..." diyebildim sadece, ellerimi ona doğru uzatarak.

Yaman kucağındaki kızımızı uykusunu bölmeden koluma bıraktı.

Teninin tenime değdiği o ilk saniye, içimdeki tüm dünya baştan aşağı yenilendi. O minicik, pamuk gibi sıcaklığı göğsümde hissetmek bana bütün acılarımı unutturdu.

"Kızım... Annem..." Dedim yüzüne bakarken. Doyamayacağım manzaram benim ailemdi.

Burnumu boynuna yaklaştırdım. Bebek kokusunu içime çektim. Minicikti. Burnu, dudakları, elleri...

"Bu minik ördeklerin adları ne olacak bakalım? Bir karar verdiniz mi, yoksa hâlâ düşünüyor musunuz?"

Yaman’ın gözlerinin içine baktım. O da o koyu gözlerini bir saniye bile benden ayırmadan gülümsedi. Bu adları daha o hastane odasında, onun komadan uyanmasını beklerken zihnimde defalarca sayıklamıştım.

"Oğlumuzun adı Yamaç olsun," dedim, sesim destek bulduğum mutluluktan titreyerek babamın kucağındaki minik körpeme bakarken. "Senin, sığınılacak bir dağ gibi duruşundan bir parça taşısın hayatı boyunca. Babası gibi güçlü, babası gibi güven veren bir Yamaç olsun."

Yaman başını narin hamlelerle salladı, parmaklarımı bir az daha sıktı. Sonra kolumda yatan küçük kızımıza bakıp o derin, boğuk sesiyle fısıldadı

"Kızımızın adı da Hayat olsun."

Annem hıçkırarak gözyaşlarını sildi, babam ise yutkunup kucağındaki Yamaç’a, sonra da kolumdaki Hayat’a baktı.

"Yamaç ve Hayat..." dedi babam, sesi gurur doluydu.

"Biri sığınacağımız o güçlü dağ, biri de o dağın eteğinde yeşeren güzel ömrümüz olsun. Çok yakıştı benim güzel torunlarıma."

Kollarımın arasında minik prensesim Hayat, babamın kucağında geleceğimiz Yamaç... Ve tam yanımda, uğruna dünyaları yakacağım, benim için kurşunlara siper olan o koca adam vardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

314okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…