Bölümler 72Şu an: 68. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime · Okuduğun bölüm
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm 31.840 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yıllar, bir nehrin yatağında süzülüşü gibi akıp gitmişti.
Güneşli bir sonbahar sabahında, evimizin alabildiğine büyük ve çiçekli bahçesindeki tahta salıncakta oturmuş, onları izliyordum. Üzerimde yine o çok sevdiğim çiçekli elbiselerimden biri vardı. Saçlarım rüzgarda uçuşurken yüzümdeki tebessüme engel olamıyordum.
Tam karşımda, çimenlerin üzerinde dünyaları dize getiren koskoca Yaman Asaf Kıyamet duruyordu. Üzerindeki o ciddi ceketler gitmiş, beyaz bir tişörtle çocukların peşinden koşturuyordu.
"Baba! Bak ben daha hızlı koşuyorum!" diye bağırdı Yamaç. Tıpkı babası gibi simsiyah saçları, o koyu ve inatçı gözleriyle tam bir küçük Kıyamet’ti. Elindeki oyuncak arabasıyla çimenlerin üzerinde çılgınlar gibi koşturuyordu.
Babası gibi güçlü, babası gibi sığınılacak bir dağ olacağı şimdiden belliydi.
"Hayır, ben daha hızlıyım bir kere!" diyerek arkasından fırladı minik kızım Hayat. Benim çocukluğum gibi narin ama bir o kadar da dik başlıydı. Saçları rüzgarda uçuşurken babasının bacağına sımsıkı sarıldı. "Baba, abim hile yapıyor, beni beklemeliydi."
Yaman, kızımızın bu sitemi karşısında o çimenlerin üzerine, dizlerinin üstüne çöktü. O kimseden korkmayan acımasız katil bey, kızının o minicik elleri bacağına sarıldığında resmen bir mum gibi eridi. Hayat’ı narin bir hamleyle kucağına alıp havaya kaldırdı.
"Öyle mi minik prensesim?" dedi Yaman. Sesi o içimi tirtir titreten derin, pürüzlü tınısıyla ama çocuklarına karşı sonsuz bir narinlikle çıktı. "Yamaç, kardeşini beklemek zorundasın oğlum. Bizim kuralımız neydi? Birbirimizin elini asla bırakmayacağız."
Yamaç hemen koşmayı bıraktı, inatçı gözlerini babasına dikip başını salladı. "Tamam baba, söz," dedi ve gelip Hayat’ın minik elini tuttu. İki kardeş el ele tutuşup bahçenin diğer ucundaki o asırlık çınar ağacına doğru koşturmaya başladılar.
Yaman yavaşça ayağa kalktı, üzerindeki çimenleri silkeledi. O dipsiz karanlık gözlerini doğrudan bana, salıncakta oturan prensesine çevirdi. Bakışlarındaki o sadece bana özel, o dünyaları ısıtan narin şefkat ilk günkü gibi tazeydi. Ağır, emin adımlarla yanıma geldi ve salıncağın kenarına oturdu.
Sol elini uzatıp benim elimi kavradı. O güçlü, damarlı parmaklarını parmaklarımın arasına sımsıkı kenetledi. Eğildi, sıcak nefesi şakağımı yakarken dudaklarını saçlarımın arasına narin bir hamleyle bastırdı.
"Çok dalgınsın, güzelim," diye fısıldadı Yaman tam kulağımın dibinden. "Ne düşünüyorsun yine?"
"Bizi düşünüyorum," dedim, başımı onun o güven veren güçlü omuzuna narin bir şekilde yaslayarak. "Rastgele bir mesajla sana 'sapık' dediğim o ilk günü... Elfida’dan nasıl Efsa’yı çıkardığını, bana bu cenneti nasıl verdiğini düşünüyorum. Hâlâ bir masalın içindeyim gibi."
Yaman elimi kaldırdı, parmağımdaki o parıldayan yüzüğü ve parmak boğumlarımı büyük bir bağlılıkla tek tek öptü.
"Güzel bir masal Efsa'm. İçinde sizin olduğunuz her masal benim için cennet." Gülümseyerek baktım aşık olduğum adama.
Çocuklarımızın neşeli sesleri bahçede yankılanırken, bizim o çocukluk sözümüz bu yeşil bahçede sonsuza kadar galip gelmişti.
Biz artık yıkılmaz, kocaman bir aileydik.
Ve bu masal, bizim sonsuz baharımızda hiçbir zaman son bulmayacaktı.
Unutmayın, her prensin bir prensesi olur.
Zaman geçti, mevsimler değişti ama bizim baharımız hiç solmadı. Sarayımızın bahçesinde artık çocuk sesleri ve neşeli kahkahalar yankılanıyordu. Yaşadığımız tüm zorluklar, arkamızda bıraktığımız fırtınalı günler geride kalmıştı.
Her sabah, sevdiğim insanın gözlerine bakarak uyanmak ve o büyük masanın etrafında hep birlikte toplanmak, hayalini bile kuramayacağım kadar güzel bir mucizeydi.
El ele verdikten sonra aşamayacağımız hiçbir engel, yıkamayacağımız hiçbir duvar yoktu. Biz, sevgimizle kendi kaderimizi kendimiz yazmıştık.
Gökten üç elma düşmüş; biri bu güzel masalı yaşayanlara, biri sevgiyi hiç kaybetmeyenlere, biri de her şeye rağmen mutlu sonlara inananlara...
Bizim masalımız burada bitmedi.
Hayat bize gösterdi ki, sevginin iyileştiremeyeceği hiçbir yara yok. Ve bu sevgi, bizi sonsuza kadar koruyacak en büyük kaleydi.
Masalımız bitiyor olabilir ama bizim yaşamımız, her sabah yeniden doğan güneşle birlikte sil baştan başlayacak.
Biz, o güneşin altında, el ele ve sonsuza dek hep çok mutlu olacağız.
- BÜYÜK MASALIN GERÇEK SONU -
Bölüm etkileşimi
