Bölümler 73Şu an: 34. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
- 73 Özel bölüm - 41.644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Salondaki o sıcak, çay kokulu hava beni iyice mayıştırmıştı. Günlerin yorgunluğu, korkusu ve en sonunda gelen bu rahatlama hissiyle göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı. Kendimi tutamadım ve kocaman esnedim. Elimle ağzımı kapatmaya çalışsam da pek başarılı olamadım.
Yaman masanın altından tuttuğu elimi hafifçe sıktı. O karanlık gözlerini bana çevirdiğinde yüzünde çok tatlı, korumacı bir ifade vardı.
"Uykun geldi senin," dedi Yaman, sesi çok yumuşak çıkmıştı. "Gözlerin kapanıyor küçük ördek."
"Yok ya, iyiyim ben," dedim, sesimi dik tutmaya çalışarak ama arkasından hemen bir kez daha esnedim. "Sadece birazcık gözüm daldı."
Yaman hafifçe kıkıradı. Sonra oturduğu koltuktan yavaşça doğruldu. Göğsündeki yara yüzünden hareket ederken hafifçe dişlerini sıktı ama bunu annemle babama belli etmedi. Benim yanıma gelip elini omzuma koydu.
"Hadi bakalım," dedi Yaman, babama ve anneme dönerek. "Müsaadenizle ben Efsa’yı odasına götürüp yatırayım. Çok yoruldu bu birkaç gün."
Ben daha "Tamam" bile diyemeden, odada aniden buz gibi bir rüzgar esti. Kafamı kaldırdığımda babamın koltukta dikleştiğini gördüm. Babam gözlüklerinin üzerinden Yaman’a öyle bir baktı ki, salondaki tüm o sıcak hava bir anda uçup gitti.
"Hop, hop! Orada bir dur bakalım delikanlı," dedi babam, sesi birden kalınlaşmıştı. "Nereye yatırıyorsun sen benim kızımı?"
Yaman duraksadı. Ne diyeceğini bilemeyerek bir an bana baktı.
"Şey... Odasına efendim," dedi Yaman, ilk defa sesinin biraz çekingen çıktığını duymuştum. "Uykusu geldi de."
"Odasını kendisi bulabilir Yaman’cığım, sağ olasın," dedi babam, kollarını göğsünde birleştirerek. "Hem burası onun evi. 16 yıldır kendi odasına kendisi gidip yatıyor. Bir rehbere ihtiyacı olduğunu sanmıyorum."
Babamın bu aşırı kıskanç ve korumacı tavrı karşısında kendimi tutamayıp kıkırdamaya başladım. Yaman gibi koskoca bir adam, babamın karşısında resmen ne yapacağını şaşırmıştı.
"Baba ya!" dedim gülerek. "Yaman kötü bir şey demedi ki. Sadece yardımcı olmak istedi."
"Sen sus bakayım küçük hanım," diye kaşlarını çattı babam ama gözlerinde o tatlı sevgi vardı. "Daha dün bir, bugün iki. Benim evimde benim kızımı odasına götürmeler falan... Biz daha ölmedik."
Annem mutfaktan elinde boş bardaklarla çıkarken araya girdi. "İlahi Tarık! Adama niye dikleniyorsun hemen? Çocuk kibarlık yaptı işte," dedi annem gülerek.
"Kibarlığın da bir sınırı var Melek," dedi babam, gözlerini Yaman’dan ayırmadan. "Yaman oğlum, sen şöyle geri otur bakalım. Kızım, sen de doğruca odana git, uyu. Hadi bakayım."
Yaman yavaşça geri çekildi, ellerini cebine koydu ve hafifçe gülümsedi. "Nasıl isterseniz Tarık amca," dedi saygıyla.
Ayağa kalktım, üstümdeki hırkayı düzelttim. Yaman’ın yanına gidip kulağına doğru eğildim. "Babam seni fena kıskandı," diye fısıldadım.
Yaman da bana doğru eğildi, o tanıdık, içimi eriten kokusu burnuma doldu. "Fark ettim prenses. Ucuz yırttık," diye fısıldadı geri.
"Hadi Efsa, hâlâ fısır fısır ne konuşuyorsunuz orada?" diye seslendi babam arkadan.
"Tamam baba, gidiyorum." dedim gülerek. Anneme ve babama iyi geceler diledikten sonra Yaman’a döndüm.
Gözlerinin içine bakarak, "İyi geceler Yaman. Yaralarını çok zorlama, dikkat et kendine," dedim.
"İyi geceler küçük ördek. Rüyanda çilekli sütleri görmeyi unutma," dedi göz kırparak.
Bölüm etkileşimi
