11. bölüm · Bilinmeyen

11. Bölüm

Gul Yağmur

Aşkım

Siz: Merhaba Aşkın nasılsın?

Aşkım: Merhaba güzelim. İyiyim, şirket işleriyle uğraşıyorum her zamanki gibi. Sen nasılsın?

Siz: Bende iyiyim. Şey senden birşey isteye bilir miyim?

Aşkım: Tabii bebek ne istersen.

Siz: Bana Araz abinin numarasını ata bilir misin?

Aşkım: Bir şey mi oldu Elfida?

Aşkım: Eğer bir sorun varsa hallederiz şöyle.

Siz: Hayır, kötü bir şey olmadı. Sadece eski bir mesele hakkında bir şey sormam gerekiyor.

Siz: Önemli bir şey değil yani, merak etme. Atabilir misin numarayı?

Aşkım: Yazıyor...

Aşkım: Elfida benim abim polis ve senin onunla eski bir meselen olmadı.

Aşkım: Doğruyu söyle, ne saklıyorsun benden? Araz abimle ne işin olabilir senin?

Siz: Aşkın, gerçekten büyütecek bir şey yok. Sadece bir arkadaşım için hukuki bir durum sormam gerekiyordu. Aklına kötü bir şey gelmesin.

Aşkım: Bana yalan söyleme Elfida. Ses tonunu göremesem de mesajlarından ters bir şeyler olduğunu anlıyorum.

Aşkım: Mesajları silip silip tekrar yazıyorsun.

Aşkım: Bir sorun var Elfida ve sen bana söylemiyorsun.

Aşkım: Eğer bir derdin, seni korkutan bir şey varsa ilk bana geleceksin. Abime değil.

Siz: Tamam, özür dilerim. Sadece seni de telaşlandırmak istemedim.

Aşkım: Yazıyor...

Aşkım: Seni korumak benim görevim güzelim. Ablan gibiyim ben senin. Şimdi söyle bana neden böyle huzursuzsun?

Siz: Dedim ya, önemli bir şey yok. Kızların sabah erken işleri vardı, o yüzden erken dağıldık. Ben de biraz halsizim zaten.

Siz: Araz abinin numarasını atabilir misin? Hem özledim onu biraz konuşuruz.

Aşkım: Anladım... Demek kızların işi vardı. Peki o zaman, sen dinlenmene bak.

Aşkım: Ama aklım sende, unutma. Her an kapında belirebilirim hırçın prenses.

Siz: Sen...

Siz: Sen Aşkın değilsin. Aşkın'ın telefonuna ne yaptın? Kimsin sen?!

Siz: Cevap versene! Aşkın nerede?! Ona bir şey mi yaptın?

Aşkım: Sadece sana atılan numaranın karşısını aldım diyelim.

Siz: Ne?

Aşkım: Araz Yelkıran, 29 yaşında, polis ve sen onun numarasını istiyorsun.

Siz: Sanane be adam. Her işe burnunu sokma

Aşkım: Çok mu istoyorsun Araz ile konuşmak.

Siz: Evet bay bilmiş istiyorum. Belki ona aşığım nereden bileceksin. Sevgilim belki.

Siz: Geçmişimi bile bilirsin ama kalbimin içinde kim olduğunu bilemezsin.

Aşkım: Kelimelerine dikkat et prenses. Sabrımı zorluyorsun.

Siz: Zorlarsam ne olur? Polise mi şikayet edersin beni? Komik olma. Araz senin gibi canavarları hapse tıkıyor.

Aşkım: Araz benim canımı sıkamaz Efsa. Ama sen benim canımı sıkıyorsun.

Siz: Umrumda bile değil. Kimsin sen ya? Aşkın'ın telefonundan bana bunları yazma cesaretini nereden buluyorsun? Aşkın nerede?

Siz: Eğer ona birşey yaparsan yemin ederim kötü olur.

Aşkım: Tehdit mi ediyorsun?

Siz: Uyarıyorum.

Aşkım: Uyarılarını kendine sakla prenses.

Aşkım: Sevgilin güvende. Şimdilik.

Siz: Şimdilik mi? Ne demek şimdilik? Ondan uzak dur

Aşkım: Yazıyor...

Aşkım: Buna sen karar veremezsin Efsa.

Siz: Eğer sevdiklerime dokunursan bilinmeyen adam

Aşkım: Dokunursam ne olur Efsa?

Siz: Seni mahvederim. Kim olursan ol, canını yakarım senin.

Aşkım: Yazıyor...

Aşkım: Büyük laflar ediyorsun prenses.

Aşkım: Ama karşındaki adamı tanımıyorsun.

Siz: Tanımak da istemiyorum. Sadece sevdiklerimden ve benden uzak dur.

Aşkım: Onların hayatı senin iki dudağının arasında.

Aşkım: Uslu durursan kimsenin canı yanmaz.

Aşkım: Sana o numarayı atıyorum. Ara ve gör bakalım o polis abin senin için ne yapabiliyor.

Aşkım: Ara. Ama sonuçlarına katlanırsın.

Aşkım: ( Bu numara artık kullanılmamaktadır)