Bilinmeyen kitap kapağı

71. bölüm / 72

65. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 72Şu an: 65. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime · Okuduğun bölüm
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm 31.840 kelime

Yaman Asaf Kıyamet

Hayatım boyunca bir çok kez ölümle burun buruna gelmiştim.

Akan kanı zerre kadar umursamamıştım. Çünkü kanı akan da, akıtan da bendim. Adım Yaman Asaf Kıyamet’ti benim; düşmanlarıma cehennemi yaşatırken gözümü bile kırpmazdım.

Ama şimdi, hastanenin o buz gibi, bembeyaz koridorunda sedyenin peşinden koşarken, kalbimin göğüs kafesimi delip çıkacağını sanıyordum. İlk defa bu kadar çaresiz, ilk defa bu kadar korku doluydum.

Efsa sedyenin üzerinde yatıyordu. Çiçekli elbisesi kırışmış, o narin yüzü acıdan sapsarı kesilmişti. Sancılar her vurduğunda parmaklarımı öyle bir sıkıyordu ki, o küçük ellerinin can havliyle tırnaklarını avcuma geçirişini hissetmek içimi paramparça ediyordu.

"Y-Yaman..." diye inledi, gözlerini zorlukla açıp bana bakarak. O kan çanağı gözlerinde hem büyük bir acı hem de bana olan o sonsuz, narin güven vardı.

"Bırakma beni..."

"Buradayım prensesim, buradayım," dedim, sedyeyle birlikte doğumhanenin büyük demir kapısına kadar koşarken. Sesimin titremesini engelleyemiyordum.

"Hiç bırakmayacağım. Bak, bitti güzelim, geldik."

Doğumhanenin o uğursuz, soğuk yeşil kapısının önüne geldiğimizde hemşireler beni durdurdu. "Yaman Bey, lütfen burada bekleyin. İçeriye giremezsiniz, hastayı acilen doğuma almamız gerekiyor," diyerek önüme etten duvar ördüler.

Efsa’nın elleri, ellerimin arasından yavaşça sıyrılıp gitti.

Parmaklarının o son sıcaklığı tenimden koparken ciğerlerimdeki bütün nefes dışarı fışkırdı. Demir kapı büyük bir gürültüyle üzerime kapandı. O kırmızı "Doğum Var" ışığı koridorda aniden yandı.

O kapının arkasında, benim bu hayattaki tek gerçeğim, tek masumiyetim ve kalbinin altında taşıdığı iki küçük ördeğim canıyla savaşıyordu.

Sırtımı hastanenin o soğuk, beyaz duvarına yasladım.

Dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim. Başımı arkaya doğru atıp duvarın zeminine doğru yavaşça çöktüm.

Kollarımı dizlerimin üzerine koyup ellerimi saçlarımın arasına geçirdim. Ben anamı, babamı, kız kardeşimi o mezarlıklara gömerirken bile dik durmuş, tek bir damla yaş dökmemiştim.

Acımı içimdeki o vahşi canavarı beslemek için kullanmıştım.

Ama şimdi... Efsa o kapının arkasındayken içimdeki tüm o sert, acımasız katil maskesi tamamen un ufak oldu.

Göz kapaklarım ağırlaştı, göğsüm deli gibi inip kalkarken sol gözümden sıcak, yakıcı bir damla yaş süzüldü. Yanağımdan aşağı akıp kirli sakallarıma, oradan da ceketimin yakasına düştü.

Hayatımda ilk defa, o küçük ördeğimi kaybetme korkusuyla gözümden bir damla yaş akmıştı.

"Yaman oğlum..."

Başımı kaldırdığımda Tarık amcanın yanıma geldiğini gördüm. Arkasında Melek teyze ağlıyordu. Tarık amca yanıma diz çöktü, o damarlı, yaşlı elini sağlam omzuma koydu.

"Sakin ol delikanlı," dedi Tarık amca, sesi ilk defa bu kadar babacan, bu kadar yumuşaktı. Gözleri dolmuştu ama beni dik tutmaya çalışıyordu. "Benim kızım inatçıdır, dik başlıdır bilirsin. Seni o uykudan uyandıran o inat, şimdi o iki bebeği de sağ salim buraya getirecek. Sana güvendim ben, sen de ona güven."

Yutkundum, boğazımdaki o koca düğümü eritmek ister gibi derin bir nefes aldım. Tarık amcanın gözlerinin içine baktım.

Başımı tekrar doğumhanenin o kapısına çevirdim. Parmağımdaki o parıldayan nişan yüzüğünü diğer elimle sımsıkı sıktım. Diren güzelim, diye mırıldandım içimden, o kapının ardına ruhumu göndererek. Kapatma o güzel gözlerini. Ben buradayım.

...

Ölümcül sessizliğin ortasında, doğumhanenin kalın demir kapılarının ardında derin, yırtıcı bir ses koptu.

İncecik, narin ama bir o kadar da güçlü bir bebeğin ağlama sesi koridorda yankılandı. Kalbim o salise öyle bir çarptı ki, nefesim boğazımda tıkandı. Başımı hızla kaldırdım, gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi kapıya kilitlendi.

Daha o ilk sesin şokunu atlatamamıştım ki, hemen arkasından daha gür, daha inatçı ikinci bir bebek feryadı yükseldi.

İkizlerimiz... Ördeklerimiz dünyaya gelmişti. Kalbimin altından sökülüp gelen o büyük hafifleme hissiyle gözlerim bir kez daha doldu.

Melek teyze, "Şükürler olsun yarabbim! Doğdular, doğdular Tarık!" diyerek kocasına sarıldı, hıçkırarak ağlamaya başladı.

Tarık amca ise omzumdaki elini daha sıkı bastırdı. Gözlüklerinin arkasındaki o yaşlı gözlerinden süzülen yaşları saklamaya gerek duymadan bana baktı. Yüzünde kocaman, gururlu bir baba ve dede tebessümü vardı. "Başardılar oğlum," dedi Tarık amca, sesi titreyerek. "Kızım sözünü tuttu. Seni de torunlarımı da bize bağışladı Allah."

Ayağa kalktım. Dünyayı dize getiren koskoca Kıyamet, o iki küçük sesin karşısında dizlerinin bağını tamamen çözmüş, mutluluktan titriyordu. Doğumhanenin o soğuk yeşil kapısı yavaşça açıldı. İçeriden önlüğü kan içinde ama yüzü gülümseyen doktor çıktı. Maskesini indirip doğrudan bana baktı.

"Gözünüz aydın Yaman Bey," dedi doktor, sesindeki o rahatlama içimi sımsıcak yaptı. "Biri kız, biri erkek. İkizleriniz de, annemiz Efsa Hanım da gayet iyiler. Çok güçlü bir eşiniz var. Birazdan normal odaya alacağız, yanına girebilirsiniz."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

321okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…