Bilinmeyen kitap kapağı

57. bölüm / 73

57. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 73Şu an: 57. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime · Okuduğun bölüm
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
  73. 73 Özel bölüm - 41.644 kelime

Yemekten sonra, merdivenlerden hızlı adımlarla inip kendimi bahçeye attım. Hava sonbaharın o serin rüzgarıyla hafifçe çiseliyordu ama üzerimdeki çiçekli elbiseyle bahçedeki tahta salıncağa gidip oturdum

Tam arkamdaki çimlerin üzerinden hafif bir ayak sesi geldi. Hiç arkama dönmedim, istifimi bozmadım. Saniyeler sonra görüşüm tamamen kapandı; sıcacık, kocaman ve hafifçe yağmur kokan iki el yavaşça gözlerimi kapattı. O damarlı, güçlü ellerin sıcaklığı anında yüzümü ısıttı.

Kokusu burnuma dolduğunda kalbim yine deli gibi çarptı ama kendimi tuttum.

"Tahmin et bakalım, arkandaki kim küçük ördek?" diye fısıldadı Yaman. Sesi kulağımın hemen dibinden, o içimi tirtir titreten boğuk ve erkeksi tınısıyla yükseldi.

Ellerini sertçe yüzümden ittim ve salıncakta diğer tarafa doğru dönüp arkamı ona döndüm. Kollarımı daha da sıkı bağladım. "Hiç umurumda değil kim olduğu," dedim buz gibi, tamamen trip atan bir ses tonuyla. "Git kimin yanına gidiyorsan onun gözlerini kapat."

Yaman hafifçe kıkırdadı. Göğsünü sarsarak güldüğünü hissettim, bu hali canımı daha da sıktı. Salıncağın ön tarafına geçti, dizlerinin üzerine, tam karşımda yere çöktü. O dipsiz, koyu gözlerini gözlerime dikti. Yüzünde sadece bana sakladığı o dünyanın en narin tebessümü vardı.

"Bak sen bizim ördeğe... Sabah sabah ne bu sinir güzelim?" dedi, elimi tutmaya çalışarak.

Elimi hızla geriye çektim, bacaklarımı kendime doğru çektim. "Bana güzelim deme Yaman. Dokunma da bana." diye çıkıştım, gözlerimi ondan kaçırıp bahçe duvarına baktım. "Yirmi bir gün boyunca ben o hastanede öldüm öldüm dirildim. Gözümü bir açıyorum, yatakta yoksun. Gece yarısı taze dikişlerinle kalkıp gitmişsin. Bana tek bir kelime, tek bir mesaj bile atmadın. İnsan bir haber verir ya."

Yaman derin bir nefes aldı. Yüzündeki o sert katil ifadesi tamamen erimiş, karşımda resmen suçlu bir çocuk gibi duruyordu. Yeniden elimi kavradı, bu sefer çekmeme izin vermedi; parmaklarımı narin hamlelerle sıktı.

"Özür dilerim prenses," dedi, sesi bu kez çok yumuşak ve pişmandı. "Seni uyandırmaya kıyamadım. O kadar huzurlu uyuyordun ki... Hem sana not bırakmıştım, güllerini de aldım. Bak, çiçekli elbiseni de giymişsin, çok güzel olmuşsun."

"Gülleri de istemiyorum, sütleri de." dedim omuz silkerek ama elini bırakmadım. "Konumuz benim elbisem değil Yaman. Sen yine benden gizli iş yaptın. Yine o tehlikeli dünyaya gittin. Ya sana bir şey olsaydı? Ya o deponun altında kalsaydın? Ben o morg kâğıdını bu sefer gerçekten imzalamak zorunda kalsaydım ne olacaktı?"

Sesim sonlara doğru kısıldı, gözlerim yirmi bir günün ardından yine doldu.

Yaman benim bu ağlamaklı halimi görünce daha fazla dayanamadı. Yerdeki konumunu bozup salıncağa, tam yanıma oturdu. Beni iki koluyla birden sımsıkı kavrayıp göğsüne doğru çekti.

Canının acımasını umursamadan beni kendine kilitledi. Dudaklarını saçlarımın arasına bastırdı.

"Şşşt, ağlama artık küçük ördek. Söz verdim ya sana, beni ölüm bile senden alamaz," diye fısıldadı, nefesi şakağımı yaktı. "Bitti diyorum sana. O Araz pisliği tamamen temizlendi. Bu şehirden, bizim hayatımızdan sonsuza kadar yok oldu. Artık ne saklanacak gölgeler var ne de canavarlar. Sadece sen ve ben varız."

"Yine de sana küsüm," dedim, burnumu gömleğine sürterek hafifçe hırıldadım. "Bana yalan söyledin. Şirkete gidiyorum dedin."

Yaman bıyık altından güldü, çenemi parmaklarının ucuyla tutup yüzümü kendine doğru kaldırdı. O koyu gözlerinde öyle yoğun bir aşk vardı ki eriyip gidecektim sandım. "Söz, bir daha asla yalan yok. Beni affetmen için ne yapmam lazım prenses? Kaç kutu çilekli süt almalıyım?"

"Yetmez çilekli süt falan," dedim dudak büzerek ama gözlerinin içine bakıp engel olamadığım bir şekilde gülümsedim. "Bir ömür boyu peşimden paytak paytak yürüyeceksin katil bey."

"Razıyım." Dedi anında. "Ama şimdi benimle bir yere kadar gelmelisin."

"Gelmiyorum, sen git."

"Hadi güzelim, gidelim. Hem sana sürprizim var."

İçimden bir ses çılgınlar gibi sürprizin ne olduğunu merak ettiğini haykırıyordu ama bozuntuya vermedim. Kollarımı daha sıkı bağlayıp salıncakta arkamı ona döndüm. "İstemez senin sürprizini falan," dedim omuz silkerek. "Daha yeni geldin zaten. Gitmiyorum hiçbir yere."

Yaman yavaşça ayağa kalktı. O devasa siluetiyle tepemde dikilirken gölgesi tamamen üzerime düştü. Dudaklarının kenarında o meydan okuyan, çapkın gülümsemesi belirdi. "Demek gelmiyorsun küçük ördek?" dedi, sesindeki o muzip tonu anında yakaladım.

"Gelmiyorum!" diye direttim, salıncağın demirine daha sıkı tutunarak. "Zorla mı götüreceksin katil bey?"

"Evet," dedi çok sakin bir sesle.

Daha ne olduğunu anlayamadan, tek bir hamlede beni salıncak hissettirmeden havalandırdı. Yaman, göğsündeki dikişlere zerre kadar acımadan beni belimden yakaladığı gibi tek hamlede omzuna attı. Baş aşağı sarkarken şok içinde çığlık attım.

"Yaman! Delirdin mi sen? Bırak beni!" diye bağırdım, ellerimle sırtına vurmaya çalışarak. Çiçekli elbisem havada uçuşuyordu ve bacaklarımı deli gibi sallıyordum. "Yaran var senin, dikişlerin patlayacak! İndir diyorum aşağıya!"

"Söz dinlemeyen ördeklere ceza farz oldu prenses," dedi Yaman, alçak sesle gülerek.

Bahçe kapısına doğru büyük adımlarla yürümeye başladı.

Ben omzunda deli gibi çırpınmaya, "Bırak! Küstüm diyorum sana, valla affetmem bir daha!" diye tepinmeye devam ettikçe, Yaman hiç istifini bozmadı. Popoma sert olmayan ama yerini bulan bir şaplak indirdi.

"Ah! İnanmıyorum sana! Hayvan herif, vurdun mu sen bana gerçekten?!" diye çığlık attım, yanaklarımın utançtan ve öfkeden cayır cayır yandığını hissederken.

"Çırpınmayı kesmezsen bir tane daha gelir," dedi Yaman, bıyık altından gülerek. "Uslu dur güzelim, arabaya az kaldı."

"Annemler görecek, babam seni tüfekle kovalayacak şimdi. Yaman indir yalvarırım." diye sızlandım bu sefer, sesimi alçaltmaya çalışarak. Ama, o beni omzunda adeta tüy gibi taşıyarak cipin ön yolcu kapısına kadar getirdi.

Kapıyı tek eliyle açıp beni narin ama kaçmama izin vermeyecek bir şekilde koltuğa yerleştirdi. Üzerime eğilip emniyet kemerimi bizzat bağlarken o dipsiz karanlık gözlerini gözlerime dikti. Aramızdaki mesafe birkaç santimdi ve nefesi yüzümü yakıyordu.

"Uslu durursan sürprizini hemen gösteririm küçük ördek," dedi, dudağımın kenarına narin bir buse kondurarak geri çekildi. Kapıyı üzerime kapatıp sürücü koltuğuna doğru yürürken, ben koltukta üzerimi düzeltiyor ve ona hala dik dik bakarak içimden söyleniyordum.

Ama ne yalan söyleyeyim, o sürprizi deli gibi merak etmeye başlamıştım bile.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

430okunma 13beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…