Bilinmeyen kitap kapağı

48. bölüm / 73

48. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 73Şu an: 48. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime · Okuduğun bölüm
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
  73. 73 Özel bölüm - 41.644 kelime

Beynimdeki o bulanıklık bir anda yerini saf bir acıya bıraktı. Hayır, hayır! Yaman benim için diz çökmeyecekti.

O kimsenin önünde eğilmezdi.

Benim yüzümden, benim o lanet inatçılığım yüzünden buradaydı.

Eğer o diz çökerse, Araz ikimizi de burada öldürecekti, biliyordum.

Yaman’ın o güçlü omuzlarının sarsıldığını gördüm. Gitgide köşeye sıkışıyordu.

"Yaman! Sakın!" diye bağırdım, dudaklarımdaki taze kan yeniden sızmaya başladı. Gözlerimden akan yaşlar kan çanağına dönmüş gözlerimi daha da yaktı. "Sakın diz çökme! Araz, beni vur! Duyuyor musun beni? Beni vur, onu bırak!"

Yaman’ın koyu, dipsiz gözleri anında benim gözlerimi buldu. Göz bebekleri öfkeden ve acıdan delice titriyordu. "Sus, Efsa! Kapa çeneni, konuşma!" diye kükredi Yaman. Sonra bakışlarını Araz’a çevirdi. Sesi öyle bir çıktı ki, deponun demirleri titredi. "Beni vur Araz! İşin benimle! Beni vur ama o kıza dokunma! Onun bu olanlarla hiçbir ilgisi yok!"

"Hayır! Yalan söylüyor!" diye çığlık attım, sandalyede zincirlerimi deli gibi sarsarak. Zincirler bileklerimi kesti, canım yandı ama hissetmiyordum bile. "Beni vur diyorum sana korkak herif! Yaman'a dokunma! Yaman, yalvarırım yapma..."

"Kesin sesinizi!" diye bağırdı Araz, silahın kabzasını Yaman’ın omzuna sertçe vurarak.

"Bana kimin öleceğini siz seçemezsiniz! Ama bu fedakarlık gözlerimi yaşarttı valla. Kıyamet... Sen benim hayatımı, mekanlarımı mahvettin. Efsa... Sen de bana ihanet ettin. Sevmiştim seni Efsa. İhanet ettin bana."

Yaman gözlerini bir saniye bile benden ayırmıyordu. O dipsiz karanlığın içinde bana sessiz bir söz veriyor gibiydi. "Efsa, bana bak," diye fısıldadı Yaman, sesi bu kez sadece benim duyabileceğim bir narinlikle çıktı.

"Korkma küçük ördek. Ben buradayım. Ölmek yok."

Arkamdaki silahın horozunun çekilme sesini duydum. O mekanik "tık" sesi odada yankılandı. Yaman’ın ensesindeki silah da hazır bekliyordu. Beynim gitgide daha çok bulanıklaşıyordu, acı ve korku iç içe geçmişti. İkimiz de birbirimiz için ölmeye hazırdık.

Araz sinsi bir gülüşle parmağını tetiğe götürdü. "Madem bu kadar isteklisiniz," dedi Araz. "O zaman ilk kimden başlasak?"

Korkudan nefesimi tutmuştum. Gözlerimi sımsıkı kapattım ve o ölümcül sesin patlamasını bekledim.

Ama beklediğim şey olmadı. Araz aniden durdu, başını arkamdaki korumaya doğru sallayarak pis bir işaret verdi.

"Çözün ellerini," dedi Araz, sesi midemi bulandıracak kadar sakin ve hilekardı.

Arkamdaki koruma hiç ikilemeden kaba elleriyle bileklerimi sıkan o demir zincirleri ve ipleri çözmeye başladı. Demir tenimden sıyrılırken bileklerimdeki taze kan sızladı, ellerim halsizce iki yanıma düştü.

Beynimdeki o bulanıklık yüzünden ne olduğunu tam kavrayamıyordum.

Özgür kalmıştım ama bu bir lütuf değildi, çok daha büyük bir kabusun başlangıcıydı.

Araz ağır adımlarla sandalyemin arkasına geçti. O sargılı, korkunç yüzünü tam kulağımın dibine getirdi.

Kokusu leş gibi rutubet ve nefret kokuyordu. Daha ne olduğunu anlayamadan, soğuk, kemikli elleriyle benim sağ elimi kavradı. Parmaklarımı zorla bükerek kendi siyah, ağır tabancasının kabzasına doladı.

"Ne... Ne yapıyorsun? Bırak beni!" diye çırpındım ama arkamdaki koruma omuzlarımdan bastırarak beni sandalyeye çiviledi.

Araz, benim elimi tutarak silahın namlusunu tam karşıma, yani Yaman’ın tam göğsüne doğrulttu. Silahın ucu, Yaman’ın dün geceden kalan o kıpkırmızı kan sızan sargısının, o taze yarasının tam üzerine kilitlendi.

"Madem birbiriniz için ölmeye bu kadar meraklısınız," diye fısıldadı Araz kulağıma, sesi adeta bir yılan gibi tıslıyordu. "O zaman bu oyunu senin kurallarınla oynayalım, Efsa. Hadi... Çek tetiği. O çok güvendiğin kahramanının göğsünde ikinci bir yara aç bakalım."

"Hayır! Yapma, yalvarırım bırak elimi!" diye çığlık attım. Parmaklarımı tetikten uzaklaştırmak, silahı yere düşürmek için bütün gücümle direndim ama Araz’ın eli benim elimin üzerinde bir mengene gibi daraldı.

Parmağımı zorla tetiğin üzerine getirdi.

"Yaman! Yaman git, ne olur bakma bana!" diye bağırdım hıçkırarak. Gözlerimden akan yaşlar önümü görmemi engelliyordu.

"Korkma, prenses," dedi Yaman. Sesi o kadar pürüzsüz, o kadar derin ve sakindi ki, deponun içindeki o ölümcül havayı bir saniyede dağıttı.

"Bana bak. Sadece benim gözlerimin içine bak."

"Yaman... Yapamam, vuramam seni, ne olur bir şey yap!" diye yalvardım, ellerim Araz’ın baskısıyla titriyordu. Silahın horozu arkaya doğru yavaşça yatmaya başlamıştı. O mekanik ses beynimin içinde yankılandı.

"Çek tetiği diyorum sana Efsa!" diye kükredi Araz arkamdan, parmağımı daha da bastırarak. "Yoksa koruma senin beynini buraya dağıtacak! Seçimini yap!"

Yaman hafifçe gülümsedi. O dünyanın en güzel, en huzurlu tebessümü yüzüne yayıldı. Göğsünü biraz daha öne çıkardı, namluya neredeyse değecekti.

"Eğer bu dünyadan senin ellerinle gideceksem, Efsa..." diye fısıldadı Yaman, sesi doğrudan ruhuma dokundu. "Bu benim için ölüm değil, sadece bir vuslat olur. Çek tetiği güzelim. Korkma. Ben her zaman yanındayım."

Beynim gitgide daha çok bulanıklaşıyordu, parmağım tetiğin sınırındaydı ve Araz son gücüyle baskı yapıyordu.

O an, zaman tamamen durdu.

Çünkü depoda bir el silah sesi yankılandı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

463okunma 14beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…