Bilinmeyen kitap kapağı

43. bölüm / 73

43. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 73Şu an: 43. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime · Okuduğun bölüm
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
  73. 73 Özel bölüm - 41.644 kelime

Yoktu. Saat gece yarısını geçmişti ama Yaman hâlâ ortalıklarda yoktu.

Birşey olmuştu. Ve bana söylemiyordu.

Bağ evinin geniş salonunda, şöminenin hafifçe çıtırdayan ateşi dışında odada çıt çıkmıyordu.

Yazgı ve Neşe, koltuğun bir ucunda birbirlerine yaslanmış, üzerlerindeki kalın battaniyenin altında derin bir uykuya dalmışlardı. Azer, tekli koltukta kafası geriye düşmüş bir halde uyuyordu; hemen yanında, halının üzerinde duran Mihan da yorgunluktan sızıp kalmıştı. Herkes günlerin getirdiği o büyük stresin ardından nihayet teslim olmuştu.

Ama ben uyuyamıyordum.

Gözlerimi salondaki büyük saatin tık tık eden sesine dikmiştim. Akrep ve yelkovan durmadan ilerliyordu ama Yaman hâlâ ortalıklarda yoktu.

Telefonunu defalarca aramıştım, hep kapalıydı. Mesajlarım gitmiyordu.

İçimde öyle büyük, öyle kapkara bir korku vardı ki, nefesimi kesiyordu. Bir şey olmuştu. Kesinlikle kötü bir şey olmuştu ve o, beni korumak için yine her şeyi benden saklıyordu.

Ellerini benim için, bizim çocukluğumuz için yeniden kana mı buluyordu? Ya o deponun karanlığında, göğsündeki o taze yarayla pusuya düştüyse?

"Lütfen iyi ol Yaman," diye fısıldadım karanlığa doğru. Sesim kendi kulaklarıma bile bir çaresizlik gibi ulaştı. Boynumdaki o gümüş kolyeyi ellerimle sımsıkı sıktım. Metalin soğukluğu tenimi yakarken, gözlerimden akan bir damla yaş yanağımdan süzülüp hırkamın yakasına düştü.

Cama vuran rüzgarın sesi, şömineden gelen o hafif sıcaklık ve saatin ritmik tıkırtısı bir süre sonra zihnimi iyice yormaya başladı. Saatlerdir uyumamanın, ağlamanın ve korkunun verdiği o devasa yorgunluk dalga dalga üzerime çöktü. Göz kapaklarım sanki tonlarca ağırlıktaymış gibi ağırlaştı.

Bakışlarımı kapıdan bir an bile ayırmak istemiyordum. O kapı açılacak ve o dipsiz, karanlık gözleriyle içeri girip bana "Geldim küçük ördek" diyecekti, biliyordum. Bunu görmek için direndim, dişlerimi sıktım ama bedenim daha fazla dayanamadı.

Dizlerimi göğsüme doğru iyice çektim, kafamı koltuğun kenarına yasladım. Gözlerim yavaşça kapandı. Zihnim, o tozlu mahalle sokağında top oynadığımız, bakkalın önünde çilekli süt içtiğimiz o masum çocukluk günlerine doğru kayarken, en sonunda derin ve çaresiz bir uykuya daldım.

...

Gözlerimi yavaşça araladığımda, salona sabahın o en taze, gri-mavi ışıkları sızıyordu. Şöminedeki ateş çoktan sönmüş, yerini hafif bir odun kokusuna bırakmıştı. Ama garip bir şekilde, içimde gecenin o buz gibi korkusundan eser yoktu. Aksine, tüm bedenimi saran muazzam bir sıcaklık ve huzur hissediyordum.

Kıpırdamak istedim ama belime dolanan o güçlü, ağır kol buna izin vermedi.

Nefesim aniden kesildi. Başımı çok yavaşça geriye doğru çevirdiğimde, burnumun dibinde Yaman’ın o sert ve erkeksi çenesini gördüm. Gerçekten buradaydı. Gitmemişti. Bana geri dönmüştü. Sözünü bir kez daha tutmuştu.

Koltukta arkama kıvrılmış, beni göğsüyle kendi bedeni arasına tamamen hapsetmişti. İki kolunu da etrafıma öyle sıkı dolamıştı ki, sanki uykusunda bile beni bir yerlere kaçırmamdan korkuyor gibiydi.

Yüzünü inceledim. Gözleri kapalıydı, o uzun kirpikleri elmacık kemiklerine gölge düşürüyordu. Uykusunda bile kaşları hafifçe çatıktı; kim bilir gecenin hangi saatinde, hangi cehennemden çıkıp gelmişti yanıma.

Ama nefes alışı çok düzenliydi. Onun göğsümün arkasında atan o güçlü kalbinin sesini duymak, ruhumdaki bütün yaraları bir saniyede iyileştirdi.

Yavaşça elimi kaldırıp parmaklarımın ucuyla yanağındaki o sert sakallarına dokundum. Canını yakmaktan korkarak, narin bir hamleyle yüzünü sevdim.

O an Yaman’ın kirpikleri kırpıştı. Koyu, dipsiz gözlerini yavaşça araladı. O gözler açılır açılmaz doğrudan benim gözlerimin içine baktı.

Göz bebeklerindeki o karanlık labirent, beni gördüğü an tıpkı dün sabahki gibi sıcacık, narin bir şefkatle aydınlandı. Dudaklarının kenarı hafifçe yukarı doğru kıvrıldı.

"Günaydın küçük ördek," dedi. Sesi uykudan ve gecenin yorgunluğundan dolayı öyle boğuk, öyle pürüzlü çıkmıştı ki, içim titredi.

"Günaydın," diye fısıldadım, gözlerimden bir damla yaşın akmasına engel olamayarak. "Geldin..."

Yaman belimdeki elini biraz daha sıkılaştırdı, beni göğsüne iyice yapıştırdı. Başını öne doğru eğip yanağımdan süzülen o yaşın üzerine dudaklarını bastırdı. Uzunca, narin bir şekilde öptü.

"Geldim ya prenses. Ben sana söz verdim, beni ölüm bile senden alıkoyamaz," dedi.

"Çok korktum Yaman," dedim hıçkırarak, ellerimi onun gömleğinin üzerine koydum. "Saatlerce gelmedin. Telefonun kapalıydı. Yine bir şeyleri benden sakladın, yine ellerini-"

"Şşşt," diyerek parmağını dudaklarıma bastırdı. Gözlerimin içine o kadar net ve dürüst baktı ki, kelimeler boğazımda düğümlendi. "Her şey bitti Efsa. O kasanın arkasındaki sırlar da, senin çocukluğunu çalan o canavarlar da artık yok. Sadece tek bir pislik kaldı. Onu da çok yakında temizleyeceğim."

"Gerçekten mi? Bitiyor dimi bu kabus?" diye sordum, sesim çocuksu bir umutla çıktı.

"Gerçekten bitiyor bu kabus." dedi Yaman ve alnını alnıma yasladı. Sıcak nefesi tenimi yakıyordu. "Şimdi kapat o güzel gözlerini, biraz daha uyu. Ben buradayım. Tam yanındayım."

Gülümseyerek başımı kalbinin üzerine koydum.

Yaman kollarını etrafıma daha da sıkı sarıp beni tamamen dünyadan soyutladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

544okunma 18beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…