Bölümler 73Şu an: 47. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime · Okuduğun bölüm
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
- 73 Özel bölüm - 41.644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaman Asaf Kıyamet
Adımımı atar atmaz karanlığın içinden elleri silahlı dört koruma fırladı. Anında etrafımı sardılar. Namluları doğrudan göğsüme, dikişlerimin olduğu yere doğrultmuşlardı.
"Dur orada, Kıyamet." dedi iri yarı olanı. "Silahsız geleceksin demiştik."
Kollarımı iki yana açtım.
Gözlerimin içindeki o ölümcül nefreti saklama gereği bile duymadım.
"Tek bir silahım yok. Arayın," dedim. Sesim bir mezarlık kadar sessiz ve soğuktu.
Korumalardan ikisi üzerime çullandı. Ellerini kabaca ceplerime, belime sürterek beni aradılar.
Göğsümdeki taze yaranın üzerine bastırdıklarında canım acıdı, dişlerimi sıktım ama renk vermedim.
Üzerimde hiçbir şey bulamadıklarında birbirlerine bakıp başlarını salladılar.
"Temiz," dedi koruma arkaya doğru seslenerek.
Tam o sırada, deponun üst katındaki demir merdivenlerden bir ayak sesi geldi. Yavaş ve ritmik adımlarla aşağı inen adama baktım. Araz’dı. Yüzünün sol tarafı tamamen sargılar içindeydi.
Sargıların arasından sızan kurumuş kanlar ve morluklar onu bir zombiye benzetmişti.
Elindeki siyah tabancayı sallayarak bana doğru yürüdü.
"Hoş geldin, Kıyamet," dedi Araz. Sesi çatallı ve nefret doluydu. "Sözünü tutmuşsun. Silahsız ve tek başına... Demek o küçük kız senin için gerçekten bu kadar değerli."
"Lafı uzatma, Araz," dedim, çenemi sıkarak ona doğru bir adım attım. Korumalar anında silahlarını kaldırdı. "Efsa nerede? Onu bana ver, sonra seninle hesabımızı kapatacağız."
Araz sinsi bir şekilde sırıttı, sargılı yüzü daha da iğrenç bir hal aldı.
"Acele etme, Yaman. Madem bu kadar merak ediyorsun, hadi gidip görelim o küçük ördeğini," dedi ve arkasındaki koridora doğru yürüdü.
Onu takip ettim. Deponun en arkasındaki koridorun sonunda, demir bir kapıyı hızla açtı. İçeri girdiğim an nefesimin boğazımda tıkandığını hissettim.
Kalbim göğüs kafesimi delip çıkacak gibi attı.
Efsa oradaydı.
Demir bir sandalyeye elleri ve ayakları zincirlenmiş halde duruyordu. Ne tamamen baygındı ne de tam uyanık. Gözleri ağlamaktan ve uykusuzluktan kan çanağına dönmüştü. Başını yavaşça kaldırdığında dudak kenarındaki o taze kanı gördüm.
Dudağı patlamıştı.
O narin, dokunmaya kıyamadığım yüzündeki o yarayı görmek içimdeki canavarı tamamen zincirlerinden kopardı.
"Yaman..." diye mırıldandı, sesi bir fısıltı gibi çıktı. Gözlerini açık tutmakta zorlanıyordu. "Gel... Gelme dedim sana..."
"Efsa." diye bağırdım, acıyla öne doğru fırlamak istedim. Onun o çaresiz halini görmek beni bitirmişti.
Tam ona doğru iki adım atmıştım ki, Araz sakin ve umursamaz bir sesle araya girdi. "Çok bağırma, Kıyamet. Buraya getirirken biraz fazla direndi. Küçük bir kriz geçirdi sadece, biz bir şey yapmadık," dedi, sanki çok normal bir şeymiş gibi.
"Seni geberteceğim Araz. Seni parça parça edeceğim. Parçalarını kurtlarıma yem olarak atacağım." diye kükredim.
Efsa’ya ulaşmak için tekrar hareketlendiğim an, sandalyenin hemen arkasında gölgelerin içinde bekleyen iriyarı koruma öne çıktı. Elindeki ağır tabancanın namlusunu sertçe Efsa’nın şakağına, o küçük kafasına dayadı. Demir silahın tenine değdiği an Efsa hafifçe irkildi.
"Tek bir adım daha atarsan beynini buraya dağıtırım, Kıyamet." diye gürledi koruma.
Olduğum yerde çakılıp kaldım. Ellerim yanlarımda yumruk oldu, tırnaklarım avcumun içine battı ve kendi kanım parmaklarımdan süzülmeye başladı.
Hayatımda ilk defa bu kadar çaresiz, ilk defa bu kadar köşeye sıkışmış hissediyordum.
Karşımda annemi, babamı, kız kardeşimi alan o ölüm duruyordu ve bu sefer kurbanı Efsa yapmak istiyordu.
Araz arkamdan yaklaşıp silahının namlusunu benim ensemdeki dövmenin tam üzerine bastırdı. Kulağıma doğru eğilerek o iğrenç nefesiyle fısıldadı.
"Oyun bitti, Yaman Asaf Kıyamet. Şimdi dizlerinin üzerine çök. Yoksa o çok sevdiğin kızın ölümünü izleyen son kişi sen olursun."
Bölüm etkileşimi
