Bilinmeyen kitap kapağı

67. bölüm / 72

61. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 72Şu an: 61. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime · Okuduğun bölüm
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm 31.840 kelime

Hava gitgide daha çok kararıyor, sonbaharın o acımasız, buz gibi rüzgarı çiçekli elbisemin üzerinden tenimi bir bıçak gibi kesiyordu.

Ama benim asıl üşüyen yerim kalbimdi.

Ayaklarımı göğsüme doğru biraz daha çektim, kollarımı dizlerime sımsıkı doladım.

Sonra o ses geldi. Gökyüzü kapkara bulutlarla kaplandı ve birden gök gürleyerek sağanak bir yağmur patladı.

Yağmur damlaları birer kurşun gibi üzerime, saçlarıma, o incecik çiçekli elbiseme çarpmaya başladı. Saniyeler içinde sırıklam olmuştum. Rüzgar estikçe dişlerim birbirine vuruyor, bütün vücudum tir tir titriyordu. Ama tuhaf bir şekilde, dışarısı buz keserken benim içim alev alev yanmaya başlamıştı.

Ateşim hızla yükseliyordu.

Yanaklarımın, alnımın cayır cayır yandığını, şakaklarımın zonkladığını hissediyordum. Başım öyle bir dönmeye başladı ki parkın ışıkları, ağaçlar gözlerimin önünde dönen birer gölgeye dönüştü. Hem soğuktan titriyor hem de o amansız ateşin içinde kavruluyordum.

Beynimin içi o kadar bulanıklaşmıştı ki iç sesim bile artık yorulmuş, susmuştu.

Avcumun içinde sımsıkı sakladığım o nişan yüzüğü, elimin sıcaklığıyla iyice ısınmıştı. Telefonum cebimde dur durak bilmeden titremeye devam ediyordu. Ekranı yağmur damlalarıyla kaplanmıştı.

Gözlerim kapandığı an, o amansız ateşin içindeki kapkara sis beni tamamen esir aldı.

Bırakmıştım kendimi. Ruhum da bedenim de bu koca hayal kırıklığını daha fazla taşıyamamıştı.

...

Gözlerimi yeniden açtığımda, tepemde yavaşça dönen beyaz bir tavan ve burnuma dolan o keskin ilaç kokusu beni karşıladı. Beynimin içi hâlâ hafifçe bulanıktı ama o parktaki amansız ateş yerini koluma takılan serun buz gibi serinliğine bırakmıştı.

Nerede olduğumu anlamak için kafamı hafifçe yastıkta oynattığımda, odanın içindeki o çıt çıkmayan, gergin sessizliği hissettim.

Herkes başımdaydı.

Yatağımın hemen sağında annem duruyordu. Gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüştü, beni uyanık görünce elini anında ağzına götürüp hıçkırdı ve hemen eğilip ellerimi narin hamlelerle kavradı. "Şükürler olsun yarabbim... Uyandı kızım, Tarık uyandı." diye arkaya doğru seslendi.

Babam tekli koltuktan bir hışımla kalkıp yatağın kenarına geldi. Eğilip saçlarımı narin bir hareketle okşadı. "Güzel kızım benim... Çok korkuttun bizi," dedi babam.

Yavaşça gözlerimi odanın en karanlık köşesine, yatağımın ayak ucuna doğru çevirdim.

Yaman oradaydı. Beyaz gömleği hâlâ hafif nemliydi, saçları dağılmıştı. Yüzüne bakmak istemiyordum. Şu an ona delirler gibi sarılmak istiyordum ama gururum buna el vermiyordu.

Yüzük parmağıma baktım.

Çıkardığım yüzük yerindeydi.

Derin bir nefes almaya çalıştım ama göğsüme saplanan sızı buna izin vermedi. Gözlerimi doğrudan Yaman’ın o dipsiz karanlık gözlerine diktim. Sesimin titrememesine özen göstererek, buz gibi bir tonla konuştum.

"Git," dedim. Sesim hastane odasının duvarlarında soğuk bir radyasyon gibi yankılandı. "Git buradan, Yaman."

Yaman duyduğu bu kelimeyle sanki göğsünden vurulmuş gibi sarsıldı. O kimseden korkmayan, dünyayı dize getiren heybetli adam, bir adım öne atılmak istedi ama babamın sertçe araya giren gövdesini görünce durdu.

"Efsa, yalvarırım dinle..." dedi Yaman, gözlerindeki o koca çaresizlik ilk defa bu kadar net ortadaydı. "Düşündün gibi değil prenses, yemin ederim değil."

"Sana git dedim!" diye bağırdım, sesim sonlara doğru hıçkırığa dönüştü, kolumdaki serum iğnesi gerildi. "Duymuyor musun beni? Görmek istemiyorum seni. İstemiyorum seni. Defol git."

O kadar çok, o kadar içten ağlıyordum ki, nefesim boğazımda düğüm düğüm oluyordu. Gururum bir yandan içimi yakarken, kalbimin o kapkara cipin içindeki manzarayla parça parça oluşu canımı her şeyden çok acıtıyordu.

"Efsa, yalvarırım yapma..." diye hırıldadı Yaman, sesi acıdan paramparça olmuş bir fısıltı gibi çıktı boğazından. Gözleri dolmuştu, o kimseden korkmayan katil bey benim gözyaşlarımın karşısında resmen diz çökmüş gibiydi. "Yemin ederim düşündüğün gibi değil... Ölürüm de senin canını yakmam, ne olur yapma prenses..."

"Sana defol git dedim!" diye çığlık attım tekrar, ellerimle kulaklarımı kapattım onun o içimi tirtir titreten sesini duymamak için. Başımı yastığa gömüp deliler gibi ağlamaya devam ettim. "Yalan her şey, bana verdiğin tüm sözler yalan. İnanmıyorum sana artık, nereye gidersen git. Umrumda değilsin artık Yaman."

Soluksuz kalmıştım, gözyaşlarım bir sel gibi yastığa akıyordu ama durmadım. Parmaklarımın titremesine, kolumdaki serum iğnesinin etimi acıtmasına zerre kadar umursamadan sağ elimi sol elime götürdüm.

Nişan yüzüğünü parmağımdan sertçe çekip çıkardım. Metal tenimden sıyrılırken içimden koca bir parça koptu sandım.

Elimi hızla Yaman’a doğru uzattım ve yüzüğü onun o nemli beyaz gömleğinin üzerine doğru fırlattım. Yüzük göğsüne çarpıp yatağın yanına düştü.

Çenesi öyle bir kasıldı ki yüzündeki damarlar belirginleşti.

"Efsa..." diye inledi Yaman, sesi paramparça olmuş bir fısıltı gibi çıktı boğazından. Yüzüğü eline alırken parmaklarının deli gibi titrediğini gördüm. "Yapma prensesim... Kurban olayım yapma. Canımı al ama bunu yapma..."

"Defol git diyorum sana." diye bağırdım son gücümle, ellerimle kulaklarımı sımsıkı kapattım ve başımı yastığa gömüp deliler gibi ağlamaya devam ettim.

Babam öfkeden deliye dönmüş bir halde araya girdi. Yaman’ın omuzlarından tutup kapıya doğru sertçe ittirdi. "Duydun kızımı delikanlı! Yüzüğü de verdi işte, bitti! Git bu odadan, bir daha da benim kızımın karşısına çıkma."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

327okunma 12beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…