Bölümler 72Şu an: 64. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime · Okuduğun bölüm
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm 31.840 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba günlük.
Bugün hayatımın en mucizevi, en heyecanlı gününe gözlerimi açtım. Ve sana birşey anlatmak istiyorum.
Ben sana hayat hikayemi anlatmak istiyorum. Her şey bir mesajla başladı... Arkadaşlarımla basit oyun oynuyorduk sadece. Rastgele bir numara yazdım ve mesajı ona attım.
Mesaj benim çocukluk arkadaşıma gitti. Tanımadığım, unuttum, hatta çocukken peşini bırakmadığım o çocuğa. Tabii o zamanlar arkadaşım, sonradan canımın canına dönüştü.
Ona sapık dedim. O günü dün gibi hatırlıyorum. Sıradan, kendi halinde, geçmişindeki o büyük boşluktan habersiz bir Efsa vardım. Aslında benim ismim Elfida. Hiç kimsenin bilmediği ikinci ismim olur Efsa.
O bana Efsa dedi. Sonra herkes demeye başladı. Meğer ben Efsa'yı hiç tanımıyormuşum. Efsa, Elfida gibi değildi. Elfida sevgilisinden ayrıldı diye, günlerce yiyip içmeyen kızdı. Efsa ise sevdiği adam için elini kana bulayan, dünyayı karşına alan ve o kapkara kıyametin tam ortasından küllerinden yeniden doğan o güçlü kadındı.
Meğer ben kendimi sadece Elfida sanırken, içimde Yaman’ın dokunmayı beklediği o Efsa’yı saklıyormuşum.
Neyse yıllar günler gibi çabuk geçti. Yaman benim elimi hiç bırakmadı.
Yaman benim için herşey günlük. Önüm, arkam, sağım, solum her köşe benim için Yaman.
Kalbimi istese o an söküp veririm. Ciğerimi istese son nefesim kurban olsun ona.
Ben Yaman'ı çok seviyorum.
...
Yıllar su gibi akıp gitmişti.
Yaman’la o asırlık çınar ağacının altında birbirimize söz verip evleneli tam üç yıl olmuştu. Ve bugün, hayatımızın en heyecanlı, en mucizevi dönüm noktalarından biriydi.
Tam 9 aylık hamileydim.
İkizlerimizi, biri kız biri erkek olan iki küçük meleğimizi kucağımıza almak için artık günleri değil, saniyeleri sayıyorduk. Karnım o kadar büyümüştü ki her an doğum başlayabilirdi.
Güneşli yatak odamızda, yatağın içinde arkama yastıkları destekleyip oturmuştum. Yaman sabah uyandığımdan beri beni yataktan dışarı tek bir adım bile attırmıyordu. Resmen etrafımda pervane olmuştu. Tam karşımdaki dolaptan üzerime giymem için rahat, çiçekli bir hırka alırken bile gözü durmadan üzerimdeydi.
"Yaman ya, valla sıkıldım yatakta oturmaktan," dedim dudak büzerek, tripli bir sesle. "Bırak da biraz bahçeye çıkayım, temiz hava alayım. Kemiklerim uyuştu."
Yaman elindeki hırkayla yatağın kenarına geldi. O devasa, heybetli cüssesiyle önümde diz çöktü. O dipsiz karanlık gözlerini gözlerime dikti; yüzünde sadece bana sakladığı o dünyanın en narin tebessümü vardı. Hırkayı narin hamlelerle omuzlarıma bıraktı.
"Olmaz prensesim," dedi Yaman. Sesi o içimi tirtir titreten boğuk ve erkeksi tınısıyla odada yankılandı. "Doktor her an doğum başlayabilir, kendini zerre kadar yormayacaksın dedi. Sen burada duracaksın, ben her şeyi senin ayağına getireceğim."
"Abartıyorsun katil bey," dedim gülerek, ellerimi o kocaman karnımın üzerine koydum. "Bak, ördeklerin içeride durmuyor zaten. Sabahtan beri durmadan tekmeliyorlar."
Yaman yavaşça büyük, damarlı ellerini karnımın üzerine, benim ellerimin üzerine koydu. O kimseden korkmayan acımasız adam, karnıma dokunurken canımı acıtmaktan ölesiye korkar gibi ellerini öyle narin tutuyordu ki içim bir hoş oldu. Eğildi, kafasını karnıma yaslayıp ikizlerimizin kıpırtılarını dinledi.
"Babacım, uslu durun bakayım içeride," diye fısıldadı Yaman karnıma doğru. "Annenizi yormayın. Hele sen küçük hanım... Şimdiden annenin o inatçı hallerini aldın, hissediyorum."
Kendimi tutamayıp kahkahayı patlattım. "Sana çeksinler de gör gününü," dedim saçlarını narin narin okşayarak. "Peki benim çilekli sütüm nerede? Sabahtan beri canım istiyor."
"Hazır bile prensesim," dedi Yaman, yatağın kenarından doğrulurken. Komodinin üzerinde duran, pipeti bizzat kendisi tarafından takılmış o iki kutu çilekli sütü aldı ve bana uzattı. "Seni bir saniye bile sütsüz bırakır mıyım sanıyorsun?"
Sütü elinden alıp büyük bir mutlulukla yudumladım. Yaman yatağın kenarına, tam yanıma oturdu. Kolunu belime doladı ve beni göğsüne doğru sımsıkı, narin bir şekilde çekti.
Başımı omzuna yasladım. Göğsündeki o eski kurşun yarasının yerinde şimdi sadece huzurlu, düzenli kalp atışları vardı.
"Yaman?" dedim yavaşça, süt kutusunu masaya bırakarak.
"Söyle prensesim," dedi, dudaklarını saçlarımın arasına bastırıp uzunca öperek.
"Ben çok şanslıyım," dedim, gözlerim mutluluktan dolarak. Tam onu öpmek için doğrulmuştum ki, karnımda aniden çok sert, keskin bir dalgalanma hissettim. Nefesim bir anlığına kesildi ve istemsizce Yaman’ın elini sımsıkı tuttum.
"Y-Yaman..." dedim, gözlerimi kocaman açarak.
Yaman anında gerildi, yüzündeki o yumuşak ifade yerini büyük bir telaşa bıraktı. "Efsa? Ne oldu güzelim? Canın mı acıdı?"
"Yaman... Ördekler geliyor galiba," dedim, hem korku hem de inanılmaz bir heyecanla gülümseyerek.
"Doğum başlıyor."
"Ne!"
"Doğum başlıyor, suyum geldi!" Dedim ani gelen sancıyla bağırırken.
Bölüm etkileşimi
