Bilinmeyen kitap kapağı

15. bölüm / 73

15. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 73Şu an: 15. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime · Okuduğun bölüm
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
  73. 73 Özel bölüm - 41.644 kelime

Saat 14:32

Bilinmeyen: Yazıyor...

Bilinmeyen: Alçı canını çok yakıyor mu prenses?

Siz: Sen gerçekten bir akıl hastasısın.

Siz: Hastanedeki doktoru bile ayarlamışsın. Küçük bir morluk için hastaneye gittim, adam bileğimin kırık olduğunu söyledi.

Siz: Zorla alçıya aldılar bileğimi. Sen doktora ne dedin? Ne söyledin de beni o sedyeye oturttular?

Bilinmeyen: O herif bileğini sıktığında kemiğin çatlamış Efsa. Ben senin iyiliğini senden daha çok düşünüyorum.

Siz: İyiliğimi mi düşünüyorsun? Şu halime bak. Sağ bileğim koca bir alçının içinde. Hiçbir işimi tek başıma yapamıyorum şu an.

Bilinmeyen: Merak etme prenses. Ben senin yerine her şeyi yaparım. Sen sadece dinlen.

Siz: İstemiyorum senin hiçbir şeyini! Evime geldim, kapının önüne koca bir sepet dolusu yiyecek bırakılmış.

Siz: Üzerinde yine o iğrenç not... "Uslu kızıma" yazmışsın. Tiksiniyorum senden.

Bilinmeyen: Kelimelerine dikkat et Efsa. O alçılı bileğinle canını daha fazla yakmak istemezsin herhalde?

Siz: Tehdit mi ediyorsun yine? Ne yapacaksın, sol bileğimi de mi kıracaksın?

Bilinmeyen: Yazıyor...

Bilinmeyen: Ben senin kılına kıyamam prenses. Ama sözümü dinlemezsen, o alçıyı kendi ellerimle sökmek zorunda kalırım.

Siz: (Görüldü 14:38)

Siz: Hastanedeki doktor... Sana "abi" diyordu telefonda. Kimsin sen? Doktorlar bile senden neden bu kadar korkuyor?

Bilinmeyen: Benim olduğum yerde herkes korkması gereken kişiyi çok iyi bilir Efsa. Buna o çok güvendiğin polis abin de dahil.

Siz: Araz abiye hiçbir şey yapamazsın sen. O bir polis.

Bilinmeyen: Araz şu an senin o alçılı bileğinin hesabını sormak için hastane kayıtlarını inceliyor. Ama hiçbir şey bulamayacak.

Siz: Sen onun hastanede olduğunu nereden biliyorsun? Gerçekten her anımı, her yeri izliyorsun.

Bilinmeyen: Dedim ya prenses. Ben senin geçmişinde, şu anında ve geleceğindeyim.

Bilinmeyen: Şimdi o sepetten en sevdiğin çilekli sütü al ve iç. İlaçlarını da aksatma.

Siz: İçmiyorum. Sepeti de çöpe atacağım.

Bilinmeyen: Yazıyor...

Bilinmeyen: Eğer o sütü beş dakika içinde içmezsen, evinin kapısını kırar ve o sütü sana ben içiririm Efsa.

Bilinmeyen: Beni test etme.

Siz: Tamam içiyorum. Lanet olsun sana da, sütüne de.

Bilinmeyen: Afiyet olsun hırçın prensesim. Alçına dikkat et, canın acımasın.

Bilinmeyen: (Son görülme: 14:45)

Saat 19:57

Siz: Evimde biri dolaşıyor

Siz: Sen misin?

Bilinmeyen: Korkma prenses. Adımlarını bu kadar net duyabiliyorsan, sana zarar vermek için orada olmadığımı da bilirsin.

Siz: Ne demek korkma? Evimin içindesin! Ayak sesleri alt kattan geliyor.

Siz: Yalvarırım dışarı çık. Yalvarırım yapma böyle. Kimsin sen?

Bilinmeyen: Yukarı geliyorum Efsa.

Siz: Sakın! Sakın gelme! Odama kilitledim kendimi, makyaj masasını dayadım kapıya.

Bilinmeyen: O alçılı, kırık bileğinle o ağır masayı nasıl ittirdin sen? Canın acıdı mı?

Siz: Şu an düşündüğün şey gerçekten bu mu? Evimi bastın sen! Polisi arıyorum.

Bilinmeyen: Telefonunun şebekesini iki dakika önce kestim prenses. Kimseyi arayamazsın. Sadece bana ulaşabilirsin.

Siz: Sen gerçekten bir delisin. Ne istiyorsun benden?

Bilinmeyen: Yazıyor...

Bilinmeyen: Sadece o acıyan bileğine bakmak istiyorum. Kapının önündeyim. Masayı çek Efsa. Kendi ellerimle açtırma bana o kapıyı.

Siz: Açmıyorum! Git bu evden.

Bilinmeyen: Masayı çekerken canının yanmasını istemiyorum prenses. Eğer sen açmazsan, kapıyı kırıp girmek zorunda kalırım ve o zaman seslerden korkarsın. Ben senin korkmanı istemiyorum.

Siz: (Görüldü 20:05)

Siz: Çekiyorum masayı... Tamam. Ama sakın bana dokunma.

Bilinmeyen: Ben sana kıyamam ki Efsa. Kapıyı aç artık.

Bu bölüm yarı texting olacak

Korkuyla nefesimi verirken acıyan elime dikkat ederek kapının arkasındaki ağır makyaj masasını yavaşça kenara çektim. Kalbimin sesi odada yankılanıyordu. Kilidi çevirdim ve kapıyı araladım.

Koridorda sadece derin bir sessizlik vardı.

Siz: Açtım... Koridorda kimse yok. Aşağıdan sesler de kesildi. Neredesin?

Siz: Kafayı mı yiyorum ben?

Bilinmeyen: Arkana bak prenses.

Hızla arkama döndüğümde nefesim boğazımda tıkandı. Dakikalardır kapıya odaklanmışken, o penceremden içeri sızmıştı.

Karşımda uzun boylu, siyahlar içinde gizemli bir beden duruyordu. Yüzünde sadece o koyu renkli gözlerini açıkta bırakan siyah bir maske vardı.

Ama gözleri... O kadar derin ve tanıdıktı ki, bakışlarındaki şefkat beni olduğum yere çiviledi.

"Sen... Sen ne ara penceremden içeri girdin? Yüzündeki o siyah maskeyi çıkar artık. Göreyim seni. Kimsin sen?"

Yavaşça bana doğru bir adım attı. Siyah postallarının parkede çıkardığı o hafif ses kalbimin ritmini hızlandırdı. Aramızdaki mesafeyi kapatıp tam önümde durduğunda, odunsu ve taze nane karışımı o büyüleyici kokusu ciğerlerime doldu.

Elini yavaşça yüzündeki maskenin kenarına götürdü. Parmaklarının boğumları bile pürüzsüz ve güçlüydü.

"Zamanı var demiştim," diye fısıldadı. Sesi bir telefondan değil, tam karşımda, canlı ve derinden geliyordu. Maskesini çıkarmadı ama parmaklarını şakağıma doğru yaslayıp yüzüme düşen bir tutam saçı nazikçe kulağımın arkasına itti. Dokunuşu o kadar sıcaktı ki, titrememek için dişlerimi sıktım.

"Şimdi yatağına otur ve o alçılı elini bana uzat, hırçın prenses."

Sözleri birer büyü gibi zihnime sızıyordu. Dediğini yaptım. Yatağın kenarına iliştiğimde, o da önümde tek dizinin üzerine çöktü. Aramızdaki boy farkına rağmen şimdi göz hizasındaydık. Alçılı sağ bileğimi büyük bir titizlikle, sanki kırılacak porselen bir bebek tutuyormuş gibi ellerinin arasına aldı.

"Dokunma bana..." dedim, ama sesimdeki itiraz bile o kadar cılızdı ki kendime kızdım.

"Şşş..." diye fısıldadı, başını hafifçe eğerek. Maskesinin ardındaki sıcak nefesi tenime çarptı. "Sesin titriyor ama canını yakmam. Bak, senin için ne getirdim."

Ceketinin iç cebinden küçük, şık bir kutu çıkardı ve yatağın üzerine bıraktı. En sevdiğim pastanenin çilekli pastasıydı bu.

"Kendi ellerimle yedirmemi ister misin?" diye sordu. Gözlerinde muzip, bir o kadar da içimi eriten bir parıltı vardı.

"Neden yapıyorsun bunu?" dedim gözlerimin içine hücum eden yaşları tutmaya çalışarak. "Hem canımı sıkan herkesi yok ediyorsun, insanları kaçırıyorsun hem de bana çocuk gibi bakıyorsun."

Bileğimi tutan elini yavaşça yukarı kaydırdı ve parmak uçlarını alçının bittiği yerdeki tenimde gezdirdi. "Çünkü sen benim çocukluğumsun Efsa," dedi, sesi ilk defa bu kadar yumuşak çıkıyordu.

"Kaybettiğin o gümüş kolyeyi boynuna takacak, seni bu dünyada herkesten çok sevecek ve koruyacak tek adamım. Şimdi gözlerini kapat ve sadece kokumu içine çek. Ben buradayken sana dünyadaki hiçbir kötülük dokunamaz."

Eğildi ve alçılı elimin üzerindeki açıkta kalan parmak uçlarıma dudaklarını kondurdu. Maskenin üzerinden bile o sıcaklığı hissettim. İçimdeki korku tamamen silinmiş, yerini bu gizemli adama karşı koyulamaz bir çekime bırakmıştı.

Ona karşı koyamıyordum.

Ona aşık olmaktan deliler gibi korkuyordum ama kalbimin ritmi benden çoktan bağımsızlaşmıştı.

"Kokun..." dedim gözlerimi gözlerinden ayıramayarak. "Çok tanıdık. Gitme olur mu? Yani... Sadece bu gece gitme. Yanımda kal."

Gözleri yavaşça kısıldı, maskenin altında gülümsediğini hissettim. Elini yanağıma koydu ve baş parmağıyla elmacık kemiğimi okşadı.

"Ben zaten hiç gitmedim ki hırçın prensesim," dedi boğuk bir sesle. "Hep seninleydim, hep de seninle kalacağım. Şimdi kapat o güzel gözlerini ve uyu. Ben baş ucunda nöbet tutarken rüyanda yine beni gör."

Yatağa uzanırken gözlerimi kapatana kadar baş ucumda bir gölge gibi dikilişini, gitmeyeceğinden emin oluşunu izledim.

Karanlığa teslim olmadan önce duyduğum son şey, onun derin ve huzurlu nefes sesiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.115okunma 27beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…