Bölümler 73Şu an: 31. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
- 73 Özel bölüm - 41.644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Yaman..." diye fısıldadım.
Sesim çok kısık çıkmıştı. "Ben geldim."
"Ama bil diye söylüyorum sadece bu seferlik geldim."
"Çünki diğer sefer senin, benim yanıma gelmeni isterim."
Cevap vermedi. Göğsü çok hafif, güçlükle inip kalkıyordu.
"Her şeyi hatırladım," dedim hıçkırarak.
"Çocukluğumuzu. Seni. Herşeyi. Hafızamdan silinen her anı. Sessiz çocuktun, benimle tanışana kadar. Sonra benimle birlikte o tozlu sokakta nasıl deli gibi koştuğunu, top oynadığını hatırladım. Sen beni hiç bırakmamışsın."
Gözyaşlarım onun sargılı göğsüne damlarken elini iki elimle birden kavradım. Cihazların çıkardığı o düzenli, sıkıcı ses odadaki tek hayat belirtisiydi.
"O gümüş kolyeyi boynuma taktığında canavarlaştığını sanmıştım," dedim dudaklarımı elinin tersine bastırarak. "Meğer asıl canavarlar bizim çocukluğumuzu çalanlarmış. Araz abiymiş... Her şey o kaza yüzündenmiş."
"Çaldılar Yaman, benim çocukluğumu, senin gençliğini. Bizden koca bir hayatı çaldılar. Birbirimizi çaldılar," dedim, hıçkırıklarım artık tamamen özgür kalmıştı.
"Hatırlıyor musun bir kez yıldızlara bakarak hayal kuruyorduk. Küçüktük, masumduk. Sen bana 'Büyüyünce dünyanın en büyük evini alacağım, sen de o evin prensesi olacaksın' demiştin," dedim, yüzümde gözyaşlarıyla karışık buruk bir tebessüm belirdi. "Ben de sana 'Sarayı istemem, sen yanımda ol yeter' demiştim. O çocuk halimizle birbirimize sığınmıştık Yaman."
Önüme dökülen saçlarımı geriye attım.
"Ben seni nasıl unuturum. Ben tek arkadaşımı nasıl unuturum Yaman? Seninle oturdum, seninle kalktım. Nereye gidersen peşinden geldim. Bir keresine bana ördek demiştin, hatırlıyor musun? Ördek gibi paytak paytak yürüyorsun demiştin. Çok ağlamıştım," dedim, gözlerimden akan yaşların arasından hafifçe kıkırdayarak.
"Beni ağlatınca öyle çok korkmuştun ki... Gidip bakkaldan iki tane çilekli süt almıştın barışalım diye. O gün yanağıma kondurduğun o öpücüğü, o sütün tadını bile unutmamışım ki ben."
Genzim yanıyordu.
"Yıllar sonra sen bana sarılınca kokun tanıdık gelmişti. Kalbim o yüzden öyle deli gibi çarpmıştı. Ruhum seni unutmamıştı Yaman..."
Diyemedim daha fazlasını. Hıçkırıklarım boğazıma dizildi.
Tam o sırada Yaman’ın parmakları çok hafifçe kımıldadı. Ellerimi tutan eli, sanki son gücünü toplar gibi parmaklarımı yavaşça sıktı. Cihazın bip bip sesleri birden hızlandı.
"Ef... sa..."
O boğuk, güçlükle çıkan sesi duyduğumda nefesim kesildi. Başımı hemen kaldırdım. Yaman gözlerini aralamıştı. O dipsiz, karanlık gözleri bu kez acıyla değil, sonsuz bir şefkatle bana bakıyordu.
"Buradayım, yanındayım," dedim, yüzümdeki gözyaşlarını alelacele silerek. "Kendini yorma, konuşma lütfen."
Dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı. Çok halsizdi ama bakışları hâlâ o eski koruyucu çocuktu.
"Yine çok ağlamışsın... Küçük ördek." diye fısıldadı. Sesi o kadar kısık çıkmıştı ki duymak için ona doğru eğildim.
Ağlarken aniden güldüm. "Hâlâ dalga geçiyorsun benimle. Bak, çilekli sütün de yok bu sefer. Affetmem seni."
"Alırım..." dedi, derin bir nefes almaya çalışarak. Göğsü acıyla sıkıştı, kaşlarını çattı. "Sen hatırla da... Ben sana dünyaları alırım."
O sırada kapı aniden açıldı. İçeri giren koruma telaşla, "Efsa Hanım, gitmemiz lazım! Dışarıda hareketlilik var, Araz’ın adamları sokağın başında görünmüş!" dedi. Belindeki silahı çoktan çıkarmıştı.
Yaman kaşlarını çatarak korumaya baktı. Yataktan doğrulmaya çalıştı ama göğsündeki yara yüzünden acıyla inleyip geri uzandı. "Efsa’yı... hemen çıkarın buradan. Güvenli eve götür."
"Hayır!" diyerek elini daha sıkı tuttum. "Hiçbir yere gitmiyorum. Seni bu halde burada bırakmam Yaman."
Yaman gözlerini gözlerime dikti. O sert, taviz vermeyen katil ifadesi geri gelmişti. "Efsa, söz dinle. Sana zarar vermelerine izin veremem. Benim yüzümden bu karanlığın içine battın."
"İstemiyorum, seninle kalmak istiyorum. Sensiz hiçbir yere gitmek istemiyorum."
"Gitmen gerek güzelim," diye fısıldadı. Sesi pürüzlü ve yorgundu ama çok kararlıydı. "Eğer sana bir şey olursa, ben bir daha ayağa kalkamam. Benim yaşama sebebim sensin, Efsa."
"Beni bir kez daha kaybetmek istemiyorsun, biliyorum," dedim, elinin üzerine elimi bastırarak. "Ama ben de seni bu yatakta, bu çaresizlikle bırakıp gidemem. Ölürüm daha iyi."
Yaman derin bir nefes aldı. Göğsünün acıyla sıkıştığını gördüm ama belli etmemeye çalıştı. Başını hafifçe sallayarak dudaklarını alnıma bastırdı. O an zaman durdu sanki. Dışarıdaki silah sesleri, o kırmızı acil durum ışıkları, peşimizdeki canavarlar...
Hepsi yok oldu.
Sadece o ve ben kaldık.
"Sana söz veriyorum," dedi alnını alnımdan ayırmadan. "Bu gece buradaki herkesi temizleyeceğim ve sabah o pencerene geri geleceğim. Çilekli sütlerinle birlikte."
Gözyaşlarımın arasından hafifçe gülümsedim.
"Söz mü, Yaman?"
"Söz, prenses."
Bölüm etkileşimi
