Bölümler 73Şu an: 36. Bölüm
- 1 1. Bölüm730 kelime
- 2 2. Bölüm538 kelime
- 3 3. Bölüm571 kelime
- 4 4. Bölüm417 kelime
- 5 5. Bölüm460 kelime
- 6 6. Bölüm446 kelime
- 7 7. Bölüm528 kelime
- 8 8. Bölüm766 kelime
- 9 9. Bölüm596 kelime
- 10 10. Bölüm473 kelime
- 11 11. Bölüm506 kelime
- 12 12. Bölüm531 kelime
- 13 13. Bölüm477 kelime
- 14 14. Bölüm713 kelime
- 15 15. Bölüm1.050 kelime
- 16 16. Bölüm659 kelime
- 17 17. Bölüm497 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm695 kelime
- 20 20. Bölüm496 kelime
- 21 21. Bölüm431 kelime
- 22 22. Bölüm488 kelime
- 23 23. Bölüm459 kelime
- 24 24. Bölüm599 kelime
- 25 25. Bölüm1.018 kelime
- 26 26. Bölüm805 kelime
- 27 27. Bölüm609 kelime
- 28 28. Bölüm1.025 kelime
- 29 29. Bölüm1.085 kelime
- 30 30. Bölüm860 kelime
- 31 31. Bölüm634 kelime
- 32 32. Bölüm465 kelime
- 33 33. Bölüm504 kelime
- 34 34. Bölüm462 kelime
- 35 35. Bölüm519 kelime
- 36 36. Bölüm546 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 37. Bölüm461 kelime
- 38 38. Bölüm619 kelime
- 39 39. Bölüm446 kelime
- 40 40. Bölüm526 kelime
- 41 41. Bölüm562 kelime
- 42 42. Bölüm512 kelime
- 43 43. Bölüm705 kelime
- 44 44. Bölüm403 kelime
- 45 45. Bölüm764 kelime
- 46 46. Bölüm810 kelime
- 47 47. Bölüm516 kelime
- 48 48. Bölüm710 kelime
- 49 49. Bölüm763 kelime
- 50 50. Bölüm705 kelime
- 51 51. Bölüm934 kelime
- 52 52. Bölüm818 kelime
- 53 53. Bölüm811 kelime
- 54 54. Bölüm868 kelime
- 55 55. Bölüm1.401 kelime
- 56 56. Bölüm537 kelime
- 57 57. Bölüm905 kelime
- 58 58. Bölüm715 kelime
- 59 59. Bölüm781 kelime
- 60 60. Bölüm619 kelime
- 61 61. Bölüm735 kelime
- 62 62. Bölüm1.118 kelime
- 63 63. Bölüm680 kelime
- 64 64. Bölüm659 kelime
- 65 65. Bölüm671 kelime
- 66 66. Bölüm644 kelime
- 67 67. Bölüm443 kelime
- 68 68. Bölüm575 kelime
- 69 Teşekkürler198 kelime
- 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
- 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
- 72 Özel bölüm - 31.840 kelime
- 73 Özel bölüm - 41.644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Babamın ayak sesleri kapıya iyice yaklaştığında panikten ne yapacağımı şaşırdım. Kalbim ağzımda atıyordu. Yaman ise sanki peşimizde onlarca adam yokmuş, babam kapıyı kırıp içeri girmeyecekmiş gibi büyük bir sakinlikle bana bakıyordu.
"Yaman, yalvarırım durma, geç şuraya!" diye fısıldadım, sesim korkudan titriyordu.
Yataktan fırlayıp onu kolundan tuttuğum gibi gardıroba doğru çekiştirdim. Yaman hafifçe güldü, benim bu telaşlı halim onu eğlendiriyor gibiydi. Ama göğsünü hafifçe tutunca canının yandığını anladım.
Kıyamadım ama babamın bizi bu odada yan yana görmesi, hele ki o öpücükten sonra, Yaman’ın vurulmasından daha tehlikeli olabilirdi.
"Tamam küçük ördek, sakin ol. Saklanıyorum," dedi fısıltıyla.Gardırobun kapağını hızla açtım, içindeki elbiseleri kenara itip Yaman’ı içeriye doğru itekledim. Koskoca adam benim minicik dolabıma sığmaya çalışıyordu. Ceketini eline aldı, boyunu biraz eğdi. Tam kapağı kapatacaktım ki gözlerimin içine bakıp göz kırptı.
"Borçlandın prenses," diye fısıldadı muzipçe.
"Şşşt, sus!" deyip kapağı yüzüne kapattım.
Hızla yatağa geri koştum, yorganı üstüme çekip uyuyor numarası yaptım. Tam gözlerimi kapattığım an odamın kapısı "gıcırrr" diye açıldı. Kalbimin sesini babam duyacak diye ödüm kopuyordu.
"Efsa? Kızım, uyanmadın mı daha?" dedi babam. Ağır adımlarla yatağımın yanına kadar geldiğini hissettim.
Yavaşça gözlerimi araladım, uykulu bir ses çıkarmaya çalışarak, "Yaa baba... Uyuyordum," dedim, esner gibi yaparak.
Babam yatağın kenarında durdu, ellerini beline koyup odayı şöyle bir süzdü. Bakışları komodinin üzerine kaydığında nefesimi tuttum. Eyvah! İki kutu çilekli süt tam orada duruyordu! Babam kaşlarını çattı, gözlüklerinin üzerinden sütlere baktı.
"Kızım, bu çilekli sütler nereden çıktı? Akşam yoktu bunlar burada," dedi babam şüpheyle.
Yatakta doğruldum, hemen bir yalan uydurmam gerekiyordu. "Şey... Baba, gece susamıştım. Mutfağa inip dolaptan aldım, unutmuşsunuzdur orada," dedim aceleyle.
Babam süt kutusuna doğru eğildi, tam elini uzatıp bakacaktı ki gardırobun içinden boğuk bir "bzzz... bzzz..." sesi geldi.
Yaman’ın telefonu içeride titriyordu!
Gözlerimi panikle gardıroba çevirdim. Babamın da hareketleri anında durdu. Başını yavaşça sesin geldiği yöne, yani dolaba doğru çevirdi. Kaşları iyice çatılmıştı.
"O ses neydi?" diye sordu babam, gözlerini gardıroba dikerek.
"Hangi ses baba? Ben bir şey duymadım," dedim, sesimin titremesini engellemeye çalışarak yorganı parmaklarımla sıktım.
"Dolaptan geldi," dedi babam ve ağır adımlarla gardıroba doğru yürümeye başladı. "Bildiğin telefon titriyor içeride. Efsa, sen benden bir şey mi saklıyorsun kızım?"
Babam dolabın kapağına elini uzattığı an, arkamdaki hırkamın cebinde duran kendi telefonum aniden yüksek sesle çalmaya başladı. İkimiz de yerimizden sıçradık. Babamın dikkati dağıldı ve arkasına, yatağa doğru döndü. Arayan annemdi.
Fırsattan istifade hemen telefonu açtım. "Efendim anneciğim?" dedim sesimi yükselterek.
Aşağıdan annemin sesi yankılandı."Tarık! Hadi, çay soğudu! Bırak kızı uyusun, aşağı gel!"
Babam gardıroba, sonra bana, en son da elimdeki telefona baktı. Hala şüpheleri vardı ama annemin çağrısına karşı gelemedi. "Geliyorum Melek!" diye seslendi. Sonra bana döndü, parmağını sallayarak, "Hadi bakalım, sen de hemen aşağı iniyorsun küçük hanım. Gözüm üzerinde," dedi ve odadan çıktı.
Kapı kapandığı an ciğerlerime günlerdir çekmediğim kadar derin bir nefes çektim. Yataktan fırlayıp gardırobun kapağını açtım. Yaman içeride iki büklüm olmuş, elindeki telefona bakıyordu. Telefonu sessize almıştı ama yüzünde o ukala, rahat gülümsemesi hala duruyordu.
"Ucuz yırttık," dedi dolaptan çıkıp boynunu kütleterek.
"Sen delisin Yaman! Telefonunu neden sessize almıyorsun?" diye çıkıştım göğsüne hafifçe vurarak.
Yaman aniden bileğimi yakaladı, beni kendine doğru çekip sırtımı dolabın kapağına yasladı. Aramızdaki mesafe yine yok olmuştu. O koyu gözlerini gözlerime dikti.
"Seni böyle heyecanlı görmek hoşuma gidiyor küçük ördek," diye fısıldadı, dudakları kulağıma o kadar yakındı ki nefesi tenimi yaktı.
"Ayrıca... Az önceki yarım kalan konumuza ne zaman döneceğiz?"
Bölüm etkileşimi
