Bilinmeyen kitap kapağı

27. bölüm / 72

27. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 72Şu an: 27. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm730 kelime
  2. 2 2. Bölüm538 kelime
  3. 3 3. Bölüm571 kelime
  4. 4 4. Bölüm417 kelime
  5. 5 5. Bölüm460 kelime
  6. 6 6. Bölüm446 kelime
  7. 7 7. Bölüm528 kelime
  8. 8 8. Bölüm766 kelime
  9. 9 9. Bölüm596 kelime
  10. 10 10. Bölüm473 kelime
  11. 11 11. Bölüm506 kelime
  12. 12 12. Bölüm531 kelime
  13. 13 13. Bölüm477 kelime
  14. 14 14. Bölüm713 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.050 kelime
  16. 16 16. Bölüm659 kelime
  17. 17 17. Bölüm497 kelime
  18. 18 18. Bölüm535 kelime
  19. 19 19. Bölüm695 kelime
  20. 20 20. Bölüm496 kelime
  21. 21 21. Bölüm431 kelime
  22. 22 22. Bölüm488 kelime
  23. 23 23. Bölüm459 kelime
  24. 24 24. Bölüm599 kelime
  25. 25 25. Bölüm1.018 kelime
  26. 26 26. Bölüm805 kelime
  27. 27 27. Bölüm609 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 28. Bölüm1.025 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.085 kelime
  30. 30 30. Bölüm860 kelime
  31. 31 31. Bölüm634 kelime
  32. 32 32. Bölüm465 kelime
  33. 33 33. Bölüm504 kelime
  34. 34 34. Bölüm462 kelime
  35. 35 35. Bölüm519 kelime
  36. 36 36. Bölüm546 kelime
  37. 37 37. Bölüm461 kelime
  38. 38 38. Bölüm619 kelime
  39. 39 39. Bölüm446 kelime
  40. 40 40. Bölüm526 kelime
  41. 41 41. Bölüm562 kelime
  42. 42 42. Bölüm512 kelime
  43. 43 43. Bölüm705 kelime
  44. 44 44. Bölüm403 kelime
  45. 45 45. Bölüm764 kelime
  46. 46 46. Bölüm810 kelime
  47. 47 47. Bölüm516 kelime
  48. 48 48. Bölüm710 kelime
  49. 49 49. Bölüm763 kelime
  50. 50 50. Bölüm705 kelime
  51. 51 51. Bölüm934 kelime
  52. 52 52. Bölüm818 kelime
  53. 53 53. Bölüm811 kelime
  54. 54 54. Bölüm868 kelime
  55. 55 55. Bölüm1.401 kelime
  56. 56 56. Bölüm537 kelime
  57. 57 57. Bölüm905 kelime
  58. 58 58. Bölüm715 kelime
  59. 59 59. Bölüm781 kelime
  60. 60 60. Bölüm619 kelime
  61. 61 61. Bölüm735 kelime
  62. 62 62. Bölüm1.118 kelime
  63. 63 63. Bölüm680 kelime
  64. 64 64. Bölüm659 kelime
  65. 65 65. Bölüm671 kelime
  66. 66 66. Bölüm644 kelime
  67. 67 67. Bölüm443 kelime
  68. 68 68. Bölüm575 kelime
  69. 69 Teşekkürler198 kelime
  70. 70 Özel bölüm - 12.721 kelime
  71. 71 Özel bölüm - 21.394 kelime
  72. 72 Özel bölüm 31.840 kelime

Çenemi dikleştirdim.

Gözlerinin tam içine bakarak, içimde kalan son cesaret kırıntısıyla fısıldadım.

"Evet. Bu belirsizlikle, senin bu akıl oyunlarınla yaşamaktansa ölmek daha iyi."

Adam yüzüme doğru eğildi. Aramızdaki mesafe o kadar azaldı ki, göz bebeklerindeki o karanlık labirenti görebiliyordum.

Bir an için elini kaldırıp boğazıma yapışacağını, beni orada nefessiz bırakacağını sandım. Gözlerimi sıkıca kapattım ve sonumu bekledim.

Ama beklediğim şey olmadı.

Boynumda sadece hafif bir esinti hissettim. Gözlerimi yavaşça açtığımda, adamın arkasını dönüp odanın büyük, siyah perdesine doğru yürüdüğünü gördüm.

Perdeyi tek bir hamlede hızla yana çekti. İçeriye aniden dolan parlak gün ışığı gözlerimi kamaştırdı. Günlerdir karanlığa alışan gözlerimi ellerimle siper ettim.

"Ölmek o kadar kolay değil, güzelim," dedi perdenin önünde durarak. Arkasından vuran ışık yüzünden yüzü tamamen karanlıkta kalmıştı, sadece devasa silueti görünüyordu. "Senin yaşaman gerek. Benimle birlikte, bu dünyanın ne kadar kirli olduğunu görerek yaşaman gerek."

Cebinden küçük, metal bir anahtar çıkardı. Komodinin yanındaki kilitli ahşap dolaba doğru yürüdü. Anahtarı kilide soktu ve çevirdi.

Kapak gıcırdayarak açıldı. İçinden siyah bir dosya çıkardı ve yatağın üzerine, tam önüme fırlattı.

"Araz abini çok merak ediyordun, değil mi?" dedi sesi bu sefer alaycı değil, ölümcül bir ciddiyetle çıkıyordu. "Seni koruyacağını sandığın o kahramanın gerçekte kim olduğunu öğrenmek istiyorsan, aç o dosyayı."

Titreyen ellerimle yatağın üzerindeki siyah dosyaya uzandım. Kapağını açtığımda karşıma çıkan ilk şey, Araz abinin polis üniformasıyla çekilmiş bir fotoğrafı oldu. Ama fotoğrafın hemen yanında, kırmızı kalemle büyük harflerle yazılmış bir kelime duruyordu.

"HEDEF".

Sayfaları hızla çevirmeye başladım. Dosyanın içi Araz abinin gizlice çekilmiş fotoğrafları, banka hesap dökümleri ve bazı belgelerle doluydu.

Belgelerin üzerinde "Rüşvet", "Uyuşturucu Ticareti" ve "Cinayete Yataklık" gibi korkunç suçlamalar yer alıyordu.

"Bu... bu yalan!" diye bağırdım dosya elimden düşerken. "Araz abi bunu yapmaz! O bir polis!"

Adam bana doğru yaklaştı. Yatağın kenarına çömelerek dosyanın içinden bir fotoğraf aldı ve gözümün önüne getirdi. Fotoğrafta Araz abi, karanlık bir sokakta tanımadığım bazı adamlarla çanta alışverişi yapıyordu.

"O sadece bir üniformanın arkasına saklanan bir suçlu, Efsa," dedi adam fısıldayarak. "Senin o çocukluğunu çalan. Sana iyilik meleği gibi yaklaşan o polis abinin geçmişini hiç araştırdın mı?"

Dünya başıma yıkılıyor gibiydi.

Aylardır güvendiğim, sığındığım tek insan...

Bir suçlu muydu?

Geçmişimi unutmamda onun mu payı vardı?

"Peki sen..." dedim zorlukla yutkunarak. "Sen neden onun peşindesin? Sen neden insanları öldürüyorsun?"

Adam ayağa kalktı. Yüzünde ilk defa acımasız ve net bir ifade belirdi.

"Çünkü kanunun cezalandırmadığı canavarları sadece daha büyük bir canavar yok edebilir. Ve şimdi sıra Araz'da."

...

Tahmin edin şimdi ne yapıyordum?

Bir katille aynı sofrada oturmuş yemek yiyordum. Ve hâlâ üzerimde onun kıyafeti vardı. Kıyafeti kalçamın hemen altında bitiyordu ve her hareket ettiğimde tenime sürtünüyordu.

Önümdeki tabağa bakıyordum ama boğazımdan tek bir lokma bile geçmiyordu. Az önce odada öğrendiğim gerçekler zihnimi paramparça etmişti. Araz abi gerçekten bir suçlu muydu? Yoksa bu adam beni tamamen kendine bağlamak için zekice bir oyun mu oynuyordu?

"Yemek yemiyorsun," dedi. Sesi masanın diğer ucundan çok sakin bir şekilde yükseldi.

İçimden, sen de yemiyorsun demek geçti ama dilimi ısırarak susmak zorunda kaldım.

Başımı yavaşça kaldırdım. Elindeki kadehi dudaklarına götürürken gözlerini bir an bile benden ayırmıyordu. O kadar rahattı ki, sanki beni kaçıran bir seri katil değil de sıradan bir ev sahibiydi.

Ve ben onun misafiriydim.

"İştahım yok," dedim buz gibi bir sesle. "Bana anlattığın o şeylerden sonra nasıl iştahım olabilir ki?"

Adam kadehini masaya bıraktı. Arkasına yaslanarak kollarını göğsünde birleştirdi. Siyah gömleğinin kollarından görünen damarlı, güçlü kolları masanın loş ışığında parlıyordu.

"Gerçekler ağırdır, güzelim," dedi fısıldar gibi. "Ama onlarla yüzleşmek zorundasın. Seni bunca zaman yalanlarla uyutmuşlar. Şimdi uyanma vakti."

"Sana nasıl inana bilirim?"

"Bu gece benimle baloya gelirsen, bütün herşeyi sana anlatacağım. Kafandaki soruların hepsine cevap vereceğim."

"Gerçekten mi? Ama söz ver yalan yok."

Tebessüm ederek cevap verdi.

"Yok prenses. Benim hayatımda hiçbir yalana yer yok."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

843okunma 19beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…