9. bölüm / 52
KOD ADI : GÖLGE8.Bölüm
Bölümler 52Şu an: 8.Bölüm
- 1 KARAKTERLER172 kelime
- 2 1.BÖLÜM621 kelime
- 3 2.BÖLÜM773 kelime
- 4 3.BÖLÜM534 kelime
- 5 4.BÖLÜM1.061 kelime
- 6 5.Bölüm1.000 kelime
- 7 6.Bölüm715 kelime
- 8 7.Bölüm581 kelime
- 9 8.Bölüm709 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 9.Bölüm740 kelime
- 11 10. Bölüm813 kelime
- 12 11.Bölüm623 kelime
- 13 12.Bölüm837 kelime
- 14 13. Bölüm718 kelime
- 15 14.Bölüm942 kelime
- 16 15.Bölüm737 kelime
- 17 16.Bölüm768 kelime
- 18 17.Bölüm867 kelime
- 19 18.Bölüm831 kelime
- 20 19.Bölüm872 kelime
- 21 20.Bölüm1.005 kelime
- 22 21.Bölüm1.078 kelime
- 23 22.Bölüm929 kelime
- 24 23.Bölüm619 kelime
- 25 24.Bölüm896 kelime
- 26 25.Bölüm956 kelime
- 27 26.BÖLÜM1.059 kelime
- 28 27.BÖLÜM986 kelime
- 29 28.BÖLÜM973 kelime
- 30 29.Bölüm845 kelime
- 31 30. Bölüm1.023 kelime
- 32 31. Bölüm1.092 kelime
- 33 32.BÖLÜM1.041 kelime
- 34 33. Bölüm1.344 kelime
- 35 34.BÖLÜM973 kelime
- 36 35.Bölüm1.032 kelime
- 37 36.BÖLÜM927 kelime
- 38 37. BÖLÜM1.387 kelime
- 39 38.BÖLÜM1.069 kelime
- 40 39.BÖLÜM981 kelime
- 41 40.BÖLÜM1.001 kelime
- 42 41. Bölüm1.090 kelime
- 43 42.Bölüm1.379 kelime
- 44 43.Bölüm1.030 kelime
- 45 44. Bölüm1.363 kelime
- 46 45.Bölüm1.083 kelime
- 47 46.Bölüm1.127 kelime
- 48 47. Bölüm1.118 kelime
- 49 48.Bölüm1.252 kelime
- 50 49.Bölüm1.590 kelime
- 51 50.Bölüm1.329 kelime
- 52 FİNAL1.221 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
OĞUZHAN
Patlama sesi duyduğum anda irkildim.
Bir saniye...
Sadece bir saniye sürdü.
Sonra ne olduğunu anladım.
Hayır
Olmaz.
Patlama...
Gölge'nin olduğu yerden gelmişti.
"Hayır!"
diye bağırdım.
Hiç düşünmeden ona doğru koşmaya başladım.
Ama birkaç adım bile atamadan askerler yanıma ulaştı.
"Komutanım durun!"
"Bırakın beni!"
diye bağırdım.
"Ona yardım etmem gerekiyor!"
İki asker kollarımdan tuttu.
Kendimi kurtarmaya çalıştım.
"Bırakın!"
"Yaralı olabilir!"
"Orada tek başına!"
Ama kimse beni dinlemiyordu.
Çatışma hâlâ devam ediyordu.
Silah sesleri dağlarda yankılanıyordu.
Teröristler geri çekilmeye başlamıştı.
Sayıları azalmıştı.
Ama umurumda değildi.
Aklımda tek bir kişi vardı.
Gölge.
Gözlerim sürekli patlamanın olduğu noktayı arıyordu.
"Benim yüzümden..."
dedim fısıltıyla.
"Benim yüzümden öldü."
Bunu kabul etmek istemiyordum.
Haftalardır beni koruyan kişi oydu.
Beni o kurtarmıştı.
Ben ise onu koruyamamıştım.
Bir kez bile teşekkür edememiştim.
Bir kez bile yüzünü görememiştim.
Tam yeniden kurtulup koşmaya çalışırken boynumda hafif bir acı hissettim.
Şaşkınlıkla arkama döndüm.
Bir sağlık görevlisi elinde enjektör tutuyordu.
"Affedin komutanım."
dedi.
"Emir böyle."
Gözlerim büyüdü.
"Ne yaptın lan sen..."
Cümlem yarım kaldı.
Görüşüm bulanıklaşmaya başladı.
Patlamanın olduğu noktaya son kez baktım.
Sonra her şey karardı.
Gözlerimi açtığımda beyaz bir tavanla karşılaştım.
Bir süre nerede olduğumu anlayamadım.
Sonra hastane kokusu geldi burnuma.
Hastanedeydim.
Kolumda serum vardı.
Kapının önünde nöbet tutan askerler vardı.
Ama hiçbirini umursamadım.
Çünkü aklımda tek bir soru vardı.
Gölge yaşıyor muydu?
Başka hiçbir şey düşünemiyordum.
Ne yaralarımı...
Ne çatışmayı...
Ne de günler sonra yeniden karargâhta olmayı...
Sadece onu düşünüyordum.
Ve ilk kez kendime itiraf ettim.
Onu kaybetmekten korkmuştum.
Albay gelip gölge hakkında bilgi istedi ama hiçbir şey bilmediğini söyledim çünkü hiçbir şey öğrenmeme fırsat vermemişti.
Günlerce aradılar.
Dağları.
Mağaraları.
Geçitleri.
Patlamanın olduğu bölgeyi.
Ama hiçbir şey bulamadılar.
Ne bir iz.
Ne bir eşya.
Ne de bir ceset.
Sanki yine ortadan kaybolmuştu.
Bir gölge gibi.
İlk başlarda buna tutundum.
Belki yaşıyordur.
Belki saklanıyordur.
Belki yine herkesi kandırmıştır.
Çünkü bu ona benzerdi.
Sonra istihbarat geldi.
Toplantı odasında herkes susmuştu.
Kimse gözlerimin içine bakamıyordu.
Albay dosyayı masaya bıraktı.
"Cemşit'ten bilgi geldi."
dedi.
İçime kötü bir his çöktü.
"Ne bilgisi?"
Kimse cevap vermedi.
Dosyayı açtım.
Birkaç fotoğraf.
Birkaç rapor.
Birkaç ifade.
Hepsi aynı şeyi söylüyordu.
Gölge ölmüştü.
Cemşit'in adamları onu yakalamıştı.
Daha sonra ölüm haberini propaganda amacıyla yaymışlardı.
"Yalan."
dedim.
Kimse konuşmadı.
"Bu bir tuzak."
Albay başını eğdi.
"Oğuzhan..."
"Komutanım hayır o ölemez."
Dosyayı masaya fırlattım.
"O yıllardır herkesten kaçtı."
"Onu kimse yakalayamadı."
"Ölemez."
Kimse bana karşı çıkmadı.
Çünkü aslında herkes aynı şeyi düşünüyordu.
Ama günler geçti.
Ve Gölge'den tek bir haber bile gelmedi.
Ne bir mesaj.
Ne bir istihbarat.
Ne de kurtarılan bir asker.
Hiçbir şey.
İlk kez...
Gerçekten yok gibiydi
Görevlere çıktım.
Operasyonlara katıldım.
Hayatıma devam ettim.
Ama ne zaman gece olsa...
Aklım yine ona gidiyordu.
Bazen karanlık bir köşede onu gördüğümü sanıyordum.
Bazen bir telsiz sesi duyduğumda irkiliyordum.
Saçmaydı.
Biliyordum.
Yüzünü bile görmemiştim.
Ama yine de unutamıyordum.
Çünkü bazı insanlar hayatına girmez.
Hayatını değiştirir.
Ve Gölge...
Ben fark etmeden bunu yapmıştı.
GÖLGE-
Gözlerimi açtığımda nefes almak bile acıtıyordu.
Vücudumun her yeri ağrıyordu.
Patlamanın etkisiyle ağır yaralanmıştım.
Ama yaşıyordum.
Gözlerimi araladığım anda yanımda birinin durduğunu fark ettim.
Bir teröristti.
Sessizce bana bakıyordu.
Sonra yüzünde kötü bir gülümseme belirdi.
"Demek Gölge sensin ha..."
dedi.
"Sonunda seni bulduk."
İçimden küfür ettim.
Hareket edecek hâlim yoktu.
Ama teslim olmaya da niyetim yoktu.
O konuşurken elimi yavaşça dizimin yanına götürdüm.
Oraya sakladığım bıçak hâlâ yerindeydi.
Terörist hiçbir şey fark etmedi.
"Bak bakalım..."
dedi bana doğru eğilirken.
"Kimmiş bu meşhur Gölge."
Yüzümü açmak için elini maskeme uzattı.
İşte o an beklediğim andı.
Son gücümü topladım.
Bıçağı çıkarıp hızla savurdum.
Adamın gözleri büyüdü.
Ne olduğunu anlamaya bile fırsat bulamadı.
Birkaç saniye sonra yere yığıldı.
Ben ise nefes nefese kalmıştım.
Ayağa kalkmaya çalışırken uzaktan gelen sesleri duydum.
Başka teröristler yaklaşıyordu.
Tam o sırada birinin yeniden roket hazırladığını gördüm.
Burada kalırsam ölürdüm.
Dişlerimi sıkarak sürünmeye başladım.
Her hareketimde yaralarım sızlıyordu.
Ama duramazdım.
Biraz uzaklaşmayı başardığım sırada ikinci bir patlama oldu.
Bulunduğum yer alevler içinde kaldı.
O anda gözüm az önce öldürdüğüm teröriste takıldı.
Patlamanın etkisiyle tanınmaz hâle gelmişti kıyafeti ve vücudu tamamen yanmıştı.
Ve aklıma bir fikir geldi.
Üzerimdeki ceketi çıkardım.
Bazı yerlerini ateşle yaktım.
Sonra teröristin üzerine bıraktım.
Uzaktan bakan biri onu ben sanacaktı.
Tam da istediğim buydu.
Beni öldü sanmaları gerekiyordu.
Böylece peşime düşmeyeceklerdi.
Son kez arkama baktım.
Sonra bütün gücümü toplayıp karanlığın içine doğru ilerledim.
Bugünden sonra...
Gölge ölmüştü.
En azından herkes öyle sanacaktı.
Bölüm etkileşimi
