39. bölüm / 52
KOD ADI : GÖLGE38.BÖLÜM
Bölümler 52Şu an: 38.BÖLÜM
- 1 KARAKTERLER172 kelime
- 2 1.BÖLÜM621 kelime
- 3 2.BÖLÜM773 kelime
- 4 3.BÖLÜM534 kelime
- 5 4.BÖLÜM1.061 kelime
- 6 5.Bölüm1.000 kelime
- 7 6.Bölüm715 kelime
- 8 7.Bölüm581 kelime
- 9 8.Bölüm709 kelime
- 10 9.Bölüm740 kelime
- 11 10. Bölüm813 kelime
- 12 11.Bölüm623 kelime
- 13 12.Bölüm837 kelime
- 14 13. Bölüm718 kelime
- 15 14.Bölüm942 kelime
- 16 15.Bölüm737 kelime
- 17 16.Bölüm768 kelime
- 18 17.Bölüm867 kelime
- 19 18.Bölüm831 kelime
- 20 19.Bölüm872 kelime
- 21 20.Bölüm1.005 kelime
- 22 21.Bölüm1.078 kelime
- 23 22.Bölüm929 kelime
- 24 23.Bölüm619 kelime
- 25 24.Bölüm896 kelime
- 26 25.Bölüm956 kelime
- 27 26.BÖLÜM1.059 kelime
- 28 27.BÖLÜM986 kelime
- 29 28.BÖLÜM973 kelime
- 30 29.Bölüm845 kelime
- 31 30. Bölüm1.023 kelime
- 32 31. Bölüm1.092 kelime
- 33 32.BÖLÜM1.041 kelime
- 34 33. Bölüm1.344 kelime
- 35 34.BÖLÜM973 kelime
- 36 35.Bölüm1.032 kelime
- 37 36.BÖLÜM927 kelime
- 38 37. BÖLÜM1.387 kelime
- 39 38.BÖLÜM1.069 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 39.BÖLÜM981 kelime
- 41 40.BÖLÜM1.001 kelime
- 42 41. Bölüm1.090 kelime
- 43 42.Bölüm1.379 kelime
- 44 43.Bölüm1.030 kelime
- 45 44. Bölüm1.363 kelime
- 46 45.Bölüm1.083 kelime
- 47 46.Bölüm1.127 kelime
- 48 47. Bölüm1.118 kelime
- 49 48.Bölüm1.252 kelime
- 50 49.Bölüm1.590 kelime
- 51 50.Bölüm1.329 kelime
- 52 FİNAL1.221 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
OĞUZHAN-
Mihra'yı yalnız yakalamak istiyordum.
Eğitim alanından çıktıktan sonra doğruca lojmanlara doğru yürümeye başladı.
Tam zamanıydı.
Adımlarımı hızlandırıp arkasından seslendim.
"Mihra."
Durdu.
Yavaşça bana döndü.
Her zamanki gibi yüzünde hiçbir duygu yoktu.
"Emredin komutanım."
Kaşlarımı çattım.
"Şu resmiyeti bırak."
"Sen burada ne arıyorsun?"
Mihra gözlerini gözlerimden ayırmadan cevap verdi.
"Asker olmak istedim."
"O yüzden geldim."
"Bir sorun mu var komutanım?"
Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi konuşuyordu.
Bu tavrı sinirimi daha da bozuyordu.
Tam ona cevap verecekken yanımıza Aleyna geldi.
Asker selamı vererek konuştu.
"Komutanım, bir şey mi istemiştiniz?"
Bakışlarımı Mihra'dan ayırmadan cevap verdim.
"Hayır."
"Ben de tam gidiyordum."
Son kez Mihra'ya sert bir bakış attım.
Bu konuşma burada bitmeyecekti.
Arkamı dönüp oradan uzaklaştım.
MİHRA-
Komutan arkasını dönüp uzaklaştı.
Ben de derin bir nefes alıp lojmana doğru yürümek üzereydim ki Aleyna yanıma geldi.
"Mihra."
Başımı çevirip ona baktım.
"İyi misin?"
"İyiyim."
Aleyna meraklı bir ifadeyle bana biraz daha yaklaştı.
"Komutan ne dedi sana?"
"Bir şey mi oldu?"
Omuz silktim.
"Hayır."
"Önemli bir şey yok."
Aleyna kaşlarını kaldırdı.
"Emin misin?"
" Çok ciddi görünüyordunuz."
Kısa bir nefes verdim.
"Sana öyle gelmiş meslekle ilgili birkaç şey sordu."
Aleyna gülümsedi.
"Komutan biraz sert ama bence iyi biri."
"Bir de..."
Hafifçe gülerek devam etti.
"Yakışıklı adam doğrusu."
"Karizması da var."
Sadece yüzüne baktım.
Tek kelime etmedim.
Aleyna konuşmaya devam ediyordu.
"Disiplini ayrı, duruşu ayrı hayran olmamak elde değil dimi bide.."
Sözünü tamamlamasını beklemeden kısa bir cevap verdim.
"Olabilir."
"Ben odama geçiyorum."
"Yarın erken kalkacağız."
Cevabımı bile beklemeden arkamı dönüp yürümeye başladım.
Arkamdan Aleyna'nın sesi geldi.
"İyi dinlen o zaman."
Elimi hafifçe kaldırıp yürümeye devam ettim.
Bu sohbeti uzatmaya hiç niyetim yoktu.
Lojmana girer girmez kapıyı kapattım.
Şapkamı masanın üzerine bırakıp derin bir nefes verdim.
"Off..."
diye mırıldandım.
Tam yatağa oturmuştum ki Aleyna'nın söyledikleri aklıma geldi.
İnce bir ses tonuyla onu taklit ettim.
"Komutan biraz sert ama bence iyi biri."
Gözlerimi devirdim.
Ardından tekrar konuştum.
"Bir de... Yakışıklı adam doğrusu."
Başımı iki yana salladım.
"Allah Allah..."
"Sanane adamın yakışıklılığından."
" Cansu' su biter Aleyna'sı başlar."
Ayağa kalkıp dolabın kapağını açtım.
Üniformamı dolaba asarken yine kendi kendime söylendim.
"Karizması da varmış..."
Başımı iki yana salladım.
"Allah Allah..."
"Sanane."
"Komutan yakışıklıymış..."
"Daha ilk günden bu ne merak böyle ne kadar tanıyorsun da böyle düşünüyorsun?"
"Bir de gelip bana anlatıyor."
Derin bir nefes verdim.
"Aleyna da amma meraklı çıktı."
"İki dakika konuştuk..."
"Hemen 'Ne dedi?', 'Neden çağırdı?'"
Başımı iki yana sallayıp dolabın kapağını kapattım.
Oğuzhan'ın yüzü bir an gözümün önüne geldi.
Cümlemi yarıda kestim.
"Düşünme."
"Hiç düşünme."
Başımı yastığa gömdüm.
Sabah yine erkenden kalkacaktık.
Aklıma sürekli sabah yaşananlar geliyordu.
Oğuzhan'ın eğitim boyunca attığı bakışlar...
Her fırsatta beni zorlaması...
Sanki özellikle sınırlarımı test ediyordu.
"Daha ilk günden başladın..."
diye mırıldandım.
"Daha neler yapacaksın kim bilir."
Başımı yastığın içine gömdüm.
Tam gözlerimi kapatmıştım ki kapı çalındı.
"Tak tak."
Derin bir nefes verdim.
"Gel."
Kapı açıldı.
İçeri Aleyna girdi.
Elinde iki kupa vardı.
"Rahatsız etmiyorumdur umarım."
Kupayı bana uzattı.
"Yorgunluk kahvesi yaptım."
"Birlikte içeriz dedim."
Kupaya baktım.
Sonra Aleyna'ya.
"Sağ ol."
Kupayı alıp masanın üzerine bıraktım.
Aleyna odanın içinde merakla dolaşırken yine konuşmaya başladı.
"Bugün canımız çıktı vallahi."
Omuz silktim.
"Daha ilk gün."
"Asıl eğitim bundan sonra başlayacak."
Aleyna iç çekti.
"Onu ben de tahmin ediyorum."
"Allah yardımcımız olsun."
İstemsizce başımı salladım.
İçimden ise tek bir cümle geçiyordu.
"Allah benim yardımcım olsun..."
"Çünkü bu timdeki en büyük sınavım..."
"Oğuzhan olacak."
Aleyna kahvesinden bir yudum alıp bana döndü.
"Ee..."
"Anlatsana biraz."
"Nerelisin?"
"Neden bu mesleği seçtin?"
"Duyduğuma göre çok iyi bir keskin nişancıymışsın."
Kısa bir an sustum.
"Şırnaklıyım."
"Sevdiğim meslek olduğu için olmaya karar verdim."
"Sen?"
Aleyna gülümsedi.
"Ben de sevdiğim için oldum."
"Ailem bayağı karşı çıktı."
"Ama dinlemedim sonuçta hayat benim hayatım."
Sonra merakla bana baktı.
"Senin ailen karşı çıktı mı?"
Bakışlarımı fincanıma indirdim.
Kısa ama sakin bir sesle cevap verdim.
"Ailem yok."
Aleyna'nın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
"Yaa..."
"Çok özür dilerim."
"Bilmiyordum."
Başımı hafifçe salladım.
"Sorun değil."
Odanın içinde kısa bir sessizlik oluştu.
Aleyna boğazını temizledi.
"Şey..."
"Sohbetine doyum olmuyor ama..."
"Erken kalkacağız."
"Ben kaçıyorum."
"Yarın eğitim var malum."
"İyi geceler."
Başımı hafifçe salladım.
"İyi geceler."
Aleyna kapıyı kapatıp çıktı.
Oda yeniden sessizliğe büründü.
O gece Aleyna gittikten kısa bir süre sonra uyumaya karar verdim.
Sonraki birkaç gün...
Tahmin ettiğimizden de ağır geçti.
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan eğitim...
Akşam hava kararana kadar devam ediyordu.
Koşular...
Engel parkurları...
Atış eğitimleri...
Yakın muharebe...
Her gün biraz daha zorlaşıyordu.
Ama kimse pes etmiyordu.
Derken hafta sonu geldi.
Eğitim bitmiş, hepimiz tim odasında oturmuş sohbet ediyorduk.
Alp etrafına bakıp gülümsedi.
"Ee..."
"Yarın hafta sonu."
"Ne yapıyorsunuz?"
"Beraber takılalım mı?"
Barış omuz silkti.
"Olur."
"İyi gelir."
Yiğit de başını salladı.
"Ben varım."
Tam o sırada Aleyna heyecanla söze girdi.
"Bence sinemaya gidelim."
"Sonra da biraz gezeriz."
"Şehri dolaşırız."
Bir anda yüzünü bana çevirdi.
"Mihra..."
"Sen buralısın."
"Bizi gezdirirsin değil mi?"
Kısa bir an duraksadım.
"Şey..."
"Ben gelmesem?"
Alp hemen itiraz etti.
"Olmaz."
"Hep beraber gideceğiz."
"İtiraz yok."
Masadaki herkes başını salladı.
İç çekerek pes ettim.
"Tamam."
"Geliyorum."
Alp gülümseyerek ayağa kalktı.
"Anlaştık o zaman."
"Yarın sabah saat dokuzda..."
"Herkes hazır olsun."
"Çıkışta buluşuyoruz."
Aleyna sevinçle ellerini çırptı.
"Harika!"
Ben ise sadece başımı salladım.
Yarının nasıl geçeceğini düşünmeye başlamıştım.
Sabah erkenden uyandım.
Hazırlanıp dolabın kapağını açtım.
Bir süre ne giyeceğimi düşündüm.
Tam o sırada...
Aklıma Oğuzhan'ın bana aldığı elbise geldi.
İstemsizce dudaklarımın kenarı hafifçe kıvrıldı.
"Saçmalama..."
diye mırıldanıp başımı iki yana salladım.
Elbiseyi yerine bırakıp dolaptan başka bir kombin çıkardım.
Bej renkli, diz hizasında ince askılı keten bir elbise...
Ayağıma beyaz spor ayakkabılarımı giydim.
Saçlarımı açık bıraktım.
Fazla abartmadan küçük altın halka küpeler ve ince bir kolye taktım.
Aynaya son bir kez baktıktan sonra odadan çıktım.
Çıkışa doğru yürürken Aleyna'yı gördüm.
Doğrusu şaşırdım.
Her zamanki hâlinden çok daha özenli hazırlanmıştı.
Siyah, şık bir tulum giymişti.
İnce takılarla kombinini tamamlamıştı.
Üzerine de hafif bir makyaj yapmıştı.
Yakışmıştı.
"Bayağı hazırlanmışsın."
Aleyna gülerek kendi etrafında döndü.
"Fark edildi mi?"
"Biraz özeneyim dedim."
Ben sadece gülümsedim.
Bir süre sonra diğerleri de geldi.
Alp...
Barış...
Yiğit...
Mert...
Hepsini askerî üniformalarının dışında görmek garip gelmişti.
Sanki bambaşka insanlarmış gibiydiler.
Herkes kendi arasında selamlaşıp şakalaşıyordu.
Tam çıkacakken...
Uzakta tanıdık bir siluet belirdi.
Başımı kaldırıp baktım.
Oğuzhan...
Bir an olduğum yerde kaldım.
"Yok artık..."
diye geçirdim içimden.
O da mı gelecekti?
Herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.
Yiğit hemen toparlanıp gülümsedi.
"Komutanım."
"Hoş geldiniz."
Oğuzhan hafifçe başını salladı.
"Hoş bulduk."
Sessizliği Aleyna bozdu.
"Şaşırmayın."
"Komutanı ben çağırdım."
"Hem burayı bizden daha iyi biliyor."
"Rehberimiz olsun dedim."
İçimden sadece tek bir cümle geçti.
"Harika ben zaten rehber olacaktım onu neden çağırdın..."
"Tam da eksik olan buydu."
Bölüm etkileşimi
