KOD ADI : GÖLGE kitap kapağı

11. bölüm / 52

KOD ADI : GÖLGE

10. Bölüm

Vaveyla Yazarı: S🖤 🤍

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 52Şu an: 10. Bölüm

Oğuzhan'ın bakışlarını üzerimde hissediyordum..

Gözlerimi kapatmıştım ama gitmediğini biliyordum.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra ayak sesleri duydum.

Yaklaşıyordu.

Kalbim hızlandı.

Ama dışarıdan belli etmedim.

Tam yanımda durdu.

"Kimsin sen?"

dedi sert bir sesle.

Cevap vermedim.

Yüzüne bile bakmadım.

Birkaç saniye geçti.

"Kimsin?"

diye tekrar sordu.

Bu kez sesi daha sertti.

Yine sustum.

Ne kadar konuşursa konuşsun cevap vermeyecektim.

Tam o sırada hemşire araya girdi.

"Sakin olun komutan bey."

dedi.

"Kız korkuyor."

"Üzerine gitmeyin artık."

İçimden derin bir nefes aldım.

Bu sözler beni rahatlatmıştı.

En azından şimdilik.

Oğuzhan birkaç saniye daha bekledi.

Sonra odadan çıktı.

Ama gitmeden önce üzerimde bıraktığı o şüpheli bakışı unutamadım.

Sanki bir şeylerden emin olmaya çalışıyordu.

Ve bu hiç hoşuma gitmiyordu.

OĞUZHAN-

Onun gözlerini gördüğüm anda donup kalmıştım.

Yoksa...

Yoksa o muydu?

Hayır.

Oğuzhan kendine gel.

Gölge öldü.

Bunu haftalardır duyuyordum.

Bunu kabul etmek zorunda kalmıştım.

Ama o gözler...

Aynıydı.

Bu düşünceyi kafamdan atmaya çalıştım.

Sonra kıza doğru yaklaştım.

"Kimsin sen?"

dedim.

Ses yoktu.

Tek bir kelime bile.

Bir adım daha yaklaştım.

"Kimsin?"

Yine sessizlik.

Sinirlenmeye başlamıştım.

Normal bir insan böyle davranmazdı.

Bir şey saklıyordu.

Buna emindim.

Cevap vermeyince sesimi yükselttim.

Ama yine aynı.

Sessizlik.

"Peki."dedim sertçe.

"Madem konuşmuyorsun..."

"İyileştiğin zaman tutuklanacaksın."

"Senden şüpheleniyorum."

Belki korkar diye söylemiştim.

Belki tepki verir diye.

Ama hiçbir şey olmadı.

Yüzü bile değişmedi.

Sadece gözlerini kapattı.

Sanki söylediklerim umurunda değilmiş gibi.

Bu daha çok sinirimi bozdu.

Bir süre daha baktım.

Sonra dişlerimi sıkarak odadan çıktım.

Ama koridorda yürürken aklım hâlâ içerideydi.

Ve ne kadar inkâr etsem de içimdeki o his susmuyordu.

Ya gerçekten oysa?

GÖLGE -

Bu böyle olmayacaktı.

Oğuzhan'ın gözlerindeki şüpheyi görmüştüm.

Bugün değilse yarın...

Yarın değilse bir hafta sonra...

Bir şeylerin peşine düşecekti

Ve ben burada kalırsam er ya da geç hata yapacaktım.

Kaçmalıydım.

Gece yarısını bekledim.

Koridor sessizleşti.

Odalar karanlığa gömüldü.

Yavaşça yataktan kalktım.

Yaralarım hâlâ tam iyileşmemişti.

Göğsüm ve sırtım sızlıyordu.

Ama başka seçeneğim yoktu.

Pencereye yaklaşıp dışarı baktım.

Kapının önünde nöbet tutan iki asker sohbet ediyordu.

Birbirlerine bir şeyler anlatıyorlardı.

Tam o sırada koridordan ayak sesleri geldi.

Hemşire.

Hemen kapının yanına geçip saklandım.

Kadın içeri girdi.

Daha ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan arkasına geçtim.

Boynundaki sinire dokundum.

Hemşire sessizce bayıldı.

Yere düşmesini engelledim.

"Özür dilerim."

diye fısıldadım.

Sonra kıyafetlerini aldım.

Birkaç dakika sonra aynadaki kişi bir hemşireye benziyordu.

En azından uzaktan.

Başımı eğip odadan çıktım.

Koridorda yürürken kalbim hızla atıyordu.

Kimse durdurmadı.

Kimse şüphelenmedi.

Binanın arka tarafındaki pencereye ulaştım.

Sessizce dışarı çıktım.

Soğuk gece havası yüzüme çarptı.

Özgürdüm.

Ama henüz güvende değildim.

Köyün çıkışına doğru ilerledim.

Her adımda yaralarım sızlıyordu.

Dişlerimi sıkarak yürümeye devam ettim.

Tam köyün girişine yaklaşmıştım ki far ışıkları gördüm.

Bir asker aracı.

Anında gölgelerin arasına çekildim.

Nefesimi tuttum.

Araç durdu.

Kapı açıldı.

İçinden inen kişiyi görünce kaşlarım çatıldı.

Oğuzhan.

Yanında birkaç asker daha vardı.

Bir şeyler konuşuyorlardı.

Muhtemelen benimle ilgili.

İçimden istemsizce güldüm.

Demek bu kadar çabuk geri gelmişti.

Haftalar önce de peşimi bırakmıyordu.

Şimdi de bırakmıyordu.

Bir süre onları izledim.

Sonra sessizce geri çekildim.

Bu kez yakalanmayacaktım.

Kimse beni görmeden köyden uzaklaştım.

Arkamda kalan ışıklara son kez baktım.

Sonra karanlığın içine karıştım.

Ve bir kez daha...

Gölge ortadan kayboldu.

Sonunda güvenli bölgeme ulaşmıştım.

Kapıyı kapatır kapatmaz duvara yaslandım.

Bütün gücüm tükenmişti.

Kaçmayı başarmıştım ama bunun bedeli ağır olmuştu.

Yaram yeniden açılmıştı.

Kıyafetimin yan tarafı kanla ıslanmıştı.

Dişlerimi sıkarak dolaba yöneldim.

Pansuman malzemelerini çıkardım.

Titreyen ellerimle yarayı temizlemeye başladım.

Canım yanıyordu.

Ama alışkındım.

Yıllardır kendi yaralarımı kendim sarıyordum.

Bir süre sonra pansumanı bitirdim.

Tam malzemeleri kaldırırken gözüm yatağa takıldı.

İstemeden duraksadım.

Oğuzhan...

Bir zamanlar tam orada yatıyordu.

Yaralı.

İnatçı.

Sinir bozucu.

Dudaklarımda istemsiz bir tebessüm oluştu.

Sonra birlikte geçirdiğimiz günler aklıma geldi.

Onun sürekli emirlerime itiraz etmesi...

Kelepçeler yüzünden bana söylenmesi...

Her fırsatta kim olduğumu öğrenmeye çalışması...

Bir an için dalıp gittim.

Sonra başımı salladım.

"Kendine gel Gölge."

Bu düşüncelerin zamanı değildi.

Yatağa uzandım.

Sadece birkaç dakika dinlenmek istemiştim.

Ama gözlerim kapanır kapanmaz uyuyakaldım.

Çünkü gerçekten çok kötü durumdaydım.

Ve sonraki birkaç hafta boyunca güvenli bölgeden dışarı çıkmadım.

Sadece iyileşmeye çalıştım.

Ama ne zaman gözlerimi kapatsam...

Aklıma yine aynı kişi geliyordu.

OĞUZHAN-
Sağlık ocağındaki kadın çok güzeldi

düşünmeden edemedim ama gözler tıpkı

gölgenin gözleri gibiydi.

Karakola dönmeme fırsat bile kalmamıştı.

Telsiz aniden hareketlendi.

"Komutanım!"

"Sağlık ocağındaki kadın kaçtı!"

Bir anda ayağa kalktım.

"Ne dedin?"

"Kadın kaçmış komutanım!"

Aracın yönünü hemen sağlık ocağına çevirdik.

Dakikalar sonra oradaydım.

Odaya girer girmez hemşireyi gördüm.

Kadın hâlâ şaşkındı.

"Ne oldu?"

dedim.

"Hatırlamıyorum komutanım."

"Kapıyı açtım..."

"Sonrası yok."

Kaşlarımı çattım.

Demek planlı hareket etmişti.

Ben hâlâ Gölge'nin öldüğüne inanıyordum.

Bu yüzden aklıma gelen ilk şey aynı oldu.

Terörist.

Ya da örgütle bağlantılı biri.

Başka açıklaması yoktu.

Dişlerimi sıktım.

Sonra koridora çıkıp askerlere bağırdım.

"Her yeri arayın!"

"O kadını bulun!"

"Hemen!"

Askerler köyün her tarafına dağıldı.

Saatler geçti.

Ev ev aradılar.

Yolları kontrol ettiler.

Çevredeki bölgeleri taradılar.

Ama hiçbir şey bulamadılar.

Kadın çoktan gitmişti.

Sanki hiç var olmamış gibi ortadan kaybolmuştu.

Bu durum sinirimi daha da bozdu.

Çünkü bir yerden tanıdık geliyordu.

Fazlasıyla tanıdık.

Ve ben bunun nedenini bir türlü bulamıyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.007okunma 240beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18