4. bölüm / 52
KOD ADI : GÖLGE3.BÖLÜM
Bölümler 52Şu an: 3.BÖLÜM
- 1 KARAKTERLER172 kelime
- 2 1.BÖLÜM621 kelime
- 3 2.BÖLÜM773 kelime
- 4 3.BÖLÜM534 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 4.BÖLÜM1.061 kelime
- 6 5.Bölüm1.000 kelime
- 7 6.Bölüm715 kelime
- 8 7.Bölüm581 kelime
- 9 8.Bölüm709 kelime
- 10 9.Bölüm740 kelime
- 11 10. Bölüm813 kelime
- 12 11.Bölüm623 kelime
- 13 12.Bölüm837 kelime
- 14 13. Bölüm718 kelime
- 15 14.Bölüm942 kelime
- 16 15.Bölüm737 kelime
- 17 16.Bölüm768 kelime
- 18 17.Bölüm867 kelime
- 19 18.Bölüm831 kelime
- 20 19.Bölüm872 kelime
- 21 20.Bölüm1.005 kelime
- 22 21.Bölüm1.078 kelime
- 23 22.Bölüm929 kelime
- 24 23.Bölüm619 kelime
- 25 24.Bölüm896 kelime
- 26 25.Bölüm956 kelime
- 27 26.BÖLÜM1.059 kelime
- 28 27.BÖLÜM986 kelime
- 29 28.BÖLÜM973 kelime
- 30 29.Bölüm845 kelime
- 31 30. Bölüm1.023 kelime
- 32 31. Bölüm1.092 kelime
- 33 32.BÖLÜM1.041 kelime
- 34 33. Bölüm1.344 kelime
- 35 34.BÖLÜM973 kelime
- 36 35.Bölüm1.032 kelime
- 37 36.BÖLÜM927 kelime
- 38 37. BÖLÜM1.387 kelime
- 39 38.BÖLÜM1.069 kelime
- 40 39.BÖLÜM981 kelime
- 41 40.BÖLÜM1.001 kelime
- 42 41. Bölüm1.090 kelime
- 43 42.Bölüm1.379 kelime
- 44 43.Bölüm1.030 kelime
- 45 44. Bölüm1.363 kelime
- 46 45.Bölüm1.083 kelime
- 47 46.Bölüm1.127 kelime
- 48 47. Bölüm1.118 kelime
- 49 48.Bölüm1.252 kelime
- 50 49.Bölüm1.590 kelime
- 51 50.Bölüm1.329 kelime
- 52 FİNAL1.221 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KIRMIZI BÜLTEN-
Aylar geçmişti.
Şırnak artık Oğuzhan ve timi için daha da sert bir hâl almıştı. Görevler bitmiyor, her operasyon bir öncekinden daha ağır geliyordu.
Bu kez hedef farklıydı.
Kırmızı bültenle aranan, kod adı “Cemşit” olan bir terörist.
Zeki, acımasız ve örgüt içinde en tehlikeli isimlerden biriydi. En büyük özelliği ise karşısına çıkacak her hamleyi önceden tahmin edebilmesiydi.
Bu yüzden kimse onu kolay yakalayamayacağını biliyordu.
Ama yine de emir kesindi.
Yakalanacaktı.
Oğuzhan ve timi helikopterle bölgeye intikal etti.
Hedef, büyük bir kamp alanına yakındı.
İniş sessiz yapıldı.
Bölge aşırı derecede sakindi.
Bu sessizlik Oğuzhan’ın hoşuna gitmedi.
“Bu normal değil,” dedi kendi kendine.
Ama geri dönüş yoktu.
Tam ilerledikleri sırada silah sesleri patladı.
Bir anda her yer cehenneme döndü.
Pusuya düşürülmüşlerdi.
Her yönden ateş açılıyordu.
Oğuzhan ve timi hızla mevzilendi.
Kurşunlar taşlara, topraklara, ağaçlara çarpıyordu.
Oğuzhan bir an durdu.
Durumu değerlendirdi.
Bu bir operasyon değildi artık.
Bu bir hayatta kalma mücadelesiydi.
Askerlerine baktı.
“Geri çekilin!” diye bağırdı.
Ama herkes biliyordu.
Buradan çıkmak kolay olmayacaktı.
Tam o sırada beklenmedik bir şey oldu.
Teröristlerin arasından birer birer düşüşler başladı.
Kimse nereden ateş edildiğini göremiyordu.
Bir anda dengeler değişmişti.
Pusu kuranlar tek tek etkisiz hâle geliyordu.
Oğuzhan gözlerini kısarak etrafı taradı.
“Kim ateş ediyor?” diye bağırdı telsizden.
Ama cevap yoktu.
Sadece sessizlik.
Fırsat oluşmuştu.
Oğuzhan timine işaret verdi.
“Çıkıyoruz!”
Hızla ilerlemeye başladılar.
Birlikte bölgeden çıkmayı başardılar.
Ama düşman hâlâ çok kalabalıktı.
Tam o sırada Oğuzhan kolundan vuruldu.
Dengeyi kaybetti.
Yere düşmedi ama sendeledi.
Bir terörist hızla üzerine geldi ve sert bir darbe indirdi.
O an her şey karardı.
Oğuzhan bilincini kaybetti.
Tim onu çekip çıkarmaya çalıştı ama sayı üstünlüğü imkânsızdı.
Albayın da emri gelmişti.
“Geri çekilin.”
Kimse bunu istemiyordu.
Ama emir emirdi.
Tim bölgeden ayrıldı.
Ama herkesin aklında tek bir şey vardı:
Komutanlarını orada bırakmışlardı.
Ve bu bir son değildi.
Sadece ertelenmiş bir geri dönüştü
Oğuzhan gözlerini açtığında ilk hissettiği şey ağrıydı.
Başında zonklayan bir sızı vardı. Nefesi ağırdı, göğsü sıkışıyordu.
Etrafına baktığında loş bir oda gördü. Taş duvarlar, soğuk bir zemin ve pas kokusu…
Nerede olduğunu anlaması uzun sürmedi.
Esir alınmıştı.
Ellerini hareket ettirmeye çalıştı.
Bağlıydı.
Ama yüzünde en ufak bir panik yoktu.
Sadece nefesini düzenledi.
Çünkü panik, onun için bir seçenek değildi.
Kapı açıldığında içeri birkaç kişi girdi.
Oğuzhan yerinden kaldırıldı.
Sertçe bir sandalyeye oturtuldu.
Sorular gelmeye başladı.
Ama Oğuzhan cevap vermedi.
Sadece baktı.
Bu sessizlik karşı tarafı daha da sinirlendirdi.
Sesler yükseldi.
Odaya sert bir hava yayıldı.
Oğuzhan birkaç kez darbe aldı.
Ama en ufak bir ses çıkarmadı.
Ne bağırdı.
Ne yalvardı.
Sadece gözlerini karşısındakilerden ayırmadı.
Zaman geçtikçe sorgu daha da sertleşti işkenceler artmaya başladı.
Ama değişen bir şey yoktu.
Oğuzhan konuşmuyordu.
Bir süre sonra yalnız bırakıldı.
Odaya geri atıldığında duvara yaslandı.
Nefesi ağırdı ama zihni açıktı.
Her şeyi not eder gibi düşünüyordu.
Kapı…
Nöbet değişimi…
Ayak sesleri…
Her detay bir ihtimaldi.
Ama fiziksel acıdan daha zor olan şey başka bir şeydi.
Sessizlik.
Dışarıda ne olduğunu bilmemek…
Timinin durumunu bilmemek…
Ve en çok da tek bir sorunun cevapsız kalması:
Onu orada kim düşürmüştü?
Aklına yine o an geldi.
Çatışmanın ortasında düşen adam…
Ve görünmeyen bir atış…
O anı düşündükçe tek bir şey daha netleşiyordu.
Bu iş sıradan değildi.
Gece ilerlerken Oğuzhan gözlerini kapatmadı.
Çünkü biliyordu.
Uyku, burada zayıflıktı.
Ve o zayıf olamazdı.
Ne olursa olsun.
Bölüm etkileşimi
