30. bölüm / 52
KOD ADI : GÖLGE29.Bölüm
Bölümler 52Şu an: 29.Bölüm
- 1 KARAKTERLER172 kelime
- 2 1.BÖLÜM621 kelime
- 3 2.BÖLÜM773 kelime
- 4 3.BÖLÜM534 kelime
- 5 4.BÖLÜM1.061 kelime
- 6 5.Bölüm1.000 kelime
- 7 6.Bölüm715 kelime
- 8 7.Bölüm581 kelime
- 9 8.Bölüm709 kelime
- 10 9.Bölüm740 kelime
- 11 10. Bölüm813 kelime
- 12 11.Bölüm623 kelime
- 13 12.Bölüm837 kelime
- 14 13. Bölüm718 kelime
- 15 14.Bölüm942 kelime
- 16 15.Bölüm737 kelime
- 17 16.Bölüm768 kelime
- 18 17.Bölüm867 kelime
- 19 18.Bölüm831 kelime
- 20 19.Bölüm872 kelime
- 21 20.Bölüm1.005 kelime
- 22 21.Bölüm1.078 kelime
- 23 22.Bölüm929 kelime
- 24 23.Bölüm619 kelime
- 25 24.Bölüm896 kelime
- 26 25.Bölüm956 kelime
- 27 26.BÖLÜM1.059 kelime
- 28 27.BÖLÜM986 kelime
- 29 28.BÖLÜM973 kelime
- 30 29.Bölüm845 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 30. Bölüm1.023 kelime
- 32 31. Bölüm1.092 kelime
- 33 32.BÖLÜM1.041 kelime
- 34 33. Bölüm1.344 kelime
- 35 34.BÖLÜM973 kelime
- 36 35.Bölüm1.032 kelime
- 37 36.BÖLÜM927 kelime
- 38 37. BÖLÜM1.387 kelime
- 39 38.BÖLÜM1.069 kelime
- 40 39.BÖLÜM981 kelime
- 41 40.BÖLÜM1.001 kelime
- 42 41. Bölüm1.090 kelime
- 43 42.Bölüm1.379 kelime
- 44 43.Bölüm1.030 kelime
- 45 44. Bölüm1.363 kelime
- 46 45.Bölüm1.083 kelime
- 47 46.Bölüm1.127 kelime
- 48 47. Bölüm1.118 kelime
- 49 48.Bölüm1.252 kelime
- 50 49.Bölüm1.590 kelime
- 51 50.Bölüm1.329 kelime
- 52 FİNAL1.221 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
OĞUZHAN-
Adamı araca bindirdikten sonra telsizi elime aldım.
"Komutanım, hedef elimizde. Karakola dönüyoruz."
Telsizden albayın sesi geldi.
"Tamam yüzbaşı."
"Karakola ulaşana kadar dikkatli olun."
"Bu adam çok önemli."
"Onlar ne olduğunu anlamadan buraya getirmeniz gerekiyor."
"Emredersiniz komutanım."
Telsizi kapattım.
Direksiyonu tutarken yan koltuktaki Gölge'ye baktım.
"Vay be."
"İlk görevimiz de başarılı geçti."
"Fena bir ikili olmadık sanki."
Gölge gözlerini devirdi.
"Boşuna umutlanma komutan."
"İlk ve sondu."
Sonra ön camdan yolu izledi.
"Biraz daha hızlı sür."
"Adamları bayılttık diye peşimizi bıraktıklarını sanma."
Gaza biraz daha bastım.
Tam o sırada dikiz aynasında bir hareket gördüm.
Kaşlarım çatıldı.
"Misafirimiz var."
Gölge hemen aynaya baktı.
Arkamızdaki araç hızla yaklaşıyordu.
Birkaç saniye dikkatlice izledi.
Sonra sakin bir sesle konuştu.
"Hafif yavaşla."
"Neden?"
"Yavaş dedim hadi ne bakıyorsun"
"Tamam be ne bağırıyorsun al yavaşladık."
Gölge arka tarafa uzandı.
Bir şey çıkardı.
Ne olduğunu görünce gözlerim büyüdü.
"Şaka yapıyorsun."
Elindeki roketatardı.
"Sen delisin."
"Yeni mi fark ettin?"
dedi sakin bir şekilde.
Camı açtı.
"Kullanmayı bilmiyorsan ben yapabilirim ?" Dedim sırıtarak
Gölge cevap vermedi.
Omzuna dayadı.
Nişan aldı.
Ve ateşledi.
Birkaç saniye sonra arkamızdaki araç büyük bir gürültüyle savruldu.
Yoldan çıktı.
Ben ise birkaç saniye sessiz kaldım.
"Eh fena değildi."dedim
Gölge omuz silkti.
Kısa süre sonra izimizi kaybettirip karakol yoluna girdik.
Sessizlik birkaç dakika sürdü.
Sonra aklıma geldi.
Sırıttım.
"Gölge."
"Ne var?"
"Kahve sözümü unutmadın değil mi?"
Bu sefer bana baktı.
Sonra gözlerini devirdi.
"Git komutanın kızıyla iç kahveni."
İstemsizce güldüm.
"Sen kıskandın galiba."
"Kim ben mi senin gibi meraklı birini mi çok komiksin ayrıca bir daha konuşursan seni de roketlerim."
Gülmemeye çalıştım ama pek başarılı olamadım.
Gölge sinirli bir şekilde bana baktı.
"Uyuz."
"Ne gülüyorsun?"
Sonra camdan dışarı baktı.
"Hadi hızlı sür de şu paketi teslim edelim."
"Bir an önce de senden kurtulayım."
Sırıttım.
"Ben de seni özleyeceğim."
Gaza biraz daha bastım.
Yol boyunca başka bir sorun çıkmadı.
Birkaç saat sonra aracı durdurduk.
Arka koltuktaki adam hâlâ baygındı.
Gölge kapıyı açtı.
Hiç nazik davranmadan adamın omzundan tuttu.
"Kalk lan."
Adam tepki vermedi.
Bu sefer daha sert silkeledi.
"kalk lan şşş kime diyorum."
Adam korkuyla gözlerini açtı.
Etrafına şaşkın şaşkın bakındı ağzı bağlı olduğu için konuşamadı.
Onu araçtan çıkardık.
Buradan sonrasını yürüyerek gitmemiz gerekiyordu.
Gölge çevreyi dikkatlice kontrol etti.
Sonra başını salladı.
"Temiz."
Hızlı adımlarla ilerlemeye başladık.
Adam ise elleri bağlı şekilde önümüzde yürüyordu.
Yaklaşık yirmi dakika sonra karakol görüş alanına girdi.
Gölge durdu.
"Hadi bana müsaade."
"Paketi teslim ettik."
"Ben gidiyorum."
Kaşlarımı kaldırdım.
"Bir dakika nereye."
"Önce komutanla konuş."
Gölge hemen başını iki yana salladı.
"Şaka mı yapıyorsun?"
"Ben karakola girmem."
"Gir demiyorum."dedim
"Burada bekle yeter."
Birkaç saniye bana baktı.
Sonra isteksizce omuz silkti.
"Çabuk ol."
Telsizi elime aldım.
"Komutanım karakolun önündeyiz."
Albayın sesi hemen geldi.
"Bekleyin, geliyorum."
Aradan birkaç dakika geçti.
Sonra albay karakoldan çıktı.
Bakışları önce bana, sonra adama, ardından Gölge'ye kaydı.
Gölge her zamanki gibi mesafeli duruyordu.
Albay birkaç adım yaklaştı.
"Yardımların için teşekkür ederim Gölge."
Gölge onaylarcasına başını hafifçe salladı.
"Paketi teslim ettim."
"Başka bir şey yoksa gidiyorum."
Albay itiraz etmedi.
Gölgede arkasını döndü.
Ve geldiği gibi sessizce uzaklaştı.
Birkaç saniye arkasından baktım.
Sonra albayın sesiyle kendime geldim.
"Yüzbaşı."
Başımı çevirdim.
"Bu adamı hemen içeri alın."
İki asker öne çıktı.
Hedefi teslim alıp karakola götürdüler.
GÖLGE-
Karakoldan ayrıldıktan sonra doğruca güvenli bölgeye dönmeye başladım.
Yol boyunca örgütün kullandığı telsiz frekanslarını dinliyoriyordum tam da beklediğim olmuştu.
Adamın kaybolduğunu fark etmişlerdi.
Telsizlerde panik vardı.
Sürekli emirler veriliyor, ekipler yönlendiriliyordu.
Birkaç konuşmada benim adım geçiyordu yine her zamanki gibi.
Sessizce yoluma devam ettim.
Yaklaşık bir saat sonra güvenli bölgenin bulunduğu bölgeye ulaştım
Kapıyı açıp içeri girdim.
Çantamı her zamanki yerine bıraktım.
Tam bilgisayarın olduğu bölüme geçecekken durdum.
Kaşlarım çatıldı.
Masanın üzerindeki kalem,
Birkaç santim sola kaymıştı.
Normal bir insan bunu fark etmezdi.
Ama ben ederdim çünkü ben düzen hastasıyım.
Gözlerim odanın içinde dolaştı.
Sandalye hafifçe farklı açıyla duruyordu.
Kitaplığın üstündeki bir kaç haritanın yerleri değişmişti.
Gözlerim kısıldı.
"Buraya birileri girmiş."
Sessizce silahımı çıkardım.
Adımlarımı yavaşlatarak ilerledim.
Kapıya yaklaştım.
İçeriden hafif bir ses geliyordu.
Mutfağa doğru yöneldim.
Kapının aralığından içeri baktığımda iki gölge gördüm.
Teröristlerden biri dolapları karıştırıyordu diğeri de masada oturuyordu.
Hiç vakit kaybetmedim.
İçeri daldım.
Silahlarını çekmesine fırsat vermeden birini etkisiz hale getirdim.
Birkaç saniye sonra diğeri de dizlerinin üzerindeydi.
Silahım başına doğrultulmuştu.
"Ne işin var lan burada burayı nasıl buldunuz?"
Adam yüzüme baktı.
Sonra sırıttı.
"O kadar uğraştık sonunda seni bulduk."
Kaşlarımı çattım
Adam yine güldü.
"Bizimkilere haber verdim."
"Yoldalar birazdan gelirler" dedi.
Bir saniye bile kaybetmedim.
Adamın kafasına sıktım.
Sonra hızla çalışma odasına geçtim.
Bilgisayarlardaki USB belleklerini aldım bunlar kimsenin eline geçmemeliydi örgütün tüm bilgileri vardı.
Haritaları topladım.
Önemli dosyaları çantaya doldurdum silahlarımı aldım.
Dakikalar içinde gerekli her şeyi toplamıştım.
Sonra son kez etrafa baktım çekmecedeki aile fotoğrafımı da aldım.
Yıllardır kullandığım güvenli bölgeydi.
Ama artık güvenli değildi.
Patlayıcıları yerleştirmeye başladım.
Her şeyi hazırladıktan sonra bölgeden uzaklaştım.
Yüksek bir noktaya çıkıp beklemeye başladım.
Yaklaşık 20dk sonra hareketlilik gördüm.
Silahlı bir grup bölgeye yaklaşıyordu.
Sessizce çevreyi kontrol ettiler.
Sonra girişi buldular.
Birer birer içeri girdiler.
Derin bir nefes aldım.
Parmağımı kumandanın üzerine koydum.
Ve bastım.
Geceyi büyük bir patlama aydınlattı.
Alevler gökyüzüne yükseldi.
Patlamanın sesi dağlarda yankılandı.
Sessizce izledim.
Yıllardır saklandığım yer artık yoktu.
Artık...
Güvenli bir bölgem kalmamıştı.
Bölüm etkileşimi
