6. bölüm / 42
GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 1SAHNE 6
Bölümler 42Şu an: SAHNE 6
- 1 GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 11.531 kelime
- 2 BÖLÜM 21.065 kelime
- 3 BÖLÜM 3616 kelime
- 4 BÖLÜM 46.303 kelime
- 5 SAHNE 51.108 kelime
- 6 SAHNE 6365 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 SAHNE 7322 kelime
- 8 SAHNE 8818 kelime
- 9 SAHNE 91.363 kelime
- 10 SAHNE 101.862 kelime
- 11 SAHNE 111.038 kelime
- 12 SAHNE 12667 kelime
- 13 SAHNE 13291 kelime
- 14 SAHNE 141.204 kelime
- 15 SAHNE 15829 kelime
- 16 SAHNE 16572 kelime
- 17 SAHNE 17766 kelime
- 18 SAHNE 18762 kelime
- 19 SAHNE 191.445 kelime
- 20 SAHNE 202.684 kelime
- 21 SAHNE 21708 kelime
- 22 SAHNE 221.027 kelime
- 23 SAHNE 23458 kelime
- 24 SAHNE 24516 kelime
- 25 SAHNE 252.340 kelime
- 26 SAHNE 262.071 kelime
- 27 SAHNE 272.103 kelime
- 28 SAHNE 281.232 kelime
- 29 SAHNE 291.451 kelime
- 30 SAHNE 30588 kelime
- 31 SAHNE 31525 kelime
- 32 SAHNE 324.321 kelime
- 33 SAHNE 32/11.162 kelime
- 34 SAHNE 32/2826 kelime
- 35 SAHNE 32/3911 kelime
- 36 SAHNE 32/41.507 kelime
- 37 SAHNE 32/51.098 kelime
- 38 SAHNE 332.091 kelime
- 39 SAHNE 34613 kelime
- 40 SAHNE 35988 kelime
- 41 SAHNE 361.742 kelime
- 42 SAHNE 37564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Deniz, alnındaki teri Aras'ın o artık "paçavraya" dönmüş gömleğiyle silerek kantine dalar. Arkasında Atlas, hala cebinden pazar yerinden kalma bir tutam maydanozu temizlemeye çalışmaktadır. Defne, en köşe masada, önünde iki soğuk çay ve bir "buz kalıbı" ile onları beklemektedir.
Deniz: (Masaya bir star gibi çöker) "Selam güzelim! Kusura bakma, yolda bir düğün konvoyuna 'danışmanlık' yapmamız gerekti. Beşiktaş halkı ısrar edince halayı kırmadık. Ama bak, telefonum yanımda, kalbim hala sende!"
Defne: (Deniz’in üzerindeki domates lekesine ve saçımdaki konfetiye bakarak) "Deniz... Sen okulun en popüler 'sazanı' mısın, yoksa semt pazarının yeni maskotu mu? Üstün başın salata tabağı gibi kokuyor, bir de gelmiş bana 'kalbim sende' diyorsun. O kalp muhtemelen o düğündeki davulun ritminde kalmış!"
Deniz: "Aşk olsun Defne! Biz burada hırsız kovaladık, köpeklerle aşık attık, minibüslerde 'hayatta kalma' dersi verdik! Hepsi senin yanına, bu kantine sağ salim ulaşabilmek içindi. Bak, yanağım hala yanıyor, bir de üstüne domates banyosu yaptım. Hak etmedim mi bir tatlı söz?"
Defne: "Tatlı söz mü? (Önündeki buz kalıbını Deniz’in yanağına sertçe bastırır) Al sana en tatlı söz: 'Buz'. O yanak Beşiktaş logosu gibi parlamasın diye dua et. Ayrıca Aras’ın gömleği artık senin değil, belediyenin temizlik işlerinin malı olmuş. Git değiştir şunu, kokun kantindeki tostların tadını bozuyor!"
Deniz: "Bak, yine beni aşağılıyorsun ama aslında 'Deniz, senin bu maceraların beni benden alıyor' demek istiyorsun. İtiraf et, şu okulda benden daha 'aksiyon dolu' birini tanıyor musun?"
Defne: "Tanıyorum; o kovaladığın hırsız çocuk! En azından o senin telefonunu çalarken senin kadar terlememiştir. Deniz, bak... (Sesi biraz yumuşar ama alaycı tını gitmez) Karneyi birazdan alacaksın. Eğer o '1'ler yüzünden baban seni Amerika’ya sürerse, orada halay çekecek düğün bulamazsın. Akıllı ol, şu 'sazan' gömleğini çıkar da adam gibi bir vedalaşalım."
Deniz: "Vedalaşmak mı? Bizde veda olmaz Defne, sadece 'ara durak' vardır. Magirus kapıda, mazotu dertli, kaptanı dertli... Eğer o karneyi sağ salim alırsam, seni okyanus ötesine kadar peşimden sürüklemezsem bana da Deniz demesinler!"
Defne: "Okyanus ötesi mi? Sen daha karşıya, Kadıköy’e geçerken vapurda deniz tutan adamsın! Hadi git, Beton Nuri adını sesleniyor. Karneyi al da gel, 'şampiyon' mu olacaksın yoksa 'nakavt' mı görelim."
Deniz ve Atlas tam ayağa kalkıp gideceklerdi ki, etraflarını kızlar ve erkeklerle çevrildiğini gördü. Hepsi sinsice gülümserken, Deniz ve Atlas “ayvayı yedik şimdi” tarzında birbirine bakakaldı.
Bölüm etkileşimi
