SAHNE 15

Vaveyla Yazarı: MURAT CANSIZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: SAHNE 15

Gecenin körü olmasına rağmen odadan gelen bas sesleri, Kadir Bey’in kütüphanesindeki porselen vazoları titretmektedir. Deniz, Magirus’tan söktüğü dev kolonları odanın köşelerine yerleştirmiş, ışıkları karartıp çalışma masasının lambasını da "disko topu" niyetine kullanmaktadır.
Atlas: (Kulaklarını elleriyle kapamış, masanın altına sığınmış) "Deniz! Kapat şunu! Beyin kıvrımlarım ritim tutmaya başladı, birazdan 'Sıfat Cümleleri' yerine 'Break dance' yapmaya başlayacağım!"
Deniz: (Kafasında ters takılmış bir beyzbol şapkası, boynunda ağır bir altın zincir gibi duran Magirus anahtarlığıyla masanın üstüne çıkar) "Sus kanka! Bilimin tıkandığı yerde sanat başlar. Eğer Eminem’in o dakikada 500 kelime vurduğu şarkıları anlarsak, sınavdaki o 'Lütfen kitapçığınızı açın' diyen gözetmen bize kaplumbağa gibi gelir. Ruh lazım ruh!"
Deniz, teybin sesini biraz daha açar. Hızlı bir ritim odayı doldurur. Deniz elindeki kurşun kalemi bir mikrofon gibi tutarak, hayali bir kalabalığa doğru sallanmaya başlar.
Deniz: "Yo! Yo! Listen up! My name is Deniz, I am the king of the series! Rejoice in my hair, girls are everywhere! Magirus is my car, I am the brightest star! Go away Atlas, you are a total mess!" ("Hey! Hey! Dinleyin! Benim adım Deniz, ben bu dizinin kralıyım! Saçıma hayran kalın, kızlar her yerde! Magirus benim arabam, ben en parlak yıldızım! Çekil git Atlas, sen tam bir felaketsin!")
Atlas: (Afallamış bir halde) "Deniz... Şarkının orijinalinde adam 'I am losing my mind' (Aklımı kaybediyorum) diyor, sen 'Kızlar her yerde, saçım şahane' diyorsun. Gramer bitti, bari anlamı bozma be kardeşim!"
Deniz: (Kendinden geçmiş bir halde tempo tutarak) "Kanka buna 'Slang' derler, 'Street English' (Sokak İngilizcesi) derler. Amerika’da kimse sana 'Good morning sir, how are you today?' demez. Oraya gidince havalimanında polise 'The book is on the table' dersen adam seni kütüphane memuru sanıp deport eder!"
Atlas: "Peki ne diyeceğiz polise? 'Yo man, where is the book?' mu diyeceğiz?"
Deniz: "Aynen öyle! Polisin karşısına geçeceksin, 'Yo officer! Where is the taxi? 'Rejoice in my hair' My hair is sexy!' diyeceksin. Adam o an anlayacak ki karşıdaki adam sıradan bir öğrenci değil, Beşiktaş’ın bağrından kopmuş bir dünya starı!"
Atlas: "Deniz, o dediğin lafı polise söylersen bizi gümrükten geçirmeden direkt hücreye atarlar. Ayrıca 'Rejoice in my hair' ne demek lan? Saçımda neşe bul mu demek istiyorsun? Şampuan reklamı mı bu?"
Deniz: "Ayrıntılara takılma Atlas! Önemli olan o 'Yo'yu nasıl söylediğin. Bak şimdi, bir de 'Batı Yakası tarzı deneyeceğim. Bu sefer Defne’ye hitaben bir doğaçlama yapacağım, not al, sınavda 'Mektup Yazma' bölümünde kullanırsın!"
Deniz tam yeni bir mısraya girecekken, odanın kapısı bir anda açılır. Ama bu sefer gelen Kadir Bey değil, elinde bir sürahi suyla uykusu iyice kaçmış olan Refika Hanım’dır.
Refika Hanım: "Deniz oğlum, gece yarısı ne diye 'Yo yo' diye bağırıyorsun? Bir yerin mi ağrıyor evladım? Gel bir nane limon kaynatayım da sesin düzelsin, karga gibi olmuşsun!"
Deniz: (Omuzları düşer, mikrofon-kalemi masaya bırakır) "Anne... Biz burada global bir kariyer inşa ediyoruz, sen nane limon diyorsun... Karizmamız difüzyona uğradı Atlas, kapat müziği!"
Refika Hanım’ın elindeki sürahi, sanki o ana kadar odadaki tüm okyanus ötesi hayalleri bir anda soğutmuştu. Deniz, masanın üzerinde bir "World Star" edasıyla dururken, annesinin "nane limon" teklifi karşısında adeta bir balon gibi söndü.
Deniz: (Sesi kısılarak, elindeki altın rengi zinciri boynundan çıkarıp cebine atar) "Anne... global kariyer dedik, dünya starı dedik... Sen nane limon diyorsun. Şimdi bizim ‘Batı Yakası! tarzı İngilizcemiz, senin 'Anadolu şifası' karşısında mağlup mu oldu yani?"
Atlas: (Masanın altından yavaşça doğrulurken, hala elinde gramer kitabı) "Refika Teyze, aslında biz sadece 'rap yapmak’ fiilini çalışıyorduk. Deniz biraz fazla kaptırdı, 'rejoice' ile 'şampuan'ı karıştırınca olay buraya geldi. Bir de... nane limonun İngilizcesini biliyor musunuz? ' Nane ve limon çayı'. Eğer içeceksek, bunu İngilizce sipariş edelim, belki bir şeyler kaparız."
Refika Hanım: (Kaşlarını kaldırarak) "Siz önce o 'yoyo'ları bırakın da kafanızı azıcık kitaba gömün. Amerika’ya gidince polise 'saçım şahane' derseniz, sizi saçınızdan sürüklerler, haberiniz olsun! Hadi, şu kolonları kapatın, vazoları da yerine koyun. Yarın sabah o sınavdan '1' alırsanız, bu rapçi kariyerinizi bizzat ben noktalarım!"
Kapı kapandıktan sonra odada derin bir sessizlik oldu. Disko topuna dönmüş lamba, yavaşça dönerek odanın duvarlarında tuhaf gölgeler oluşturmaya devam ediyordu.
Deniz: (Yatağına yorgun argın oturur) "Kanka... Gördün mü? Vizyonumuzu anlamıyorlar. Ben diyorum ‘Batı Yakası’, onlar diyor 'nane limon'. Biz Amerika’ya gidince bu vizyonla nasıl başa çıkacağız?"
Atlas: (Paspasın üzerindeki bir parça portakal suyu lekesini incelerken) "Deniz, bence annene teşekkür etmelisin. Eğer biraz daha o 'Yo yo'lara devam etseydin, Kadir Amca elinde bir bardak sütle değil, bir adet 'tahliye emri' ile gelecekti. Ayrıca, 'Rejoice in my hair' cümlesini bir Amerikan gümrük memuruna kurmamı engellediğin için sana minnettarım."
Deniz: (Gülümsemesi tekrar yerine gelir, yastığına yaslanır) "Haklısın Atlas. Ama kabul et, o ' Batı Yakası' tonlaması biraz iyiydi. Neyse, yarınki sınavda bari 'Street English' değil, 'Academic English' konuşalım. Yoksa müdür bizi sınavdan değil, okuldan direkt 'deport' eder."
Deniz lambayı kapatır. Oda karanlığa gömülürken, dışarıda Magirus’un hayali "Vutututu" sesi sanki çok uzaklardan gelen bir gemi düdüğü gibi yankılanır.
Deniz: (Karanlıkta fısıldar) "Sınavdan sonra, o ' Batı Yakası' stiliyle bir hamburger gömeceğiz. Ama ketçapsız... Gömleğim henüz o travmayı atlatamadı."
Atlas: "Sınavı bir geçelim de... Gömleği boşver, gerekirse Amerika'da üzerine 'Sazan' yazılı bir tişörtle dolaşırız, o bile daha karizmatik olur."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.