39. bölüm / 42
GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 1SAHNE 34
Bölümler 42Şu an: SAHNE 34
- 1 GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 11.531 kelime
- 2 BÖLÜM 21.065 kelime
- 3 BÖLÜM 3616 kelime
- 4 BÖLÜM 46.303 kelime
- 5 SAHNE 51.108 kelime
- 6 SAHNE 6365 kelime
- 7 SAHNE 7322 kelime
- 8 SAHNE 8818 kelime
- 9 SAHNE 91.363 kelime
- 10 SAHNE 101.862 kelime
- 11 SAHNE 111.038 kelime
- 12 SAHNE 12667 kelime
- 13 SAHNE 13291 kelime
- 14 SAHNE 141.204 kelime
- 15 SAHNE 15829 kelime
- 16 SAHNE 16572 kelime
- 17 SAHNE 17766 kelime
- 18 SAHNE 18762 kelime
- 19 SAHNE 191.445 kelime
- 20 SAHNE 202.684 kelime
- 21 SAHNE 21708 kelime
- 22 SAHNE 221.027 kelime
- 23 SAHNE 23458 kelime
- 24 SAHNE 24516 kelime
- 25 SAHNE 252.340 kelime
- 26 SAHNE 262.071 kelime
- 27 SAHNE 272.103 kelime
- 28 SAHNE 281.232 kelime
- 29 SAHNE 291.451 kelime
- 30 SAHNE 30588 kelime
- 31 SAHNE 31525 kelime
- 32 SAHNE 324.321 kelime
- 33 SAHNE 32/11.162 kelime
- 34 SAHNE 32/2826 kelime
- 35 SAHNE 32/3911 kelime
- 36 SAHNE 32/41.507 kelime
- 37 SAHNE 32/51.098 kelime
- 38 SAHNE 332.091 kelime
- 39 SAHNE 34613 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 SAHNE 35988 kelime
- 41 SAHNE 361.742 kelime
- 42 SAHNE 37564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asansör, yerin yedi kat dibine, adeta bir sığınağa iner gibi iner. Kapılar açıldığında, Deniz ve Atlas kendilerini beyaz ışıklarla yıkanmış, havası bile filtrelenmiş, tozun yasak olduğu bir hangarda bulurlar. Ortada, etrafı lazer bariyerlerle çevrili, üzerinde " MÜZE KALİTESİ: ESKİ ULAŞIM ARAÇLARI" yazan bir platformda bizim emektar Magirus durmaktadır.
Deniz: (Asansörden çıkar çıkmaz burnunu çeker) "Atlas... Kokuyu alıyor musun kanka? Mazot, eskimiş döşeme, hırçın Karadeniz fırtınası ve 23 yıllık Beşiktaşlılık kokusu! Bu koku 2030’un o steril havasını döver kanka!"
Atlas: (Lazer bariyerlere hayranlıkla bakarak) "Deniz, şuna bak! Magirus’u resmen 'Mona Lisa' gibi korumaya almışlar. DRA, bu lazerler bizi keser mi yoksa 'The Karizma'ya geçiş izni verir mi?"
DRA: (Otoparkın tavanındaki hoparlörlerden, otoriter bir sesle) "Lazer bariyerler aktif. Deniz, üzerinde hala 2007'den kalma toz partikülleri tespit ediyorum. Eğer Magirus'a o halinle dokunursan, otoparkın 'Anti-Bakteriyel Arındırma' sistemi seni çamaşır suyuyla yıkayabilir. BİP-BOP!"
Deniz: " Hadi oradan DRA! Ben bu direksiyonda kaç tane muavin eskittim, beni mi arındıracaksın? Aç şu bariyerleri, kaptan geldi! Hem unutma, bu arabada sadece Kartal pençesi değil, Fırtına’nın da ruhu var!"
Bariyerler "vızzz" sesiyle iner. Deniz heyecanla Magirus'a doğru koşar ama tam kapıya elini atacakken Magirus’un altından küçük, örümcek benzeri temizlik robotları çıkar ve Deniz’in ayakkabılarını fırçalamaya başlar. Üstelik fırçalarken ritmik bir şekilde tulum sesi çıkarmaktadırlar.
Deniz: (Zıplayarak kaçmaya çalışır) “La! Bırakın ayağımı! Atlas, bu robotlar beni horona kaldıracak galiba! DRA, durdur şu böcekleri, ayakkabım zaten imitasyon, derisi kalkacak!”
DRA: "Onlar sadece 'Hijyen Koruyucuları' Deniz. Magirus'un 23 yıldır parlatılan kaportasına senin o 'sokak lezzetleri' kokan ellerinle dokunmana izin veremem. Önce dezenfekte olup Karadeniz’in temiz sularıyla yıkanacaksın!"
Atlas: (Gülmekten yere yatar) " Deniz, robotlar resmen seni parlatırken bir yandan da Horon tepmen için tempo tutuyor kanka! Kabul et, 2030’da bile Magirus ve fırtına ruhu senden daha kıymetli."
Deniz: (Sonunda robotlardan kurtulup hop diye şoför koltuğuna atlar, hemen vites koluna sarılır) " Gülme Atlas, geç yanıma! Bakalım bu ihtiyar delikanlı hem Siyah-Beyaz'ın hem Fırtına'nın gazıyla hala kükrüyor mu?"
Deniz anahtarı çevirir...
Ses yok. Sadece cılız bir "tık" sesi.
Deniz: "Akü bitmiş! DRA, hani her gün bakım yapıyordun? Rezil ettin bizi antika diye!"
DRA: "Hata bende değil Deniz, 2007 model kurşun-asit teknolojisinde. Benim sistemim 'Füzyon Enerjisi' ile çalışıyor, senin akün ise hâlâ 'limonlu pil ve hamsi yağı' seviyesinde. Ama endişelenme, Atlas’ın laptopundaki yüksek voltajlı çıkışı Magirus’un beynine bağlarsa, hem Siyah-Beyaz hem de Bordo-Mavi enerjisiyle bir 'Siber-Şok' yaratabiliriz."
Atlas: (Laptopunu kablolarla torpido gözüne bağlar, ekranda Trabzonspor ve Beşiktaş logoları yanıp sönmeye başlar) “Tamamdır... Deniz, şimdi marşa bas ama sakın 2007'deki gibi gaza yüklenme, motorun içindeki sensörleri yakabiliriz!”
Deniz: " Oğlum biz bu arabayı gazla çalıştırdık, yazılımla değil! Hem arkamızda Karadeniz fırtınası var, sırtımız yere gelmez! Basıyorum... ÜÇ, İKİ, BİR! YA ALLAH… BİSMİLLAH!"
Deniz marşa basar.
Magirus’un motoru önce bir öksürür, ardından gök gürültüsünü andıran bir sesle sarsılır. Egzozdan simsiyah, 23 yıllık bir duman bulutuyla birlikte hafiften bir "Kolbastı" ritmi fırlar! O bembeyaz, steril otopark bir anda hem 2007 model bir sanayi sitesine hem de Trabzon'un hırçın bir yaylasına dönüşür.
DRA: (Hoparlörden boğuk bir öksürük sesi çıkarır) "HAYIR! HAVA KALİTESİ %0,5'E DÜŞTÜ! SİSTEM HATASI! Deniz, o duman ne? Resmen veri tabanım hamsi koktu! İmdat, duman dedektörleri 'Ula bu ne dumanı' diye hata veriyor!"
Deniz: (Direksiyonu yumruklayarak, dumanların ve tulum seslerinin arasında kahkaha atar) “İşte bu! Çalıştı be! Duyuyor musun sesi Atlas? Bu ses hem Kartal'ın çığlığı hem Fırtına'nın uğultusu! DRA, kusura bakma yenge; Magirus’un ciğeri hem mazotla hem memleket havasıyla dolmuş, açıldı şimdi!”
Otoparkın yangın söndürme fıskiyeleri "şırıl şırıl" tepelerinden su boşaltmaya başlar. Deniz ve Atlas sırılsıklam olur ama Magirus’un motoru o devasa hangarda adeta bir dev gibi kükremektedir.
Deniz: “Yürü Atlas! Islanmak şifadır, Karadeniz’de yağmur mermi gibidir! DRA, aç garaj kapısını, New York sokakları 23 yıl sonra hem Beşiktaş’ın asaletini hem de Fırtına’nın coşkusunu aynı anda görsün!”
Bölüm etkileşimi
