SAHNE 34

Vaveyla Yazarı: MURAT CANSIZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: SAHNE 34

Asansör, yerin yedi kat dibine, adeta bir sığınağa iner gibi iner. Kapılar açıldığında, Deniz ve Atlas kendilerini beyaz ışıklarla yıkanmış, havası bile filtrelenmiş, tozun yasak olduğu bir hangarda bulurlar. Ortada, etrafı lazer bariyerlerle çevrili, üzerinde " MÜZE KALİTESİ: ESKİ ULAŞIM ARAÇLARI" yazan bir platformda bizim emektar Magirus durmaktadır.
Deniz: (Asansörden çıkar çıkmaz burnunu çeker) "Atlas... Kokuyu alıyor musun kanka? Mazot, eskimiş döşeme, hırçın Karadeniz fırtınası ve 23 yıllık Beşiktaşlılık kokusu! Bu koku 2030’un o steril havasını döver kanka!"
Atlas: (Lazer bariyerlere hayranlıkla bakarak) "Deniz, şuna bak! Magirus’u resmen 'Mona Lisa' gibi korumaya almışlar. DRA, bu lazerler bizi keser mi yoksa 'The Karizma'ya geçiş izni verir mi?"
DRA: (Otoparkın tavanındaki hoparlörlerden, otoriter bir sesle) "Lazer bariyerler aktif. Deniz, üzerinde hala 2007'den kalma toz partikülleri tespit ediyorum. Eğer Magirus'a o halinle dokunursan, otoparkın 'Anti-Bakteriyel Arındırma' sistemi seni çamaşır suyuyla yıkayabilir. BİP-BOP!"
Deniz: " Hadi oradan DRA! Ben bu direksiyonda kaç tane muavin eskittim, beni mi arındıracaksın? Aç şu bariyerleri, kaptan geldi! Hem unutma, bu arabada sadece Kartal pençesi değil, Fırtına’nın da ruhu var!"
Bariyerler "vızzz" sesiyle iner. Deniz heyecanla Magirus'a doğru koşar ama tam kapıya elini atacakken Magirus’un altından küçük, örümcek benzeri temizlik robotları çıkar ve Deniz’in ayakkabılarını fırçalamaya başlar. Üstelik fırçalarken ritmik bir şekilde tulum sesi çıkarmaktadırlar.
Deniz: (Zıplayarak kaçmaya çalışır) “La! Bırakın ayağımı! Atlas, bu robotlar beni horona kaldıracak galiba! DRA, durdur şu böcekleri, ayakkabım zaten imitasyon, derisi kalkacak!”
DRA: "Onlar sadece 'Hijyen Koruyucuları' Deniz. Magirus'un 23 yıldır parlatılan kaportasına senin o 'sokak lezzetleri' kokan ellerinle dokunmana izin veremem. Önce dezenfekte olup Karadeniz’in temiz sularıyla yıkanacaksın!"
Atlas: (Gülmekten yere yatar) " Deniz, robotlar resmen seni parlatırken bir yandan da Horon tepmen için tempo tutuyor kanka! Kabul et, 2030’da bile Magirus ve fırtına ruhu senden daha kıymetli."
Deniz: (Sonunda robotlardan kurtulup hop diye şoför koltuğuna atlar, hemen vites koluna sarılır) " Gülme Atlas, geç yanıma! Bakalım bu ihtiyar delikanlı hem Siyah-Beyaz'ın hem Fırtına'nın gazıyla hala kükrüyor mu?"
Deniz anahtarı çevirir...
Ses yok. Sadece cılız bir "tık" sesi.
Deniz: "Akü bitmiş! DRA, hani her gün bakım yapıyordun? Rezil ettin bizi antika diye!"
DRA: "Hata bende değil Deniz, 2007 model kurşun-asit teknolojisinde. Benim sistemim 'Füzyon Enerjisi' ile çalışıyor, senin akün ise hâlâ 'limonlu pil ve hamsi yağı' seviyesinde. Ama endişelenme, Atlas’ın laptopundaki yüksek voltajlı çıkışı Magirus’un beynine bağlarsa, hem Siyah-Beyaz hem de Bordo-Mavi enerjisiyle bir 'Siber-Şok' yaratabiliriz."
Atlas: (Laptopunu kablolarla torpido gözüne bağlar, ekranda Trabzonspor ve Beşiktaş logoları yanıp sönmeye başlar) “Tamamdır... Deniz, şimdi marşa bas ama sakın 2007'deki gibi gaza yüklenme, motorun içindeki sensörleri yakabiliriz!”
Deniz: " Oğlum biz bu arabayı gazla çalıştırdık, yazılımla değil! Hem arkamızda Karadeniz fırtınası var, sırtımız yere gelmez! Basıyorum... ÜÇ, İKİ, BİR! YA ALLAH… BİSMİLLAH!"
Deniz marşa basar.
Magirus’un motoru önce bir öksürür, ardından gök gürültüsünü andıran bir sesle sarsılır. Egzozdan simsiyah, 23 yıllık bir duman bulutuyla birlikte hafiften bir "Kolbastı" ritmi fırlar! O bembeyaz, steril otopark bir anda hem 2007 model bir sanayi sitesine hem de Trabzon'un hırçın bir yaylasına dönüşür.
DRA: (Hoparlörden boğuk bir öksürük sesi çıkarır) "HAYIR! HAVA KALİTESİ %0,5'E DÜŞTÜ! SİSTEM HATASI! Deniz, o duman ne? Resmen veri tabanım hamsi koktu! İmdat, duman dedektörleri 'Ula bu ne dumanı' diye hata veriyor!"
Deniz: (Direksiyonu yumruklayarak, dumanların ve tulum seslerinin arasında kahkaha atar) “İşte bu! Çalıştı be! Duyuyor musun sesi Atlas? Bu ses hem Kartal'ın çığlığı hem Fırtına'nın uğultusu! DRA, kusura bakma yenge; Magirus’un ciğeri hem mazotla hem memleket havasıyla dolmuş, açıldı şimdi!”
Otoparkın yangın söndürme fıskiyeleri "şırıl şırıl" tepelerinden su boşaltmaya başlar. Deniz ve Atlas sırılsıklam olur ama Magirus’un motoru o devasa hangarda adeta bir dev gibi kükremektedir.
Deniz: “Yürü Atlas! Islanmak şifadır, Karadeniz’de yağmur mermi gibidir! DRA, aç garaj kapısını, New York sokakları 23 yıl sonra hem Beşiktaş’ın asaletini hem de Fırtına’nın coşkusunu aynı anda görsün!”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.