17. bölüm / 42
GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 1SAHNE 17
Bölümler 42Şu an: SAHNE 17
- 1 GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 11.531 kelime
- 2 BÖLÜM 21.065 kelime
- 3 BÖLÜM 3616 kelime
- 4 BÖLÜM 46.303 kelime
- 5 SAHNE 51.108 kelime
- 6 SAHNE 6365 kelime
- 7 SAHNE 7322 kelime
- 8 SAHNE 8818 kelime
- 9 SAHNE 91.363 kelime
- 10 SAHNE 101.862 kelime
- 11 SAHNE 111.038 kelime
- 12 SAHNE 12667 kelime
- 13 SAHNE 13291 kelime
- 14 SAHNE 141.204 kelime
- 15 SAHNE 15829 kelime
- 16 SAHNE 16572 kelime
- 17 SAHNE 17766 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 SAHNE 18762 kelime
- 19 SAHNE 191.445 kelime
- 20 SAHNE 202.684 kelime
- 21 SAHNE 21708 kelime
- 22 SAHNE 221.027 kelime
- 23 SAHNE 23458 kelime
- 24 SAHNE 24516 kelime
- 25 SAHNE 252.340 kelime
- 26 SAHNE 262.071 kelime
- 27 SAHNE 272.103 kelime
- 28 SAHNE 281.232 kelime
- 29 SAHNE 291.451 kelime
- 30 SAHNE 30588 kelime
- 31 SAHNE 31525 kelime
- 32 SAHNE 324.321 kelime
- 33 SAHNE 32/11.162 kelime
- 34 SAHNE 32/2826 kelime
- 35 SAHNE 32/3911 kelime
- 36 SAHNE 32/41.507 kelime
- 37 SAHNE 32/51.098 kelime
- 38 SAHNE 332.091 kelime
- 39 SAHNE 34613 kelime
- 40 SAHNE 35988 kelime
- 41 SAHNE 361.742 kelime
- 42 SAHNE 37564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odanın duvarındaki beyaz tahtaya Deniz, sanki bir NASA uçuş planı hazırlıyormuş gibi ciddiyetle bir çalışma programı çizmişti. Plan tam olarak şöyleydi:
• 09:00 - 10:00: Aynaya bakıp "Hello" provası (Karizma dozu %100).
• 10:00 - 11:00: Saç bakımı (Amerika rüzgarına dayanıklılık testi).
• 11:00 - 12:00: "The" ekini her kelimenin başına koyma egzersizi.
• 12:00 - 18:00: Uyku (Difüzyon yöntemiyle bilgi emilimi).
• 18:00 - 20:00: Amerika vizesi alınca giyilecek kıyafetlerin kombinlenmesi.
Atlas: (Gözleri altında devasa morluklarla tahtaya yaklaşır, maddeleri tek tek okur) "Deniz... 'The Kapı'? 'The Pencere'? Oğlum İngilizce böyle bir şey değil! Sen sadece kelimelerin başına 'The' getirince onları Amerikan vatandaşı mı yaptığını sanıyorsun? İngilizce gramerinde bu bir cinayettir!"
Deniz: (Kendinden emin bir tavırla tahtaya vurur, elindeki tarağı adeta bir asaya dönüştürür) "Bak 'The Atlas', olaya dar pencereden bakıyorsun. Dil bir 'vurgu' işidir. Sen kapıya sadece 'Door' dersen sıradan bir öğrenci olursun. Ama 'The Kapı' dersen, o kapıya bir şahsiyet, bir prestij katarsın. Amerikalılar buna 'The Power' (Güç) der! Sen 'The' dersen, o nesne artık senin emrindedir."
Atlas: (Elindeki 500 soruluk matematik testini bir bayrak gibi sallar) "Kanka, 12:00 ile 18:00 arası 'Uyku' yazmışsın ya hani... Ben o saatte muhtemelen rüyamda 'The İflas'ı ve 'The Mezun Olamamayı göreceğim. Biz bu sınavı kazanırsak, bu kesinlikle bir mucize, hatta bir The Mucize' olacak!"
Deniz: (Atlas’ın omuzlarına ellerini koyar ve onu zorla boy aynasının önüne çeker) "Mucize değil kanka, vizyon! Bak şimdi şu aynadaki adamlara... Yorgunsun, 'The Bitkin' haldesin. Matematik çözmekten beynin 'The Çorba' olmuş. Amerika bizi böyle, gözleri kan çanağı gibi görmemeli. New York’a indiğimizde pasaport memuru bize bakıp 'Vay be, bunlar hangi derginin kapak çekiminden fırlamış?' demeli."
Atlas: (Aynadaki yansımasına bakıp yüzündeki ters "ENGLISH GRAMMAR" yazısını ve uykusuzluğunu süzer) "Kanka memur bize bakıp 'Bunlar hangi rehabilitasyon merkezinden kaçmış?' demese iyidir. Şu 'The' ekini bırak da bari 'The Fonksiyonlar'a bir baksak? Sınavda integral çıkarsa ne yapacağız? 'The Integral' mi diyeceğiz?"
Deniz: (Gözlerini kısarak saçıyla oynamaya devam eder) "Bak, eğer sınavda integral çıkarsa, cevabın yanına 'The' koyup yanına da küçük bir 'Vutututu' işareti çizeceksin. Bu, 'Ben bu soruyu Magirus motoru gibi yüksek performansla çözdüm' demektir."
Atlas: (Teslimiyetle iç çeker) "İyi... Tamam... Ama sınavda 'The X artı The Y eşittir The Z' yazarsam ve kalırsam, Magirus'u üzerine yaparım, 'The Vergi Borçları'yla baş başa kalırsın!"
Deniz: (Aynadan Atlas'a göz kırpar) "Anlaştık 'The Kanka'! Şimdi biraz 'The Gülümseme' çalışalım. Amerika gülümseyenleri sever! Hadi, aynaya bak ve gülümseyerek söyle: 'I am the star' (Ben yıldızım) de!"
Atlas: (Aynaya bakıp zoraki, hafif yamuk bir şekilde gülümser) "I am... the... bitkin."
Deniz: "Oldu kanka! 'The Bitkin' bile olsan, Amerikalılar bunu 'bohem bir yorgunluk' sanıp seni direkt Harvard'a alırlar. Hadi, şimdi difüzyona geçiyoruz, o 800 sayfalık gramer kitabını yastığının altına koy!"
Atlas: (Gözleri fal taşı gibi açılır, bir eliyle boynunu tutar, diğeriyle yanağındaki "OXFORD" izini gösterir) "Deniz, sen şaka mı yapıyorsun? 'The Bitkin' ha? Kanka, en son senin o 'bilimsel' yastığın üzerinde uyuduğumda, boynum 'S' harfi çizdi! Sabah uyandığımda kendimi bir soru işareti gibi hissediyordum! İnsanlar bana 'günaydın' demeye korktu, 'bu çocuk neden bu kadar kıvrımlı?' diye düşündüler."
Deniz: (Sırıtarak) "O senin anatomik esnekliğin kanka, Amerikalılar ona 'yoga duruşu' der, puan verirler!"
Atlas: (Aynaya iyice yaklaşır, yanağındaki ters yazıyı parmağıyla gösterir) "Yoga mı? Oğlum yanağımda ' OXFORD ' yazıyor! Eğer Harvard'a gidersem, mülakatta hoca 'Neden buradasın?' diye sorduğunda, yanağımı çevirip 'Bakın, ben zaten kitabın kendisiyim, sayfalarım deri altına işledi!' mi diyeceğim? Bu bir vizyon değil, bu bir 'The Cilt Hastalığı'!"
Deniz: (Atlas’ın yanağını inceler, sanki çok değerli bir tabloya bakıyormuş gibi) "Kanka, sen anlamıyorsun... O senin 'The Diploma'n! İnsanlar yıllarca dirsek çürütür, sen yanağında taşıyorsun. Yarın sınavda 'Present Perfect' sorusu çıkarsa, şöyle hafifçe yanağını gerip (Cevap burada) dersin, hoca şoktan bayılır! Bu, dünyanın en prestijli kopya yöntemi!"
Atlas: (Kitabı havaya kaldırır) "Ben bu kitabı yastığın altına tekrar koyarsam, yarın sabah kalktığımda alnımda (Düzensiz Fiiller) tablosu çıkacak! Yarın sınavda hoca bana 'Sınav kâğıdın nerede?' diye sorarsa, kafamı kâğıda mı bastıracağım? 'Alın hocam, bütün fiiller kafamın içinde, isterseniz kazıyın!' mı diyeceğim? Deniz, beni harcayacaksın!"
Deniz: (Atlas’ın elinden kitabı alır ve yastığın altına şefkatle yerleştirir) "Rahat ol 'The Atlas'! Belki bu gece (Koşul Cümleleri) yanağının öbür tarafına geçer de sınavda yüzün tamamen bir Gramer Sözlüğüne döner. Düşünsene, (Yürüyen Sözlük) olarak sınıfı geziyorsun! Kızlar hayran kalır, sınavdan direkt 100 ile geçersin!"
Atlas: (Yastığa doğru çaresizce uzanır, boynunu korumak için altına katlanmış çoraplarını yerleştirir) "Benim vizyonum şu an sadece 'The İstifa' etmek... Eğer yarın sınav salonuna girerken yanağımda (Edilgen Yapı) yazısıyla girersem, beni oradan 'The Kovulan' olarak atarlar. Yemin ediyorum, rüyamda Kraliçe Elizabeth'ten 'The Boyunluk' talep edeceğim!"
Deniz: (Işıkları kapatırken) "İşte bu! Kraliçe'yle diyalog kuruyorsun demek, difüzyonun seviyesi artıyor! 'The Good Night' kanka, yarın sabah 'The Şampiyon' olarak uyanacağız!"
Bölüm etkileşimi
