SAHNE 23

Vaveyla Yazarı: MURAT CANSIZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: SAHNE 23

Aradan geçen zaman zarfında nihayet beklenen o gün gelmişti:
Üniversite yerleştirme zarflarının geleceği gün.
Refika Hanım, son üç gündür kapı otomatiğine kamp kurmuş, elinde tespih yerine kronometreyle beklemektedir. Mutfaktan gelen kısır kokusu, gerginlikle birleşip evde tuhaf bir "adrenalin aroması" yaratmıştır.
Refika Hanım: (Kapı deliğinden dışarı fısıldayarak) "Geliyor... Ayak seslerini tanıyorum. Bu 42 numara kundura sesi, bu bizim postacı Selim! Kadir, kalk koltuktan, sınav kağıdıyla göz göze geleceğiz birazdan!"
Kadir Bey: (Gazetesinin arkasından) "Yahu Refika, alt tarafı bir zarf. Çocuk zaten bütün yıl Magirus’un şanzımanıyla ders kitaplarından daha çok vakit geçirdi. En fazla 'Sanayi Üniversitesi'ne yerleşir, orada da dekan yardımcısı olur!"
O Sırada Kapı Önünde
Postacı Selim, tam zarfı kutuya atacakken Refika Hanım kapıyı öyle bir hızla açar ki, adamcağızın aklı çıkar.
Refika Hanım: "Yavaş at o zarfı Selim Efendi! İçinde oğlumun istikbali var, buruşturursan geleceği yamuk olur! Ver bakayım şunu bana, taze mi bu? Mürekkebi kurumuş mu?"
Postacı Selim: (Alnındaki teri silerek) "Yenge valla her yerel seçimde bile bu kadar germiyorsunuz milleti... Al hayrını gör, ben kaçar!"
Refika Hanım zarfı sanki antik Mısır papirüsü taşıyormuş gibi iki eliyle kavrayıp içeri süzülür.
Baba Kadir Bey: (Salondan seslenerek) "Bir zarf için bu ne tantana Refika! Sakin ol, hayat memat meselesi değil ya! Eyvah!"
Deniz, zarfı annesinin elinden hırsla kapar. Kalbi göğüs kafesini zorlamaktadır, ses adeta kulaklarında uğuldamaktadır. Salona koşup zarfı orta sehpanın üzerine fırlatır.
Kadir Bey’in elindeki kâğıt, salondaki ağır mobilyaların arasında bir kutsal kadeh gibi parlamaktadır. Deniz, halının üzerinde "The Sevinç"ten kasılmış bir halde yatarken, Refika Hanım çoktan telefonuna sarılmış, bütün Beşiktaş’ı ayağa kaldırmaktadır.
DENİZ: “Baba! Aç! Ben açarsam heyecandan buraya yığılırım, şirket hisseleri düşer! Çabuk, ‘The Oficial Açılış’ı sen yap!”
Kadir Bey zarfı yırtar, içindeki resmi kâğıdı çıkarır. Salondaki ağır mobilyaların arasında kâğıt adeta bir kutsal kadeh gibi parlamaktadır. Deniz, halının üzerinde “The Sevinç”ten bacakları kasılmış bir halde sırtüstü yatmaktadır. Refika Hanım ise çoktan telefonuna sarılmış, bütün Beşiktaş’ı ayağa kaldırmaktadır bile.
Refika Hanım: (Telefonda, ortalığı inleten bir sesle) "Alo, Müzeyyen! Hazırla simitleri, lokmaları döküyoruz! Benim oğlum 'Zen-i-tus' mu neyse, orayı kazanmış! Evet, tam burslu! Hayır şekerim, rüşvet değil, çocuk bütün gece difüzyonla çalıştı, yastığın altındaki gramer kitabı sağ olsun!"
DENİZ: (Yerdeki halıya sarılıp bacaklarını sallayarak) “Baba... Bir daha oku... Yanlış görmedin değil mi? ‘Deniz’ yazıyor orada değil mi? ‘The Deniz’?”
Kadir Bey hâlâ şaşkındır, gözlüğünü çıkartıp ceketinin koluyla siler ve kâğıda tekrar bakar.
Kadir Bey: (Hala şaşkın, gözlüğünü silip tekrar bakar) "Valla Deniz yazıyor evladım. 'Zenithus Paralaks Üniversitesi - Havacılık ve Uzay Bilimleri Bölümü'. Bak, altta bir not var; 'Öğrencimizin başvuru dosyasındaki 'The' kullanımı bizi çok etkiledi' yazmıyor ama... Nasıl oldu bu?"
Deniz: (Bir anda canlanıp ayağa fırlar, gömleğindeki ketçap lekesi artık bir şeref madalyasıdır) "Ne demek nasıl oldu baba? Bilimin ve karizmanın zaferi bu! Atlas nerede? O ne yaptı? Kesin o da 'The Yale'e falan kapak atmıştır!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.