SAHNE 16

Vaveyla Yazarı: MURAT CANSIZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: SAHNE 16

Gecenin en karanlık saati, zihinlerin bulandığı o andır. Atlas, masada kafasını "Geometrik Şekiller" kitabına vururken; Deniz, elinde dumanı tüten, içinde morumsu bir tortu olan ve garip bir şekilde hem baharat hem de taze çiçek kokan bir kupayla içeri girer.
Atlas: (Burnunu kırıştırarak) "Deniz... O elindeki şeyden gelen koku normal değil. Neden hem lahmacun fırını hem de kozmetik reyonu gibi kokuyorsun?"
Deniz: "Sakin ol profesör! Bilim bazen sert kokar. Bu elimdeki; zencefilin nöronları gıdıkladığı, kahvenin uykuyu 'Past Tense' yaptığı ve içine eklediğim o son dokunuşla... (Kupayı havaya kaldırır) ...alkolün bilgileri beyne 'copy-paste' yaptığı Einstein İksiri!"
Atlas: "Alkol mü? Deniz, okyanus ötesine gitmeden ehliyetini mi yaktıracaksın bize? Ne koydun içine?"
Deniz: "Babamın o pahalı Fransız parfümünden iki fıs sıktım kanka. İçindeki alkol saf, kokusu da prestijli! Bilgiler beyne girerken 'karizmatik' girsin dedik. Hadi, bir yudum al da şu kuantum fiziğini saniyede çöz!"
Atlas: (Çaresizliğin verdiği cesaretle kupayı alır) "Ya herru ya merru... Eğer Einstein bunu içtiyse, neden saçlarının o hale geldiği şimdi belli oldu."
Atlas kupadan dev bir yudum alır. Sıvı boğazından aşağı indiği anda Atlas’ın vücudu bir anda yay gibi gerilir. Parmak uçları titrer, saçları (jölesiz olmasına rağmen) hafifçe dikleşir ve gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi açılır.
Deniz: (Heyecanla eğilerek) "Hah! İşte bu! Bak, nöronlar halay çekmeye başladı! Ne hissediyorsun Atlas? Logaritma kuralları mı? Integral alan hesapları mı? Söyle bana, ışık hızını hissediyor musun?"
Atlas: (Yüzü önce kırmızıya, sonra yeşile döner; sesi derinden ve titreyerek gelir) "D-Deniz... Bir şeyler... Bir şeyler gerçekten çok hızlı hareket ediyor..."
Deniz: "Hah! Bilgi akışı başladı! Formüller mi akıyor zihnine?"
Atlas: (Karnını tutarak ayağa fırlar) "Hayır kanka! Formüller değil, akşam yediğimiz o Teksas usulü hamburgerler ve senin 'Einstein' sosun el ele vermiş, Amerika’ya benden önce pasaportsuz geçiş yapmaya çalışıyorlar! Midem şu an 'Grand Canyon' gibi yarıldı!"
Deniz: "Nasıl yani? Zekâ patlaması yaşamadın mı?"
Atlas: (Kapıya doğru depar atarken) "Zekâ değil, içimde bir volkanik patlama yaşıyorum! Kaç kanka, banyo yolunu aç! Eğer bir saniye daha o parfümün tadını alırsam, bütün gramer kitabını banyoya nakşedeceğim!"
Atlas, malikanenin koridorlarında bir Magirus hızıyla banyoya doğru yardırırken; Deniz, elindeki kupanın kalanına bakıp parmağını içine daldırır.
Deniz: (Kendi kendine) "Acaba parfümü fazla mı kaçırdım? Neyse, Atlas'ın sindirim sistemi en azından 'Hızlı-İleri’ moduna geçti. Bu da bir başarıdır. Bilim bazen yan etki yapar, Alexander Fleming de penisilini bulurken küflü peynire bakıyordu...”
Tam o esnada banyonun kapısı büyük bir gürültüyle açıldı. Atlas, kapı pervazına tutunmuş halde belirdi. Yüzü tebeşir beyazına dönmüştü, gözlerinden yaşlar akıyordu ve hıçkırdıkça ağzından hafif bir lavanta kokulu buhar çıkıyordu.
Atlas: (Ses teli yırtılmış bir opera sanatçısı gibi derinden) "Deniz... Sen... Sen bir bilim insanı değil, biyolojik silah üreticisisin! Hıçkırıyorum, karşı duvarda parfüm reklamı çıkıyor resmen! Az önce 'Present Perfect Tense'i kusacaktım az kalsın!"
Deniz: (Hemen elindeki not defterini açıp kalemi hazırlar) "Dur, kıpırdama! Bu çok önemli bir veri! Peki hıçkırırken zihninde kuralsız fiiller canlanıyor mu? Mesela 'Go-Went-Gone' derken miden daha mı çok kasılıyor? Yazıyorum: 'Gramer ve Gastrointestinal (Mide Bağırsağı) Sistem Arasındaki Korelasyon'..."
Atlas: (Masanın üzerindeki et döveceğine doğru uzanır) "Sana şimdi bir korelasyon göstereceğim Deniz! O 'Einstein' sosunu alıp senin o süzgeçli kafana 'Copy-Paste' yapacağım! Akşam yemeğindeki hamburgerler banyoda bağımsızlığını ilan etti diyorum, sen bana kuralsız fiil diyorsun!"
Deniz: (Geriye doğru kaçarak kupayı kalkan gibi tutar) "Sakin ol profesör! Büyük icatlar her zaman acı verir. Hem fena mı, en azından içeride bütün toksinleri attın, karizmatik kokuyorsun!"
Atlas: (Yatağa kendini yüzüstü bırakarak) "Bir daha seninle ders çalışırsam... Magirus'un egzoz borusunu soluyarak kuantum çözeceğim Deniz. Kapat şu ışıkları, beynim şu an sadece 'Error 404' veriyor."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.