24. bölüm / 42
GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 1SAHNE 24
Bölümler 42Şu an: SAHNE 24
- 1 GİZEMLİ MİSAFİR ZAMAN KIRILMASI BÖLÜM 11.531 kelime
- 2 BÖLÜM 21.065 kelime
- 3 BÖLÜM 3616 kelime
- 4 BÖLÜM 46.303 kelime
- 5 SAHNE 51.108 kelime
- 6 SAHNE 6365 kelime
- 7 SAHNE 7322 kelime
- 8 SAHNE 8818 kelime
- 9 SAHNE 91.363 kelime
- 10 SAHNE 101.862 kelime
- 11 SAHNE 111.038 kelime
- 12 SAHNE 12667 kelime
- 13 SAHNE 13291 kelime
- 14 SAHNE 141.204 kelime
- 15 SAHNE 15829 kelime
- 16 SAHNE 16572 kelime
- 17 SAHNE 17766 kelime
- 18 SAHNE 18762 kelime
- 19 SAHNE 191.445 kelime
- 20 SAHNE 202.684 kelime
- 21 SAHNE 21708 kelime
- 22 SAHNE 221.027 kelime
- 23 SAHNE 23458 kelime
- 24 SAHNE 24516 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 SAHNE 252.340 kelime
- 26 SAHNE 262.071 kelime
- 27 SAHNE 272.103 kelime
- 28 SAHNE 281.232 kelime
- 29 SAHNE 291.451 kelime
- 30 SAHNE 30588 kelime
- 31 SAHNE 31525 kelime
- 32 SAHNE 324.321 kelime
- 33 SAHNE 32/11.162 kelime
- 34 SAHNE 32/2826 kelime
- 35 SAHNE 32/3911 kelime
- 36 SAHNE 32/41.507 kelime
- 37 SAHNE 32/51.098 kelime
- 38 SAHNE 332.091 kelime
- 39 SAHNE 34613 kelime
- 40 SAHNE 35988 kelime
- 41 SAHNE 361.742 kelime
- 42 SAHNE 37564 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Atlas’ın ailesi, Deniz’inkinin tam tersi bir yapıdaydı: Her zaman son derece rasyonel ve soğukkanlı. Zarf geldikten sonra bile olayın ciddiyetini bilimsel bir veri gibi korumak istiyorlardı.
Atlas, zarfı kapıcıdan aldı. Ailesi masanın etrafında, sanki bir şirketin yönetim kurulu toplantısındalarmışçasına resmi bir şekilde oturuyordu.
Baba Haluk Bey: (Ciddi bir tonda, elindeki tükenmez kalemi ritmik bir şekilde masaya vurarak) "Atlas, zarfı masaya koy. Herhangi bir duygusal tepki vermeden önce verileri analiz edelim. Heyecan, hata payını %42 oranında artırır."
Anne İnci Hanım: (Sakince, kahvesinden bir yudum alarak) "Evet canım. Unutma, 'başarı' bir durum değil, bir süreçtir. Sonuç ne olursa olsun bilimsel yaklaşımımızı koruyoruz."
Atlas, 12 farklı hesap makinesi, bir cetvel ve bir pergelin arasında, zarfı açmak yerine sanki radyasyon ölçer gibi elindeki cihazla taramaktadır. O sırada Deniz’in telefonu mutfaktan gelen “Beşiktaş Marşı” eşliğinde masada zıplamaya başlar.
Deniz: (Telefonda bağıra bağıra, adeta bir stadyum spikeri gibi) “ATLAS! Çabuk söyle! Kaç paralaks aldın kanka? Ben uçuyorum! Zenithus beni havada kaptı! Uzay Bilimleri diyorum, Mars’a Magirus hattı kuracağız, biletleri kesmeye başladım!”
Atlas: (Sesi titreyerek, hoparlörü uzakta tutmaya çalışır) “Deniz... Ben zarfı açamadım. Statik elektrikten dolayı kâğıdın moleküler yapısının bozulmasından korkuyorum. Ya yanlışlıkla ‘Su Ürünleri’ yazdıysam? Ya balık kokulu hayatım resmileştiyse? Bütün rasyonel teorilerim çöp olur!”
Deniz: “Saçmalama lan! Aç şu zarfı, yoksa Magirus’la evin duvarını yıkar, içeri girerim! Çabuk!”
Atlas derin bir nefes alır. Titreyen parmaklarıyla zarfı yırtar, içindeki kâğıdı çıkarır ve gözlüklerini burnunun ucuna indirip okumaya başlar.
Atlas: “Açtım... Dur... ‘Zenithus Paralaks Üniversitesi... Bilgisayar Mühendisliği ve Kuantum Kaos Teorileri Bölümü’... Tam burslu! Deniz... Altında çok ilginç bir not var: ‘Adayın sınav kağıdındaki silgi tozlarını geometrik bir düzende bırakması dikkatimizi çekti’ yazmıyor ama... Kazandım galiba! Kuantum kaos beni kabul etti!”
Sınıfta her zaman mantığıyla hareket eden, olasılık hesaplamadan adım atmayan Atlas, o anda kontrolü tamamen kaybetti. Beyni adeta bir sistem hatası vermiş gibi aniden ayağa fırladı ve masanın üzerinde, pergelin ve hesap makinelerinin arasında çılgınca dans etmeye başladı:
Atlas: " YÜZDE YÜZ BAŞARILI BİR DENEY! BABA, BİN MİLİSANİYEDE EN İYİ KARARI VERDİM! BU İNSANLIK İÇİN KÜÇÜK, BENİM İÇİN DEV BİR ADIM! KAVANOZLARI GETİRİN, KUANTUMU YENDİK!"
Haluk Bey ve İnci Hanım'ın gözleri şaşkınlıkla, porselen fincanları havada asılı kalacak kadar büyük bir şokla açıldı. Oğulları, hayatında ilk defa bu kadar "mantık dışı", irasyonel ve coşkulu bir tepki veriyordu.
Haluk Bey: (Gözlüğünü düşürmemek için hızla tutup düzelterek, elindeki kalemi masaya bırakır) " İnci, Atlas'ın duygusal çıktıları... Bu grafik normal mi? Aşırı sevinç modunda bir kısa devre, nörolojik bir dalgalanma mı söz konusu? Acaba acil bir soğuk kompres uygulamalı mıyız?"
İnci Hanım: (Gözleri dolmaya başlamış, elindeki kâğıdı titreyen parmaklarıyla tutarken hâlâ rasyonel kalmaya çalışıyordu) " Hayır Haluk, sanırım bu sadece... Mutluluk. İlk defa denklemin dışına çıktı."
Daha fazla dayanamayarak ayağa kalktı ve masanın üzerindeki hesap makinelerini devirerek oğlunun boynuna sarıldı:
İnci Hanım: "Canım oğlum! Başardın! Bütün mantıksal analizimi çöpe atıyorum, şu an sadece ağlamak istiyorum!"
Haluk Bey: (Bir süre duraksadıktan, havada duran elini nereye koyacağını bilemedikten sonra cebinden tıkız bir kumaş mendil çıkardı ve gözünün kenarını hafifçe sildi) " Pekâlâ... Bu veri seti kesinlikle rasyonel bir kutlamayı gerektirir. Hemen bir 'başarı kutlama toplantısı' düzenleyelim ve pastanın geometrik çapını hesaplayalım. En yüksek verimi ve mutluluk oranını almalıyız!"
Bölüm etkileşimi
