Ruj Lekesi kitap kapağı

52. bölüm / 56

Ruj Lekesi

52. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Vanessa Kızı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 56Şu an: 52. Bölüm

Koridorun o çiğ, sarı ışığı altında adımlarım ağırlaşırken, duvarların rutubet kokusu doğrudan genzime doluyordu. Bandajlarımdan süzülen kanlar beton zemine damlamaya devam ediyordu. Ring geride kalmıştı, o vahşi kalabalığın uğultusu koridorun kalın demir kapılarının arkasında boğuk bir fısıltıya dönüşmüştü. Tam çıkış kapısına doğru yönelmiştim ki, karanlığın içinden birden fazla gölge hızla sıyrıldı.

Dört koca adam. Üzerlerinde simsiyah takım elbiseler vardı. Yüzlerindeki o duygusuz, robotik ifadeyi çok iyi tanıyordum. Babamın, o ihtiyar canavarın en sadık köpekleriydi. Kaçmama ya da saldırmama fırsat tanımadan, etrafımı profesyonel bir kuşatmayla sardılar. En önde duran, saçları kırlaşmış olan adam elini takım elbisesinin içine atıp silahının namlusunu doğrudan göğsüme doğrulttu.

"Dur," dedi adam, buz gibi bir sesle. "Patronun sana ringden sonra bir mesajı var. İşlerin buraya kadar geleceğini biliyordu."

Dişlerimin arasındaki kanı tükürdüm. Sırtımı arkamdaki soğuk duvara yaslarken gözlerimi adamın gözlerine diktim. Yorgundum, kaburgalarım aldığım darbelerden dolayı ezilmişti ama sesim hala o eski hırçınlığını koruyordu. "Ne istiyor yine o yaşlı ihtiyar?" dedim.

Adam hafifçe sırıttı, elindeki telsizi cebinden çıkarıp hoparlörünü açtı. Telsizden o çok iyi bildiğim, Atahan olarak çocukluğumu cehenneme çeviren, Leyla'yı toprağa gömen ve şimdi de Neşe'min zihnini kurutan o odunsu, kibirli ses yükseldi.

"Güzel bir dövüştü oğlum," dedi babam. Sesi telsizin cızırtıları arasından bile insanın kanını donduracak kadar net geliyordu. "Ama bu hayatta sadece yumruklarınla kazanamayacağını sana yedi yaşındayken o depoda öğretmiştim. Şimdi önünde son bir boks maçı var. Ama bu sefer hakem benim. Ve önünde iki seçenek var."

Nefesimi tuttum. Göğsümün tam ortasında koca bir alev harlandı.

"Nedir?" diye gürledim koridorda sesim yankılanırken.

"Birinci seçenek..." dedi ihtiyar adam, bastonunun yere vuruş sesi telsizden tık diye duyuldu. Soruma cevap vermedi.

Neden? Neden tüm çocukluğumu, gençliğimi, geleceğimi mahv ediyorsun baba?

Neden tüm sevdiklerimi benden alıyorsun?

Bu kelimeleri o karanlık koridorda avazım çıktığı kadar sesli söyleyebilirdim. Karşımdaki adamların yüzüne karşı haykırabilirdim. Ama söylemedim. Çünkü biliyordum; eğer bu soruları dudaklarımdan kaçırsaydım, içimdeki o eski yara daha çok acıyacaktı. Dudaklarımdan dökülecek her sitem, o ihtiyarın karşısında beni zayıf gösterecekti.

O yüzden dişlerimi birbirine kenetledim, içimdeki o kördüğümü kalbimin en derinine gömdüm.

"O küçük kızın, Neşe'nin hayatı. Eğer onun yaşamasını, panzehri ona vermemi istiyorsan, adamlara direnmeyeceksin. Seni oracıkta, o koridorun karanlığında indirecekler. Kendi canını vereceksin, o kız o hastane odasından çıkıp gidecek. İkinci seçenek ise... Kendi canın. Eğer yaşamak istiyorsan, o kapıdan yürüyüp gidebilirsin. Kimse sana dokunmayacak. Ama o zaman Neşe'nin o hastaneden sadece cesedi çıkacak. Seç bakalım, Bulut ailesinin büyük boksörü. Kendi canın mı, yoksa o hafızasız kızın canı mı?"

Koridordaki adamlar silahlarının emniyetini aynı anda açtılar. O şaklama sesi beynimin içinde peş peşe patladı.

Eğer kendi canımı seçersem, Neşe ölecekti. Eğer onun canını seçersem, ben ölecektim ve o beni hiçbir zaman hatırlamayacaktı.

Zihnindeki o beyaz sis perdesinin arkasında, parmaklarıyla betona kazıdığı o 'Ata' isminin kime ait olduğunu asla öğrenemeden bu dünyada yapayalnız kalacaktı. Ama benim aşkım, benim o kural tanımaz çocuk ruhuna olan bağlılığım, kendimi feda edecek kadar kör değildi bu kez.

Ben ölürsem, o ihtiyarı kim yok edecekti?

Ben ölürsem, Neşe'yi o cehennemden kim çekip alacaktı?

Gözlerimi karşımdaki adamın silah namlusundan çekip doğrudan telsize doğru bağırdım. Sesim hiç titremedi, içimde en ufak bir pişmanlık kırıntısı yoktu.

"Kendi canımı seçiyorum," dedim, sesim o karanlık koridorun duvarlarında çelik gibi yankılanırken. "Ben yaşayacağım. O kıza ne yaparsan yap, umurumda değil. Ama şunu iyi bil baba; ben o kapıdan sağ çıktığım an, senin o şatafatlı dünyanı kendi ellerimle yerle bir edeceğim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

36okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18