Ruj Lekesi kitap kapağı

32. bölüm / 56

Ruj Lekesi

32. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Vanessa Kızı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 56Şu an: 32. Bölüm

Sabah gözlerimi araladığımda, odanın büyük pencerelerinden içeri süzülen yumuşak gün ışığı yüzüme vuruyordu. Başımın o dünkü felaket ağrısı tamamen geçmişti ama yerini kalbimi deliler gibi çarptıran bambaşka bir heyecana bırakmıştı. Başımı yavaşça kıpırdatmak istedim ama hâlâ Atahan’ın o devasa, kaskatı göğsünün üzerinde yattığımı fark edince zınk diye durdum.

Düzenli ve derin nefesler alıyordu. Koca bir kolunu belime öyle bir dolamıştı ki, beni resmen kendi dünyasına hapsetmişti. Bana elbise gibi gelen bol siyah tişörtünün kumaşı tenimi gıdıklarken, yavaşça başımı kaldırıp ona baktım.

Atahan hâlâ mışıl mışıl uyuyordu.

Onu ilk kez böyle görüyordum. O her zamanki ukala, insanı delirten, emirler yağdıran mesafeli adam gitmiş, yerine inanılmaz derecede sakin ve huzurlu duran biri gelmişti. Dağılan siyah saçları alnına düşmüştü. Dudağının kenarındaki o patlak ve kaşındaki küçük çizgi, dünkü yeraltı ringinin o vahşi anılarını yüzünde birer nişan gibi taşıyordu. Dün gece bizzat pansuman yaptığım o göğsündeki taze bıçak sıyrığına baktım; sızan kan durmuş, üzeri hafifçe kabuk bağlamıştı.

Dik başlılığımdan zerre eser kalmamıştı şu an. Onu izlerken kalbimin ortasındaki o koca çocukluk boşluğunun nasıl sımsıcak bir güvenle dolduğunu hissettim. Bu adam salaktı, ölümle oyun oynuyordu, beni delirtiyordu ama dün gece o hastane köşesinde, o ringin ortasında bana öyle bir "buradayım" demişti ki, kaçacak hiçbir taksi bırakmamıştı bana.

Yavaşça elimi kaldırdım. Parmak uçlarımı holdsing... yani o pürüzsüz cildine, o keskin çene hattına doğru yaklaştırdım. Niyetim o dağılmış saçlarını hafifçe geriye itmek, o patlak dudağının kenarına dokunmaktı. Parmaklarım yüzüne sadece birkaç milim uzaklıktayken aniden durdum.

Yapamadım.

Elimi havada asılı bıraktım. Eğer dokunursam holdsing... yani o uykusuz bünyesiyle hemen uyanacağını, o koyu ve keskin gözlerini doğrudan gözlerime dikip dudaklarının kenarındaki o ukala gülümsemeyle benimle dalga geçeceğini biliyordum. "Ne o Ruj Güzeli, beni izlerken yakalandın" demesinden deli gibi korktum. Dik başımı o uyurken bile korumak zorundaydım neticede tatlım.

Elimi yavaşça geri çekip holdsing... yani yastığa doğru indirdim ama gözlerimi ondan bir saniye bile ayıramadım. Onu uzun uzun, doymak bilmez bir tabloya bakar gibi izlemeye devam ettim. Kirpiklerinin uzunluğuna, o sert çene kemiğinin her nefes alışında nasıl kıpırdadığına baktım.

Sonra gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Buram buram tenine karışan o odunsu parfümünün, o holdsing... yani o buram buram kalite kokan kokusunu içime çektim. O kadar yoğun, o kadar sıcaktı ki bu koku, sanki ömrüm boyunca bu yatakta, bu kokunun içinde esir hayatı yaşasam gıkım çıkmayacaktı. Canım ne zaman isterse o zaman kalırdım ve şu an içimdeki o küçük kırgın kız sadece bu kokunun içinde kaybolmak istiyordu.

"Çok şanslısın Diken adam," diye fısıldadım sesimi iyice alçaltarak dudaklarımı kıpırdattım. "Uykunda bile karizmanı korumayı nasıl beceriyorsun cidden anlamıyorum. Ama geleceğin vardı, benden çekeceğin de var. Hele bir uyan, o dünkü cezaların kalanını sana tek tek ödetmezsem bana da Neşe demesinler."

Tam o sırada belimdeki o koca, sıcak el anında kasıldı ve beni hiç beklemediğim bir güçle kendine doğru çekti. Saliseler içinde aramızdaki o son mesafe de kapandı ve göğsüne tamamen yapıştım.

"Demek geleceğim varsa benden çekeceğin var, Ruj Güzeli?"

Duyduğum o pürüzsüz, derinden gelen boğuk sesle birlikte holdsing... yani o tatlı panikle nefesimi tuttum. Başımı hızla kaldırdığımda o koyu, keskin gözlerin çoktan açılmış olduğunu gördüm. Atahan uyumuyordu. Aslında benden çok daha önce uyanmış, hiçbir mimik bile oynatmadan, o koca gövdesiyle beni göğsüne hapsetmiş ve benim onu gizli gizli izlememi, parmak uçlarımın havada asılı kalışını, hatta o kokusunu içime çekişimi saniye saniye seyretmişti.

"Oha..." diye fısıldayabildim sadece. Gözlerimi fal taşı gibi açmış ona bakıyordum.

O kadar yakındık ki, her nefes alıp verdiğimizde dudaklarımız birbirine hafifçe değiyor, tenimin alev alev yanmasına sebep oluyordu. Dudaklarının kenarındaki o patlak, benim şeffaf parlatıcımın kalıntılarıyla parıldarken, o bildiğim ukala, insanı delirten ama bu kez içi tamamen bana teslim olmuş gülümsemesi yüzüne yayıldı.

"Yakalandın Çiçek kız," diye fısıldadı Atahan, sesi dudaklarıma çarpıp beni eritirken. Soluğu tenimi yakıyordu. "Beni bir tabloya bakar gibi izlediğini, o dokunmaya kıyamadığın parmaklarını saniye saniye hissettim. Kokumu içine çekişinden bahsetmiyorum bile. Sınırlarımızı koruyalım diyen o dik başlı kız, sabahın ilk ışıklarında patronunu resmen dikizliyordu sanki?"

Yanaklarımın sinirden ve yakalanmanın verdiği o tatlı utançla o dün nefret ettiğim nar çiçeği rengine döndüğünü çok net hissediyordum. Ama ben Neşe'ydim; yakalanırdım ama asla geri adım atmazdım tatlım! Dik başımı daha da yukarı kaldırdım, dudaklarımız her kelimede birbirine sürtünürken gözlerimi doğrudan onun o koyu gözlerine diktim.

"Ay, ne alakası var be resmi adam!" diye üste çıktım, sesimi pervasız tutmaya çalışarak. "Pansumanın yerinde duruyor mu diye kontrol ediyordum bir kere. Ayrıca senin o uykudaki dağınık halini kim ne yapsın? Karizman uykuda resmen sıfırlanmış, ona acıyarak bakıyordum tatlım, yanlış anlamışsın sen."

Atahan hafifçe güldü, göğüs kafesi bu içten gülüşle sarsılırken belimdeki elini biraz daha yukarı, sırtımdaki o açık tenime doğru kaydırdı.

Dudakları dudaklarıma o kadar yakındı ki, kıpırdasam onu öpecektim.

"Bana yalan söylerken bile o kadar iddialısın ki..." diye mırıldandı, sesi fısıltıya dönüşürken gözleri doğrudan dudaklarımdaki o kadife kırmızısının hayaline kilitlendi. "Ama bu odada benden kaçacak hiçbir yalanın kalmadı Neşe. Ve bu sabah, o büyük odama asistanım olarak gitmeden önce, bu yatakta benden o günkü kulüp öpücüğünün hesabını nasıl soracağını bizzat göreceğiz. Hazır mısın?"

"Ben her zaman hazırım Diken adam," dedim, meydan okuyan o inatçı gülümsememi yüzüme yerleştirip onun o geniş omuzlarındaki siyah tişörtünün yakasını sımsıkı kavrayarak. "Ama uyarayım, bu kadar yakın durman şirket içi profesyonellik kurallarımıza tamamen aykırı, tatlım."

Atahan’ın yüzündeki o büyülenmiş gülümseme büyürken, aramızdaki o koca sessizlik yerini sabaha karşı başlayacak olan o büyük, nefes kesici tutkuya bırakmak üzereydi.

Hiç beklemediğim anda, Atahan belimdeki koca elini sırtıma doğru kaydırıp beni bir anda yatakta ters çevirdi ve altına aldı. Alçılı bacağımın acımamasına inanılmaz bir dikkat göstererek, o devasa ve kaslı gövdesiyle üzerime hafifçe eğildi. O kadar çevik ve ani hareket etmişti ki, ne olduğunu şaşırıp kollarımı refleks olarak onun o geniş omuzlarına doladım.

Şimdi tam anlamıyla nefes nefeseydik. Aramızdaki o son birkaç milimlik mesafe de tamamen un ufak olmuştu. Dudakları, her soluk alışında dudaklarıma değiyor, o buram buram tenine karışan odunsu parfümü ve sıcaklığı tüm hücrelerimi esir alıyordu.

Koyu, keskin gözlerinde o resmi dünyanın hiçbir katı kuralının açıklayamayacağı kadar büyük, yırtıcı bir tutku alev alev yanıyordu.

"Hâlâ profesyonellik diyorsun ya, harbi delisin Çiçek kız," diye fısıldadı Atahan, sesi o kadar alçak ve boğuk geliyordu ki kalbimin göğüs kafesimi deliler gibi dövmesine engel olamadım. Dudaklarının kenarındaki o patlak, benim şeffaf parlatıcımın kalıntılarıyla loş sabah güneşinde parıldarken gözlerini gözlerimden bir saniye bile ayırmadı.

"Diyorum ya, Atahan bey. Ne yapacaksınız acaba çok merak ediyorum şu a-"

Lafımı tamamlamama izin bile vermedi.

Cümlemin sonundaki o ukala meydan okuma havada asılı kalırken, Atahan ani ve inanılmaz derecede çevik bir hareketle dudaklarıma kapandı. Dudakları dudaklarıma öyle bir sertlikle, öyle büyük bir pervasızlıkla kenetlendi ki, kafamın içindeki o lunaparkın tüm ışıkları aynı anda havai fişek gibi patladı sanki. Ne olduğunu şaşırmanın verdiği o tatlı şokla kollarımı refleks olarak onun o geniş, yara bere içindeki omuzlarına doladım.

Beni öyle derin, nefesimi tamamen kesecek kadar büyük ve yırtıcı bir tutkuyla öpmeye başladı ki, tüm o resmi kuralları, mesafeleri ve ördüğüm sahte kale duvarları tek bir saniyede tuzla buz oldu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

101okunma 7beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18