35. bölüm / 56
Ruj Lekesi35. Bölüm
Bölümler 56Şu an: 35. Bölüm
- 1 1. Bölüm557 kelime
- 2 2. Bölüm625 kelime
- 3 3. Bölüm577 kelime
- 4 4. Bölüm626 kelime
- 5 5. Bölüm550 kelime
- 6 6. Bölüm856 kelime
- 7 7. Bölüm762 kelime
- 8 8. Bölüm1.042 kelime
- 9 9. Bölüm754 kelime
- 10 10. Bölüm592 kelime
- 11 11. Bölüm705 kelime
- 12 12. Bölüm928 kelime
- 13 13. Bölüm516 kelime
- 14 14. Bölüm573 kelime
- 15 15. Bölüm537 kelime
- 16 16. Bölüm459 kelime
- 17 17. Bölüm500 kelime
- 18 18. Bölüm1.046 kelime
- 19 19. Bölüm875 kelime
- 20 20. Bölüm727 kelime
- 21 21. Bölüm624 kelime
- 22 22. Bölüm1.332 kelime
- 23 23. Bölüm506 kelime
- 24 24. Bölüm719 kelime
- 25 25. Bölüm1.109 kelime
- 26 26. Bölüm955 kelime
- 27 27. Bölüm819 kelime
- 28 28. Bölüm1.157 kelime
- 29 29. Bölüm704 kelime
- 30 30. Bölüm519 kelime
- 31 31. Bölüm1.131 kelime
- 32 32. Bölüm1.131 kelime
- 33 33. Bölüm813 kelime
- 34 34. Bölüm850 kelime
- 35 35. Bölüm655 kelime · Okuduğun bölüm
- 36 36. Bölüm926 kelime
- 37 37. Bölüm718 kelime
- 38 38. Bölüm802 kelime
- 39 39. Bölüm630 kelime
- 40 40. Bölüm1.076 kelime
- 41 41. Bölüm747 kelime
- 42 42. Bölüm978 kelime
- 43 43. Bölüm768 kelime
- 44 44. Bölüm934 kelime
- 45 45. Bölüm1.099 kelime
- 46 46. Bölüm1.032 kelime
- 47 47. Bölüm414 kelime
- 48 48. Bölüm920 kelime
- 49 49. Bölüm627 kelime
- 50 50. Bölüm576 kelime
- 51 51. Bölüm588 kelime
- 52 52. Bölüm549 kelime
- 53 53. Bölüm740 kelime
- 54 54. Bölüm628 kelime
- 55 55. Bölüm1.295 kelime
- 56 56. Bölüm782 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi yavaşça araladığımda, şakaklarımdan aşağı sızan o korkunç ağrıyla inledim. Papatya tarlasının o ucu bucağı olmayan gökyüzü gitmiş, yerini ahşap kirişlerle bezeli, loş ve tamamen yabancı bir tavan almıştı. Neredeydim ben? Burnuma keskin bir bildiğim odunsu kokular yerine, buram buram kurutulmuş lavanta, nane ve eski odun ateşi kokusu geliyordu.
Doğrulmaya çalıştım ama sağ bacağımdaki o muazzam holdsing... yani o alçının ağırlığı beni yatağa geri çiviledi. Üzerime kalın, yün örgüsü bir battaniye serilmişti. Kalbimin ortasındaki o Leyla enkazının, annemin o buz gibi kürk kokusunun yarattığı o koca sızı hâlâ oradaydı.
Ruhumu tamamen yitirmiş gibi hissediyordum.
"Zorlama kenduni be güzel kizum, incitursun o bacağuni daha da fazla," dedi hemen yanı başımdan gelen, o şefkatli ama buram buram Karadeniz kokan sert ses.
Başımı yavaşça o yana doğru çevirdiğimde, odadaki eski ahşap divanın üzerinde oturan yaşlı bir nine gördüm. Yüzündeki her bir çizgi Karadeniz’in dalgaları gibi hırçın ve derindi. Ak saçları başındaki yazmanın altından taşmıştı. Elindeki tahta havanda otları ezerken, o hırçın bakışlarının altında insanı o kibirli dünyalardan koruyacak koca bir ana şefkati duruyordu.
"Neredeyim ben?" diye mırıldandım, sesimin ne kadar kısık çıktığına ben bile şaşırdım. Dik başım, hayatımın bu en berbat 25. yaş gününde ilk defa omuzlarımın arasına çökmüştü. "Siz kimsiniz?"
Nine, havanı divanın kenarına pat diye bıraktı. O buruşuk, sımsıcak elini benim o titreyen, toprağa bulanmış ellerimin üzerine koydu. Dokunuşu içimdeki o yanan evin alevlerini bir anlığına uyuşturdu sanki.
"Ben Asiye neneyim kurban olduğum," dedi, kaşlarını hafifçe çatarak beni süzdü. "Bizim uşaklar seni yukarudaki o büyük papatya tarlasında buldular. Üzerindeki bu eski gri eşofman takımıyla, bacağındaki bu beton gibi şeyle toprağa uzanmış gökyüzüne bakayurdun. Değneklerin de bir yana savrulmuştu. Kıyamadık o haline, aldık buraya geturduk. Merak etme, güvendesin burada."
Dudaklarımı birbirine bastırdım. Gözlerimden akan yaşların yün battaniyenin üzerine süzülmesine engel olamadım. Atahan'ın o büyük yalanı tam bugün, doğum günümde kalbimi bin yerinden kırmıştı.
"Çok kırıldı nene, çok..." diye hıçkırdım daha fazla dayanamayarak. Başımı nenenin o güven veren, sıcak avucuna doğru eğdim. "Ben o yanan evden kurtuldum sanmıştım. Biri geldi, o evin kapısını kırdı ve beni dışarı çıkardı sanmıştım. Ama meğer asıl yangın şimdi başlıyormuş."
Divanda oturan Asiye nene lafımı bitirmeme izin bile vermedi. Elindeki yazmanın ucuyla gözlerimi sertçe sildi ve aniden o hırçın Karadeniz damarı attı.
"Ağlama be kızum! Ne ağlayup durursun o gotkafali herif içun?" diye kükredi Asiye nene, divandan hırsla doğrularak ayağa kalktı. "Erkek milleti değul mi, hepisi ayni boktur! Bi tane uşak yalan söyledi diye kenduni buraya gömecesun yani? Kalk bakayum ayağa! Benim evumde öyle salya sümük yatup acı çekmek yasaktur!"
"Nene, bacağım alçıda ama, basamıyorum..." dedim şok içinde, gözlerimi fal taşı gibi açarak ona bakarken.
"Alçi malçi dinlemem ben, o bacağun mermer olsa gene dinlemem!" dedi Asiye nene, divanın kenarında duran tahta koltuk değneklerini hırsla elime tutuşturarak beni yataktan resmen zorla ittirdi. "Kalk yürü bakayum! Madem canun ne isterse onu yapaysun, şimdi canun ahıra gidup inek sağmak isteyecek! Yürü, o içindeki dumanı ancak o ineğun sütü temizler! Hadi bakayum, gotkafali uşaklar içun ağlayacağına git iki kova süt sağ da işe yara!"
Deler gibi acıyan o alçılı bacağımla, kendimi paytak adımlarla ahırın kapısında buldum. Rezilliğin ve şokun zirvesindeydim.
Ahırın kapısından içeri değneklerimle süzülüp önümdeki benekli ineğe şaşkınlıkla bakıyordum. "Merhaba inekcik, beni buraya o nene gönderdi, valla ben kendi isteğimle gelmedim." Doğum günümün sabahında Atahan’ın kollarında uyanmıştım, öğleden sonra ise bir ineğe dert yanıyordum. Hayatım resmen bir gün içinde pembe unicornlu tişörtten ahır zeminine çakılmıştı.
"Bak tatlım," dedim değneğimin birini sıkıca kolumun altına sıkıştırıp elime boş süt kovasını alarak. "Dün gece yeraltı boks ringinde kural hatası kabul etmeyen o salak adama rest çekmiş kızım ben. Şimdi senin karşında bu kovayla ne yapacağımı zerre bilmiyorum. Duanı et de nene elinde odunla gelmesin."
Ben tam taburenin üzerine o alçılı bacağımla nasıl oturacağımı kara kara düşünürken, inek yön deşirtirmeye başladı. "Oha, dur lan! Nereye gidiyorsun kızım, daha işimiz bitmedi! Bir de sen bana tepki gösterme, valla oturur şurada ikimiz için de ağlarım." diye bağırdım, koltuk değneğimin üzerinde tek ayağımla zıplayarak yerimi korumaya çalışırken.
Galiba bu inekle işimiz çoktu.
Bölüm etkileşimi
