23. bölüm / 56
Ruj Lekesi23. Bölüm
Bölümler 56Şu an: 23. Bölüm
- 1 1. Bölüm557 kelime
- 2 2. Bölüm625 kelime
- 3 3. Bölüm577 kelime
- 4 4. Bölüm626 kelime
- 5 5. Bölüm550 kelime
- 6 6. Bölüm856 kelime
- 7 7. Bölüm762 kelime
- 8 8. Bölüm1.042 kelime
- 9 9. Bölüm754 kelime
- 10 10. Bölüm592 kelime
- 11 11. Bölüm705 kelime
- 12 12. Bölüm928 kelime
- 13 13. Bölüm516 kelime
- 14 14. Bölüm573 kelime
- 15 15. Bölüm537 kelime
- 16 16. Bölüm459 kelime
- 17 17. Bölüm500 kelime
- 18 18. Bölüm1.046 kelime
- 19 19. Bölüm875 kelime
- 20 20. Bölüm727 kelime
- 21 21. Bölüm624 kelime
- 22 22. Bölüm1.332 kelime
- 23 23. Bölüm506 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 24. Bölüm719 kelime
- 25 25. Bölüm1.109 kelime
- 26 26. Bölüm955 kelime
- 27 27. Bölüm819 kelime
- 28 28. Bölüm1.157 kelime
- 29 29. Bölüm704 kelime
- 30 30. Bölüm519 kelime
- 31 31. Bölüm1.131 kelime
- 32 32. Bölüm1.131 kelime
- 33 33. Bölüm813 kelime
- 34 34. Bölüm850 kelime
- 35 35. Bölüm655 kelime
- 36 36. Bölüm926 kelime
- 37 37. Bölüm718 kelime
- 38 38. Bölüm802 kelime
- 39 39. Bölüm630 kelime
- 40 40. Bölüm1.076 kelime
- 41 41. Bölüm747 kelime
- 42 42. Bölüm978 kelime
- 43 43. Bölüm768 kelime
- 44 44. Bölüm934 kelime
- 45 45. Bölüm1.099 kelime
- 46 46. Bölüm1.032 kelime
- 47 47. Bölüm414 kelime
- 48 48. Bölüm920 kelime
- 49 49. Bölüm627 kelime
- 50 50. Bölüm576 kelime
- 51 51. Bölüm588 kelime
- 52 52. Bölüm549 kelime
- 53 53. Bölüm740 kelime
- 54 54. Bölüm628 kelime
- 55 55. Bölüm1.295 kelime
- 56 56. Bölüm782 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah gözlerimi başımda beliren felaketten öte bir ağrı ile uyandım. Şakaklarım resmen yeraltı kulübünün bas hoparlörleri gibi zonkluyordu.
Yatağın içinde doğrulamaya çalışırken dün geceye dair parça parça görüntüler zihnime üşüştü: neon pembe ışıklar, Atahan, benim kuralsızca dudaklarına yapışmam ve en son... zebralar mı? Evet, saçma sapan bir zebra muhabbeti çevirdiğimi hayal meyal hatırlıyordum.
"Öldüm resmen," diye mırıldandım, elimle alnımı ovarak.
Bu baş ağrısıyla daha fazla yatakta kalamayacağımı anlayıp komodinin üzerindeki telefonuma uzandım. Ekranı kaydırdığım an bizim kızlar grubundan gelen binlerce mesajı es geçip direkt internetteki magazin ve trend başlıklarına tıkladım. Dün gece kulüpten kucakta kaçırılma sahnemi bekliyordum ama karşıma çıkan şey bambaşkaydı. Tüm sosyal medya tek bir isimle çalkalanıyordu: "Valeri."
Merakla ekrandaki büyük habere tıkladım. “Türkiye’nin en popüler, en gizemli yeraltı boksörü Valeri, bu gece büyük unvan maçı için ringe çıkıyor!” yazıyordu. Haberin altında devasa bir fotoğraf vardı. Ringin ortasında, üstü çıplak, kaslı ve heybetli cüssesiyle duran bir adamdı bu. Yüzünde siyah, gizemli bir maske vardı; kimliğini dünyadan tamamen saklıyordu.
Ekranı biraz daha yakınlaştırdım, adamın duruşunu, o geniş omuzlarını inceledim. Derken, maskenin açıkta bıraktığı o gözlere kilitlendim.
O koyu, keskin, insanı tek bir bakışıyla hipnotize eden gözler...
"Oha..." diye fısıldadım, telefon elimden yatağın üzerine düşerken. Kalbim bir anda göğüs kafesimi delmek ister gibi deliler gibi atmaya başladı.
Bu imkansızdı. Ya da tam olarak dün geceden beri kuralları darmadağın eden o adamın yapacağı cinsten bir çılgınlıktı. O maskenin arkasındaki gözler, o koca cüsse, o meydan okuyan duruş... Resmen Atahan diye bağırıyordu! O her şeyi kontrol eden, ciddi adam, geceleri yüzüne maske takıp ringde fırtınalar estiren o popüler boks çocuğunun ta kendisiydi.
Hızla yataktan fırladım. Başımın ağrısı o saniyede uçup gitmişti. Aynanın karşısına geçip dik başımı yukarı kaldırdım, dudaklarımdaki parlatıcıyı tazeleyip sırıttım.
"Demek gizemli boksör ha?" dedim kendi kendime. "Benden bile büyük bir sır saklayabileceğini sandın resmi adam. Ama Neşe o maskeyi senin yüzünden indirmeyi çok iyi bilir."
Hızla gardırobumun kapağını açtım. Bu gece o ringin kenarında kuralları ben koyacaktım. Gözüme çarpan ilk şeyi, vücudumu sımsıkı saran o çok sevdiğim kısa beyaz elbisemi askıdan çekip aldım. Altına da dizimin üzerine kadar uzanan siyah süet çizmelerimi geçirdim. Saçlarımı serbest bırakıp omuzlarıma doğru dalgalanmaya bıraktım. Aynanın karşısına geçip çantamın içine o en vazgeçilmez, en çarpıcı mat kadife kırmızısı rujumu attım.
Tam çantamın fermuarını çekerken gözüm duvardaki saate kaydı. Saat tam ybeş olmuştu.
"Oha," dedim, koca bir çığlık atarak gözlerimi fal taşı gibi açtım. "Kaç saattir uyuyorum ben be?"
Dün gece kulüpten arabaya binişim, yolda saçmalamalarım derken resmen günün yarısını yatakta sızarak geçirmiştim. Akşam karanlığı yavaş yavaş pencereme vurmaya başlarken içimdeki o heyecan dalgası baş ağrımı tamamen bastırmıştı. Ve şu an canım, o ringin ortasında dünyadan saklanan o adamın karşısına çıkmak istiyordu.
Telefonumu kapıp Valeri’nin unvan maçının yapılacağı o yeraltı boks salonunun adresine baktım. Şehrin eski, terk edilmiş bir fabrika deposunda kurulmuş gizli bir mekandı. Tam Neşe'lik bir çılgınlık macerası başlıyordu. Aynadaki yansımama bakıp dik başımı daha da yukarı kaldırdım ve dudaklarımdaki parlatıcıyı birbirine bastırarak gülümsedim.
"Bekle beni Valeri," diye mırıldandım, odadan çıkıp kapıyı arkamdan hızla kapatırken. "Bakalım o maskenin arkasında benim gözlerimin içine bakarken de ringdeki kadar cesur olabilecek misin?"
Bölüm etkileşimi
