Berdel Yazgısı kitap kapağı

7. bölüm / 46

Berdel Yazgısı

7

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 7

Öğleye doğru konakta işler biraz sakinleşince Dilan, Zümra’nın yanına geldi.
“Yenge, çarşıya çıkacağım. Sen de gelsene.”
Zümra elindeki bardağı masaya bırakıp ona baktı.
“Olur. Biraz hava almak iyi gelir.”
Dilan gülümseyerek koluna girdi.
“Ben de zaten yalnız gitmek istemiyordum.”
Birlikte konaktan çıkıp çarşıya doğru yürüdüler. Sokaklar kalabalıktı. Dükkânların önünde insanlar, esnafın sesleri, uzaktan gelen araba korna sesleri birbirine karışıyordu.
Dilan bir dükkânın önünde durup vitrindeki şallara bakarken Zümra’nın gözü karşı kaldırıma takıldı.
Bir an olduğu yerde kaldı.
“Bir dakika…”
Dilan dönüp ona baktı.
“Ne oldu yenge?”
Zümra karşıya işaret etti.
“Şu… benim arkadaşım.”
Karşı kaldırımda genç bir kadın da Zümra’yı fark etmişti. Gözleri büyüyerek gülümsedi.
“Zümra!”
Zümra’nın yüzü ilk kez gerçekten aydınlandı.
“Ece!”
Ece yanlarına gelip Zümra’ya sarıldı.
“Allah’ım, seni bulmak ne güzel! Ne zamandır görüşemiyoruz.”
Zümra da ona sarılıp güldü.
“Ben de seni görmeyi hiç beklemiyordum.”
Dilan ikisini izleyerek gülümsedi.
“Demek yengemin çarşıda gizli bir hayatı varmış.”
Zümra kahkaha atarak Dilan’a döndü.
“Saçmalama. Üniversiteden arkadaşım.”
Ece merakla Dilan’a baktı.
“Sen de…?”
Dilan hiç beklemeden cevap verdi.
“Ben Mirza’nın kız kardeşiyim.”
Ece’nin bakışları Zümra’ya kaydı.
“Mirza’nın mı?”
Zümra hafifçe başını salladı.
“Evet.”
Ece’nin yüzünde şaşkın bir gülümseme oluştu.
“Demek sonunda seni gerçekten evlendirdiler…”
Zümra’nın gülümsemesi biraz duruldu ama cevap vermeden önce Dilan araya girdi.
“Evet, hem de öyle bir evlendirdiler ki yenge hâlâ konağa alışmaya çalışıyor.”
“Dilan…”
“Ne var yenge? Yalan mı?”
Zümra istemeden gülümsedi.
Ece ikisine bakıp,
“Ben de sizinle gelebilir miyim? Zaten çarşıda işim bitti,” dedi.
Dilan hemen Zümra’ya baktı.
“Gelsin tabii. Üç kişi daha eğlenceli olur.”
Zümra da arkadaşına dönüp gülümsedi.
“Gel. Hem konuşacak çok şeyimiz var.”
Üçü yan yana yürümeye başladılar.
Dilan, Zümra ile Ece'nin üniversiteden konuşmalarını dinlerken arada bir söze giriyor, Zümra ise uzun zamandır ilk kez geçmişinden biriyle karşılaşmanın verdiği rahatlıkla daha neşeli görünüyordu.
Dilan bunu fark etti.
Zümra’nın konağın içinde olduğundan çok daha farklı olduğunu ilk kez görüyordu.
Ve aklından tek bir düşünce geçti:
Mirza bunu görse şaşırırdı.
Dilan, Zümra ile Ece'nin yan yana yürüyüşünü izlerken yüzünde muzip bir gülümseme belirdi.
Ece bir şey anlatıyor, Zümra da kahkahalarla gülüyordu.
Dilan telefonunu çıkarıp sessizce Zümra'nın fotoğrafını çekti.
Zümra fark etmeden çektiği fotoğrafa birkaç saniye baktı.
“Çok güzel çıkmış,” diye mırıldandı.
Sonra Mirza'nın sohbetini açtı.
Fotoğrafı gönderdi.
Altına da:
“Yenge bugün çok mutlu. Arkadaşıyla karşılaşınca yüzü değişti.”
Dilan telefonu cebine koydu.
Biraz sonra Zümra ona dönüp,
“Sen niye sürekli telefonuna bakıyorsun?” diye sordu.
“Hiç. Öylesine.”
“Kesin bir şey karıştırıyorsun.”
Dilan sırıttı.
“Ben mi? Asla.”
Mirza o sırada konağın salonunda oturuyordu.
Telefonu titredi.
Ekrana baktığında Dilan'ın gönderdiği fotoğrafı gördü.
Zümra'nın gülüşü…
Mirza'nın bakışları bir an fotoğrafta kaldı.
Hiçbir şey yazmadı.
Telefonu kilitleyip masanın üzerine bıraktı.
Sanki fotoğraf hiç umurunda değilmiş gibi önündeki konuşmaya devam etti.
Ama birkaç saniye sonra bakışları yeniden telefona kaydı.
Elini uzatıp telefonu aldı.
Ekranı tekrar açtı.
Fotoğrafı yeniden görüntüledi.
Bu kez Zümra'nın yüzüne daha dikkatli baktı.
Yanındaki kız kimdi, ne konuşmuşlardı, Zümra neden bu kadar gülmüştü…
Kaşları hafifçe çatıldı.
Dilan'ın mesajını tekrar okudu.
“Yenge bugün çok mutlu.”
Mirza dudaklarını birbirine bastırdı.
“İyi bari…”
Telefonu tekrar kapattı.
İki saniye geçmeden yeniden açtı.
Fotoğrafa bir kez daha baktı.
Bu kez istemsizce gülümsedi.
Tam o sırada Dilan'dan yeni bir mesaj geldi:
“Bence sen de görünce güleceksin.”
Mirza mesajı okuyup cevap yazmadı.
Sadece fotoğrafa tekrar baktı.
Sonra telefonu cebine koydu.
Yüzündeki ifade ise hâlâ Zümra'nın gülüşündeydi.
Mirza telefonu cebine koyduktan sonra birkaç saniye öylece oturdu.
Zümra'nın gülen yüzü hâlâ gözlerinin önündeydi.
İstemeden yeniden gülümseyecek gibi oldu.
Sonra kendini toparladı.
Bakışları sertleşti.
Kendi kendine, “Ne yapıyorum ben?” diye mırıldandı.
Az önce fotoğrafa bakarken hissettiği o sıcaklık yerini başka bir düşünceye bıraktı.
Zümra'yla nasıl evlendiğini hatırladı.
Onun da bu evliliği kendi isteğiyle seçmediğini…
İkisinin de önüne bir karar konulduğunu ve itiraz edecekleri halde evlenmek zorunda kaldıklarını…
Mirza derin bir nefes aldı.
“Zorla evlendik,” dedi sessizce.
Bu cümle bir anda her şeyi yerine oturtmuş gibiydi.
Zümra'nın gülmesi onu mutlu etmişti belki ama bu, aralarındaki gerçeği değiştirmiyordu.
Onun üzerinde bir hakkı varmış gibi davranamazdı.
Telefonunu tekrar cebine koydu.
“Benim karım diye düşünmem başka… onun da beni aynı şekilde görmesi başka,” diye geçirdi içinden.
Başını geriye yaslayıp gözlerini kısa süreliğine kapattı.
Sonra yüzünü yeniden toparladı.
Dilan'ın gönderdiği fotoğrafa bir daha bakmadı.
Ama Zümra'nın gülüşü aklından da çıkmadı.
Zümra, Ece'yle vedalaşmak için durdu.
“İyi ki karşılaştık,” dedi Ece'ye sarılırken.
“Ben de çok sevindim. Bir daha bu kadar uzun ara vermeyelim.”
Zümra gülümseyerek başını salladı.
“Tamam, söz.”
Dilan da Ece'ye el salladı.
“Biz kaçalım artık. Konağa dönmemiz lazım.”
Ece gülerek Zümra'ya baktı.
“Sonra yine görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Zümra son kez el salladıktan sonra Dilan'ın yanına geçti.
Birlikte konağın yolunu tuttular.
Dilan, Zümra'nın koluna girip sırıttı.
“Yenge, arkadaşınla karşılaşınca bayağı değiştin.”
Zümra ona bakıp güldü.
“Nasıl değişmişim?”
“Daha çok güldün.”
“Ece'yi uzun zamandır görmemiştim.”
“Belli oluyor.”
Zümra başını iki yana salladı.
“Sen de her şeyi fark ediyorsun.”
“Ben Mirza'nın kardeşiyim. Fark etmem gereken şeyleri fark ederim.”
Zümra bu söz üzerine hafifçe kaşlarını çattı.
“Dilan…”
“Tamam, tamam. Bir şey demedim.”
Konağın kapısına geldiklerinde Dilan önden girip kapıyı açtı.
Zümra arkasından içeri girdi.
Daha birkaç adım atmışlardı ki Zümra konağın salonunda oturan Mirza'yı gördü.
Mirza da başını kaldırıp ona baktı.
Bakışları kısa bir an buluştu.
Zümra hiçbir şeyden habersiz çantasını düzeltirken Dilan, Mirza'ya belli belirsiz bir gülümseme attı.
Mirza ise hiçbir şey olmamış gibi bakışlarını başka tarafa çevirdi.
Ama Zümra'nın az önceki gülüşü, hâlâ aklındaydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

218okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.