Berdel Yazgısı kitap kapağı

12. bölüm / 46

Berdel Yazgısı

12

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 12

Sabah kahvaltısından sonra herkes yavaş yavaş evin önünden çekilirken Zümra biraz hava almak için dışarı çıktı.
Çiftliğin önündeki taş yolda yürürken arkasından ayak sesleri duyuldu.
Miran elinde çantasıyla bahçeye doğru geliyordu.
Çantayı yere bırakıp birkaç şişeyi karşı tarafa dizdi. Ardından hazırlığını yapıp atışlarına başladı.
Zümra birkaç adım ötede onu izliyordu.
Miran son atışını yaptıktan sonra dönüp Zümra'ya baktı.
"İstersen sana silah kullanmayı öğreteyim."
Zümra birkaç saniye düşündü.
"Öğret."
Miran şaşırdı.
"Gerçekten mi?"
"Evet."
Miran yanına gelip önce nasıl durması gerektiğini anlattı.
"Bak, acele etme. Önce rahat dur. Korkarsan elin titrer."
Zümra başını salladı.
"Tamam."
Miran birkaç dakika boyunca sabırla anlatmaya devam etti.
"Şimdi karşıya bak. Hemen atış yapmaya çalışma."
Zümra ciddi ciddi onu dinliyormuş gibi yaptı.
"Anladım."
Miran silahı ona verdi.
"Bir dene."
Zümra silahı eline aldı.
Miran hemen yanında durup onu yönlendirmeye başladı.
"Biraz daha yukarı..."
Zümra bilerek yanlış yaptı.
"Buraya mı?"
"Yok, biraz aşağı."
Zümra tekrar düzeltti.
"Şimdi?"
"Evet. Şimdi daha iyi."
Zümra karşıya baktı ve ilk atışını yaptı.
Şişe devrilmedi.
Miran hemen moral verdi.
"Olur. İlk sefer için normal."
Zümra dudaklarını birbirine bastırarak ciddi görünmeye çalıştı.
"Bir daha deneyeyim."
Miran bu kez daha dikkatli anlattı.
"Bak, nişan alırken acele etme. Sakin ol."
Zümra başını salladı.
İkinci atışta şişelerden biri devrildi.
Miran'ın yüzü aydınlandı.
"Gördün mü? Oldu!"
Zümra şaşırmış gibi baktı.
"Gerçekten mi?"
"Gerçekten."
Miran heveslenmişti.
"Bir tane daha."
Zümra yeniden hedefe baktı.
Bu kez art arda birkaç şişe devrildi.
Miran'ın gülümsemesi yavaş yavaş kayboldu.
Zümra ise hâlâ hiçbir şey olmamış gibi silahı indirdi.
Miran ona baktı.
"Yenge..."
Zümra masumca döndü.
"Ne?"
"Sen az önce ne yaptın?"
"Atış yaptım."
"İlk defa kullanan biri gibi değildi."
Zümra omuz silkti.
"Belki çabuk öğreniyorumdur."
Miran şüpheyle gözlerini kıstı.
"Sen daha önce kullandın."
Zümra cevap vermeden gülümsedi.
Tam o sırada arkalarından bir ses geldi.
"Ne zamandan beri?"
İkisi birden döndü.
Mirza birkaç metre ötede durmuş, onları izliyordu.
Miran hemen güldü.
"Abi, ben de onu anlamaya çalışıyorum."
Mirza'nın bakışları Zümra'daydı.
Zümra ise hiçbir şey olmamış gibi silahı Miran'a uzattı.
"Ben öğrenmeye çalışıyordum."
Miran kahkaha attı.
"Öğrenmeye mi?"
Mirza kaşlarını kaldırdı.
"Yani?"
Zümra hafifçe gülümsedi.
"Biraz."
Miran dayanamayarak konuştu.
"Abi, bu kadın bana az önce bildiği şeyi bilmiyormuş gibi yaptırdı."
Zümra ona baktı.
"Ben senden öğrenmek istedim."
Miran başını iki yana salladı.
"Seninle uğraşılmaz."
Zümra mirana gülümseyerek baktı.
"hakket kimden öğrendin yenge '
" babamdan "
Zümra babasına kırgın olsa da Belli etmiyordu.
' tek kızdın dimi sen sülalede"
Zümra kafasını salladı.
Miran hâlâ Zümra'nın az önceki atışlarını düşünüyordu.
Başını iki yana sallayıp ona baktı.
"Bir şey soracağım."
Zümra kaşlarını kaldırdı.
"Sor."
"Senin baban mı öğretti sana?"
Zümra'nın yüzündeki gülümseme bir an durdu.
"Evet."
Miran şaşırdı.
"Niye öğretti?"
Zümra birkaç saniye karşıdaki boş alana baktı.
"Babam küçükken erkek kardeşimle beni ayırmazdı."
Miran merakla dinliyordu.
"Ne yaptıysa bana da öğretirdi. Araba kullanmayı, ata binmeyi... bunu da."
Miran gülümsedi.
"Demek baban seni bayağı farklı yetiştirmiş."
Zümra hafifçe gülümsedi.
"Öyleydi."
Mirza sessizce ikisini dinliyordu.
Miran tekrar sordu:
"Kaç yaşındaydın?"
"Çok küçüktüm."
"Ve hâlâ hatırlıyorsun?"
Zümra başını salladı.
"Babam öğretirken hiçbir şeyi yarım bırakmazdı."
Mirza ilk kez söze girdi.
"Anlaşılan."
Zümra ona baktı.
"Ne?"
Mirza hafifçe gülümsedi.
"Hiçbir şeyi yarım bırakmadığın belli."
Zümra cevap vermedi. Sadece küçük bir gülümsemeyle başını çevirdi.
Miran hâlâ Zümra'nın anlattıklarını dinlerken uzaktan bir ses duyuldu.
"Ben de atacağım!"
Dilan, elindeki şalı savura savura onlara doğru koşuyordu.
Miran başını çevirip onu görünce derin bir nefes aldı.
"Hayır."
Dilan yanlarına gelip durdu.
"Niye hayır?"
"Çünkü seni tanıyorum."
Dilan ellerini beline koydu.
"Ben de yengem gibi atacağım."
Miran hemen yere eğilip silahları toplamaya başladı.
"Topladım bile."
Dilan şaşkınlıkla baktı.
"Ne yapıyorsun?"
"Silahları kaldırıyorum."
"Ben daha başlamadım ki!"
"Başlamadan bitirdik."
Dilan Miran'ın peşinden gitmeye çalıştı.
"Miran!"
Miran silahları çantaya yerleştirirken gülmeye başladı.
"Yaşımız ölmek için çok genç, Dilan."
Dilan'ın ağzı açık kaldı.
"Ben sana ne yaptım?"
"Sen hiçbir şey yapmadın. Ben hayatımı seviyorum."
Zümra kahkahayı tutamadı.
Dilan ona dönüp sitem etti.
"Sen de gülme!"
Zümra gülerek ellerini kaldırdı.
"Ben bir şey demedim."
Dilan Miran'a döndü.
"Abi, sen izin verirdin."
Miran hemen Mirza'yı gösterdi.
"Git abine sor."
Dilan Mirza'ya baktı.
"Mirza abi"
Mirza kollarını bağlayıp gülümseyerek başını iki yana salladı.
"Ben karışmıyorum."
Dilan şaşkınlıkla üçünün yüzüne baktı.
"Biriniz de benim tarafımda olun."
Miran çantayı omzuna atıp yürümeye başladı.
"Hayır."
Dilan arkasından seslendi.
"Bir gün sizden intikam alacağım!"
Miran dönüp sırıttı.
"Önce büyü."
Dilan sinirle arkasından bakarken Zümra gülmeye devam etti.
Mirza ise Zümra'nın bu kadar rahat güldüğünü görünce sessizce gülümsedi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

130okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.