Berdel Yazgısı kitap kapağı

38. bölüm / 46

Berdel Yazgısı

38

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 38

Gece ilerledikçe odanın içi sessizliğe büründü.
Zümra yatağında uzanmış, gözlerini kapatmaya çalışıyordu. Bir süre sonra gözlerini açıp karşı tarafa baktı.
Mirza, yatağın yanındaki sandalyede oturuyordu.
Başını geriye yaslamış, kollarını göğsünde birleştirmişti. Ne zaman uyuduğunu fark etmemişti bile.
Zümra bir süre onu sessizce izledi.
Yüzü yorgundu. Gözlerinin altındaki morluklar daha da belirgin görünüyordu.
Zümra yavaşça yatağından kalktı. Ayaklarını yere bastığında Mirza kıpırdandı ama uyanmadı.
Sandalyenin yanında duran battaniyeyi aldı.
Bir an tereddüt etti.
Sonra battaniyeyi Mirza'nın omuzlarına dikkatlice örttü.
Mirza uykusunda hafifçe kıpırdanınca Zümra hemen geri çekildi.
Uyandığını sanmıştı.
Ama Mirza sadece başını yana çevirdi ve yeniden derin bir uykuya daldı.
Zümra ona birkaç saniye daha baktı.
Sonra çok kısık bir sesle mırıldandı:
“Böyle uyuyup sonra da zayıfladım diye şikâyet etme.”
Mirza duymadı.
Zümra dudaklarını birbirine bastırdı.
“İnatçı…”
Yatağına geri döndü.
Tam uzanacağı sırada tekrar dönüp Mirza'ya baktı.
Battaniyenin altında, ilk kez biraz olsun huzurlu görünüyordu.
Zümra'nın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“İyi uyu.”
Sonra ışığı kapatıp yatağına geri uzandı.
Ama bu kez gözlerini kapattığında, odada yalnız olmadığını bilmek ona eskisi kadar ağır gelmedi.
Sabahın ilk ışıkları perde aralığından odaya süzülürken Mirza gözlerini açtı.
İlk fark ettiği şey, üzerindeki battaniyeydi.
Dün gece sandalyede uyuduğunu hatırladı. Battaniyeyi kendisinin almadığını da biliyordu.
Bakışları yatağa kaydı.
Zümra hâlâ uyuyordu.
Mirza bir süre onu sessizce izledi. Sonra yavaşça ayağa kalktı ve yatağın kenarına oturdu.
Zümra uykusunda hafifçe kıpırdandı.
Mirza tereddüt etti. Elini uzatacak gibi oldu ama geri çekti.
Sonra dayanamayarak alçak sesle konuştu.
“Zümra…”
Zümra gözlerini yavaşça açtı.
“Ne oldu?”
Mirza birkaç saniye sustu.
“Özledim.”
Zümra'nın bakışları yüzüne döndü.
Mirza'nın sesi titriyordu.
“Ne olur… bir kere sarılalım.”
Zümra cevap vermedi.
Mirza gözlerini yere indirdi.
“Dayanamadım sensizliğe.”
Zümra'nın yüzündeki sertlik bir anlığına yumuşadı ama yine de hemen yaklaşmadı.
Mirza devam etti.
“Biliyorum, her şey eskisi gibi değil. Biliyorum hâlâ kırgınsın. Senden hiçbir şeyi unutmanı istemiyorum.”
Bir an durdu.
“Yalnızca birkaç saniye… Seni gerçekten özlediğimi hissettirmek istiyorum.”
Zümra gözlerini kaçırdı.
Mirza yatağın kenarında öylece bekledi.
Ne elini uzattı ne de ona dokundu.
Kararı Zümra'ya bıraktı.
Uzun bir sessizlikten sonra Zümra yavaşça iç çekti.
“Bir kere…”
Mirza başını kaldırdı.
Zümra gözlerini ona çevirmeden ekledi:
“Başka bir şey düşünme.”
Mirza'nın gözleri doldu.
“Tamam.”
Yavaşça ona yaklaştı.
Zümra da kollarını açtığında Mirza onu dikkatlice kendine çekti.
Sıkıca değil.
Sanki biraz fazla sarılırsa yeniden kaybedecekmiş gibi, büyük bir özlemle ama inanılmaz bir dikkatle…
Başını Zümra'nın omzuna yasladı.
Gözlerini kapattı.
“Çok özledim seni.”
Zümra hiçbir şey söylemedi.
Ama birkaç saniye sonra elini yavaşça Mirza'nın sırtına koydu.
Mirza'nın nefesi titredi.
Aylar sonra ilk kez, ikisi de birbirlerinin kollarındayı
Zümra bir süre Mirza'nın kollarında sessizce durdu. Sonra başını onun omzundan kaldırdı.
Gözlerinin içine baktı.
“Mirza…”
“Efendim?”
Zümra'nın sesi ciddileşti.
“Bebeğim için sana son bir şans veriyorum.”
Mirza'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Zümra…”
“Eskisi gibi olmayacak.” Zümra sözünü kesmeden devam etti. “Bunu sakın unutma. Bana güvenmem zaman alacak. Seni eskisi gibi hemen hayatımın merkezine koymayacağım.”
Mirza başını yavaşça salladı.
“Ne kadar zaman gerekiyorsa beklerim.”
“Bir daha benden hiçbir şey saklamayacaksın.”
“Tamam.”
“Beni korumak için bile olsa.”
“Tamam.”
Zümra gözlerini kıstı.
“Bir daha aynı şeyi yaparsan…”
Mirza sessizce bekledi.
Zümra kaşlarını çatıp ekledi:
“Çeker vururum seni.”
Mirza birkaç saniye ona baktı. Sonra istemsizce gülümsedi.
“İşte benim Zümra'm.”
Zümra hemen kaşlarını kaldırdı.
“Gülme. Ciddiyim.”
“Biliyorum.”
Mirza'nın gülümsemesi kayboldu.
“Bu şansı harcamayacağım.”
Zümra gözlerini kaçırdı.
“Göreceğiz.”
Mirza elini onun elinin üzerine koydu.
“Bu kez sana kendimi anlatacağım. Saklamayacağım. Kaçmayacağım.”
Zümra elini çekmedi.
“Bebeğimiz için…”
Mirza başını salladı.
“Bebeğimiz için.”
Bir an sustu.
Sonra daha alçak sesle ekledi:
“Ve zamanla… belki senin için de.”
Zümra cevap vermedi.
Ama elini de geri çekmedi.
Zümra bir süre sessiz kaldı. Sonra Mirza'nın gözlerinin içine bakarak konuştu.
“Tamam. Sana bir şans vereceğim.”
Mirza'nın nefesi kesildi.
“Ama şartlarım var.”
“Ne olursa olsun kabul.”
Zümra hemen karşılık verdi.
“Önce dinle.”
Mirza başını salladı.
“Dinliyorum.”
“Birincisi… Bebeğimiz doğduktan sonra onunla ilgili hiçbir kararı benden habersiz vermeyeceksin.”
“Vermeyeceğim.”
“İkincisi, onu kavga ettiğimiz zamanlarda aramızda kullanmayacaksın. Benimle sorun yaşadığında bebeğimizi benden uzaklaştırmaya çalışmayacaksın.”
Mirza'nın yüzü ciddileşti.
“Asla.”
“Üçüncüsü… Bebeğimizin yanında birbirimize kötü konuşmayacağız.”
“Tamam.”
“Dördüncüsü, onun yanında bana karşı nasıl davranıyorsan, bana yalnızken de öyle davranacaksın. Bebeğimizin annesine saygısızlık eden bir baba olmayacaksın.”
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi.
“Olmayacağım.”
Zümra elini karnının üzerine koydu.
“Beşincisi… Onun hayatında gerçekten olacaksan, sadece fotoğraflarda görünen bir baba olmayacaksın. Gece ağladığında da yanında olacaksın. Hastalandığında da. İlk adımını attığında da. İlk kelimesini söylediğinde de.”
Mirza'nın gözleri doldu.
“Her anında.”
“Altıncısı…”
Zümra'nın sesi titredi.
“Bebeğimiz büyüdüğünde ona bizim neden ayrıldığımızı anlatıp beni suçlu göstermeyeceksin.”
Mirza başını iki yana salladı.
“Hayır. Asla.”
“Ve son şartım…”
Zümra gözlerini Mirza'nın gözlerinden ayırmadı.
“Bebeğimiz dünyaya geldiğinde, ona verdiğin sözleri benim yüzümden değil, gerçekten babası olmak istediğin için tutacaksın.”
Mirza'nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
“Ben onu daha doğmadan seviyorum.”
Zümra'nın gözleri doldu ama bakışlarını kaçırmadı.
“Öyleyse bunu bana değil… ona göster.”
Mirza yavaşça Zümra'nın karnına baktı.
“Göstereceğim.”
Zümra birkaç saniye sustu.
“İşte o zaman… belki bir gün sana gerçekten güvenebilirim.”
Mirza başını salladı.
“Ben o günü beklerim.”
Zümra konuşulanların ardından bir süre sessiz kaldı. Sonra gözlerini Mirza'ya kaldırdı.
“Bir süre annemle kalmak istiyorum.”
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi.
“Ben de.”
Zümra şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen ne?”
“Ben de seninle kalmak istiyorum.”
“Mirza…”
“Bu kez seni yalnız bırakmayacağım.”
Zümra kaşlarını çattı.
“Ben annemle kalmak istiyorum. Seninle değil.”
Mirza birkaç saniye sustu. Sonra yumuşak bir sesle konuştu.
“Biliyorum. Ben de annenin evinde kalırım.”
Zümra'nın gözleri büyüdü.
“Sen ciddi misin?”
“Evet.”
“Baban, annen, Dilan… Konağı bırakıp?”
“Gerekirse bırakırım.”
Zümra başını iki yana salladı.
“Ben senden bunu istemedim.”
“Biliyorum.”
Mirza ona yaklaştı ama dokunmadı.
“Sadece sen ve bebeğimiz nerede olacaksanız, ben de orada olmak istiyorum.”
Zümra'nın bakışları yumuşadı.
“Ben biraz annemin yanında huzur istiyorum.”
“Ol.”
“Sen de beni bunaltmayacaksın.”
“Bunaltmayacağım.”
“Her dakika peşimden gelmeyeceksin.”
Mirza hafifçe gülümsedi.
“Tamam.”
“Ve geceleri kapımın önünde nöbet tutmayacaksın.”
Mirza birkaç saniye düşündü.
“Bunu garanti edemem.”
Zümra istemeden güldü.
“Mirza!”
“Tamam, tamam. Uyumaya çalışacağım.”
Zümra başını eğdi.
“Sen gerçekten vazgeçmeyeceksin, değil mi?”
Mirza'nın sesi bu kez çok netti.
“Hayır. Ama bu kez seni zorlamadan.”
Zümra elini karnının üzerine koydu.
“Bebeğimiz için.”
Mirza başını salladı.
“Bebeğimiz için… ve belki bir gün yeniden senin için.”
Zümra cevap vermedi.
Ama bu kez yüzündeki küçük gülümsemeyi saklamadı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

68okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.