43. bölüm / 46
Berdel Yazgısı43
Bölümler 46Şu an: 43
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime
- 42 42615 kelime
- 43 43789 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Doğuma haftalar kalmıştı. Zümra'nın karnı iyice büyümüş, artık uzun süre ayakta kaldığında hemen yorulmaya başlamıştı. O akşam herkes salonda toplanmış, birlikte film izliyordu.
Zümra, Mirza'nın yanında oturuyordu. Başını onun omzuna yaslamış, bir eli karnının üzerindeydi.
Filmde duygusal bir sahne başladı.
Zümra'nın gözleri doldu.
Mirza hemen fark etti.
"Zümra..."
"Ne?"
"Yine ağlıyorsun."
Zümra gözyaşlarını silmeye çalıştı.
"Çok duygusal."
Tam o sırada Miran koltuğun diğer tarafından onlara baktı.
"Yenge, filmde iki kişi sarıldı diye ağlanır mı?"
Zümra ona dönüp gözlerini kıstı.
"Miran..."
Miran gülmeye başladı.
"Ne var yenge? Daha doğum yapmadın ama şimdiden duygusal oldun."
Zümra'nın dudakları titredi.
"Ben hamileyim."
Miran hiç durmadı.
"Onu biliyoruz. Ama filmdeki adam senin kocan değil ki."
Salonda birkaç kişi gülmeye başladı.
Zümra şaşkınlıkla Miran'a baktı.
"Sen benimle dalga mı geçiyorsun?"
Miran gülerek ellerini kaldırdı.
"Biraz."
Mirza'nın yüzündeki gülümseme anında kayboldu.
"Miran."
Miran ona baktı.
"Abi?"
"Yeter."
Miran'ın gülümsemesi azaldı.
"Şaka yapıyordum."
Mirza Zümra'nın elini tuttu.
"Şakayı onun ağlaması üzerinden yapma."
Zümra sessizce Mirza'ya baktı.
Miran başını eğdi.
"Tamam yenge, özür dilerim."
Zümra birkaç saniye ona baktıktan sonra hafifçe gülümsedi.
"Tamam. Ama bir daha hamile bir kadınla uğraşma."
Miran gülerek başını salladı.
"Tamam. Özellikle seninle hiç uğraşmayacağım."
Mirza araya girdi.
"İyi olur."
Miran bu kez Mirza'ya bakıp sırıttı.
"Abi, sen de bayağı korumacı oldun."
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi.
"Olurum."
Elini Zümra'nın karnının üzerine koydu.
"İki kişiyi koruyorum artık."
Zümra'nın yüzünde yumuşak bir gülümseme oluştu.
Miran ise başını iki yana salladı.
"Tamam, tamam. Anladık. Yengeye laf yok."
Zümra tekrar Mirza'nın omzuna yaslandı.
Film devam ederken Mirza başını ona doğru eğip sessizce sordu:
"Hâlâ ağlıyor musun?"
Zümra burnunu çekti.
"Biraz."
Mirza gülümsedi.
"Gel."
Onu kendisine biraz daha yaklaştırdı.
"Sen ağlama. Filmi ben izlerim, sen de Sare Hüma'yı düşün."
Zümra gülümseyerek karnını okşadı.
"Onu düşününce daha çok ağlıyorum zaten."
Mirza kahkaha attı.
"Seninle baş etmek zor."
Zümra başını onun omzuna koydu.
"Alış artık."
Mirza onun saçlarını okşadı.
"Çoktan alıştım."
Ertesi gün öğleden sonra Zümra mutfağa girdi. Canı tatlı çekmişti.
Dolabın kapağını açıp dün akşamdan kalan pastayı aradı.
Ama pasta yoktu.
Zümra birkaç saniye dolabın içine baktı.
"Mirza..."
Mirza salondan seslendi.
"Ne oldu?"
Zümra mutfaktan cevap verdi.
"Pastamız yok."
Mirza mutfağa geldi.
"Hangi pasta?"
"Dün koyduğumuz pasta."
Tam o sırada Onur mutfağa girdi. Elinde boş bir tabak vardı.
"Şey..."
Zümra yavaşça ona döndü.
"Onur."
Onur durdu.
"Evet yenge?"
"Pastayı sen mi yedin?"
Onur birkaç saniye sustu.
"Biraz."
Zümra'nın kaşları çatıldı.
"Ne kadar biraz?"
Onur tabağı arkasına sakladı.
"Tamamını."
Zümra'nın gözleri bir anda doldu.
Onur'un yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Yenge?"
Zümra dudaklarını büzdü.
"Ben onu yiyecektim."
Mirza Zümra'ya baktı.
"Zümra..."
"Canım çekmişti."
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Onur panikledi.
"Yenge, ağlama. Ben yenisini alırım."
Zümra gözyaşlarını silmeye çalıştı.
"Ben şimdi onu istiyordum."
Onur Mirza'ya baktı.
"Abi..."
Mirza derin bir nefes aldı.
"Onur, gerçekten mi?"
"Ben pastanın ona ait olduğunu bilmiyordum."
Zümra hemen araya girdi.
"Benim pastam değildi."
Mirza ona baktı.
"Ama canın çekmişti."
Zümra başını salladı.
"Ben hamileyim."
Onur hemen başını salladı.
"Tamam yenge, haklısın."
Sonra mutfaktan çıkmaya hazırlanırken Mirza arkasından seslendi.
"Onur."
Onur döndü.
"Efendim abi?"
"Bugün pastayı sen alacaksın."
Onur hiç düşünmeden cevap verdi.
"İki tane alırım."
Zümra burnunu çekerek ona baktı.
"Çikolatalı olsun."
Onur hemen başını salladı.
"Tamam."
"Bir de çilekli."
"Tamam yenge."
Onur çıkarken Mirza Zümra'nın yanına geldi.
"Bir pasta için ağlanır mı?"
Zümra ona kırgın kırgın baktı.
"Sen de dalga geçiyorsun."
Mirza hemen başını salladı.
"Hayır."
Elini Zümra'nın karnına koydu.
"Ben sadece kızımızın annesinin canı ne isterse onu bulmaya çalışıyorum."
Zümra gözyaşlarının arasından gülümsedi.
"İki pasta istiyorum."
Mirza gülmeye başladı.
"Onur iki tane alacak zaten."
Zümra biraz düşündü.
"Üç olsun."
Mirza şaşkınlıkla ona baktı.
"Üç?"
Zümra masumca başını salladı.
"Sare Hüma da istiyor olabilir."
Mirza kahkaha attı.
"Tabii. Suçu da kızımıza attın."
Zümra ilk kez güldü.
"Ne yapayım? Canım çekti."
Mirza alnından öptü.
"Tamam. Üç pasta."
Mutfaktan çıkarken Onur'un sesi koridordan geldi:
"Yenge! Dört tane mi alayım?"
Zümra hemen seslendi:
"AL!"
Mirza başını iki yana sallayıp gülmeye başladı.
Gece olmuştu. Zümra yatağa uzanmış, rahat bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Karnı büyüdüğü için artık eskisi gibi rahat uyuyamıyordu.
Mirza da yanına uzanıp Zümra'nın yastığını fark etmeden kendine çekti.
Zümra birkaç saniye sessizce ona baktı.
"Mirza..."
"Hı?"
"Yastığımı neden aldın?"
Mirza gözlerini açtı.
"Ben aldım mı?"
"Evet."
Mirza yastığı bırakacakken Zümra'nın gözleri doldu.
"Sen artık beni hiç düşünmüyorsun."
Mirza şaşkınlıkla doğruldu.
"Ne?"
Zümra'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Ben zaten doğru düzgün uyuyamıyorum. Bir de yastığımı aldın."
Mirza hemen yastığı ona uzattı.
"Tamam, tamam. Al."
Zümra yastığı aldı ama ağlamaya devam etti.
"İstemiyorum artık."
Mirza ne yapacağını şaşırdı.
"Zümra, yastığı geri verdim."
"Önemli değil."
"Ne önemli değil?"
"Sen beni üzüyorsun."
Mirza birkaç saniye ona baktı. Sonra dayanamayarak gülümsedi.
"Ben sadece yastığı aldım."
Zümra daha da alındı.
"Bir de gülüyorsun."
Mirza'nın gülümsemesi hemen kayboldu.
"Tamam. Gülmüyorum."
Yanına sokulup onu kollarının arasına aldı.
"Gel buraya."
Zümra başını onun göğsüne yasladı.
Mirza saçlarını okşadı.
Bölüm etkileşimi
