Berdel Yazgısı kitap kapağı

25. bölüm / 46

Berdel Yazgısı

25

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 25

Aradan birkaç ay geçmişti.
Konağın içinde artık Mirza ile Zümra'yı birbirinden ayrı düşünmek neredeyse imkânsızdı.
Sabahın erken saatleriydi. Zümra mutfakta kahvaltı hazırlarken Dilan yanına gelip tezgâha yaslandı.
“Yengem, sen abimin kahvesini hazırladın mı?”
Zümra elindeki tabağı bırakıp Dilan'a baktı.
“Daha uyanmadı bile.”
Dilan kahkaha attı.
“Uyandırmadın mı?”
“Uyandırmam. Dün gece geç geldi.”
Tam o sırada mutfağın kapısından Mirza'nın sesi duyuldu.
“Benim arkamdan konuşulduğunu duydum.”
Zümra arkasını dönüp ona baktı.
“Sen ne zaman uyandın?”
“Sen kahvemi hazırlamıyorsun deyince.”
Dilan gülerek mutfaktan çıktı.
“Ben gidiyorum. Sizi baş başa bırakayım.”
Zümra başını iki yana salladı.
“Dilan!”
Mirza Zümra'nın yanına gelip tezgâhtaki kahve fincanına baktı.
“Hazırlamamışsın.”
“Sen dün gece ikiye kadar oturdun. Biraz daha uyusaydın.”
“Sen uyandırmayınca kendim kalktım.”
Zümra ona bakıp gülümsedi.
“İyi yapmışsın.”
Mirza birkaç saniye onu izledi.
“Bana eskisi kadar kızmıyorsun.”
Zümra kaşlarını kaldırdı.
“Sen de eskisi kadar kızdırmıyorsun.”
“Demek sorun bendeymiş.”
“Çoğunlukla.”
Mirza güldü.
“Çoğunlukla mı?”
“Tamam, yarı yarıya.”
Mirza elini uzatıp Zümra'nın yanağını hafifçe sıktı.
“Böyle daha iyi.”
Zümra onun elini tuttu.
“Ne daha iyi?”
“Senin böyle gülmen.”
Zümra'nın yüzündeki gülümseme biraz daha belirginleşti.
“Sen de gülüyorsun artık.”
“Sen yanımdayken gülüyorum.”
O sırada salondan Sultan'ın sesi geldi.
“Zümra, kızım, kahvaltı hazır mı?”
Zümra cevap verdi.
“Hazır Sultan anne!”
Mirza eğilip kulağına fısıldadı.
“Ne giyeceksin?”
Zümra şaşkınlıkla güldü.
“Bunu niye soruyorsun?”
“Karımı güzel görmek istiyorum.”
Zümra başını eğip gülümserken Mirza onun elini tuttu.
Aylar önce aynı evde birbirlerine yabancı gibi yaşayan iki insan gitmiş, yerini birbirinin yanında huzur bulan bir karı koca almıştı.
Artık aralarındaki sevgi büyük sözlerden çok, kahve fincanlarında, beklenen akşamlarda, gizli gülüşlerde ve birbirlerinin ellerini hiç düşünmeden tutmalarında saklıydı.
Akşam yemeğinden sonra konakta herkes salonda oturuyordu.
Zümra, Mirza'nın o akşamki hâlini ilk kez sofrada fark etmişti.
Mirza normalde yemek boyunca onunla konuşur, tabağından bir şey alır, arada kulağına eğilip kimsenin duymayacağı şeyler söylerdi.
Ama bu akşam sürekli düşünceliydi.
Zümra ona birkaç kez baktı.
Mirza her seferinde bakışlarını yakalayıp gülümsüyor, ardından tekrar dalıyordu.
Bir süre sonra Zümra dayanamadı.
“Bugün çok sessizsin.”
Mirza hemen ona döndü.
“Yorgunum biraz.”
“Belli.”
Mirza elini masanın altında Zümra'nın elinin üzerine koydu.
“Sen nasılsın?”
Zümra şaşırdı.
“Ben iyiyim.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Mirza onun elini hafifçe sıktı.
“İyi.”
Bu kadar basit bir cevap Zümra'nın kafasını daha da karıştırdı.
Yemekten sonra Mirza, Zümra'nın peşinden yukarı çıktı.
Odaya girdiklerinde Zümra üzerini değiştirmek için dolabın başına geçti.
Mirza ise yatağın kenarında oturup onu izliyordu.
Zümra aynadan ona baktı.
“Niye öyle bakıyorsun?”
“Öyle bakıyorum işte.”
“Bir şey söyleyeceksin gibi duruyorsun.”
Mirza ayağa kalktı.
“Yok.”
Zümra döndü.
“Bugün kaç kere ‘yok’ dedin farkında mısın?”
Mirza gülerek yanına geldi.
“Çok mu?”
“Çok.”
Mirza beline sarıldı.
“Sen de bugün çok soru soruyorsun.”
“Çünkü sen bugün garipsin.”
Mirza onun saçlarını kulağının arkasına itti.
“Garip olan ne?”
“Bilmiyorum.”
Zümra birkaç saniye onu inceledi.
“Bana fazla iyi davranıyorsun.”
Mirza kahkaha attı.
“Şikâyet mi ediyorsun?”
“Hayır ama…”
“Amma?”
“Bir şey var.”
Mirza'nın gülümsemesi bir anlığına durdu.
Sonra Zümra'nın alnına uzun bir öpücük bıraktı.
“Her zaman bir şey olmak zorunda değil.”
Zümra ona bakmaya devam etti.
“Sen benden bir şey sakladığında böyle yapıyorsun.”
Mirza'nın kaşları hafifçe kalktı.
“Nasıl?”
“Beni susturmak için sarılıyorsun.”
Mirza gülümsedi.
“İşe yarıyor mu?”
Zümra istemeden güldü.
“Bazen.”
Mirza onu kendine biraz daha çekti.
“Bu gece sadece karıma sarılmak istiyorum.”
Zümra başını onun göğsüne yasladı.
“Tamam.”
Mirza gözlerini kapattı.
Ama Zümra fark etmediği bir şey vardı.
Mirza'nın yüzündeki o gülümsemenin altında gerçekten de sakladığı bir şey vardı.
Ve onu henüz söylemeye hazır değildi.
Ertesi gün öğleden sonra Zümra, Dilan'la birlikte çarşıya çıkmıştı. Birkaç dükkâna uğramış, sonra bir kafede oturup kahve içmeye başlamışlardı.
Zümra'nın telefonu çaldı.
Ekranda Mirza'nın adı vardı.
Gülümseyerek telefonu açtı.
“Efendim?”
Karşıdan gelen ses, Zümra'nın beklediği sakin Mirza değildi.
“Zümra, neredesin sen?”
Zümra şaşkınlıkla doğruldu.
“Çarşıdayım. Dilan'la çıktık.”
Mirza'nın sesi bir anda yükseldi.
“Çabuk eve geç!”
Zümra'nın yüzündeki gülümseme silindi.
“Ne oldu?”
“Dediğimi yap, Zümra. Hemen konağa gel!”
“Mirza, neden bağırıyorsun?”
“Çünkü seni saatlerdir arıyorum!”
Zümra telefona baktı. Gerçekten de birkaç cevapsız arama vardı.
“Telefonum sessizdeymiş, görmedim.”
“Bunu sonra konuşuruz. Şimdi eve gel.”
“Mirza, bir şey mi oldu?”
Karşı tarafta birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Sonra Mirza daha sert bir sesle konuştu.
“Zümra, lütfen beni daha fazla uğraştırma. Eve gel.”
Zümra'nın içine bir korku düştü.
“İyi misin?”
“Ben iyiyim.”
“Konakta bir şey mi oldu?”
“Eve gel, sana anlatacağım.”
Zümra ayağa kalktı.
“Tamam. Geliyorum.”
Telefon kapandığında Dilan endişeyle ona baktı.
“Ne oldu?”
Zümra çantasını toparlarken başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum. Mirza çok garipti.”
Dilan ayağa kalktı.
“Bir şey mi olmuş?”
“Bana söylemedi.”
Zümra'nın aklına bir önceki gece geldi.
Mirza'nın dalgınlığı.
Telefonuna gelen mesaj.
Sürekli bir şey saklıyormuş gibi davranması.
Ve şimdi onu bu kadar öfkeli bir şekilde konağa çağırması.
Zümra'nın içindeki huzursuzluk büyüdü.
“Dilan, hadi.”
İkisi hızla kafeden çıktılar.
Zümra'nın tek düşündüğü şey Mirza'nın neden bu kadar korkmuş ve öfkeli olduğuydu.
Zümra konağa geldiğinde Mirza'yı salonda tek başına buldu.
Dilan daha içeri girmeden Zümra onun yanına yöneldi.
“Mirza, ne oldu? Sabah telefonda neden öyle bağırdın?”
Mirza cevap vermedi.
Zümra birkaç adım daha yaklaştı.
“Bana bak.”
Mirza başını kaldırdı.
Gözlerinin altındaki yorgunluk Zümra'nın dikkatinden kaçmadı.
“Bir şey oldu.”
“Yok.”
“Bana yine ‘yok’ deme.”
Mirza derin bir nefes aldı.
“Zümra, otur.”
Zümra oturmadı.
“Ne olduğunu söyle.”
Mirza ayağa kalktı. Birkaç saniye boyunca karşısındaki kadına baktı. Sonra yüzündeki bütün duyguları bastırmaya çalışarak konuştu.
“Bizim boşanmamız gerekiyor.”
Zümra'nın yüzündeki ifade bir anda dondu.
“Ne?”
“Boşanacağız.”
Zümra birkaç saniye konuşamadı.
“Dün gece bana başka şeyler söylüyordun.”
“Dün gece yanılıyordum.”
“Mirza, bana bak.”
Mirza bakmadı.
Zümra onun karşısına geçip yüzünü kendisine çevirdi.
“Birkaç ayda her şeyimizi değiştirdik. Birbirimizi sevdik. Şimdi bana gelip boşanalım mı diyorsun?”
Mirza'nın çenesi gerildi.
“Evet.”
“Sebebi ne?”
“Artık seni istemiyorum.”
Zümra'nın gözleri doldu.
“Yalan söylüyorsun.”
Mirza sustu.
“Bana bakıp bunu söyle.”
Mirza gözlerini onun gözlerine kaldırdı.
“İstemiyorum seni.”
Söylediği kelimeler kendi canını yakıyordu.
Çünkü cebindeki telefonda hâlâ o tehdit mesajı duruyordu.
Karından uzak durmazsan bir sonraki mesajı onun fotoğrafıyla göndermeyeceğiz.
Mirza bunu Zümra'ya söyleyemezdi.
Onu korumanın tek yolunun Zümra'yı kendisinden uzaklaştırmak olduğuna inanıyordu.
Zümra başını iki yana salladı.
“Hayır. Buna inanmıyorum.”
“İnanmak zorundasın.”
“Beni sevmiyorsan dün gece neden bana sarıldın?”
Mirza'nın gözleri doldu ama sesini sert tuttu.
“Çünkü hata yaptım.”
Zümra'nın yanağından bir damla yaş süzüldü.
“Ben senin hatan değilim.”
Mirza bir an gözlerini kapattı.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden?”
Mirza ona yaklaşmak istedi.
Sarılmak, her şeyi anlatmak, onu koruyacağına söz vermek istedi.
Ama yapamadı.
Geri çekildi.
“Bu evlilik burada bitecek, Zümra.”
Zümra uzun süre ona baktı.
Sonra kısık bir sesle konuştu.
“Benden gerçekten vazgeçtiysen… neden gözlerin ağlıyor, Mirza?”
Mirza cevap veremedi.
Çünkü Zümra'nın bilmediği tek şey vardı.
Mirza ondan vazgeçmiyordu.
Mirza, onu hayatta tutabilmek için kendinden vazgeçiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

108okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.