39. bölüm / 46
Berdel Yazgısı39
Bölümler 46Şu an: 39
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime
- 42 42615 kelime
- 43 43789 kelime
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zümra hastaneden çıktıktan sonra babasının konağına dönmüştü. Bir banyoya girmişti. Mirza da Zümra nın yanında kalmak istemişti.
Her iki tarafın ailesi de barışmalarını istiyorlardı. Ama Zümra nın kırgınlığı gözle görülüyordu. O yüzden ısrar edemiyorlardı.
Zümra banyodan çıktıktan sonra saçlarını tararken mirza odaya girdi. Zümra mirza yı özlemişti. Çok seviyordu. Ama kırgınlığı geçmeden ona yaklaşmak istemiyordu.
"ben tarayayım mı saçlarını"
Zümra hızla reddetti.
"gerek yok"
Mirza Zümra nın yanına oturdu.
"önceden hep ben yapardım"
Zümra saçlarını havluya sardı.
"önceden işte mirza"
Mirza, Zümra’nın karşısında sessizce oturuyordu. Hastaneden yeni çıkmışlardı. Zümra hâlâ yaşadıklarının etkisindeydi. Mirza ise gözlerini ondan ayırmıyordu.
Bir süre sessiz kaldıktan sonra Mirza, Zümra’nın elini tuttu.
“Bebeğimizi nasıl öğrendin?”
Zümra bir an sustu. Gözleri doldu.
“Bir sabah uyandığımda kendimi çok farklı hissediyordum. Önce yorgunluktandır diye düşündüm. Sonra birkaç gün geçmesine rağmen kendime gelemedim.”
Mirza dikkatle dinliyordu.
“Sonra?”
“Adetim gecikmişti. İçimde bir şüphe oluştu. Eczaneden test aldım.”
Mirza’nın parmakları onun elini biraz daha sıkı kavradı.
“Tek başına mı yaptın?”
“Evet.”
“Sonucu gördüğünde ne hissettin?”
Zümra gözlerini kaçırdı.
“İlk başta inanamadım.”
“Sonra?”
“Sonra ağladım.”
Mirza’nın yüzündeki ifade yumuşadı.
“Neden ağladın?”
Zümra ona baktı.
“Çünkü çok mutluydum. Ama aynı zamanda çok korktum. Bebeğimiz olacaktı.Sen baba olacaktın, ben anne olacaktım. Sen yoktun. Her şey bir anda olmuştu.”
Mirza başını eğip Zümra’nın karnına baktı.
“Keşke o an yanında olsaydım.”
Zümra hafifçe gülümsedi.
“Ben de keşke seninle birlikte öğrenseydik diye düşündüm.”
Mirza elini onun karnının üzerine koydu.
“Şimdi biliyorum.”
Zümra onun elinin üzerine kendi elini koydu.
“Ve artık yalnız değilsin.”
Mirza gözlerini Zümra’ya kaldırdı.
“Sen de değilsin. Bebeğimiz de.”
Zümra’nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
'aldırmayı düşündüm. "
Mirza Zümra ya baktı.
" çok düşündüm. Boşanma evraklarını imzalamıyordun. Sözlerin kulaklarımdan çıkmıyordu. Hala çıkmıyor orası ayrı "
Mirza Zümra ya Bi şey diyecek oldu sonra sustu.
' Bi kaç gün düşündüm karar verdim Aldırmaya diye gittim. Kalp atışlarını duyunca yapmak istemedim"
Mirza sessizliğini bozdu.
"bana söyleyecek miydin"
Zümra mirza ya bakarak konuştu.
"hayır. Eğer o kağıdı imzalasaydın ben hala milano da olacaktım"
Mirza biraz düşündü. Karısını öyle bir kırmıştı ki kendi bebeğini kendinden saklayacak kadar. Bi şey demek istedi. Zümra yı üzmek istemediği için sustu.
Zümra da kendisi için sustuğunu anlamıştı.
Mirza onu kendine çekip alnına bir öpücük bıraktı.
“İkinizi de çok seviyorum. "
Zümra bir süre sessiz kaldıktan sonra yatağa uzandı. Yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Üzerine ince örtüyü çekip gözlerini kapattı.
Mirza da onun yanına geçmek için yatağın diğer tarafına yöneldi.
Zümra gözlerini açıp ona baktı.
“Sen ne yapıyorsun?”
Mirza durdu.
“Yanına yatacağım.”
Zümra başını hafifçe iki yana salladı.
“Hayır.”
Mirza şaşkınlıkla ona baktı.
“Neden?”
“Şimdilik yalnız yatmak istiyorum.”
Mirza birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra yatağın kenarında oturdu.
“Bana hâlâ kızgın mısın?”
Zümra gözlerini kapattı.
“Kızgınlığım geçmedi.”
Mirza ona bakarak iç çekti.
“Peki. Yanına yatmayacağım.”
Ayağa kalkacakken Zümra gözlerini açtı.
“Ama gitme.”
Mirza olduğu yerde kaldı.
“Gitmeyeyim mi?”
Zümra yüzünü diğer tarafa çevirdi.
“Hayır. Sadece... biraz uzakta dur.”
Mirza başını salladı.
“Tamam.”
Yatağın kenarındaki koltuğa oturdu. Zümra gözlerini tekrar kapattı.
Bir süre sonra Mirza sessizce konuştu.
“Sen uyuyana kadar burada kalacağım.”
Zümra cevap vermedi ama dudaklarının kenarında belli belirsiz bir yumuşama oldu.
Odanın içinde ağır bir sessizlik vardı. Mirza, Zümra’nın birkaç adım gerisinde duruyor, ondan gelecek tek bir cevabı bekliyordu.
Bir süre sustuktan sonra sesi kısıldı.
"Gerçekten benden vazgeçtin mi, Zümra?"
Zümra’nın kalbi sıkıştı. Aslında söylemek istediği şey bambaşkaydı. Ama Mirza’nın canını yakmak, onun da kendisi kadar acı çektiğini görmek istiyordu.
Başını kaldırmadan cevap verdi.
"Çoktan."
Mirza’nın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Zümra devam etti.
"Şu an yanımda olman sadece bebeğim için."
Bu sözleri söylerken sesi titremişti ama arkasını dönmedi. Mirza’nın yüzündeki kırgınlığı görse, belki de dayanamayacağını biliyordu.
Arkasını dönüp yatağa uzandı. Gözlerini sımsıkı kapattı.
Mirza birkaç saniye olduğu yerde kaldı.
Sanki duyduğu cümleleri anlamlandırmaya çalışıyordu.
"Demek öyle..."
Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
Zümra gözlerini açmadı.
Mirza ona yaklaşmadı. Sadece uzun uzun baktı. Sonra başını eğip sessizce birkaç adım geri çekildi.
Zümra, kapının kapanma sesini duyduğu anda gözlerini açtı.
Yanağından süzülen tek bir yaş, söyleyemediklerinin yerine geçti.
Mirza, aradan biraz zaman geçtikten sonra odaya geri döndü. Kapıyı sessizce kapattı.
Oda karanlıktı.
Yatağa baktığında Zümra'nın uyuduğunu sandı. Yüzü kendisine dönüktü. Ancak birkaç adım yaklaşınca yanaklarındaki ıslaklığı fark etti.
Mirza olduğu yerde kaldı.
Zümra ağlamıştı.
Yavaşça yatağın kenarına oturdu. Bir süre hiçbir şey söylemeden onu izledi. Elini uzatıp yanağındaki yaş izine dokunacak gibi oldu ama vazgeçti.
Sonra bakışları Zümra'nın karnına kaydı.
Sessizce elini uzattı ve avucunu Zümra'nın karnının üzerine, çok nazikçe koydu.
Zümra gözlerini açmadı.
Ama uyumuyordu.
Mirza'nın elinin sıcaklığını hissediyordu.
Mirza birkaç saniye öylece kaldı. Sonra başını eğerek fısıldadı.
"Ben senden vazgeçmedim."
Zümra'nın kalbi hızlandı ama kıpırdamadı.
"Belki bana çok kızdın... belki artık beni istemiyorsun. Ama ben seni de bebeğimizi de yalnız bırakmayacağım."
Elini karnından çekmedi.
"Sen az önce yanımda sadece bebeğimiz için olduğumu söyledin ya..."
Sesi kırıldı.
"Keşke sadece onun için olsaydım. Çünkü o zaman seni kaybetmek bu kadar canımı yakmazdı."
Zümra'nın gözlerinden yeni bir damla yaş süzüldü.
Mirza bunu fark etmedi.
Elini biraz daha nazikçe karnında tuttu.
"Uyuyorsun ama..." diye mırıldandı, sonra kendi kendine acı bir tebessüm etti. "Ben yine de söyleyeceğim."
Zümra nefesini tuttu.
"Ben seni hâlâ seviyorum, Zümra."
Mirza birkaç saniye sustu.
Sonra elini yavaşça çekip ayağa kalktı.
Zümra gözlerini hâlâ kapalı tuttu.
Ama Mirza'nın odadan çıkmak için attığı her adımı duydu. Ve söylediği her kelime, sanki kalbinin tam ortasında kalmıştı.
Bölüm etkileşimi
