Berdel Yazgısı kitap kapağı

36. bölüm / 46

Berdel Yazgısı

36

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 36

Zümra'nın gözleri yeniden kapandığı anda yüzündeki renk tamamen çekildi.
Züleyha birden fark etti.
“Kanama var…”
Mirza'nın bakışları aşağıya indi. Zümra'nın kıyafetindeki kan lekesini görünce olduğu yerde dondu.
“Hayır…”
Sultan hemen Dilan'a döndü.
“Arabayı hazırlatın. Hemen!”
Mirza hiç düşünmeden Zümra'yı tekrar kucağına aldı.
“Ben götürürüm.”
Züleyha onun yanına geldi.
“Mirza, dikkatli ol.”
Mirza cevap vermedi. Zümra'yı göğsüne daha sıkı çekerek konağın kapısından çıktı.
Hastanede Zümra hemen müdahaleye alındı.
Mirza koridorun ortasında öylece kalmıştı.
Ellerinde hâlâ Zümra'nın kanının izleri vardı.
Bir süre sonra doktor dışarı çıktı.
“Yakını siz misiniz?”
Mirza hemen ayağa kalktı.
“Eşi.”
Doktor birkaç saniye onu süzdü.
“Gebelikte kanama ve bayılma olmuş. Şu an bebeğin kalp atışı var fakat kanama nedeniyle düşük riski oluşmuş durumda.”
Mirza'nın yüzü bembeyaz oldu.
“Bebeği…”
Sesi titredi.
“Bebeğim iyi mi?”
“Şimdilik kalp atışı devam ediyor. Ama Zümra'nın dinlenmesi ve yakın takip altında olması gerekiyor.”
Mirza başını eğdi.
“Ben…”
Sözcükler boğazında düğümlendi.
Doktor uzaklaşınca koridorun duvarına yaslandı.
Ellerini yüzüne kapattı.
“Ben yaptım…”
Miran yanına yaklaşınca Mirza başını kaldırdı.
“Onu yine üzdüm.”
“Abi, böyle düşünme.”
“Nasıl düşünmeyeyim?”
Mirza'nın gözleri dolmuştu.
“Zümra zaten yaşadıklarından sonra toparlanmaya çalışıyordu. Ben karşısına çıktım, onu yeniden korkuttum.”
Miran omzuna elini koydu.
“Bu senin suçun değil.”
Mirza başını iki yana salladı.
“Ben onu koruduğumu sandım. Sonra hayatını altüst ettim.”
Gözlerini hastanenin kapısına çevirdi.
“Şimdi de bebeğimiz…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Sandalyeye oturdu ve başını ellerinin arasına aldı.
“Ne olur ikisi de iyi olsun.”
İlk kez Mirza'nın sesi tamamen çaresiz çıkıyordu.
“Zümra benden nefret etsin… beni hayatından çıkarsın… ne isterse yapsın.”
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
“Ama bebeğimize bir şey olmasın.”
Kapının ardında Zümra için mücadele sürerken Mirza, koridorda sessizce oturup beklemeye devam etti.
Zümra gözlerini yavaşça açtı.
İlk hissettiği şey başındaki ağırlıktı. Sonra odanın sessizliğini fark etti.
Elini istemsizce karnının üzerine götürdü.
“Bebeğim…”
Sesi çok kısıktı.
Yanındaki Dilan hemen doğruldu.
“Buradayım.”
Zümra birkaç saniye etrafına baktı.
Sonra gözleri kapıya kaydı.
“Mirza nerede?”
Dilan'ın yüzündeki ifade değişti.
Zümra yeniden odaya baktı.
“Burada değil mi?”
Dilan başını iki yana salladı.
“Yok.”
Zümra'nın gözleri kapıya takıldı.
“Ne oldu?”
Dilan onun elini tuttu.
“Abim kapıda.”
Zümra sessiz kaldı.
Dilan devam etti.
“Kendini suçluyor.”
Zümra'nın kaşları hafifçe çatıldı.
“Niye?”
“Sen bayılınca ve kanama başlayınca… çok korktu.”
Dilan'ın sesi yumuşadı.
“Doktor düşük riski olduğunu söyleyince kendini tamamen suçlamaya başladı.”
Zümra gözlerini kapattı.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Dilan onun elini bırakmadı.
“Sabah beri burada. Ama içeri girmeye cesaret edemiyor.”
Zümra yavaşça kapıya baktı.
Kapının diğer tarafında Mirza'nın olduğunu bilmek, içinde istemediği bir duyguyu yeniden uyandırmıştı.
Endişe.
Özlem.
Ve hâlâ geçmeyen kırgınlık.
Zümra karnının üzerine elini koydu.
“Bebeğin kalbi…”
Dilan hemen cevap verdi.
“Doktor iyi olduğunu söyledi. Şimdilik her şey yolunda.”
Zümra derin bir nefes aldı.
Sonra yine kapıya baktı.
Mirza hâlâ oradaydı.
Dilan odadan çıktı.
Koridorda Mirza'yı kapının hemen yanında, başı öne eğilmiş halde buldu.
Mirza başını kaldırdı.
“Nasıl?”
Dilan bir an sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“İyi.”
Mirza'nın omuzları biraz gevşedi.
“Bebek?”
“Doktor iyi olduğunu söyledi.”
Mirza gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
Dilan birkaç saniye onu izledi. Sonra yumuşak bir sesle konuştu.
“Abim…”
Mirza ona baktı.
“Yengem seni sordu.”
Mirza'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Beni mi?”
Dilan başını salladı.
“Uyandığında ilk seni aradı. ‘Mirza nerede?’ diye sordu.”
Mirza birkaç saniye konuşamadı.
Sonra kapıya baktı.
“Girebilir miyim?”
Dilan kenara çekildi.
“Git.”
Mirza bir an tereddüt etti.
“Beni görmek istemezse?”
Dilan omuzlarını silkti.
“Bilmiyorum. Ama seni sordu.”
Mirza derin bir nefes aldı.
Kapının koluna uzandı.
Tam açacakken Dilan arkasından seslendi.
“Abim…”
Mirza döndü.
“Ne?”
“Bu sefer korkutma onu.”
Mirza'nın gözleri doldu.
Başını sessizce salladı.
“Öyle bir niyetim yok.”
Kapıyı yavaşça açtı.
Ve Zümra'nın yanına girdi
Mirza kapıyı sessizce kapatıp içeri girdi.
Zümra başını çevirdiğinde göz göze geldiler.
Mirza birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Sonra yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
“Nasıl hissediyorsun?”
Zümra yorgun bir sesle cevap verdi.
“Daha iyiyim.”
Mirza'nın bakışları karnına kaydı.
“Doktor… bebeğin iyi olduğunu söyledi ama…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Zümra onun yüzündeki suçluluğu fark etti.
“Mirza.”
Mirza başını kaldırdı.
“Kendini suçlama.”
“Nasıl suçlamayayım?”
“Çünkü bunun seninle ilgisi yok.”
Mirza sessizce onu dinledi.
Zümra derin bir nefes aldı.
“Bende kist vardı. Doktor daha önce söylemişti. O da kanama yapabiliyormuş.”
Mirza'nın gözleri doldu.
“Ama sen bayıldın. Kanama oldu.”
“Evet. Ama bunun sebebi sen değilsin.”
Mirza başını öne eğdi.
Zümra devam etti.
“Bana kızgın olabilirim. Hâlâ kırgınım. Ama seni bunun için suçlamıyorum.”
Mirza gözlerini kapattı.
“Ben sadece seni kaybetmekten korktum.”
Zümra birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça:
“Beni kaybetmekten korkuyorsan kendini suçlayarak değil, biraz sakin olarak yanımda dur.”
Mirza başını kaldırdı.
Zümra ilk kez gözlerinin içine baktı.
Mirza Zümra nın yanına oturdu.
"dururum yanında '
Zümra mirza nın yanında olması ile Rahatlamıştı.
Kırgın da olsa küs de olsa aşkına özlemine karşı gelemiyordu.
Mirza, Zümra'nın son cümlesinden sonra bir süre sessiz kaldı.
Bakışları istemsizce Zümra'nın karnına indi.
Bir şey söylemek ister gibi oldu ama vazgeçti.
Sonra elini yavaşça kaldırdı.
Zümra onun hareketini fark etti.
Mirza'nın eli havada kaldı.
“Dokunabilir miyim?”
Zümra birkaç saniye cevap vermedi.
Mirza elini hemen geri çekmek üzereydi.
“İstemiyorsan—”
“Dokun.”
Mirza'nın bakışları yeniden ona döndü.
Zümra gözlerini kaçırdı.
“Bir kere.”
Mirza yavaşça elini Zümra'nın karnının üzerine koydu.
Dokunuşu o kadar hafifti ki sanki incitecekmiş gibi korkuyordu.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sadece elinin altında taşıdığı bebeği düşünüyordu.
Gözleri doldu.
“Gerçekten burada…”
Zümra sessizce baktı.
Mirza başparmağını çok hafifçe hareket ettirdi.
“Bebeğimiz.”
Bu kelime Zümra'nın içinde bir yere dokundu.
Ama hiçbir şey söylemedi.
Mirza elini çekmeden önce ona baktı.
“Teşekkür ederim.”
Zümra yumuşak bir sesle karşılık verdi.
“Bebeğe dokunmana izin verdim. Bunu başka bir şey olarak düşünme.”
Mirza başını salladı.
“Düşünmem.”
Ama gözlerindeki mutluluğu saklayamıyordu.
Oda yavaş yavaş sessizliğe büründü.
Zümra gözlerini kapatmış, dinlenmeye çalışıyordu. Mirza ise hâlâ yatağın yanında oturuyordu.
Bir süre onu izledi.
Zümra'nın nefesi yavaşladığında uyumak üzere olduğunu anladı.
Tam ayağa kalkacakken Mirza sessizce konuştu.
“Zümra…”
Zümra gözlerini açmadan mırıldandı.
“Efendim?”
Mirza birkaç saniye sustu.
Sonra içinden geçenleri ilk kez saklamadan söyledi.
“Seni çok seviyorum.”
Zümra'nın kirpikleri hafifçe kıpırdadı.
Mirza devam etti.
“Bunu sana söylemek için çok geç kaldım. Belki de en büyük hatam buydu.”
Zümra gözlerini açmadı.
“Ben seni kaybetmekten korktuğum için yanlış kararlar verdim. Seni kendimden uzaklaştırdım. Sana söylemem gereken şeyleri sustum.”
Sesi titredi.
“Ama ne yaptıysam, seni sevmediğim için değildi. Tam tersine… seni o kadar çok sevdim ki seni kaybetme düşüncesine bile dayanamadım.”
Zümra'nın gözlerinin kenarından tek bir yaş süzüldü.
Mirza onu fark etti ama dokunmadı.
“Benden nefret etsen bile… kızsan bile… beni hayatından çıkarsan bile seni sevmekten vazgeçmeyeceğim.”
Zümra sonunda gözlerini açtı.
Mirza'nın gözleri doluydu.
“Ben senden hiçbir şey istemiyorum bu gece. Sadece bil istedim.”
Zümra birkaç saniye ona baktı.
Sonra gözlerini yeniden kapattı.
Mirza ayağa kalkmak üzereyken Zümra'nın kısık sesi duyuldu.
“Gitme.”
Mirza olduğu yerde kaldı.
Zümra gözlerini açmadan ekledi:
“Şimdilik sadece burada otur.”
Mirza'nın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Tamam.”
Sandalyeye yeniden oturdu.
Ve Zümra uykuya dalana kadar hiçbir şey söylemeden yanında kaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

67okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.