23. bölüm / 46
Berdel Yazgısı23
Bölümler 46Şu an: 23
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime
- 42 42615 kelime
- 43 43789 kelime
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zümra hâlâ Mirza’nın kollarındaydı.
Başını göğsüne yaslamış, ellerini sırtında birleştirmişti. Mirza da onu bırakmaya hiç niyetli değildi. Bir eli Zümra’nın sırtında, diğeri saçlarının üzerindeydi.
Bir süre öylece kaldılar.
Ne konuşmaya ne de aralarındaki sessizliği bozmaya ihtiyaçları vardı.
Sonunda Zümra hafifçe geri çekildi. Gözlerini kaldırıp Mirza’ya baktı.
"Zümra' m"
Mirza sahiplik eki ekliyordu.
"yine kulübeye gidelim ister misin biraz kafa dinleriz"
Zümra biraz düşündükten sonra Kafa salladı.
"şirketin ne olacak '
Zümra gülmemek için yanaklarını ısırıyordu.
' bana bak Zümra yaktırır yıktırırsın orayı bana"
Zümra gülüşünü saklamadı.
Zümra mirza nın parmağındaki yüzüğü fark etti.
"takmışsın"
Mirza gülümsedi. Cebinde taşıdığı Zümra nın yüzüğünü çıkardı.
"zorlamam seni"
Zümra sol elini uzattı. Mirza önce elini öptü ardından yüzündeki huzur ve mutluluk ile tebessüm etti.
"boşanma davası açacakmış birde"
Zümra ciddi bir ifade ile konuştu.
'bugün gelmeseydin yarın görürdün "
Mirza Zümra yı öptü.
" sus kız inatçı keçi "
Zümra Gülerek odadan çıktı. Züleyha ve azat ikiliyi bekliyordu. Mirza arkadan karısının elini tutmuş öyle iniyordu.
Mirza içeri seslendi.
" anne biz çıkıyoruz "
Züleyha sevinçle kızı ve damadına bakıyordu.
"aklınız başınıza geldi mi"
İkisi de gülünce üstelemedi.
Mirza "Bi kaç gün buradan uzaklaşacağz bizi merak etmezsiniz"
Evden çıktıklarında Zümra nın yüzünde ayrı mirza nın yüzünde ayrı bir gülümseme vardı.
Zümra yol boyunca camdan dışarı bakarken yüzünde sakin bir gülümseme vardı. Bir süre sonra Mirza elini vitesin üzerinden çekip onun elini tuttu.
“Ne düşünüyorsun?”
“Bizi.”
Mirza ona kısa bir bakış attı.
“İyi şeyler mi?”
Zümra gülümsedi.
“Şimdilik.”
“Şimdilik mi?”
“Çok şımarma.”
Mirza güldü.
“Geç kaldın. Ben çoktan şımardım.”
Bir süre sonra kulübenin önüne geldiler.
Zümra arabadan iner inmez etrafa baktı. Buraya ilk geldiklerinde aralarında büyük bir mesafe vardı. Şimdi ise Mirza arkasından gelip beline hafifçe sarıldı.
“Biliyor musun?” dedi Mirza.
“Ne?”
“Burası ilk geldiğimizde bana dünyanın en sessiz yeri gibi gelmişti.”
Zümra ona döndü.
“Şimdi?”
Mirza gözlerinin içine baktı.
“Şimdi sen olduğun için ev gibi geliyor.”
Zümra birkaç saniye cevap veremedi.
Sonra kollarını onun boynuna doladı.
“Ben de artık burayı kötü hatırlamıyorum.”
Mirza onu kendine çekip sıkıca sarıldı.
“İyi.”
“Niye?”
“Çünkü bu sefer buradan küs gitmeyeceğiz.”
Zümra gülümseyerek başını onun göğsüne yasladı.
“Gitmeyelim.”
Zümra biraz sonra kulübenin içine girdiğinde durdu.
Geçen gün bıraktıkları yerden eser yoktu.
Masanın üzerinde iki kişilik özenle hazırlanmış bir yemek vardı. Mumlar yakılmış, masanın ortasına Zümra'nın sevdiği çiçeklerden küçük bir demet bırakılmıştı. Kulübenin loş ışığı ortama sıcak bir hava veriyordu.
Zümra şaşkınlıkla arkasına döndü.
“Mirza…”
Mirza kapının yanında durmuş, onu izliyordu.
“Beğenmedin mi?”
“Hayır…” Zümra gülümsedi. “Çok güzel olmuş.”
"ne zaman ayarladın"
"Miran dan küçük bir yardım aldım diyelim"
Zümra güldü.
Mirza yaklaşarak sandalyesini onun için çekti.
“Bu gece hiçbir şeyi düşünme.”
Zümra oturdu. Mirza karşısındaki sandalyeye geçti.
Yemek boyunca Mirza'nın bakışları sık sık Zümra'ya kayıyordu. Zümra sonunda dayanamadı.
“Bana neden öyle bakıyorsun?”
“Çünkü hâlâ burada olduğuna inanamıyorum.”
Zümra'nın gülümsemesi biraz daha büyüdü.
Yemek bittikten sonra Mirza ayağa kalktı.
“Bir dakika.”
Masadan uzaklaşıp küçük bir kutu aldı.
Zümra merakla onu izledi.
Mirza kutuyu masanın üzerine, tam Zümra'nın önüne bıraktı.
Zümra kutuya baktı.
“Bu ne?”
“Ben açmayacağım.”
Zümra şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen aç.”
Zümra yavaşça kutuyu açtı.
İçinde zarif, ışığı mumların altında parlayan bir pırlanta yüzük vardı.
Zümra'nın gözleri yüzükte kaldı.
“Mirza…”
Mirza karşısına oturdu.
“Biliyorum,” dedi sakin bir sesle. “Biz bu evliliğe kendi kararımızla başlamadık.”
Zümra başını kaldırdı.
“Ama ben artık devamının böyle olmasını istemiyorum.”
Mirza elini onun elinin üzerine koydu.
“Bu yüzük, o gün takılan yüzüklerden biri değil. Bunun anlamı farklı.”
Zümra sessizce onu dinliyordu.
“Bunu sana aileler istedi diye almıyorum. Mecbur olduğumuz için de değil.”
Mirza gözlerini ondan ayırmadı.
“Eğer sen de istersen… bundan sonrasını gerçekten karı koca olarak, kendi seçimimizle yaşayalım istiyorum.”
Zümra'nın gözleri doldu.
Mirza kutuyu ona doğru biraz itti.
“Bu yüzüğü takıp takmamak tamamen sana kalmış.”
Zümra birkaç saniye yüzüğe baktı.
Sonra Mirza'ya dönüp fısıldadı:
“Bunu neden şimdi yaptın?”
Mirza hafifçe gülümsedi.
“Çünkü ilk defa seni kaybetmekten korktuğumu söylemek yerine, seni yanımda istediğimi göstermek istedim.”
Zümra'nın parmakları yüzüğün üzerinde durdu.
Henüz cevap vermedi.
Ama kutuyu kapatmadı.
Zümra parmaklarını yüzüğün üzerinde gezdirdi. Bir süre sessiz kaldı. Sonra gözlerini Mirza'ya kaldırdı.
“Mirza…”
“Efendim?”
“Beni kıran şey sadece yaşadıklarımız değildi.”
Mirza'nın yüzündeki gülümseme silindi.
“Benden bir şey saklaman… bana her şeyi tek başıma öğrenmek zorunda bırakman… asıl o canımı yaktı.”
Zümra derin bir nefes aldı.
“Ben bir daha aynı şeyleri yaşamak istemiyorum. Sana güvenip sonra yine kendimi kandırılmış gibi hissetmek istemiyorum.”
Mirza başını eğdi.
“Bir daha olmayacak.”
Zümra onun gözlerinin içine baktı.
“Bunu söylemek kolay.”
“Biliyorum.”
Mirza elini uzatıp onun elini tuttu.
“Bu kez sana söz veriyorum. Ne olursa olsun senden hiçbir şey saklamayacağım. Canını yakacak olsa bile gerçeği söyleyeceğim.”
Zümra uzun süre cevap vermedi.
Mirza ise içinden yüzüğü takmayacağını düşünmeye başlamıştı. Onu zorlamak istemiyordu. Belki Zümra hâlâ hazır değildi.
“İstersen takma,” dedi sessizce. “Ben seni bunun için zorlamayacağım.”
Zümra bir anda başını kaldırdı.
“Ya sana bir şart koşarsam?”
Mirza şaşkınlıkla baktı.
“Ne şartı?”
Zümra yüzüğü kutudan çıkardı.
“Beni pişman etmeyeceğine söz verirsen takarım.”
Mirza'nın nefesi kesildi.
Zümra devam etti:
“Ama bir daha çıkarttırma beni. Çünkü bunu bir kere takarsam… geri dönüşü olmaz.”
Mirza birkaç saniye ona baktı.
Sonra elini tuttu ve gözlerinin içine bakarak konuştu.
“Yemin ederim Zümra. Seni pişman etmeyeceğim.”
Zümra'nın gözleri doldu.
“Emin misin?”
“Eminim.”
Mirza yüzüğü onun parmaklarına doğru uzattı ama takmadı.
“Bu kez sen karar vereceksin.”
Zümra yüzüğü aldı.
Birkaç saniye baktıktan sonra sol elini ona doğru uzattı.
“Tak.”
Mirza'nın yüzünde derin bir gülümseme belirdi.
Yüzüğü yavaşça parmağına geçirdi.
Zümra eline baktı.
Sonra Mirza'ya…
“Artık geri dönüşü yok.”
Mirza elini kaldırıp yüzüğün üzerindeki elini öptü.
“Ben zaten geri dönmek istemiyorum.”
Zümra'nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Bu kez yüzüğü çıkarmadı.
Mirza, Zümra'nın elini hâlâ avuçlarının arasında tutuyordu.
Başparmağı, yeni taktığı yüzüğün üzerinden yavaşça geçti.
“Çok güzel oldu,” dedi.
Zümra gözlerini kaldırdı.
“Yüzük mü?”
Mirza başını iki yana salladı.
“Sen.”
Zümra'nın yüzünde utangaç bir gülümseme belirdi.
Mirza biraz daha yaklaştı. Zümra geri çekilmedi.
Aralarında yalnızca birkaç santim kaldığında Mirza durdu.
“Emin misin?”
Zümra gözlerini ondan ayırmadan başını hafifçe salladı.
Mirza elini Zümra'nın yanağına koydu ve onu kendisine doğru çekerek yumuşak bir öpücük kondurdu.
Bu kez Zümra da karşılık verdi.
Mirza Zümra nın elini tutup yatak odasına getirdi.
"Zümra hazır değilsen beklerim"
Zümra aralarındaki mesafeyi kapatıp mirza yı ilk kez kendi isteği ile öptü.
Mirza da onu kollarının arasına alırken ikisinin arasındaki kırgınlıkların yerini artık güven ve sıcaklık almaya başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
