42. bölüm / 46
Berdel Yazgısı42
Bölümler 46Şu an: 42
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime
- 42 42615 kelime · Okuduğun bölüm
- 43 43789 kelime
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün, öğleden sonra Mirza ve Zümra konağın üst katında birlikte yürürken koridorun sonundaki odaya geldiler. Zümra altı aylık hamileydi ve artık karnı iyice belirginleşmişti.
Zümra kapının önünde durdu.
"Burayı daha önce hiç fark etmemiştim."
Mirza kapıyı açtı.
"Ben de."
İçeri girdiklerinde ikisi de bir an sessiz kaldı.
Oda, bebeğin odası olabilecek kadar aydınlık ve genişti. Duvarların biri açık renkli, küçük çiçek ve yıldız desenleriyle süslenmişti. Diğer duvarda ise bulutların arasında uçan küçük ay ve yıldız resimleri vardı.
Zümra yavaşça içeri girdi.
"Mirza..."
Odanın ortasında ahşap, sade ama zarif bir beşik duruyordu. Yanında küçük bir dolap ve çekmeceli bir şifonyer vardı. Raflara minik oyuncaklar yerleştirilmişti.
Zümra beşiğin yanına gidip elini kenarına koydu.
"Bu gerçekten..."
Mirza onun yanına geldi.
"Bizim kızımızın odası."
Zümra gülümsedi.
Beşiğin üzerindeki küçük oyuncaklara baktı. Bir köşede pelüş tavşanlar, ayıcıklar ve birkaç çıngırak vardı.
Sonra dolabın kapağını açtı.
İçerisi küçücük kıyafetlerle doluydu.
Minik elbiseler, tulumlar, çoraplar...
Zümra bir tanesini eline aldı.
"Bu kadar küçük bir şeyin içine nasıl sığacak?"
Mirza arkasından gülerek yaklaştı.
"Bizim kızımız küçücük olacak sonuçta."
Zümra kıyafeti göğsüne tuttu.
"Bak."
Mirza baktı.
"Çok güzel."
Zümra ona dönüp gülümsedi.
"Bir gün burada gerçekten onu giydiriyor olacağız."
Mirza'nın yüzündeki ifade değişti. Gözlerini odanın içinde gezdirdi.
"Burada uyuyacak."
Sonra beşiğe baktı.
"Sen geceleri gelip onu kontrol edeceksin."
Zümra güldü.
"Sen de her sese uyanacaksın."
"Ben mi?"
"Evet."
"Ben uyumam."
Zümra kaşını kaldırdı.
"Öyle mi?"
Mirza kendinden emin bir şekilde başını salladı.
"İkinizi de yalnız bırakmam."
Zümra'nın gülümsemesi yumuşadı.
Elindeki minik kıyafeti yerine koyduktan sonra odanın duvarındaki resimlere baktı.
"Çok güzel olmuş."
Mirza onun yanına geçip elini tuttu.
"Beğendin mi?"
Zümra başını salladı.
"Çok."
Sonra karnına baktı.
"Kızımız da beğenir mi acaba?"
Mirza elini Zümra'nın karnına koydu.
"Beğenmezse değiştiririz."
Zümra güldü.
"Her şeyi onun istediği gibi mi yapacaksın?"
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi.
"Evet."
Zümra ona bakıp başını iki yana salladı.
"Daha doğmadan şımarttın kızı."
Mirza gülümsedi.
"Sen de şımartacaksın."
Zümra bir an sustu.
Sonra beşiğe tekrar baktı.
"Mirza..."
"Hı?"
"Gerçekten burada bizim kızımız yatacak."
Mirza onun elini sıktı.
"Evet."
Zümra başını onun omzuna yasladı.
İkisi de bir süre konuşmadan odanın içinde durdular.
Sanki henüz doğmamış kızlarının geleceğini ilk kez gerçekten gözlerinin önünde görmüşlerdi.
Zümra, bebeğin odasında beşiğin kenarına oturmuş, dolabın içindeki minicik kıyafetlere bakıyordu. Mirza ise birkaç adım ötede duvardaki resimleri inceliyordu.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Zümra elindeki küçücük elbiseyi yerine bırakıp Mirza'ya baktı.
"İsim düşündün mü?"
Mirza ona döndü.
"Kızımız için mi?"
Zümra gülümsedi.
"Başka kim için olacak?"
Mirza kısa bir kahkaha attı.
"Düşündüm."
"Ne?"
Mirza birkaç saniye sustu.
"Sare."
Zümra'nın yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.
"Sare..."
İsmi birkaç kez kendi içinde söyledi.
"Ben de seviyorum."
Mirza ona yaklaşıp beşiğin kenarına yaslandı.
"Sare ."
Zümra hemen başını salladı.
"Yok."
Mirza şaşırdı.
"Neden?"
". Sadece ismini düşün."
Mirza gülümsedi.
"Tamam. Sare."
Zümra karnını okşadı.
"Sare güzel."
Bir süre ikisi de sustu.
Sonra Mirza'nın aklına başka bir isim geldi.
"Hüma nasıl?"
Zümra başını kaldırdı.
"Hüma?"
"Evet."
Zümra ismi düşündü.
"Hüma da güzel."
Mirza, Zümra'nın yanına gelip elini onun karnının üzerine koydu.
"Sare Hüma."
Zümra'nın gözleri parladı.
"Sare Hüma..."
İsmi bu kez daha yavaş söyledi.
"Bizim kızımızın adı."
Mirza gülümsedi.
"Karar verdik mi?"
Zümra ona baktı.
"Sen ne düşünüyorsun?"
"Ben Sare Hüma olsun istiyorum."
Zümra birkaç saniye daha düşündü.
Sonra başını salladı.
"Ben de."
Mirza'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Demek kızımızın adı Sare Hüma."
Zümra karnına baktı.
"Sare Hüma..."
Sanki kızına sesleniyormuş gibi söyledi.
"Annen ve baban sana isim buldu."
Mirza eğilip Zümra'nın karnına yaklaştı.
"Umarım beğenmişsindir küçük kız."
Tam o anda Zümra'nın karnında belirgin bir hareket oldu.
Zümra şaşkınlıkla Mirza'ya baktı.
"Hissettin mi?"
Mirza gülerek elini karnında tuttu.
"Hissettim."
Zümra'nın gözleri doldu.
"Demek o da kabul etti."
Mirza başını kaldırıp Zümra'ya baktı.
"Artık resmen Sare Hüma."
Zümra gülümsedi.
"Bizim Sare Hüma'mız."
Bölüm etkileşimi
