45. bölüm / 46
Berdel Yazgısı45
Bölümler 46Şu an: 45
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime
- 42 42615 kelime
- 43 43789 kelime
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime · Okuduğun bölüm
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastaneden çıktıktan sonra Zümra ve Sare Hüma nihayet konağa döndüler.
Zümra yorgundu. Mirza, arabadan inerken ona hemen elini uzattı.
"Yavaş."
Zümra elini onun eline bıraktı.
"İyiyim."
"Ben yine de tutacağım."
Mirza bir eliyle Zümra'ya destek olurken diğer eliyle Sare'nin taşıma koltuğunu dikkatlice aldı.
Odaya çıktıklarında Zümra yatağın kenarına oturdu.
Mirza hemen yanına su bıraktı.
"Sen otur. Sare'yle ben ilgilenirim."
Bir süre sonra Sare acıkıp huzursuzlanmaya başladı.
Zümra onu kucağına aldı ve emzirmeye başladı.
Mirza karşısına oturup ikisini sessizce izledi.
Sare'nin minicik elleri annesine tutunmuştu.
Mirza'nın yüzünde yorgun ama huzurlu bir gülümseme vardı.
Zümra ona baktı.
"Niye öyle bakıyorsun?"
Mirza gözlerini kızından ayırmadan cevap verdi.
"İkinizi izliyorum."
Zümra gülümsedi.
"Beğendin mi?"
Mirza bu kez Zümra'ya baktı.
"Hayatımda gördüğüm en güzel şey."
Sonra tekrar Sare'ye baktı.
"İyi ki geldin kızım."
Zümra başını yastığa yasladı.
Mirza onun elini tuttu.
"Sen de dinlen. Ben buradayım."
Zümra hafifçe gülümsedi.
"İyi ki varsın."
Mirza, karısının elini sıktı.
"İyi ki siz varsınız."
..........
Sare Hüma birkaç haftalık olmuştu.
Bir sabah Zümra, onu kucağına alıp odanın içinde yavaşça dolaştırıyordu. Sare'nin gözleri annesinin yüzündeydi.
Zümra gülümseyerek kızının burnuna dokundu.
"Benim güzel kızım."
Tam o anda Sare'nin dudaklarının kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı.
Zümra bir an durdu.
"Mirza!"
Mirza diğer odadan hemen geldi.
"Ne oldu?"
"Bak!"
Mirza yatağın yanına yaklaştı.
Zümra heyecanla Sare'yi gösterdi.
"Gülümsedi."
Mirza kızına baktı.
"Gerçekten mi?"
Sare'nin yüzünde küçük bir gülümseme yeniden belirdi.
Mirza'nın yüzü aydınlandı.
"Benim kızım gülüyor."
Zümra gülerek Sare'nin yanağını öptü.
"İlk gülücüğünü annesine attı."
Mirza itiraz eder gibi baktı.
"Belki babasına gülüyordur."
Zümra başını salladı.
"Hayır, ben güldürdüm."
Mirza kızına yaklaşıp komik bir yüz yaptı.
Sare birkaç saniye babasına baktı.
Sonra yeniden gülümsedi.
Mirza'nın gözleri büyüdü.
"Gördün mü?"
Zümra kahkaha attı.
"Tamam, tamam. Sana da güldü."
Mirza kızının minik elini tuttu.
"Babası burada, küçük kız."
Sare ellerini kıpırdatırken yüzünde yine o minicik gülümseme oluştu.
Mirza ve Zümra aynı anda ona baktılar.
İkisinin de yüzünde aynı mutluluk vardı.
...........
Sare artık yedi aylık olmuştu.
Son birkaç gündür her zamankinden daha huzursuzdu. Oyuncaklarını sürekli ağzına götürüyor, ellerini ağzından çıkarmıyor, geceleri de daha sık uyanıyordu.
Zümra, Sare’yi kucağına alıp küçük ellerini tutarak gülümsedi.
"Ne oldu benim güzel kızım? Dişlerin mi kaşınıyor?"
Sare cevap verir gibi küçük bir ses çıkardı ve elini yeniden ağzına götürdü.
Tam o sırada Mirza odaya girdi.
"Yine mi ağzında eli?"
Zümra başını kaldırıp ona baktı.
"Evet. Birkaç gündür böyle. Diş çıkarıyor olabilir."
Mirza hemen Sare’nin yanına oturdu.
"Bakayım kızım."
Sare babasına doğru uzandı. Mirza onu kucağına alıp yanağından öptü.
"Benim kızım büyümüş de diş çıkarıyormuş."
Zümra gülerek Sare’nin alt dudağını hafifçe aşağı çekti.
"Mirza..."
"Ne?"
"Bir baksana."
Mirza eğilip dikkatlice baktı.
Önce bir şey göremedi. Sonra Zümra’nın yüzündeki şaşkın ifadeyi fark etti.
"Ne oldu?"
Zümra’nın gözleri parladı.
"Galiba çıktı."
"Ne çıktı?"
"Dişi."
Mirza hemen Sare’ye biraz daha yaklaştı.
Gerçekten de alt diş etinin üzerinde minicik, beyaz bir nokta görünüyordu.
Mirza’nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Gerçekten..."
Parmağıyla dokunmaya çalıştı ama Zümra hemen elini tuttu.
"Dokunma, canını acıtarsın."
Mirza elini geri çekti.
"Tamam, tamam."
Sare o sırada gülümsedi.
Minicik beyaz dişi daha belirgin şekilde görünüyordu.
Mirza birkaç saniye kızına bakıp duygulandı.
"Zümra... kızımızın dişi çıkmış."
Zümra da gülümseyerek Sare’nin yanağına bir öpücük kondurdu.
"Yedi aylık oldu bile."
Mirza, Sare’yi kollarının arasına biraz daha sıkı aldı.
"Ben daha dün doğmuş gibi hatırlıyorum."
Zümra ona bakıp gülümsedi.
"Sen her şeyi dün olmuş gibi hatırlıyorsun zaten."
Mirza, Sare’nin alnına bir öpücük bıraktı.
"İlk dişini de gördüm ya... Bunu da unutmayacağım."
Sare yeniden gülümsedi.
Bu kez ikisi de o küçücük beyaz dişe bakıp aynı anda güldü.
"Benim güzel kızım büyüyor..." dedi Zümra.
Mirza ise Sare’nin elini tuttu.
"Yavaş büyü kızım. Baban daha hazır değil."
........
Sare artık dokuz aylık olmuştu.
Emeklemeye başlamış, evin içinde Mirza ile Zümra'nın peşinden gitmeyi alışkanlık haline getirmişti. İki küçük dişi de artık iyice belirginleşmişti.
Bir sabah Zümra mutfakta kahvaltı hazırlarken salondan sesler geliyordu.
Mirza, Sare'yi yere oturtmuş, karşısına geçmişti.
"Hadi kızım, bana gel."
Sare ellerini yere koyup emeklemeye başladı.
Mirza kollarını açtı.
"Aferin benim kızıma."
Sare birkaç adım emekleyip babasının bacaklarına ulaştı. Mirza hemen onu kucağına aldı.
"Yakaladım!"
Sare kahkaha atarak babasının yüzüne dokundu.
Mirza onun burnuna hafifçe dokundu.
"Ne oldu? Babanı mı özledin?"
Sare bir anda ciddi ciddi babasının yüzüne baktı.
"Baba."
Mirza donup kaldı.
Zümra mutfaktan başını uzattı.
"Yine mi söyledi?"
Mirza, Sare'ye bakmaya devam ederek fısıldadı.
"Söyledi..."
Sonra Zümra'ya döndü.
"Zümra, kızımız bana yine baba dedi."
Zümra gülümseyerek yanlarına geldi.
"Artık tesadüf değil. Bayağı baba diyebiliyor."
Mirza'nın yüzünde gururlu bir ifade oluştu.
"Benim kızım."
Sare babasının yanağına küçük eliyle dokundu.
"Baba."
Mirza bu kez dayanamadı, kızını sıkıca kucakladı.
"Tamam, tamam. Baban burada."
Zümra onları izlerken gülümsedi.
"Anne demeyi de öğrenecek misin acaba?"
Sare annesine baktı ama cevap vermedi.
Mirza hemen araya girdi.
"Biraz daha bekle."
Zümra kaşlarını kaldırdı.
"Sen hiç karışma."
Mirza kahkaha attı.
Sare de ikisine bakıp gülmeye başladı.
Dokuz aylık küçük kızlarının ilk kelimesi artık belliydi.
Baba.
.......
Konağın bahçesi o gün baştan aşağı süslenmişti.
Sare Hüma artık tam bir yaşındaydı.
Bahçenin ortasına küçük bir masa hazırlanmış, üzerinde pembe ve beyaz balonlar, "1" şeklinde büyük bir pasta süsü ve Sare’nin fotoğraflarından hazırlanmış küçük bir pano vardı.
Zümra, Sare’yi kucağında tutarak bahçeye çıktığında herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Sultan hemen yanlarına geldi.
"Benim güzel kızım bir yaşına girmiş."
Sare, elindeki küçük oyuncağı sallayarak güldü.
Dilan heyecanla yanlarına koştu.
"yenge , bugün çok güzel olmuş!"
Zümra gülümseyerek Sare’nin saçlarını düzeltti.
"Bugün onun günü."
Tam o sırada Mirza geldi.
Üzerinde sade bir gömlek vardı. Önce Zümra’ya, sonra kızına baktı.
Sare babasını görür görmez kollarını ona doğru uzattı.
"Baba!"
Mirza'nın yüzü anında aydınlandı.
"Benim kızım."
Sare’yi Zümra’nın kucağından aldı ve yanağından öptü.
"Bir yaşında oldun."
Zümra gülerek baktı.
"İnanabiliyor musun?"
Mirza başını iki yana salladı.
"Hayır."
Bir an Sare'ye baktı.
"Daha dün hastanede seni ilk kez kucağıma almışım gibi."
Zümra'nın gözleri doldu.
"Ben de daha dün doğurmuşum gibi hissediyorum."
Mirza boşta kalan eliyle Zümra'nın elini tuttu.
"İyi ki doğdun kızım."
Herkes pastanın etrafında toplandı.
Sare önündeki pastaya büyük bir merakla bakıyordu.
Zümra eğilip kulağına fısıldadı.
"Bak bakalım, bu senin pastan."
Sare hemen elini pastaya uzattı.
Dilan gülmeye başladı.
"Dokunmadan duramayacak!"
Sare parmağını kremaya batırıp elini ağzına götürdü.
Mirza kahkaha attı.
"İlk pasta tadımı da yapıldı."
Zümra başını salladı.
"Tam sana çekmiş."
"Ne demek o?"
"Her şeyi önce sen deniyorsun."
Mirza güldü.
"Ben sadece kızımın hakkını koruyorum."
Herkes gülerken mumlar yakıldı.
Bir numaralı mumun ışığı Sare'nin gözlerinde parladı.
Hep birlikte söylediler:
"İyi ki doğdun Sare Hüma!"
Sare alkış seslerini duyunca ellerini birbirine vurmaya başladı.
Mirza onu kucağında tutarken Zümra yanlarına geldi.
İkisi de kızlarına baktı.
Mirza, Zümra'nın kulağına sessizce söyledi:
"Bir yıl önce bugün hayatımız değişti."
Zümra başını Mirza'nın omzuna yasladı.
"İyi ki değişti."
Mirza, Sare'nin alnına bir öpücük kondurdu.
"İyi ki doğdun kızım."
Sare babasının boynuna sarılırken Zümra da ikisine sarıldı.
Bir yıl önce başlayan küçücük hayat, şimdi konağın bahçesindeki kahkahaların tam ortasındaydı.
Bölüm etkileşimi
