41. bölüm / 46
Berdel Yazgısı41
Bölümler 46Şu an: 41
- 1 11.188 kelime
- 2 2835 kelime
- 3 3985 kelime
- 4 4851 kelime
- 5 5994 kelime
- 6 61.026 kelime
- 7 7868 kelime
- 8 81.273 kelime
- 9 9940 kelime
- 10 101.227 kelime
- 11 11766 kelime
- 12 12722 kelime
- 13 131.441 kelime
- 14 141.231 kelime
- 15 15591 kelime
- 16 16897 kelime
- 17 171.243 kelime
- 18 18939 kelime
- 19 19923 kelime
- 20 20931 kelime
- 21 21788 kelime
- 22 22991 kelime
- 23 231.034 kelime
- 24 24567 kelime
- 25 251.070 kelime
- 26 26955 kelime
- 27 271.262 kelime
- 28 281.074 kelime
- 29 29744 kelime
- 30 30954 kelime
- 31 311.167 kelime
- 32 32974 kelime
- 33 33815 kelime
- 34 34855 kelime
- 35 35852 kelime
- 36 361.110 kelime
- 37 371.054 kelime
- 38 381.009 kelime
- 39 39867 kelime
- 40 40858 kelime
- 41 411.044 kelime · Okuduğun bölüm
- 42 42615 kelime
- 43 43789 kelime
- 44 441.578 kelime
- 45 451.123 kelime
- 46 46 FİNAL785 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dört aylık kontrol için Mirza ile Zümra yeniden hastanedeydiler.
Zümra muayene yatağına uzanırken Mirza her zamanki gibi hemen yanına geçti. Doktor ultrason cihazını hazırlayıp ekrana baktı.
Birkaç saniye sonra gülümsedi.
"Bugün güzel bir haberimiz olabilir."
Zümra merakla doktora baktı.
"Ne oldu?"
Doktor ekrana biraz daha dikkatli baktı.
"Bebeğinizin cinsiyeti artık büyük ihtimalle belli."
Zümra'nın gözleri büyüdü.
"Gerçekten mi?"
"Evet. Biraz daha bakalım."
Mirza ekrana bakarken Zümra'nın elini tuttu.
Doktor görüntüyü inceledi.
"Bir tahmininiz var mı?"
Mirza hiç düşünmeden cevap verdi.
"Ben kız hissediyorum."
Zümra şaşkınlıkla ona döndü.
"Kız mı?"
Mirza gülümsedi.
"İçimden öyle geliyor."
Doktor birkaç saniye daha baktıktan sonra gülümseyerek başını kaldırdı.
"Mirza Bey'in hissi doğru çıkmış gibi görünüyor."
Zümra'nın gözleri doldu.
"Yani..."
Doktor gülümsedi.
"Kızınız olacak."
Zümra elini ağzına götürüp gözlerinden süzülen yaşları sildi.
Mirza ise birkaç saniye ekrandan gözlerini ayıramadı.
"Kızımız..."
Sanki kelimeyi ilk kez söylüyormuş gibi tekrar etti.
Zümra ona baktı.
Mirza bu kez gözlerini ondan kaçırmadı.
"Ben biliyordum."
Zümra ağlamaklı bir gülümsemeyle başını salladı.
"Gerçekten kızımız olacak."
Mirza onun elini daha sıkı tuttu.
"Sen ve kızımız..."
Sesi hafifçe titredi.
"Benim en güzel ailem olacaksınız."
Zümra'nın gözlerinden birkaç damla yaş daha süzüldü.
Bu kez o da Mirza'nın elini sımsıkı tuttu.
Doktor onları izlerken gülümsedi.
"Şimdilik her şey yolunda görünüyor. Kontrollerinizi düzenli sürdürelim."
Mirza başını salladı.
"Sürdüreceğiz."
Zümra ekrandaki küçük bebeğe son kez baktı.
Dört ay boyunca kalbinin altında taşıdığı bebeğin artık yalnızca bir bebek olmadığını hissediyordu.
O artık onların kızıydı.
Mirza mutlulukla arabayı sürüyordu.
"ya erkek olsaydı "
"o zaman da sevinirdim"
Zümra kaşlarını kaldırdı.
"bakma öyle tabi ki de oğlum olsun da çok istiyorum. İkinciye kısmet artık '
Zümra mirza nın koluna şaka amaçlı vurdu.
" tabi tabi "
Zümra kafasında kurduğu planı anlattı.
" mirza yatak odasının yanındaki oda var ya "
Mirza da kendi düşündüğünü anlatmaya başladı.
"orayı yaparız güzelim. Duvarı kırıp kapı da yaptırırız başta bizimle uyur"
Zümra nın gözleri parladı.
'eee "
" odayı boyatırız mobilya alırız. Kıyafet bakarız'
Zümra mirza nın omzuna eğildi.
Aradan bir ay geçmişti.
Gece konağın her yanı sessizliğe bürünmüştü. Zümra yatağın içinde bir sağa bir sola dönüp duruyordu.
Bir türlü uyuyamıyordu.
Canı öyle bir şey çekmişti ki, aklından çıkaramıyordu.
Yanındaki Mirza derin uykudaydı.
Zümra bir süre ona baktı. Sonra hafifçe omzuna dokundu.
"Mirza..."
Mirza kıpırdamadı.
Zümra biraz daha yaklaşıp tekrar seslendi.
"Mirza, uyan."
Mirza gözlerini araladı.
"Ne oldu?"
Zümra biraz mahcup bir şekilde ona baktı.
"Benim canım bir şey çekti."
Mirza uykulu gözlerle doğruldu.
"Ne çekti?"
Zümra birkaç saniye sustu.
"Çilek."
Mirza saate baktı.
"Bu saatte mi?"
Zümra dudaklarını büzdü.
"Evet."
Mirza uykulu hâliyle yatağın kenarına oturdu.
"Başka bir şey istiyor musun?"
Zümra başını salladı.
"Hayır."
Mirza ayağa kalktı.
"Tamam. Çilek bulacağım."
Zümra şaşkınlıkla ona baktı.
"Şimdi mi?"
Mirza ona dönüp gülümsedi.
"Senin canın çektiyse şimdi."
Zümra'nın yüzünde istemsizce bir tebessüm oluştu.
"Mirza..."
"Hı?"
"Teşekkür ederim."
Mirza kapıya yönelirken arkasını döndü.
"Sen uyu. Kızımızın istediğini bulup geleceğim."
Zümra'nın yüzündeki gülümseme büyüdü.
"Belki kızımız değil, benim canım çekti."
Mirza gülerek başını salladı.
"Fark etmez. İkinizden biri istediyse bulacağım."
Zümra, Mirza'nın odadan çıkışını izlerken ilk kez uzun zamandır içinin bu kadar huzurlu olduğunu hissetti.
Mirza odadan çıkar çıkmaz koridorda birkaç saniye öylece durdu.
Saat gecenin ikisini geçmişti.
Konağın tamamı sessizdi.
Mirza derin bir nefes alıp mutfağa yöneldi. Dolapları açtı, buzdolabına baktı.
Yoktu.
Bir kez daha bütün rafları kontrol etti.
"Çilek..."
Kendi kendine söylendi.
"Gece gece nereden bulacağım ben bunu?"
Tam o sırada mutfağın kapısında Miran belirdi. Uykulu gözlerle Mirza'ya baktı.
"Abi?"
Mirza arkasını döndü.
"Uyandırdım mı?"
"Hayır. Sen ne arıyorsun?"
Mirza bir an tereddüt etti.
"Çilek."
Miran birkaç saniye ona baktı, sonra gülmeye başladı.
"Gece ikide?"
Mirza kaşlarını kaldırdı.
"Zümra'nın canı çekti."
Miran'ın gülümsemesi hemen değişti.
"Tamam. Bekle."
Mutfağın yanındaki küçük kiler aklına geldi.
"Geçen hafta gelen meyveler vardı. Belki oradadır."
İkisi birlikte kilere geçtiler.
Miran kutuları kontrol ederken Mirza bir yandan raflara bakıyordu.
"Burada yok."
"Şurada olabilir."
Sonunda miran en üst raftaki kasayı indirdi.
Kasanın içinde birkaç kutu meyve vardı.
Miran bir kutuyu açtı.
"Burada da yok."
Mirza ellerini beline koydu.
"Olması lazım."
Miran güldü.
"Abi, çilek için savaş ilan edeceksin neredeyse."
Mirza ona baktı.
"Zümra'nın canı çekmiş."
Miran başını salladı.
"Tamam, tamam."
Bir süre daha aradılar.
Sonunda miran başka bir kasanın arkasından küçük bir kutu çıkardı.
"Bulduk!"
Mirza'nın yüzü aydınlandı.
"Gerçekten mi?"
Miran kutuyu açtı.
İçinde birkaç tane taze çilek vardı.
Mirza kutuyu eline aldı.
"Allah senden razı olsun."
Miran kahkaha attı.
"Bu kadar sevineceğini düşünmezdim."
Mirza kutuyu dikkatlice taşıyarak mutfaktan çıktı.
Koridorda yürürken yüzünde küçük bir tebessüm vardı.
Odaya girdiğinde Zümra hâlâ uyanıktı.
Mirza kutuyu ona uzattı.
"Bulduk."
Zümra'nın gözleri parladı.
"Gerçekten buldun mu?"
Mirza yatağın kenarına oturdu.
"Senin için gece yarısı bütün konağı ayağa kaldırdım."
Zümra gülmeye başladı.
"Ben sadece çilek istemiştim."
Mirza ona bakıp gülümsedi.
"Ben de sadece senin yüzünün gülmesini istedim."
Zümra'nın gülümsemesi yavaşça yumuşadı.
Elini uzatıp Mirza'nın elini tuttu.
"İyi ki geldin hayatıma."
Mirza parmaklarını onun parmaklarının arasına geçirdi.
"İyi ki hâlâ yanımdasın."
Çileklerden birini alan Zümra, gülümseyerek ısırdı. Mirza ise yatağın kenarında oturmuş, onun yüzündeki mutluluğu izliyordu.
Zümra ikinci çileği yerken bir anda durdu.
Elini karnının üzerine koydu.
Mirza hemen fark etti.
"Ne oldu?"
Zümra'nın gözleri şaşkınlıkla büyüdü. Sonra yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı.
"Mirza..."
"Ne?"
Zümra elini karnından çekmeden ona baktı.
"Kızımızı görüyor musun?"
Mirza önce ne demek istediğini anlamadı. Ardından gözleri Zümra'nın karnına indi.
"Tekmeledi mi?"
Zümra başını salladı.
"Bu sefer çok güçlüydü."
Mirza hemen ona yaklaştı.
"Elimi koyabilir miyim?"
Zümra gülümseyerek başını salladı.
"Koy."
Mirza avucunu dikkatlice Zümra'nın karnına yerleştirdi. Birkaç saniye hiçbir şey olmadı.
Mirza bekledi.
"Bir şey hissetmedim."
Zümra hafifçe güldü.
"Bekle."
Tam o anda karnında yeniden belirgin bir kıpırtı oldu.
Mirza'nın gözleri büyüdü.
"Zümra..."
Zümra onun yüzüne bakarak gülümsedi.
"Hissettin mi?"
Mirza elini yerinden çekmedi.
"Hissettim."
Sesinde şaşkınlık vardı.
"Gerçekten hissettim."
Bir süre ikisi de konuşmadan Zümra'nın karnına baktılar.
Sonra bir hareket daha oldu.
Mirza'nın yüzündeki gülümseme daha da büyüdü.
"Kızımız..."
Zümra'nın gözleri doldu.
"Bizim kızımız."
Mirza başını eğip elinin altında hissettiği o küçük hareketi düşünür gibi kaldı.
"Az önce gerçekten bana dokundu."
Zümra onun elinin üzerine kendi elini koydu.
"Belki de babasının sesini duydu."
Mirza gülerek Zümra'ya baktı.
"Şimdiden beni mi arıyor?"
Zümra hafifçe güldü.
"Sen de kendini önemli san."
Mirza eğilip Zümra'nın alnına bir öpücük bıraktı.
"Benim için ikinizden daha önemli kimse yok."
Zümra başını onun omzuna yasladı. Bir eli hâlâ Mirza'nın elinin üzerindeydi.
Karnındaki küçük hareket yeniden hissedildi.
Bu kez ikisi de aynı anda gülümsedi.
Bölüm etkileşimi
